Bir Googler’dan yazılımcılara tavsiyeler
Arama
Yazılım

Bir Googler’dan yazılımcılara tavsiyeler

kaan-tariman

Açıklama: Yazılımcılara Tavsiyeler başlıklı yazı dizimizde Türkiye internet sektörünün tecrübeli yazılım geliştiricilerini teker teker Webrazzi.com’da konuk edip, kendilerinden genç yazılım geliştiricilere olan tavsiyelerini ve tecrübelerini dinliyoruz.

Konuk yazarımız Kaan Tarıman, Google’ın Mountain View/Kaliforniya’da bulunan ofisinde Yazılım Mühendisi olarak çalışıyor. Kendisiyle daha önce yaptığımız röportaja buradan ulaşabilirsiniz.

kaan-tarimanBir şeyi yapmanın iki yolu var: Bir tanesi eski ve önerilmeyen yol, diğeri de yeni ve henüz çalışmayan yol. İşte Google’da mühendisliğin temel ilkesi!

Google’ın inovasyon gücünü, gözünün yaşına bakmadan silinen milyonlarca satır kodun miktarından anlayabilirdiniz. Silinen bu kadar kod, bazen ne kadar oturmuş ve ihtiyacı karşılayan bir durumda da olsa, her zaman yenisi tarafından bir kenara itilecek ve yenisinin olgunlaşması bitene kadar görevini yapacaktır. Yeni kodun sağlıklı olması için gerekli olan bu acılı sürecin cefasını da tabii ki biz yazılımcılar çekiyor.

Google’da yeni gelenlere Noogler deniyor. Bu sevimli yaratıklar, silikon vadisindeki kampüsün nimetlerinden faydalanmayı öğrenirken, bir yandan da ne zaman işe yaramaya başlayacaklarını merak ediyorlar. İşteki ilk haftalarında dünyayı kurtarmaya hazırlanırken, birkaç hafta sonra hala kullanacakları araçları bile tam öğrenmediklerini farkederek bir moral bozukluğu yaşıyorlar.

Evet, tamam hepsi değil belki ama benim gibi ölümlüler diyelim. Efsanelerini önceden duyup, sonra tanıyınca neden efsane olduklarını anladığınız süper kahraman mühendislerden (bkz. Jeff Dean) bahsetmiyorum. O zaman Google gibi büyük şirketlerde çalışan ya da çalışmayı düşünenler için birinci tavsiye, kendinin büyük resmin sadece küçük bir parçası olduğunu kabul et ama gerektiğinde tek başına yepyeni resimler çizebileceğine inan.

Burada kullanılan araçların tamamına yakını ‘ev yapımı’. Yazılım geliştirme ara yüzleri, kod derleme ve test alt yapıları, kod denetleme, versiyonlama, yayınlama otomasyonu başta olmak üzere bir çok sistem. Haliyle bu araçların devamlılığı ve yeni versiyonlari için de yüzlerce insan çalışıyor. Eğer birinin verimliliğini bozan bir durum varsa, bunun için ses çıkartması ondan bekleniyor ki, diğerleri de faydalansın. Aynı şey, herhangi bir üründe kullanıcıyı kötü etkileyen durumlar için de geçerli, kullanıcı herşeyin üstünde. Bu da ikinci tavsiyeme zemin oluşturuyor: Eğer bir şey bozuksa, ya tamir etmek icin uğraş, ya da tamir edilmesi icin doğru insanları bul.

yazilim-testi

Yazılım mühendisliğinin en önemli unsurlarından biri de tabii ki testler. Eğer bir yerde debugging yapılıyorsa, yeterince test yazılmamış demektir. Google test yazmaya ve test otomasyonu sürekliliğini sağlamaya neredeyse kutsal boyutta bağlanmış bir kültür içeriyor. Kod tabanına eklenecek herhangi bir ‘changelist’, etkilediği projelerin testlerinden yeşil ışık almadan eklenemiyor. Kod eklenirken varolan testler ve yeni testler yanında tabii ki o alandan anlayan bir başka mühendisin de onayını alması gerekiyor. Üçüncü tavsiye: Test yaz, debugging yapma. Eğer test yazılamıyor diyorsan, test yazılacak alt yapıyı hazırla. Kendi koduna asla güvenme.

