WordPress’in performansını arttırmak için yazılımsal olarak önemli noktalar

wordpress-logo2013 yılında yazılım ekosistemini neler bekliyor başlıklı yazımızda yer alan yazılım odaklı şirketlerden biri de New Relic olmuştu. Sunucu yönetimi ve takibi konularında oldukça başarılı bir ürün sunan şirket, son olarak geçtiğimiz hafta aldığı 80 milyon dolarlık yatırımla adından fazlasıyla söz ettirdi.

Bugünkü yazımızın konusu ise New Relic’in resmi blog’undan paylaştığı, WordPress’de performans optimizasyonu başlıklı bir yazı. Hatırlarsanız geçtiğimiz hafta en popular 30 WordPress eklentisini sizlerle paylaşmıştık, bugün ise New Relic’in paylaştığı yazıdan çeşitli notlar aktaracağız.

Bildiğiniz gibi WordPress genişlemeye müsait yapısıyla içerik bazlı internet projelerinin hayatlarını kurtarıyor. Dünya üzerinde çok sayıda kullanıcısı ve bağımsız geliştiricisi olan WordPress‘in olumsuz tarafları bulunsa da tartıya koyduğunuzda oldukça faydalı bir konumda.

Biz de yazının devamında sizlerle WordPress kullandığınız web sitesinin performansını optimize etmeniz adına bazı püf noktalarını paylaşacağız. Şimdiden uyarmak gerekirse püf noktalar biraz teknik konulardan oluşuyor.

MySQL

WordPress hayata geçtiği günden beri veritabanı olarak MySQL kullanıyor. MySQL kullanırken atlanmaması gereken en önemli noktalarda biri de Query Cache kullanımı. Query Cache kullanarak veritabanınızın gereksiz sorgularla yorulmasını engelleyebilirsiniz. Bir diğer önemli konu ise özellikle yüksek trafikli web siteleri için veritabanı motoru olarak InnoDB tercih etmek.

Database/Veritabanı

Veritabanı konusunda dikkat edilmesi gereken en önemli noktalardan biri veritabanı sorgularını analiz etmek. Kullanılan tema ve pluginlerin de farklı sonuçlar doğurabileceğini düşünecek olursak sorguların analizi noktasının önemini daha da iyi anlayabiliriz. Ayrıca Transients API kullanımı ile cache’lenmiş verinin daha kolay ve etkili bir şekilde saklanmasını sağlayabilirsiniz.

PHP

PHP biraz da doğası gereği “yavaş” bir dil. WordPress’in de PHP kullandığını düşünecek olursak PHP 5 ile gelen auto load sınıfları ve include_once/require_one yerine include/require kullanarak ufak da olsa performans arttırımına gidebilirsiniz.

Minify/Sıkıştırma

Yalnızca WordPress için değil, genel olarak dosyaları ve kullanılan üçüncü parti yazılım kütüphanelerini sıkıştırarak depolayıp performans anlamında olumlu geri dönüşler alabilirsiniz. WordPress’de de WP Minify gibi eklentiler ile sıkıştırma işlemini gerçekleştirmeniz mümkün.

Content Delivery Network/İçerik Dağıtım Ağı

Bildiğiniz gibi içerisinde yoğun olarak görsel, ses dosyası veya video gibi içerikler barındıran web sitelerinin önemli bir kısmı CDN kullanıyor. CDN teknolojisinin sağladığı faydayı kısaca açıklamak gerekirse; geniş bir sunucu ağında saklanan dosyaların, kullanıcıların lokasyonuna göre en yakın noktadan en hızlı şekilde ulaştırılması diyebiliriz. Siz de WordPress ile CDN teknolojisini kullanabilir, özellikle dünyanın birçok noktasında ziyaretçiniz varsa önemli bir iyileştirme yakalayabilirsiniz.

Bu konuda Amazon’un WordPress ile kolayca kullanılabilen CloudFront isimli ürününü özellikle tavsiye edebiliriz.

Cache/Cep Bellek

Caching de yalnızca WordPress için değil, genel olarak oldukça önemli bir konu başlığı. Sık kullanılan verilerin, her kullanıcı istediğinde veritabanına gidilmeden okunmasını sağlayan caching mekanızmasını WordPress’de kullanmanın çok sayıda yolu var. Örneğin WP Super Cache ve W3 Total Cache. Bir karşılaştırmaya gitmek gerekirse W3TC veri saklama şekli olarak çok sayıda seçenek barındırması ile WPSC’nin önüne geçiyor diyebiliriz. Bu 2 eklenti haricinde HTML5’in sağladığı tarayıcı tabanlı cache çözümlerini de kullanabilirsiniz.

Yorumlar