x

Patentlerin Saldırısı II: Android’in Dönüşü

Hala duymayan kaldıysa Google, Motorola Mobility’yi satın aldı. Google’ın sonuçlandığında tam 12,5 milyar dolar ödeyeceği satın alma, böylece arama devinin bugüne kadar gerçekleştirdiği en büyük satın alma olarak tarihe geçecek. Daha önceki en büyük satın almasında Google bu rakamın yaklaşık dörtte birini, yani 3.1 milyar dolar ödemiş ve DoubleClick’i bünyesine katmıştı. Google’ın bir de 6 milyar dolara satın alamadığı bir Groupon macerası olduğunu hatırlatalım…

Larry Page’in CEO koltuğuna oturmasının ardından yaklaşık 7 ay sonrasında attığı en büyük adım olan Motorola hamlesi hem kendi, hem de kurucusu olduğu Google adına çok büyük bir kumar gibi görünüyor. İşi artı ve eksileriyle beraber değerlendirdiğimizde Google için bu kumarda kaybetme riski daha büyük gibi görünebilir.

Ama Google’ın oynadığı bu kumar tutacak olursa teknoloji firmalarının zirvedeki sıralaması değişebileceği gibi, üst sıralarda yer alan ikili (ipucu: Diğeri Apple) geri kalanlarla arayı fazlasıyla açabilirler. Ve bu kumarda Google’ın desteden yeni çektiği kart tam 17 bin patent gücünde.

Google, 12,5 milyar dolara Patentlerin Saldırısı‘nda ikinci raundu başlatmış oldu…

İlk Patentlerin Saldırısı filmini gördüyseniz Google’ın bu konuda ne gibi yanlış adımlar attığını ve atmaya devam ettiğini de biliyorsunuzdur. Google, Motorola Mobility’i satın alarak yanlış patent politikasının yaralarını sarmaya çalışıyor.

Bu satın alma ile birlikte ilk akıllara gelen Google’ın Apple olmak istediğiydi. Kendi işletim sistemi ve kendi donanımına sahip olan Apple’ın başarısı Google’a ilham vermiş olmalı. Bugüne kadar işletim sistemini tüm üreticilerin diledikleri gibi kullanmasına izin vererek bunun tam tersini yapmaya çalışan Google, bu konuda bir değişiklik olmadığını söylüyor: “Motorola bağımsız bir şirket olarak çalışmaya devam edecek”.

Her ne kadar HTC, Sony Ericsson, LG ve Samsung’un patronları ağız birliği etmişçesine Google’ın Motorola’yı almasını olumlu bir gelişme olarak değerlendirseler de, onlar da bu durumun zaman içerisinde değişeceğini biliyorlar. Google eninde sonunda 12,5 milyar dolarını işletim sistemi ve donanım birleşmesinden çıkartmak isteyecek.

Fakat bu dev üreticilerin şu an için söyleyebilecekleri başka bir şey yok. Apple’dan onlara zaten bir fayda yok. Kendi işletim sistemini deneyenler bunların uzun vadede diğerleri ile yarışamayacağını biliyorlar. Tek akla yatkın seçenek olan Microsoft mobil işletim sistemi konusunda çok geç kaldı ve hala geriden geliyor.

En azından Microsoft daha cazip bir seçenek sunana kadar donanım üreticileri için hala en iyi seçenek Android ve Motorola anlaşmasını şu an için bir patent hamlesi ile sınırlı olarak yorumlamayı tercih ediyorlar.

Google da zaten böyle olmasını istiyor. Motorola Mobility satın almasının duyurulduğu toplantı da Larry Page’in ısrarla ve neredeyse sadece patentlerden bahsetmesinin tek sebebi de bu.

Google bir yandan geleceğini Android’de görüyor ve cebindeki parasının dörtte birinden fazlasını gelecek gördüğü işe yatırmaktan çekinmiyor. Diğer yandan da patentlerden bahsederek üreticiler arasındaki güç dengesini bozmamaya çalışıyor.

Patentlerin var olan sistem içerisinde çok büyük bir etkisi olduğu da kesin. Bu satın almayla beraber tarihinde ilk defa Google’ın elinde bulunan patent sayısı Microsoft ile başa baş konuma geldi. Apple ise bu yarışta gerilerde kaldı.

Devam eden ve yeni açılacak patent davalarında artık Google öncekine göre çok daha güçlü bir savunma hattı kurmuş oldu. “Cell Phone” için bile patenti bulunan Motorola’nın verdiği güç ile birlikte gelecekte açılabilecek ve Android’i hedef alan muhtemelen davaların pek çoğu artık anlamsız hale geldi. Google elindeki patentlerle olası davaların düşmesini sağlayabilir veya karşı davalarla rakiplerini farklı açılardan sıkıştırabilir.

Bunlar heyecanlı bir satranç oyununun hamleleri gibi görünüyor ama patentlerin bu oyundaki bir piyona dönüşmüş olması, asıl amacı olan yenilikleri ve yaratıcı fikirleri teşvik etmeden giderek uzaklaşmakta olduğunu açıkça gösteriyor. Patentler yenilikler peşinde koşan bilim adamlarının güçlü firmalara karşı korunmasını sağlamaktan uzaklaşarak, devlerin savaş alanındaki yeni nesil bir silaha dönüş durumda. Üstelik artık hukukçular bile bu durumdan çok da memnun değiller ve bu hamlenin Google’ın ünlü “Don’t Be Evil” parolasıyla örtüşmediğini düşünüyorlar…

Tüm bunların yanı sıra tabi işin başka bir boyutu da var: Anlaşma henüz kesinleşmedi. Her ne kadar Larry Page ve Sanjay Jha el sıkışmış olsalar da, bu anlaşmaya anlam katacak son detay ABD’nin Ulusal Ticaret Komisyonu’nun (FTC) onayı. FTC, Google’a yabancı değil. Daha önce AdMob satın almasında da arama devinin karşısına çıkan kurul şu anda Motorola satın alması ile ilgili geniş çaplı bir araştırma başlatmış durumda.

Her ne kadar tekel ile ilgili konularda ABD kanunlarının esnek olması nedeniyle FTC’den olumsuz bir karar çıkması beklenmese de, Google’ın hukuki alanlarda karşısına çıkacak tek kurum FTC olmayabilir. Hatırlayabileceğiniz gibi geçtiğimiz yıl Avrupa Komisyonu da Google’a bir anti-tekel soruşturması başlatmıştı. Üstelik bu konularda Avrupa Birliği’nin ABD’den daha kuralcı olduğu biliniyor.

Fakat görünüşe göre Google ne FTC, ne de AK konusunda pek endişeli değil. Çünkü Motorola ile anlaşmalarına göre herhangi bir sebepten dolayı bu satın alma gerçekleşmezse Google, Motorola’ya 2,5 milyar dolar ödeyecek.

Bu da Google’ın “geleceğini” garanti altına almak konusunda ne kadar istekli olduğunun diğer bir ispatı…

Görsel Kaynaklar: aoisora9x, Nana Leonti, Tshirtbordello

Yorumlar (2)

  1. FTC kararı doğrultusunda şunu söyleyeyim: Aslında onay çıkmaması için hukuki açıdan bir neden yok. Tekel konusu o zaman olurdu ki, Google kendi faaliyyet alanında olan bir şirketi alsın. Örnek olarak Google Yahoo search-ü alsa, ya da Mozilla ve s. O zaman sorun ola bilirdi. Şu anda Google-un iş alanları dahilinde her hangi bir cihaz üretimi bulunmuyor. O yüzden rahatlardır.

    Cevapla

Bir Cevap Yazın