kaan-tariman-googleSon olarak bir de güvenlik ve gizlilikten bahsetmek gerek. Bu iki kardeş kavram, kullanıcı veritabanı olan herhangi bir şirketin anayasasının birinci kuralı olmalı. Özellikle NSA skandalından sonra genel olarak insanların Google ve kullanıcısı bol diğer şirketlere olan güveninin azalması doğal ama gerçekten üzücü bir durum.

Diğer şirketler adına konuşamam ancak Google’da kullanıcı ile ilgili herhangi bir bilginin, bırakın bir devlet ya da başka bir kullanıcının eline geçmesini, Google çalışanlarının bile erişiminin ne kadar imkansız olduğunu bilmenizi isterim. Bunun için de daimi olarak en yeni kripto uygulamaları geliştiriliyor ve iç eğitimler yapılıyor. Kullanıcıların güveni yazılımcılar için en değerli şey.

ABD ve Türkiye gibi devletler gizliliğe her ne kadar saldırmaya kararlı olsa da, bizler bunu korumakla mükellefiz. Bunun en iyi yolu da ‘şeffaflık’tan geçiyor. Son tavsiyem de: Kullanıcının bilgisini gizli tut, güvenle sakla ve o bilgiyle ne yaptığınla ilgili her zaman şeffaf ol, kullanıcıya kontrolü ver.

İster tavsiye, ister teknik ayrıntı, ister müzikle ilgili (!) elimden geldiğince her türlü soruyu bu sayfanın altındaki yorumlardan cevaplamaya çalışırım. Hah bir son tavsiye daha yazılımcılara: Aman devamlı hareket edin, spor yapın, sağlam kafa, sağlam vücut!

(Fotoğraflar: Özgün-Faruk Yılmaz)

Yorumları GösterYorumlar Gizle (69)
  1. Yunus BAŞŞAHAN dedi ki:

    Çok güzel bir yazı olmuş, teşekkür ederim.

  2. Cem dedi ki:

    Bugüne kadar Google`ın hangi projelerinde calıstınız ?

    1. Kaan dedi ki:

      Simdiye kadar sadece AdWords platformunda calistim

  3. Ahmet Alira dedi ki:

    Hangi üniversite?
    Hangi bölüm mezunusunuz?
    Kaç dil biliyorsunuz?
    Bu yazılıma kaç yaşında başladınız ve ne kadar sürdü?

  4. Volkan dedi ki:

    Noogler sıfatını üstünden attığını hissettin zaman ne kadar vakit geçmişti? 🙂

    Bu arada, test-driven diye buna deniyor sanırım? 🙂

    1. Kaan dedi ki:

      Katildigim bir toplantida nihayet birkac kelime konusabildigimde Noogler’liktan terfi etmeye basladigimi farkettim 🙂 Test Driven bahsettigimden biraz daha ote bir yontem, implementasyondan once testin yazilmasini gerektiriyor. Google da henuz o noktaya tam olarak gelemedi, ancak dogrusu o evet.

  5. Şahin Çetinkaya dedi ki:

    Selamlar, çalışırken ne tür müzikler dinliyorsunuz ? Günde kaç saat uyuyorsunuz? gibi birçok sorum var esasında. Ama bu ikisinden başlayabilirim (:

    1. Kaan dedi ki:

      Bu aralar Daft Punk dinliyorum ama calisirken daimi muzik dinleyemiyorum, aklimi aliyor cunku 🙂 Genelde 6 saat uyuyorum.

  6. Yusuf dedi ki:

    Neden google’ı seçtin?

