x

İnsan hakları evrensel bildirisi ve özgür internet

Biraz önce TechCrunch‘da Google‘ın insan hakları ve anti-sansür konularında ortaklarından gelen bir teklife karşılık yatırımcılarına “hayır” oyu kullanmasını önermesi hakkındaki yazıyı okurken bir nokta dikkatimi çekti.

Öncelikle sözünü ettiğim haber oldukça ilginç ve önemli olduğu için TechCrunch‘dan ya da haberin ana kaynağından ilgili okuyucularımın detayları incelemesini öneririm. Bu konuda benim fazladan söyleyebileceğim birçok yorumu eminim hepimiz paralel boyutlarda yapıyor olacağız.

Benim ise asıl dikkatimi çeken, ve bu kadar zamandır neden okumadım acaba diye düşünmeme ve üzülmeme sebep olan konu “İnsan Hakları Evrensel Bildirisi“‘nin 19. maddesi oldu.

Everyone has the right to freedom of opinion and expression; this right includes freedom to hold opinions without interference and to seek, receive and impart information and ideas through any media and regardless of frontiers.

Burada benim dikkat çekmek istediğim hatta biraz önce sunduğum kaynaklarda da bahsedilen parça şu oluyor: “receive and impart information and ideas through any media and regardless of frontiers.

Yani, kendimce tercüme edecek olursam (daha hukuki tercüme eden ya da açıklayan olursa sevinirim): “herkes bilgi ve fikirleri herhangi bir medya (kitle haberleşme aracı) üzerinden herhangi bir sınır olmadan alabilir ya da verebilir.

Sözünü ettiğim 19. madde temel insan hakları ve internetin özgür kullanımını korumakta ve internetin de bir kitle iletişim aracı olarak bilgi almak ve vermek adına sınırsızca kullanılmasını garanti etmektedir.

Hukuk üzerine herhangi bir eğitimim yok, sadece okuduğumu anlamaktan yola çıkarak bu kadar zamandır dikkatimi çekmemiş olan bu maddeyi Google‘ın da entresan yaklaşımını paylaşarak sizlere sunmak istedim.

Ülkemizdeki web sitesi engellemeleri “sansür” müdür orasını tam olarak kestiremiyorum. Kaldı ki her cümlesini beğenmemiş olsam da turk.internet.com‘daki şu yazıda da belirtildiği üzere “bilgisizlik” şu günlerde yaşadığımız internet yasaklarının temelini oluşturuyor da olabilir. Bu arada yazıda sözü edilen komplo teorilerine ve girişinde yer alan “video sitelerinin host edildiği firmalardan aldığımız bilgiye göre” cümlesine de hiç girmiyorum. “Gizlilik ?” diyerek geçiyorum.

Kısacası süreç odaklı mı sonuç odaklı mı olmalıyız diye düşündüğümde ben sonuca bakan bir insan olarak yaşanan yasakları sebebini değerlendirmek yerine sonucunda benden alınan haklar olarak görüyorum. Eğer sorun bilgisizlikse hemen bir proje planı ile bu durumun üstesinden birkaç ay içinde gelinebilir, eğer sorun sansürse o zaman 19. maddeyi okumaya devam edelim diyorum.

Kendimi çok aşan ama paylaşmazsam rahatsız hissedeceğim bir yazı olduğu için yorumu ve fikirsel hatalarım varsa düzeltmeyi Webrazzi‘yi takip ettiğini bildiğim hukukçulara ya da oturmuş bilgi sahibi kişilere bırakmak istiyorum.

Yorumlar (1)

  1. Ssayın KUTSAL,bende bir hukukçu olmayarak şunları söylemek istiyorum:

    Aslında Türkiye’de internet değil hemen hemen tüm alanda Hukuki eksiklikler var!Hırsızlar suç üstü yakalanıyor,bir kaç ay sonra serbestler.Bir katil bir kadına tecavüz ediyor,kadın bağıramadığı için “Zevke girer” sonucu çıkarılıyor.Bir suçlu sadece tecavüz ederse cezası büyük fakat tecavüzden sonra öldürürse cezası düşüyor.Bu tip haberleri görüyor,okuyor ve duyuyoruz.

    İnternet alanında,heleki bizim gibi hemen hemen hiç bir işi,özelliklede “hukuk” doğru düzgün işlemediği bir ülkede.insan haklarının 19.Maddesinin kaznımı çok zor olacaktır düşüncesindeyim.

    Cevapla

Bir Cevap Yazın