x

Web 2.0 Expo SF’nin Dışı İçinden Daha İlginçti

Açıklama: Ekim Nazım Kaya, Botego kurucusudur ve bu yazısı Webrazzi’de konuk yazar olarak yayınlanmıştır.Beriltech kurucusu Devrim Demirel ile geleneksel hale getirdiğimiz Web 2.0 Expo ziyaretlerinde farklı şehirlerde Türk ve Amerikalı girişimcilerle sohbet etme ve girişimcilik iklimini değerlendirme olanağı buluyoruz. Bu anlamda San Francisco’yu New York’tan belirgin bir şekilde ayıran bir atmosfer olduğunu söyleyebilirim.Yeni girişimlerin tanıtıldığı ve oylandığı Startup Showcase etkinliğinde gördüğümüz kadarıyla, sayı itibarıyla ana akım tüm alanların dolduğu, ve artık ‘nişin nişi’ projelerin doğduğu bir pazar sözkonusu. ‘Hispaniklere özel fırsatlar sunan Groupon klonu’, ilginç organizmaların resmini çekip meraklılarıyla paylaştığınız ‘Nuh projesi’, iki örnek… Neyse ki hepsi bu kadar spesifik değil, tüm listeyi şu adreste görebilirsiniz.Dokuz günlük uzun ziyarette, zaten web sitesinde yayınlanan oturumlara katılmaktan daha fazla, oradaki Türklerle yaptığımız görüşmelerden faydalandık.San Francisco, girişimcilik havasını koklayabildiğiniz bir yer. New York’taki etkinlikte çok daha profesyonel bir ortam göze çarpıyordu. Burada, şehir merkezinde yürürken bile, Foursquare’e baktığınızda her zaman yakınınızda Twitter, Wikipedia gibi birkaç önemli şirketin ofislerine rastlayabiliyorsunuz.Dolayısıyla dışarıda olmak, aslında salonda olmaktan daha iyi bir deneyim olabilir. Özellikle Google’da ‘Chief Economist’ title’ıyla görev yapan Hal R. Varian’ın sunumunda bu durum netlik kazandı. Varian’ın, Google’ın ekonomik etkisini anlatırken kütüphanede yapılan bir aramayla bir Google aramasını karşılaştırarak, Google’ın günde ortalama 3.75 dakika süre kazancı sağladığını, bunun da yıllık 150 milyar dolarlık bir değere karşılık geldiğini söylemesi, seçtiği metriklerin doğruluğunu bize sorgulattı. Bu yüzden, Y Combinator destekli bir girişimcinin ve eBay  Başkan Yardımcısı Dane Glasgow’un konuşmacı olduğu oturumlar hakkında Twitter’dan yazdıklarımı takip etmeyi ilgililerine bırakıp, biz sokağa çıkalım:Palo Alto’daki Facebook kampüsünde bizi Online Operasyonlar Uzmanı Selena Çevik karşıladı. Selena, şirkette taciz vakalarını ele alan ekipte çalışıyor. Ekip, sitenin kullanımı sırasında yaşanan olumsuz deneyimleri azaltmaya yönelik yeni algoritmalar ve sistemler geliştiriyor.Dört yıldır Facebook’ta olan Selena, eski çalışanlardan biri. Temel işe alma kriterinin Facebook kültürüne uygunluk olduğunu söyleyen Selena, geçtiğimiz aylardaki ziyareti sırasında Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün, bu kültürle bağlantılı olan çalışma şartlarını oldukça şaşırtıcı bulduğunu bize aktardı. (Zaytung, bir süre önce bu konuyu oldukça eğlenceli bir şekilde ele almıştı)2000 kişilik ekibin büyük bölümünü barındıran ofisin artık yetersiz kalması nedeniyle, Sun’dan satın alınan büyük kampüse yakında geçileceğini öğrendik.The Social Network filmine tüm Facebook ekibinin birlikte gitmesi, haber olmuştu. Selena, Zuckerberg’in filme gitmeme kararını bu şekilde değiştirmesinin, başarılı bir PR katkısı getirdiğine olan inancımızı paylaşıyor. Filmde pek çok yanlışlığın olduğu konusundaki yorumları doğrulayan Selena, bu konuda şirket içinde de fazla ayrıntı paylaşılmadığını söyledi.Facebook ofisini gezerken, geçen sene tanışma olanağı bulduğumuz CTO Bret Taylor’u da açık ofis düzenindeki masasında otururken gördük.Sürekli büyüyen Facebook’un yeni kampüsünde dolduracağı masalardan birinde yer almak isterseniz, ‘Facebook’ta çalışmak için ne yapmalı?’ başlıklı yazıyı önerebiliriz.Bir diğer ziyaret, geceyarısına yakın saatlerde, Yazılım Mimarı olarak görev yapan Berk Demir‘in rehberliğinde, Stumbleupon’un yeni ofisineydi. Google tarafından 182 milyon dolara satın alınan Slide’a ait olan bina, artık Google’ın mülkiyetinde, dolayısıyla Stumbleupon da iki katını kullandığı bu binada artık Google’ın kiracısı durumunda. Ofisin kirasının yıllık 2 milyon dolar olduğunu öğrendik.Berk’le, Türkiye’de görev yaptığı dönemde yaşadığı bürokrasiyle ilişki deneyimlerinden, Türkiye’den ABD’ye olan beyin göçüne dek pek çok konuda sohbet ettik. Türkiye’deki irili ufaklı sorunların insan hayatına olan etkisini konuşurken, Berk San Francisco’nun bu sorunlardan uzak olması nedeniyle, insanlara içindeki yaratıcılığı ortaya çıkarma olanağı sunduğunu söyledi.Cuma günleri kocaman bir bira fıçısının tüm Stumbleupon ekibi tarafından tüketildiği ofiste, Google’dan pek çok transfer gerçekleştiğini öğrendik. Görüldüğü kadarıyla Google yaşlandıkça, startup atmosferini yaşatmayı sürdüren şirketlere geçişler artıyor.Berk’in, Stumbleupon gibi önemli bir girişimin, (Google gibi bir devle karşılaştırıldığında) sınırlı kaynaklarla ölçeklenmesini sağlayan önemli bir pozisyonda görev alıyor. Ona bu zorlu görevi rahatça yerine getirmesini sağlayan kaynakları sunan ortamın Türkiye’de bulunmasına, dolayısıyla Türkiye’deki girişimlerin önemli adamları elinde tutabileceğine olan umudu doğal olarak zayıf. Berk’e, Şirketçe‘de kayıtlı yüzbinlerce şirketin ürün ve hizmetlerini yüksek başarı oranıyla otomatik olarak tespit eden semantik uygulamaları ve Botego‘nun bir API aracılığıyla ticari kullanıma olanak sağlayan Türkçe Wordnet geliştirme projesini anlatırken, Türkiye’de mühendislik altyapısı gerektiren projelerin azlığı konusunda karşılıklı mutabakata vardığımızı fark ettik.Geçtiğimiz günlerde Twitter ofisinin önünde, San Francisco sakinlerinin ‘Twitter vergini öde’ eylemini sorduğumuz Berk, ‘Şirketler hem gelir vergisi, hem eyalet vergisi, hem de şehir vergisi ödüyor. Doğal olarak bu karlılığa olumsuz etki ediyor’ açıklamasını yaptı.Son olarak, Yahoo’da yazılım mühendisi olarak çalışan Altan Alpay‘ın konuğu oldum. Yahoo’da her teknik çalışanın title’ının ‘Technical Yahoo!’ olduğunu da bu vesileyle öğrenmiş oldum.Yahoo kampüsünde ana giriş önünde duran Lamborghini’nin kime ait olduğu sorusuna Altan “2005’ten önce şirkete giren herkes şu anda zengin, onlardan birinindir” diye yanıt verdi. Türkiye’dekinin aksine, özellikle mail kullanıcı tabanı konusunda Yahoo ABD’de oldukça güçlü. Elbette Microsoft’un teklifinin reddi sonrasında şirket zor günler geçirdi. Şu anda ise, ofis duvarlarında yer alan ‘Fight’ posterleri, Yahoo ekibine ‘dövüşmeden geri çekilmek yok’ mesajı veriyor.Hisse değeri ne kadar düşerse düşsün, Yahoo hala bir dev ve çok değerli isimleri bünyesinde barındırıyor. Aslında şirketin geçirdiği zor zamanlar, çalışanlar açısından faydalı. Yahoo, çalışanlarına ne Facebook’un, ne Google’ın sunamadığı maddi olanaklar sunuyor.  Şu anda sembolik bir değeri de olsa, çalışanlara stok opsiyonu da veriliyor. Bir plaj voleybolu sahası, binlerce koyuna ev sahipliği yapan koca bir tepeyi de içeren kampüste Hintlilerin ağırlığı göze çarpıyor.Nokta’nın Intel’den aldığı yatırımın kutlandığı gece, bölgedeki çoğu Türk’le sohbet etmemize olanak sağlayan güzel bir son oldu.

Bir Cevap Yazın