    1. Kaan dedi ki:

      Sartlar olustu ve kendimi burada buldum 🙂

  7. Barış Özhan dedi ki:

    Güzel makale,
    başarılarının devamını dilerim..

  8. Batu dedi ki:

    1)Sergey brin veya larry page ile (veya diğer üst düzey yönetcilerle) google kampüsü içinde karşılaşma sıklığınız nedir ? yani bu insanlar şirketin içinde herkesle beraber mi yoksa normal çalışanlardan soyutlanmış bir şekilde kendi odalarında kendi aralarında mı çalışıyorlar ?

    2)istediğiniz zaman bu seviyedeki (extrem derecede üst pozisyonlardaki) yöneticilerle kampüste karşılaşıp sohbet etme fırsatınız oluyor mu ?

    teşekkürler

    1. Kaan dedi ki:

      Onlar daimi olarak kampusteler ve her cuma ogleden sonra herkese acik bir toplanti oluyor. Genel olarak birkac sunum, o haftaki olaylar hakkinda yorumlar ve soru-cevaplar oluyor. Icki ve yemek de dahil tabii 🙂

      Ust seviye alt seviye farki zaten silikon vadisi kulturunde pek yok, tabii ki istediginiz zaman erisebilirsiniz bu yoneticilere.

  9. Sham X ALL dedi ki:

    Merhaba, öncelikle çok güzel yazı olmuş elinize sağlık.

    Sorum şöyle: Google yeni başlayacak birisinin hangi seviyede olmasını istiyor? Kendinizi Google da çalışacak seviyede olduğunuzu nasıl anladınız?

    Teşekkürler.

    1. Kaan dedi ki:

      Biz her seyi ‘seviye’ bazinda gormeyi seviyoruz herhalde, boyle bir ‘seviye’ yok aslinda. Problemlere yaklasma ve cozme yeteneginiz en onemlisi. Muhendislik pozisyonlari icin tabii ki temel bilgisayar bilimi egitiminizin yeterli olmasi gerek, algortmalar, veri yapilari vs.

  10. Ferid Mövsümov dedi ki:

    Tecrübelerinizi paylaştığınız için teşekkürler.

  11. Sedat Kumcu dedi ki:

    Keşke biraz daha uzun yazabilseydiniz. Çok keyifli ve verimli bir yazıydı. Ellerinize sağlık.

    1. Kaan dedi ki:

      Cok tesekkurler, verimli oldugunu duyduguma cok sevindim.

  12. ismail imamoğlu dedi ki:

    merhaba
    Ben yazılım konusunda başlangıç seviyesindeyim ( bilgisayar mühendisliği 1. sınıf öğrencisiyim ) verdiğiniz bilgiler çok güzel bizim gibi başlangıç aşamasında olanlar için yazılım sektörünün geleceğini düşünerek ne gibi hedefler ve yönlendirmeler öneririsiniz

    1. Kaan dedi ki:

      Oncelikle yazilimin geleceginin cok buyuk oldugunu unutmayin bence. Bilgisayar muh ogrencileri arasinda ‘okul bittikten sonra niye kod yazayim ki’ gibi bazi yaklasimlar oluyor, sanki kod yazmak sadece ‘isin mutfagi’ gibiymis gibi. Kod yazmak isin ta kendisi. Google’in kuruculari ya da ust yonetimdeki kimse, ‘ben sizi yonetmeye geldim’ diyerek oraya gelmedi, calisarak ve ureterek geldi, boyle bakmak lazim.

  13. Serkan İnce dedi ki:

    Güzel röportaj, deneyimlerini aktardığı için Kaan beye teşekkür ediyorum.

  14. TaylanBora dedi ki:

    İnsan yaptığı işi seviyorsa başarılı olur.

    1. Kaan dedi ki:

      Aynen katiliyorum 🙂

  15. murat dedi ki:

    Güzel yazınız için teş.
    Sizce Türkiye’den ses getiren yazılım projeleri çıkmamasının en önemli 3 nedeni nedir?

