Yeni Google Ne Olacak?
Arama
Girişim

Yeni Google Ne Olacak?

Altın Yumurta

Altın YumurtaBaşlıktaki soru son yılların popüler sorularından biri oldu. Öyle ki “the next google” araması bugün Google’da yarım milyondan fazla sonuç döndürüyor.

Yeni Google’a giden yolu, Erich Schmidt’in yatırım şirketinin atmış olduğu bir adım üzerinden değerlendirmek istiyorum. Henüz beta aşamasında olan uygulama arama motoru Quixey (bir benzeri Appsfire), Innovation Endeavors’un başını çektiği yatırım şirketlerinden 400 bin dolar yatırım aldı.

Yani Schmidt yeni bir Google buldu gibi..

Neredeyiz?

İnternet emekleme evresini çoktan geride bıraktı. Artık bizim için kabul edilmiş bir iletişim aracı haline gelmiş durumda. Çoğumuz online bilgiye erişmek, yeni birşeyler keşfetmek için haber sitelerinden, görsel ve yazılı kaynak sitelerden ve dikey alanlarda sürekli güncellenen bloglardan faydalanıyoruz. Yani Google’a eskisi kadar ihtiyaç duyulan bir zamanda değiliz, Google genellikle sadece bir aracı olarak görev yapıyor.

Google’ın halen çok popüler olduğunu kabul ediyorum. Ancak Google’da yapılan aramaların yüksek oranda alan adı ve site ismi aramalarından oluştuğu ortada. Bu resmi bir bilgi değil ama en azından Türkiye bu konuda iyi bir fikir veriyor. Eğer Google yazdığımız kelimelerin arama sayılarını göstermeyi bırakmasaydı bunu şimdi de test edebilirdik. Türkiye’de olduğu gibi küresel anlamda da durumun pek farklı olmadığını hatırlıyorum. Yani Google yaşlandı ve biraz iddialı olsa da, Google ölüyor.

Google Neden Ölüyor?

Wired, geçen yaz aylarında webi öldürmüştü. Peki adını web ile özdeşleştirdiğim Google, Kasım 2009’dan bu yana ne yaptı?

Aslında ihtiyacımız olanı yapamadı. Hatta kendi yaptığı işin bozulmasını dahi engelleyemedi. Çünkü, Google’ın analiz etmeye çalıştığı internet havuzu artık alıp değerlendirebileceğimiz bilgi sınırlarının çok çok üzerine çıkmış durumda ve bu kirlilik ister istemez Google’ı bozuyor.

İnsan beyninin ortalama bilgi hacmi 1-10 terabyte iken, 20 Kasım 2010 itibariyle internette 5 milyon terabyte dolaylarında bilgi vardı. İzmir Etohum kampında Başar Ekim’in Eric Schmidt’ten aktardığı söz de buna işaret ediyordu. Schmidt;

“Her iki günde bir uygarlığın başlangıcından 2003’e kadar yaratılan bilgiyi üretiyoruz.”

demişti. Aslında herkes bilgi üretmiyor, çoğunlukla bilgiyi kopyalıyor veya değiştiriyoruz. Kısacası gerçek bilgiyi büyük bir çöplüğün içine hapsediyoruz ve Google bu çöplükte bize altın bulmaya çalışıyor, halbuki çöplüğün tamamına bakmaya hiç gerek yok.

Diğer yandan Google’ın yüzü de Kasım 2009’dan bu yana çok değişti. Google yeni şeyler çıkardı, geliştirmeler yaptı. Ama bunlar eski bağlayıcılığını korumasına yetmedi hatta kısmen kendinden soğuttu. Sosyal adımlarının sonuç vermesiyle uğraşmak yerine yemek tariflerini özelleştirmeye, evleneceklere site yapmaya kadar gitti.

Kısacası Google üzerine almış olduğu yükün baygınlığında. Bugün bize milyonlarca sonuç getiriyor ama hale ilk sıralara çıkan sonuçlar aradığımız şey olmuyor. Ne Google’ın milyonlarca sonucuna ihtiyacımız olması bir yana, onlarcasını inceleyecek zamanımız dahi yok.

Tüm webin taranması artık bizim için bir şey ifade etmiyor. Sadece Google’da ilk sıralarda gelen sonuçların gerçek bilgi olup olmadığıyla ilgileniyoruz. Hepsi bu.

