Apple, bu sene son defa katıldığı MacWorlds Expo’da, önceki seneler kadar ilgi çeken açıklamalar yapmasa da (bunda Steve Jobs’ın olmamasınında payı olabilir) önümüzdeki dönemde iTunes’la müzik satışında önemli değişikliklere gideceğini açıkladı. Phil Schiller yaptığı konuşmada Apple’ın DRM’den vazgeçtiğini resmen açıkladı. Yapılan açıklamaya göre ilk aşamada Apple, 8 milyon şarkıdaki DRM’i kaldıracak. Önümüzdeki dört aylık süreç içerisinde buna 2 milyon şarkı daha eklenecek ve iTunes’daki tüm şarkılardan DRM kaldırılmış olacak.
Bu açıklama ile birlikte müzik piyasasının önünde büyük bir engel olarak gördüğüm DRM’in resmen tarihin karanlık sayfalarına gömüleceği tescillemiş oluyor. iTunes’da bugüne kadar sadece EMI grubundan yayınlanan şarkılar DRM’siz olarak yayınlanıyordu. Kısa bir süre önce Walmart’ın DRM’siz müzik satışına başlamasının Apple’ın bu kararında önemli etkisi olduğunu düşünüyorum. Amazon da yaklaşık olarak bir yıldır DRM’siz olarak MP3 satışı yapıyor.
Apple’ın bugün müzik satışları ile ilgili olarak yaptığı önemli diğer bir açıklama ise iTunes’un fiyat politikasında gerçekleştirdiği değişikliklerle ilgili. Bugünden sonra Apple, iTunes’da uyguladığı şarkı başına 99 centlik tek fiyat uygulamasını bir kenara bırakarak, şarkıları artık 69 cent, 99 cent ve 1.29 dolar olmak üzere üç farklı fiyattan satacak. Bir şarkının hangi fiyattan satılacağı şarkının popülaritesine göre belirlenecek.
Bugüne kadar Steve Jobs hep tek fiyat uygulamasının iTunes gelişmesindeki en önemli etken olduğunu belirtmişti. Bu uygulamadan neden vazgeçildiğini anlamak zor. Fakat bu kararın dinleyicilerin ortalamada iTunes’da daha fazla para harcamalarına sebep olacağını düşünüyorum. Sonuçta iTunes’da artık piyasaya yeni çıkmış, popüler ve çok dinlenen şarkılar daha pahalıya satılacak. Rekabetin gittikçe arttığı online müzik piyasasında bu karar iTunes’un geleceğini nasıl etkiler zaman gösterecek.
Yapılan açıklamada Apple, iTunes hakkında bazı istatistikler de paylaştı. Bugüne kadar iTunes üzerinden 6 milyarın üzerinde şarkı satılmış ki bu da yaklaşık 6 milyar dolar demek. Ayrıca iTunes’a bir kredi kartı numarası ile kayıt olmuş kullanıcı sayısı da 75 milyonu bulmuş.
Blogzette farklı bloglardan yazıları bir araya getiriyor
6 Ocak 2009 | Bloglar, Sosyal Medya, Yeni Girişimler | 19 Yorum
Türkiye’de günlük olarak blogları takip eden okuyucu sayısının yeterli seviyelerde olmadığı herkes tarafından kabul edilen bir gerçek. Fakat işin en acı tarafı birçok okuyucunun bloglarda bulabilecekleri kaliteli içerikten haberdar bile olmamaları.
Serdar Öner’in yeni projesi Blogzette, okurlarının bloglardaki içeriğe kolayca ulaşmalarını sağlayarak Türkiye’de blog farkındalığını artırmak isteyen bir blog portalı. Servis, editörleri tarafından belirlenen seçme bloglardan yazıları bir araya getiren ve bunları teknolojiden kültüre kadar çeşitli kategoriler altında yayınlayan bir uygulama. Henüz test yayınında olan Blogzette’nin içeriği seçilen blogların RSS’leri kullanılarak otomatik olarak güncelleniyor. Ayrıca kullanıcıların servise üye olarak Blogzette’de yer alan bloglardan istediklerini kolayca takip etmelerine ve beğendikleri yazıları saklamalarına olanak sağlayan bir sistem de Blogzette’de mevcut.
Sitede sınırlı RSS içeriği sağlayan blogların içeriği “Zipzette” isimli ayrı bir bölümde sadece başlık olarak yer alıyor. Fakat, RSS kaynaklarında tam içerik sağlayan blogların yazıları Blogzette üzerinde tam metin olarak yayınlanıyor.