    1. Kaan dedi ki:

      Bu cok uzun capli bir soru. Oncelikle ses getiren projelerin hic olmadigini soyleyemeyiz, cok guzel girisimler var ama yeterli degil. Her seyin basinda tabii ki ‘kose donmeci’ mentalite var, bunun esas sebebi de egitime yeterince onem verilmemesi. Bunu Turkiye’yi yonetenlerin vasifsizligindan anlayabiliyoruz. Universiteler ve endustri arasinda daha yakin bir bag kurulmasi lazim, universitelerden cok daha ses getiren projeler cikabilir kaynak saglandiginda. Ogrenciler ve genc muhendisler ne kadar buyuk bir beyin gucune sahip olduklarinin farkinda degiller, bunun icin de kendilerine guvenmiyorlar. Bunu yikmamiz gerek.

  16. Furkan dedi ki:

    Merhaba,
    Google’da calisabilmek icin aranan ozellikler nedir?
    A4 kagidina “Bizimle calismak ister misiniz?” yazip mi calisan ariyorlar yoksa bir sabah uyandiginizda Google mail yoluyla size ulasmis mi oluyor?
    Umarim buradaki sorulari cevaplayacak vakit bulursunuz. Her birini tek tek merak ediyorum.
    Tesekkurler.

    1. Kaan dedi ki:

      jobs.google.com adresinden sanirim cevaplari bulabilirsiniz 😉

  17. Barbaros Selim Büyükelçi dedi ki:

    Kendi yazdığın koda asla güvenme diyerek ne demeye calıstıgınızı anlamadım? Kodu yazacak kadar güvenin ama hata olabileceğine dair beklentin olsun demek mi? Yoksa bi dünya dinazor burda sana nasıl yazacağını gösterirken başına iş alma demek mi? Ayrıca çok dağınık bir yazı olmuş. Biraz daha uzun tutsaydın keşke.

    1. Kaan dedi ki:

      En iyi dizaynda bile hata olabilir, test yazmak bu hatalari bulmanizi kolaylastirir anlaminda soyledim. Yazilan bir kodun baska kodlarla olan etkilesimini de testlerle olcebilirsin. “Yazdim, calisiyor” diye kesip atmamak gerek.

      Yazinin uzunu degil kisasi makbul diye boyle oldu 🙂

  18. Agit Çiçek dedi ki:

    Merhabalar kaan bey öncelikle yazınızı çok beğendim, elinize sağlık.
    Benim 2 sorum olacak yanıtlarsanız çok sevinirim.
    ilk sorum google ekibine katılabilmek için nasıl bir yol izlemeliyim?
    ikinci sorum ise google ekibine katılabilmek için üniversite vs. okuma zorunluluğu varmı?

    1. Kaan dedi ki:

      jobs.google.com’da uygun pozisyonlari arayabilirsiniz. Hangi tur pozisyonlardan bahsettiginizi bilemiyorum ancak universite zorunlulugu yok genel olarak. Eger temel bilgileri kendiniz ogrenebilirseniz buna gerek kalmaz ancak bu tip adaylar gercekten azinlikta. Okumamak icin iyi bir sebebi olmali bir insanin.

  19. Emil dedi ki:

    Öncelikle selam. Proqramcılığa yeni başlayan birinine neler tavsiye ede bilirsiniz?

    1. Kaan dedi ki:

      Arkadaslar, cevabi tek cumleyle verilemeyen seyleri soruyorsunuz 🙂 Programciligin temeli algoritmalar, veri yapilari. Bunlari tam olarak sindirmeden buyuk capli yazilim islerine girmeyin derim. Ornegin linked list, hash map, stack denilince anliyor olmaniz gerek. Bunu “hazirlanmak icin ne yapmaliyim” diye soran diger arkadaslar icin de soyluyorum.