Google’ı Kim Öldürdü?

Bizi Yeni Google’ı aramaya iten diğer bir etken de Facebook oldu. Hitwise’a göre ABD’de 2010′un en çok ziyaret edilen sitelerinde Facebook, Google’ı geride bırakarak bilinen gerçekleri su yüzüne çıkarmış, akıllara soru işaretleri getirmişti.

Her ne kadar Facebok bir sosyal ağ olarak Google’ın dengi olmasa da, internetin yeni karşılığı olmaya başlıyor. Aslında bir yandan da site içi aramalarda son ihtimal olarak Bing sonuçları gösteriliyor ve bir bakıma gerçek mana da Google’ı öldürüyor. Video tarafında ise birebir Youtube’a rakip olduğunu görüyoruz. Hatta Türkiye için Youtube geride kaldı bile.

Facebook Google’dan daha etkileşimli bir site olduğu için web siteleri ve markalar da yüzünü Facebook’a çevirmiş durumda. Pazarlama bütçeleri Facebook’a kayıyor. Site sahipleri Facebook cümbüşünde kendini göstermeye çalışıyor.

Büyük konuşacak olursam, Facebook reklam altyapısını Adsense modeliyle dışarı açarak Google’a son kurşunu sıkmaya hazırlanıyor.

Peki Yeni Google Ne Olacak?

Facebook’un içerik hegemonyası hakkında yazılacak şeyler de var ama konuya arama motoru özelinde Eric Schmidt’in yatırımı bana göre bu soruyu cevaplıyor. Zira bu soruyu kendime sorduğumda “uygulama marketleri, geleceğin arama motorları olabilir.” demiştim.

Quixey

Uygulamalar bizim için giderek daha fazla şey ifade ediyor ve daha fazla kullanıyoruz. Steve Jobs hayatımızı değiştiren bir mobil deneyimle bunu başlattı. Bize aradığımızı, ihtiyacımız olan şeyi uygulamalar veriyor. İşimizi kolaylaştırıyor, zaman kazandırıyor. Bizi bilgiye kolayca ulaştırıyor.

Tüm bu fikir yürütmelerle bana göre Yeni Google, içerik arama motorları değil, uygulama arama motorları olacak. Kendi başına uygulama marketleri bunun karşılığı olabileceği gibi, tüm uygulamaları sınıflandıran arama motorları da bu konuda daha etkili olacak. Hatta uygulamaların zenginliğini karşılaştırarak bizim hangi işletim sistemini kullanmamız gerektiğini belirleyebilecek. Ve muhtemelen bu da her platformda çalışan bir uygulama olacak. Yeni nesil aradığını orada bulacak.

Pekala Android’e sahip olan Google da bu değişimi yaşayabilir. Ama ben girişim avcısı Google’ın teklifini reddeden girişimcileri de düşünerek yeni bir Google doğacağını hayal ediyorum.

Ne dersiniz?

Yorumları GösterYorumlar Gizle (31)
  1. DaS dedi ki:

    Çok güzel bir yazı teşekkürler…

  2. prekast dedi ki:

    Tespitler çok iyi özellikle googlede site ismi aranması.

  3. Shaig M dedi ki:

    Değişik bir bakış açısı… Ama…

    Google belki artıq büyümüş, büyüdüğü için de hantallaşmış ola bilir. Ama bu onun oleceği anlamına kesinlikle gelmez. Sadece yeni yıldızlar doğuyor, yeni fikirler oluşyor. Google-un sadece API-leriyle yapılan siteler çok para kazanıyor (google maps, youtube ve s. ile)
    Gmailin, Chrome-un, Android-in hayatımızdakı yerini de unutmamak gerek.

    Google ölmedi, sadece büyüdü. Belki onu da Microsoft-un yanına ite biliriz. Çünki Facebooklar, Twitterler bize daha genç, yenilikçi gibi geliyor. Artık takımımızı değiştirdik, onları tutuyoruz.

    Hatta ben de iki sene önce internet eşitdir Google diyenlerdendim. Fakat şimdi brouserime daima inteqre olunmuş twitter uygulaması, adress bar-ım hem de bir Google search, Facebook ise Gmail ile birlikte pin tab etdiyim bir site. Yani benim için internet artık Google-a eşit değil. Bu yüzden artık interneti hiç bir siteyle eşdeğer tutmak istemem.