Kullanılabilirlik ve tasarım açısından başarılı bulduğum Blogzette, dünyadaki benzer örneklerin Türkiye’ye başarılı bir şekilde uyarlanmış şekli gibi duruyor. Birçok blogdan yazıları kolayca okumayı sağladığı için, güzel ve kaliteli içeriğe kolay ve zahmetsiz bir şekilde ulaşmanın önünü açtığını düşünüyorum.
Blogzette her yazının sonunda kaynak bloga link veriyor ve blogun ismi yazıların başında yer alıyor. Fakat bloglardaki içeriğin tam metin olarak başka bir platformda yayınlanmasının ne kadar doğru bir yaklaşım olduğu da tartışılır. Bunun yerine yazının başlığı ve belki de ilk 2-3 cümleye yer verilerek, okurların kaynak bloga yönlendirildiği bir yapı oluşturulursa herkes için daha makul bir platform olurdu.
Twitter kullanıcılarını bir kaç gündür phishing saldırılarına karşı uyarırken dün 33 önemli ismin Twitter hesabı hacklendi. Hacklenen hesaplar arasında Amerikan’ın yeni başkanı Barack Obama (başkan olduğundan beri tweetlemiyormuş, demek köprüyü geçene kadarmış) , Britney Spears, Rick Sanchez (CNN haber programı sunucusu), FoxNews ve Facebook da var.
Twitter sorunu çözmüş ve hesapları sahiplerine geri döndürmüş. Kendi blogundan yaptığı açıklamada, hack olayının Twitter’ın kendi destek araçlarından yapıldığını yazmış. Bu yüzden destek araçlarının kullanımı şimdilik durdurulmuş.
Hesapları hacklenen isimler bu kadar büyük ve önemli kişiler/kurumlar olmasaydı bir hack olayından çok lamer saldırısı olarak düşünülebilecek bir eylem aslında. Hesapları ele geçiren kişi komik komik şeyler tweetlemiş. Bu hack olayı birşeyi daha hatırlattı bana. Türk ünlülerden Twitter ya da FriendFeed kullanan var mı? Pek sanmasam da soruyorum…
Twitter meraklısı Türkler’in mekanı Twitturk
5 Ocak 2009 | Araçlar, Sosyal Medya, Verimlilik, Yeni Girişimler | 7 Yorum
Twitturk, Twitter API’si kullanılarak geliştirilmiş bir servis. Twitturk’ün amacı, Twitter kulanan tüm Türk kullanıcıları tarayarak Türk tweetlerini (mesajlarını) tek bir platformda görüntülenmesini sağlamak. Twitturk, Kanada’da yazılım geliştirici olarak çalışan Erinç Mullaoğlu tarafından geliştirilmiş. 1 Ocak’tan beri açık olan site şimdiden yüzlerce Türk Twitter kullanıcısını takip ediyor.
Twitturk, Twitter API’sini kullanarak taradığı kullanıcının son 10 tweetindeki Türkçe kelime oranına bakarak kişinin Türk olup olmadığına karar veriyor. Bir kullanıcının Türk olduğuna karar verdikten sonra kullanıcının takip ettiği kişilerin tweetlerini analiz ederek yayılmasına devam ediyor. Twittturk şu anda 1300 kişiyi takip ediyor ve bu kişilerden günde yaklaşık 1300-1500 arası tweet alıyor. Bu yayılma tekniğinin dışında yeni kullanıcıları keşfetmek için Twitturk her 15 dakikada bir belli Türkçe kelimeleri Twitter’da aratarak sistemine yeni kullanıcıları dahil ediyor.
Şu anda 1 saat gecikme süresiyle tweetler yayınlanıyor. Bu gecikmeyi maksimum 15 dakikaya düşürmek için çalışılıyor. Twitturk’te altyapı olarak PHP, Python, PostgreSQL üçlüsü kullanılmış. İlerleyen zamanlarda sitenin daha çok kullanıcıyı taramasıyla birlikte performans anlamında yeterliliğin sağlanması adına Python iyi bir seçim olarak gözüküyor.
Twitter’ın ulaşamadığı alanlar için geliştirilen Twitter araçlarının içinde Türkler için geliştirilmiş özel birinin bulunması keyifli bir gelişme. Twitturk’ün sizi de takip etmesini isterseniz “@twitturk” içeren bir mesaj göndermeniz yeterli.
E-ticaret alanında çelişki: Hepsiburada.com ve estore.com.tr
5 Ocak 2009 | Analiz, E-Ticaret, Fırsatlar, Genel | 13 Yorum
2008 yılını ülkemizdeki bazı e-ticaret şirketlerinin kötü geçirdiğini hatırlıyoruz. Tio, HemAlHemSat.com, Weblebi gibi bilimum şirketlerin bu dönemde olumsuz haberlerle gündeme geldiklerini hatta kapatıldıklarını paylaştık.