  20. Saimcan Sesigür dedi ki:

    Aynı hayatı ben de hemen hemen yaşıyorum.
    Size bir sorum olacak. Google’dan evvel ilk defa kendinize ne zaman “bu olduğuna göre ben iş hayatında başarılı biriyim” dediniz, ne olduktan sonra ?

    1. Kaan dedi ki:

      Hic bir zaman demedim 🙂 Basari tamamen izafi bir sey degil mi?

  21. Hilmi Ünsal dedi ki:

    Kaan öncelikle kutlarım . Yazılım dünyasının kalbinde çalışan bir kişi olarak oradaki ortamı anlatan çok özlü bir yazı olmuş. Geç yazılımcılar için bu tecrübe paylaşımının çok önemli olduğuna inanıyorum .

    Bir önceki kuşaktan biri olarak yazılım endüstrisinin şimdilerde nasıl çalıştığına dair bazı sorular sorayım . Şirket know how’ı açısından bunları cevaplamak problem yaratıyorsa tabii ki konuşmamak hakkını kullanabilirsin.

    Binlerce kişinin çalıştığı bir yazılım ortamında yeni bir kod geliştirilirken iş dağılımı nasıl yapılıyor . Yani bir “adam saat” , “şu kadar satır kod” tarzından bir ön hesaplama yapılıyor mu ? Yazılım geliştirilirken yazılımcı performans ölçümü var mı . Yani hangi yazılımcı ne kadar başarılı vs..

    Şirketler birbirlerinin yazılım performanslarını ve kapasitelerini benchmark yapabiliyorlar mı ? Örneğin Microsoft vs.. Google veya Apple vs.. Samsung vs.. gibi.

    1. Kaan dedi ki:

      Hilmi Bey sizinle sonra daha uzun da konusmak isterim 🙂

      Adam-saat aslinda bazi yazilim firmalarinda aktif olarak kullanilan bir kavram ancak ben bu olcumu gercekci bulmuyorum, Google’da da zaten pek uygulanmiyor. Is dagilimi organik olarak gelisiyor, ceyrek yillik planlarla takimlar neler yapabileceklerine karar veriyor.

      Performans degerlendirmesi tabii ki yapiliyor. Bunun icin yapilan projeler, projenin Google’a ‘etki’si goz onune aliniyor ve bu projelerde calistigin takim arkadaslarindan feedback aliniyor.

      Yazilim performansi cok genis bir kavram, yuzlerce kriterle daimi olarak monitor ediliyor zaten sistemler. Baska sirketlerin urunleri genelde farklilik gosterdiginden benchmark yapmak nispeten mantiksiz. Zaten Google boyutunda calisan pek sirket de yok 🙂 Genel karsilastirmalar (orn. Chrome vs Firefox aktif kullanici sayisi ya da Google Search vs Bing query speed) yapiliyor zaten disarida da.

  22. Hakan dedi ki:

    Öncellikle böyle bir yazı için Kaan Bey’e teşekkür ederim.
    1)Üniversitede okuduğu bölüm dışında, yazılım konusunda başarılı olmuş kimsenin google da yazılımcı olarak çalışabilme imkanı var mıdır yoksa illaki mühendislikten mezun olması mı gerekmektedir?
    2)Google’a girdiğinizdeki aldığınız ilk ücret aylık ne kadardı(brüt)?

    1. Kaan dedi ki:

      Muhendislik okuma zorunlulugu yok ancak yazilim icin gerekli olan bilgisayar bilimi temelini iyi ogrenmek gerekiyor. Buna ragmen cogunlukla muhendis ve master/doktora derecelilerin oldugunu yine de belirteyim. Maas sorusunu cevaplamami beklemeyin 🙂

  23. Şarkıda modülasyon var mı 🙂

    1. Kaan dedi ki:

      Olmaz mi, bir tam ton hem de 😛

  24. emrah dedi ki:

    sayın googler,

    Bize biraz içeriden istihbarat verebilir misin 🙂

    Bu kadar büyük veri nasıl ve ne formatta saklanıyor google’da ?

    ayrıca adwordste görev aldığınızdan bahsetmişsiniz bu tarz platformlar kaç dilde yazılıyor ?