    Bir kaça sene sonra da kralı öldürür, hep birlikde yeni kralı selamlarız 🙂

    1. Fırat Demirel dedi ki:

      Shaig, burada konuyu Google özelinde tutmak isterim. Yani çok çok önemli servis ve teknolojileri var ama bunlar Google’ı Google yapan servisler olmadı.

      Başlık olarak, “Google Öldü, Yaşasın yeni Google!” yazmaktan sonradan vazgeçtiğimi tiraf edeyim. 🙂

      1. Shaig M dedi ki:

        Aslında bunu da Google-un başarısı olarak görüyorum ben =). Yani, yazıda deyinilen konu search öldü. Arama denilince de akla Google geliyor. Neticede Google-u, Google yapan arama ).

        Eskiden bir şeyler ararken hemen google-a koşar ve derdimize derman arardık. Şimdiyse sosyal medyada arkadaşlarımızdan ihtiyacımıza uygun tavsiye istiyoruz. Bir nevi aramanın şekli değişdi. Google da bunun farkında. Onlar da sosyal medyada var olmak istiyorlar, fakat bir türlü dikiş tutturamadılar (wave, buzz ).

        Evet belki Google search yaşlandı (hala öldüyünü düşünmüyorum) ama Google Inc asla :).

  4. Selim dedi ki:

    Google değişebilit, ama popülerliği kaybetmez diye düşünüyorum, çünki Gmail, Youtube, chrome ve Android gibi büyük servisleri barındırıyor.

    Google Ölmez.

    1. Kamil dedi ki:

      katılıyorum, ölmez, sürekli yenilenir, şekli değişir. Gelecekte üç boyutlu simülasyonlarla bir restaurant’a gidip mekanı gezebileceğiz, kadınlar yeni bir kıyafet almak istediklerinde Google’a dönüp ” sence bu buluşmada ….. mı giysem yoksa …… mı giysem ?” diye soracak, Google onun zevkine hatta belki de o anda ki ruh haline göre rengini modelini belirlediği kıyafetleri üzerinde denemesine fırsat verecek. Her şey daha etkileşimli olacak. Belki de Google’ın daha farklı servisleri hayatımıza etkili bir biçimde girecekler… Uçuk hayalleri gibi gelebilir ama bundan 10 sene önce Google yoktu, 5 sene önce Facebook…

      1. Fırat Demirel dedi ki:

        Kamil, dediğin gibi bir değişim elbette olabilir, olacaktır da. Ben bugün üzerinden biraz eleştirel yaklaştımm konuya. Biraz Google’ı tabuta koymuşum gibi anlaşıldı ama o kadar da değil. 🙂

        Semantik taraf işi biraz daha başka boyuta taşıyor. Webdeki tüm içeriği aramaktan bir anda bizim sorularımıza cevap veren bir yapay zekaya geçmesi kolay değil. Google’ın 3 sene önceki basit haliyle bugünki hali arasında dağlar kadar fark var. Bunu anlatmaya gerek bile yok..

  5. Serdar y dedi ki:

    Güzel tespitler. Son donemde okuduğum en faydalı yazılardan birisi. Kalemine saglık Fırat.

  6. yunus dedi ki:

    Valla süper tam istediğim gibi bir yazı olmuş elinize sağlık.
    Bende sıkıca takip ediyorum google amcanın nefesinin tükeneceği anı.
    Burada ki değindiğiniz konu başlıkları tam anlamıyla katılıyorum. Daha semantik aramayı bile hayata geçiremeyip, bizi bir yığın gereksiz samanlık içinden iğne aratan yaratık olmaktan çıkacaksın google.
    Eskiden doğru bilmiyorduk nerde ne var? yol gösterecek bir rehber yoktu ama artık çok iyi öğrendik ki neyle ilgili bir şey arıyorsak onunla ilgili en az bir site var aklımızda…
    Bilgiyi nereden alacağımızı öğrendik.
    Aslında google’ı biz web geliştiriciler ve SEO lar bu hale getirdi, olmadığı halde varmış gibi bir sürü alakasız tagları ekleyerek google’un çukurunu kazdık. sağolsun o da bizi kırmadı. Halbu ki anlasa bizi anlıyormuş gibi yapmaktan vaz geçip ne demek istediğimize bir anlam verse işte ozaman ömrü bir müddet daha uzaya bilir.