Geçtiğimiz günlerde benzer bir haber Türkiye’nin en popüler e-ticaret sitelerinden estore.com.tr için geldi. Haberi netleştirene kadar konuyu gündeme taşımak istememiştik ancak bugün şunu rahatlıkla söyleyebiliyoruz ki arkasına Çukurova Grubu’nun gücünü almış olan estore.com.tr bile bu süreçte ayakta kalmayı başaramamış.
Şirketin iflas açıklamasından dolayı personeline maaş ve tazminat ödemesi yapmadığı da söz konusu süreçte ve sonrasında estore personelinin yaşadıklarının paylaşıldığı estorealacaklipersonel.blogspot.com adresindeki blogda yazılanlardan anlaşılmaktadır.
Ancak diğer taraftan 1 Ocak 2009 tarihli Hürriyet Gazetesi’nde çıkan bir haber dikkat çekiyor.
Hepsiburada.com Genel Müdürü Kaan Dönmez ile yapılan röportajdan çıkarttığımız notlar hem e-ticaret pazarı hem de Hepsiburada.com için pembenin ötesinde bir tablo çiziyor.
Kaan Dönmez’in söylediklerine göre yılbaşı döneminde yapılan e-ticaret alışverişi 50 milyon YTL‘yi bulmuş, bu rakam geçen yıla kıyasla %30 büyümeyi gösteriyormuş. Aynı şekilde Hepsiburada.com da 2007 yılına göre ciro bazında %14 büyüme göstermiş ve 2008 yılını 242 milyon YTL ile kapatmış.
Bu iki haberi baz alarak düşündüğümüzde karşımıza ciddi bir çelişki ortamı çıkıyor. Bir tarafta Çukurova Grubu’na ait estore.com.tr ve söz konusu iflas, diğer tarafta Doğan Grubu’na ait Hepsiburada.com ve genelde %25-30, ciro bazında %14 büyüme.
Durum böyle olunca biraz düşünüyoruz ve karşımıza bu tablonun sebebi olabilecek birkaç madde çıkıyor.
1. estore.com.tr ve diğer başarısız e-ticaret örneklerinde gözden kaçırdığımız ya da bilmediğimiz yönetimsel problemler var(dı).
2. Hepsiburada.com pazarda ciddi bir bilinirliğe ve güvene sahip, bu sebepten ötürü artık tekel olma yolunda ilerliyor ve rekabet avantajı yakalıyor.
3. Hepsiburada.com’un paylaştığı bilgiler gerçeği yansıtmıyor.
Benim bu konudaki görüşüm 1. ve 2. madde üzerinde yoğunlaşıyor. E-ticaret’in ana başarı kriteri olarak tedarik zinciri, tedarikçi ilişkileri ve bilinirlik (dolayısıyla güven) göz önüne alındığında Hepsiburada.com’un geçmişten itibaren Doğan Grubu varlığıyla sağladığı güven ortamı ve bilinirliği, tedarikçi ilişkilerinin de güçlenmesine yol açtı. Şirketin tedarik zinciri çok satan ürünlerde sorunsuz işlerken alt seviye, daha az ciro yapan ürünlerde sıkıntılar yaratmasına rağmen genel müşteri açısından problem olmadı.
Türkiye’de e-ticaret halen ciddi bir fırsat barındırmaktadır. İşi ciddiye alan, ortaya sermaye koyabilecek ve kabul görmüş tedarik zinciri uygulamalarıyla süreçlerini modelleyecek yeni girişimler bu alanda fark ve değer yaratacaklardır. Elbette pazarın ana oyuncularının yarıştan çekilmesi bir taraftan avantaj sağlarken diğer taraftan oluşan tekel ortamında bariyerleri gündeme getirmektedir. Bu sebeple geneli hedefleyen e-ticaret girişimlerinde giriş maliyetleri gün geçtikçe artmaktadır. Özel ürün gruplarına dönük niş e-ticaret modellerinde ise her dönemde olduğu gibi düşük giriş maliyetli rekabet avantajı sürmektedir.
Kısacası e-ticaret pazarımız bir önemli firmasını daha kaybetti ve çok büyük olasılıkla Hepsiburada.com’un hem olası bir şirket satış durumu için elini güçlendirdi hem de 2009 yılı hedefleri açısından başarı potansiyelini artırdı. Bu gelişmelerin yankılarını önümüzdeki dönemlerde görüyor olacağız.
Eğer Webrazzi okuyucuları arasından estore.com.tr ve Hepsiburada.com şirketlerinin iç işleyişini yakından bilenler varsa, görüş ve yorumları almaktan memnun oluruz.
© 2006-2008 Arda Kutsal
42 queries. 0.915 seconds.