    Google sistemlerinde en çok kullanılan yazılım dili nedir ?

    benim de milyarlarca sayfayı tarayıp içeriğe göre ilgili reklam gösterme tarzı projem var bunun için nereden ve nasıl başlamalıyım sizce bu proje için çok mu geç kaldım ?

    Googlede arama yaptığımızda örneğin forex sonra sonuçlardan herhangi bir siteye girip forex ile ilgili ihtiyacımızı karşıladığımızda, geri dönüp farklı bir arama yaptığımızda örneğin: xxx şarkı sözü ve bir siteye girdiğimizde yine forex reklamları çıkıyor.
    Ben bunu başarılı bulmuyorum. Çünkü forexle ilgili ihtiyacımızı giderdikten sonra farklı bir aramaya yöneldiğimizde insan beyni burada anlık olarak farklı bir psikolojiye geçiyor. Sadece o sayfanin içeriğine göre en alakalı reklamın çıkması sizce daha mantıklı değil mi ?

    Sizce ilk etapta sadece Türkiye’de milyarlarca sayfayı tarasam ve en alakalı reklamı sunsam başarabilir miyim ?

    Yoksa daha henüz pek adım atılmamış (varsa ben bilmiyorum) giyilebilir teknolojide reklam çözümleri ve sistemleri üzerine mi yoğunlaşmalıyım ? (Not: Biz Türkler bu alanda ilk olabiliriz, bir kaç çalışmam oldu ancak pazar çok geniş olduğu için çok büyük zorlukları var)

    Mailim: [email protected]

    saygılarımla

    1. Kaan dedi ki:

      Projelerinizde basarilar 🙂

  25. WeBlogizm dedi ki:

    Kaan bey tarafından güzel bir yazı olmuş

  26. Azok dedi ki:

    Merhaba. Google Adwords Türkiye sizce başarılı mı? Bence kötü bir durumda. Hangi departmanı bilmiyorum ama bu müşteriye yansıyor. Sebebine gelirsek; Düzgün bir şekilde 2 yıl önce 1 yıl önce ve yakın zamanda Adwords’te reklam vermek için ben ve arkadaşım kendi kartlarımız ve sitelerimizle reklam vermeye kalkıştık ancak hep “Faturalandırmadan dolayı vs” hesabınız askıya alındı. İtiraz ediyorsun otomatik bir robot cevap veriyor. Arayamıyorsun da hesap askıda diye telefon yönlendirmiyor. Geçen yıl sanırım biri aradı, Kaan beydi bilmiyorum siz de olabilirsiniz halloldu ertesi gün daha hiç bir şey yapmadan yine kapandı. Kart kendi adıma site legal ki faturalandırmayla ilgili diyor ancak bütün kartlarımı denemiştim. Her neyse. İyi çalışmalar.

    1. Kaan dedi ki:

      AdWords destegi sadece Turkiye’de degil her yerde bazi sikintilari olan bir seydi ancak cok guzel gelismeler oluyor ve her gun iyilesiyor. Destek grubuna email yoluya ulasmanizi oneriyorum. Eminim Turkiye’deki arkadaslar ellerinden geleni yapiyorlardir.

  27. levent dedi ki:

    Merhabalar oncelikle soylemeliyim benim googleda calismak hayalim google student partner var mi varsa nasil basvurabilirim tesekkurler suanki hayalim sizin gibi calismak. Baaarilarinizin devamini dilerim

    1. Kaan dedi ki:

      jobs.google.com’dan pozisyonlara bakabilirsiniz.

  28. Berkan Şahin dedi ki:

    Makale için çok teşekkürler.

    Sorum şöyle Google şirketinde işe girebilmek için vatandaşlık sorununu nasıl aştınız acaba?

    Şimdiden teşekkürler.