    1. Fırat Demirel dedi ki:

      O da güzel bir nokta. Özellikle Black Seo’ya girersek işler karışır. =)

    2. Ahmet dedi ki:

      hergün arama sonuçlarında ilk sırada çıkmak uğruna yapılan yüzbinlere içerik(tanıtım yazıları, copy+paste, taglar vs) nâm-ı diğer seo çalışmaları malesef sonu nereye varacak tahmin etmek çok zor.

  7. M.Akif dedi ki:

    “Her iki günde bir uygarlığın başlangıcından 2003′e kadar yaratılan bilgiyi üretiyoruz.“ doğru tespit.Bilgiler zamanla önemini yitiriyor.Yeni bilgiler sürekli arttığından süreli yeni birşeyler çıktığından dolayı olayları olağan karşılamak gerekiyor.Bu bilgi bile birkaç hafta sonra önemini yitirmiş olacak. 🙂

    1. Ahmet dedi ki:

      istatistik veya rapor yok elimde ama üretilen içeriğin yüzde 75’i çok büyük olasılıkla share’lerdan ve copy+paste’lerden oluşuyordur nerde o kaliteli içerik üreten bloglar 🙂

  8. Devrim Demirel dedi ki:

    Fırat, güzel bir yazı olmuş, eline sağlık. Google’ın çekirdek değer sunduğu “search” alanında geriye gittiğine hiç şüphe yok. Startup ruhunu çoktan kaybeden şirket, yenilikçi insan kaynağını bünyesinde tutmak için çabalasa da, dışa göçü önleyemiyor.

    Dikey arama motorlarının gücünün artacağı bence kesin, ancak “yeni google”, uygulama arama motorları olacak tespitine katılmıyorum.

    Bahsettiğin şirketin danışmanları arasında Keith Teare’i gördüm, bu da şirketin başarısız olma ihtimalini oldukça yükselten bir parametre. Yine de izleyip görelim 🙂

    1. Fırat Demirel dedi ki:

      Eleman konusuna şimdi de Foursquare girdi. http://tcrn.ch/hwhS1i O taraf gerçekten hiç parlak değil. Yanlış hatırlamıyorsam Twitter ilk yıllarında Google’dan bir tasarımcı almıştı ve bu kişi küçük değişiklikler için bir sürü kişinin kararının alındığından ve bundan sıkıldığından bahsetmişti.

      Evet, dikey arama motorları önemli, hatta onları servis olarak bile görebiliriz. Mesela Şirketçe. 🙂

      Gelecekte arama eğilimimiz en genel olarak uygulama marketlerine kayacak diye düşünüyorum. Google bir sürü kategori çıkarsa da eski sadeliğini koruyamıyor.

      Bing’in iPad uygulamasını çıkarması da önemli bir değişim bana göre. http://bit.ly/BingiPad

      Teşekkürler.

  9. Fırat dedi ki:

    Site isimlerinin aranması olayın iyi, farketmişiniz ki bunun googlede farkındadır ama ne ayaksa bu yeni algoritlmaları siteleri artık kolay kolay dalagya sokmuyo yani iice bilinir hale getiriyo siteleri insanalr genede vazgeçmez googleyi kullanaktan yeterki google chorome gibi bilmediği işlerde inat etmesin

  10. Tuğçe dedi ki:

    Güzel bir yazı olmuş tebrikler öncelikle 🙂
    Artık birşey arayacağımız zaman google değilde facebook,twitter gibi ağlarda ileti girmek daha kolay geliyor.Hemen geri bildirimde alabiliyoruz.Google search ölür mü bilemiyorum, ama değişim çok hızlı.Tüketiciler de sunulan hizmetlerden aynı hızda sıkılıyorlar.Belki facebooktan bile bir gün sıkılıcaz.İnternet çok geniş bir yer ve daha keşfedilesi bir sürü niş alan var.

  11. Yazar dedi ki:

    Bence google’a bir şey olmaz. Dediğiniz gibi google ile facebook aynı kulvarda değiller. Ama şunu da belirtmek isterim ki facebook’un gelişim hızı göz ardı edilemez…

  12. Yasin dedi ki:

    İşin bir de semantik tarafı var ki yeme de yanında yat. Yıllar önce bir Türk’ün elinden hakia diye bişey çıktı.. İnternet üzerinde yeni google istiyoruz narası atanların %80’inin hakia’ya burun kıvırıp geçtiğine adım kadar eminim. Be kardeşim kendin kaşındın be kusura bakma! Adam da tr desteğini çekti, baktı kendi yoluna. Şimdi hisse tahminleriyle ödüller peşinde koşuyo..

    Uygulamalar falan hikaye, pc ölmedikçe bildiğimiz search de ölmez. Fakat google search imdat çağrıları atıyor bunu hepimiz biliyoruz.. Bunu da biz sağladık. Şimdi allem ediyo kallem ediyo semantiğe geçemiyo amcamız, zamanında aklımız başımızda olsaydı semantiğe biz geçerdik…

    vs vs vs..

  13. Bican Cetin dedi ki:

    Büyümüş, fazla büyümüş bir şeyi yönetmek zordur. Kendi uydusu olan, kendi elektriğini kendisi üreten, neredeyse devlet kurabilecek kapasitede olan bir şirketten bahsediliyor burada. Bence bu durumdan gerçek anlamda rahatsız olurlarsa radikal kararlar alarak yapılması gerekenleri yaparlar, bu kadar küçümsemeyi hak ettiğini sanmıyorum.

  14. Mehmet dedi ki:

    Google i asil oldurecek olan kendi tekel zihniyetleri olsa gerek

    bir zamanlar Microsoft’a demedigimizi birakmadik, tekelci dedik, Bill Gates’i hic cekemedik.. Google ciktiginda pek cok servisleri beles oldugu icin Google in tekel zihniyetini oldurecegini iddia ettik..

    ama hic te bekledigimiz gibi olmadi.. Google her alana el atti.. herkesi kendisine baglamaya calisti.. hardware isine bile girdi.. caktirmadan aslinda internet dunyasinda en buyuk tekelciligi kendisi yapti ve bu kibrinin bedelini de itibarini dusurerek odedi

    wave, buzz daha nice servisleri eline gozune bulastirdi ve itibar kaybetti. Insanlarin gonlundeki yeri kaybetti Google amca..

    ahh ne acikli hikaye.. 🙂

  15. Emre dedi ki:

    Yazı güzel kurgulanmış ama efil efil MG Siegler havası var. Google kiminmiş, nasıl büyükmüş, nasıl küçükmüş umurumda değil ama metafor olarak bile “Google’ı kim öldürdü?” demek afedersiniz abesle iştigal.

    Uygulamalar bir çok insan için çok şey vaad edememekte, örneğin benim için hiçbir zaman google + science direct ya da google + ingenta olmadı… Herkes Google gibi kurumları görmek istediği yerde göremediğinden bu olaylar çıkıyor…

    Semantik konusunun ise Turing testi geçilmeden kitlelere ulaşması zor.

    1. Fırat Demirel dedi ki:

      Yorum için teşekkürler. Bilgi ve içerik arayışımız elbette devam edecek. Ancak çoğunluk bilgiyi değil, hayatını kolaylaştıran uygulamaları arayacak. Arama motorlarının anlamları çözmeye başlaması da bu arayışı içerik tarafında kolaylaştırma isteğinden kaynaklanıyor zaten.

      Temelde Google Ailesi’ne değil, özellikle arama motoru tarafına atıfta bulunduğumu tekrarlamak istiyorum.

  16. Can Bilgin dedi ki:

    Ne kadar da eminsiniz yeni google’in ne olduguna. Webrazzi alim satim haberlerine devam etsin, oyle daha iyi.

  17. kobici dedi ki:

    Google basitliğinden vazgeçtiği an ölür ama hiç öyle ölecek gibi görünmüyor 🙂

  18. Fırat Demirel dedi ki:

    Google’ın ölümünü benden çok önce konuşanlar da varmış:

    Why could Google die ? http://slidesha.re/l3ZH98

    2009’da bile istihdama dair sıkıntılardan bahsedilmiş..

Bir Yorum Yazın