    1. Kaan dedi ki:

      Vatandaslik sorunu nedir? Dunyanin her vatandasina kapisi acik buranin.

      1. Berkan Şahin dedi ki:

        Demek istediğim amerika hükümeti için vatandaşlığı nasıl kabul ettirdiniz acaba?

      2. Kaan dedi ki:

        Kusura bakmayin anlayamiyorum. Eger bahsettiginiz sey vizeyse, calisma vizem var ve turk vatandasiyim. Amerika’da binlerce gocmen var boyle.

  29. Abdurrahman dedi ki:

    Şahsi görüşüm olarak gururlarımızın daha çok yazı dizilerini okumak istiyorum. Tebriklerimi sunarak başarılarının devamını diliyorum.

    Hayalimdeki profilde olduğunu belirtmeliyim Kaan abi 🙂
    Amatörce gitar çalıyorum ve yazılım sektörü ölümsüz bir sektör olduğundan asla ‘ben tamamım’ demeden çalışmaya ve iyi yerlere gelmesine katkıda bulunmak istiyorum. Ne kadar yolun başında olsam da..

    Umarım bunu başarırım.

    1. Kaan dedi ki:

      Cok memnun oldum soylediklerine 🙂 Yolun acik olsun Abdurrahman.

  30. Tuğçe Tunç dedi ki:

    Kaliforniya’ya ziyarete geldiğim bir dönem, google’ı ve kampüsü gezmek görmek gibi bir şansımız olabiliyor mu acaba ? Türkiye’den oraya gelebilen çok insan oluyor mu bi de, bunu bilmek de cesaret verici olabilir 🙂 Bir de google’da işe başlyana herkes noogler olmak zorun da mı , yoksa bu seviyeyi atlayarak da başlanabiliyor mu ?
    Yazınızı sektörden biri olarak çok beğendim, yurtdışı, daha doğrusu google hayali hep var ama zor bir karar gerçekten bir çok konuda.. Başarılarınızın devamını dilerim..

    1. Kaan dedi ki:

      Evet kampuse herkes girebiliyor ama binalarin icini gezmek icin bir host’a ihtiyac var. Burada oldukca turk var ama cogunlugu ABD’deki okullarda yuksek lisans yapip gelenler olusturuyor.

      Noogler konusuna boyle yaklasmaniz cok enteresan, profesyonel/akademik hayata ne kadar yanlis bir aciyla baktigimiza isaret ediyor. Oncelikle Noogler olmak resmi bir unvan degil, yeni baslayan ve isini ogrenmeye calisan herkese soylenen bir sey. Bu seviyeyi atlamayi dusunmek, ayakta durmayi ogrenmeden kosmayi istemek gibi. Zor seyler bir anda olmuyor, adim adim calismayi gerektiriyor, umarim bunu anlarsiniz hayallerinizi gerceklestirirken.

      1. Tuğçe Tunç dedi ki:

        Ben de sizin yazdığımı çok yanlış anladığınızı düşünüyorum, benzetmeniz buna güzel bir örnek oldu, ayakta durmayı bilen biri geldi diyelim, ona ayakta durabildiğini gösterme fırsatı veriliyor mu demeye çalıştım, yoksa her gelen sıfırdan başlayıp kendini göstermek için bir kaç ay ya da senesini feda etmesi mi gerekiyor ?

      2. Kaan dedi ki:

        Yeni baslayanlardan hemen bir katkida bulunmalari beklenmiyor. Projelere katkida bulunma hizi tamamen o kisinin yetenegine ve istegine bagli, bunun icin mutlaka yillar gecmesi gerekmiyor. Ogrenme suresi de, bir projeye katkida bulunmak da sizin sirkete eklediginiz bir deger olarak goruluyor. Ogrenme donemi neden ‘feda etmek’ olsun ki?

  31. Kaan dedi ki:

    Butun yazilimcilar Google’in altyapisindan faydalanabiliyor, bu da Google AppEngine sistemi, ustelik belli bir kotaya kadar bedava. Bunun icin de Java ya da Python kullanarak gelistirirdim web projesini tahminen.

    Elektro gitar olarak Epiphone SG ve Yamaha RGX-A2 var elimde. Albumun kayitlarinda Stratocaster ve Telecaster kullanmistik. Onun disinda pedallara falan girmeyeyim simdi 🙂

  32. mow dedi ki:

    oldukça faydalı bir yazı olmuş,teşekkürler.

    benim sorum şu: abd deki üniversiteler yüksek lisans için ne gibi şartlar koşuyor? kendi başvuru sürecinizden de bahsedebilir misiniz?

    1. Kaan dedi ki:

      Basvuru icin okullarin koydugu sartlari onlarin web sitelerinden arastirmaniz gerekiyor cunku hepsi farkli ve bolumlere gore degisiyor. Lisans ortalamaniz ve GRE skorunuz onemli tabii.

  33. sefa dedi ki:

    çok güzel bir yazı teşekkürler bilgiler için benim bir sorum olacak google elindeki bu kadar imkan ile neden diğer projelerinde (adwords, gmail hariç) başarılı değil başarılı olmadığı projeleri yada yapmak istemeyip bıraktığı projeleri ve aktif başarılı olamadığı projeleri sen benden daha iyi bilirsin ben bunu merak ediyorum…

    1. Kaan dedi ki:

      Basari izafi bir kavram tabii ama Chrome,Android, YouTube,Chromecast,Maps gibi alanlarinda cok ses getirmis ve dunyaca kabul edilmis projelere basarisiz demek zor 🙂 Yine de tabii ki kapatilan projeler oluyor ve hep olacaktir. Risk almadan, hatalardan ders cikarmadan buyuk adimlar atilmaz.

  34. İlker dedi ki:

    Güzel bir yazı olmuş tebrik ederim. ALLAH başarılarını daim etsin… Bizleri gururlandırdığın için sana ve seni yetiştirenlere çok teşekkürler…

    Deneyimlerinizi aktardığınız için Kaan beye teşekkür ediyorum

    Yazılımcı değililim buradan tüm yazılımcılara ve yeni başlayacak olan arkadaşlara başarılar dilerim. Web projeleri üzerine çalışıyorum ve başarılı bir web projesi için Türkiye’den yazılımcılara ihtiyacım var.Ve onlara ulaşmak istiyorum.

  35. bahadir kirlibal dedi ki:

    Hocam, Benim sorum şu alaylı yazılımcıların google da çalışma şansı varmı ? yani sürekli geliştiriyoruz kendimizi, ama varsa da google mesleki yeterlilik açısında hangi standartları istiyor bizden hangi beceri ve işleri bekliyor..

    Şimdiden Teşekkür ederim.

    1. Kaan dedi ki:

      Yukarida Hakan Bey’in sordugu soruya benziyor. Evet ‘alayli’lar da calisiyor Google’da, yeter ki temel bilgiler saglam olsun. Gorusme suresinde ozellikle algoritmalar ve veri yapilari gibi konulara hakim olmaniz bekleniyor. Arattiginiz zaman sorulan ornek sorulardan fikir sahibi olabilirsiniz.

  36. Mert dedi ki:

    Mehraba Yazınız güzel olmuş

    Size 2 tane sorum olucaktı

    1.Google Türkler varmı ? :=)

    2.Sıkılmışsınızdır ama tam genelleme yaparsak nereden başlamalıyız hangi evrelere gelmeliyiz Bunun için konu yazar mısınız Rica Etsek 🙂
    ,

    Teşekkürler

  37. samet keleş dedi ki:

    Merhabalar. Kodlama yaparken çok büyük boyutta verilerle uğraşıyorsunuz. Bununla alakalı nasıl önlemler alıyorsunuz ? Ve veri yapılarıyla alakalı sıralama algoritmalara, stack vs. gibi bilgilerimi kullanıyorsunuz ?

Bir Yorum Yazın