Dünyadaki Covid-19 dijital takip uygulamaları ve gizlilik ihlali

Hükümetler arasında virüsün yayılmasını izlemek için dijital takip ve temas izleme uygulamaları önemli bir seçenek oldu. Ama bu aynı zamanda başka bir konuyu gündeme getiriyor.
Dünyadaki Covid-19 dijital takip uygulamaları ve gizlilik ihlali

Takvimler 8 Mayıs'ı gösterdiğinde 5,3 milyon Avustralyalı bluetooth teknolojisiyle çalışan ve herhangi bir temas halinde uyarı gönderen COVIDSafe uygulamasını indirdi. Cep telefonuna indirilen bu uygulama, diğer kullanıcılarla olan ilişkiyi düzenliyor ve izliyor. Hükümet yetkilileri vatandaşlarına neden böyle bir uygulama geliştirdikleri konusunu şöyle açıklıyor: "Bu uygulama, toplumu Covid-19'dan korumaya yardımcı olacak. Birlikte salgını durdurmaya, kendimizi ve birbirimizi sağlıklı tutmak için yardımcı olalım." Avustralya hükümetinin denetimleri bu konuda çok sıkı... Karantina altındaki bazı evlerde para ya da hapis cezası tehdşdinin yanı sıra takip teknolojilerinden de yararlanıyor. 

Dijital takip uygulamaları

Şu an için dünya genelinde Covid-19 farklı ülkelerde 4 milyonu aşkın kişiye bulaştı ve 350 binden fazla kişinin hayatını kaybetmesine yol açtı. Aradan geçen birkaç ayda ülkeler aldıkları önlemleri esnetmeye başlasalar da birçok kişi virüsün tekrar yayılma ihtimalinden endişe duyuyor. Karantina uygulamaları bittikten sonra vakaların tekrar artıp artmayacağından emin olmak istiyor. Ülkeler bunu hastayı izleyerek önlüyor. Hastalığının yayılım seyrinin gelişmiş dijital uygulamalar ile takip edilmesi ön plana çıkıyor. 

Bu uygulamalar, virüsün yayılmasını engellemek hasta ve temas ettiği kişileri birlikte kontrol altına alıyor. Buna karşı biyometriden Bluetooth'a kadar gelişmiş izleme teknolojilerini virüse karşı silah olarak kullanıyor. Bu teknolojiler kişisel verilere erişimi kolaylaştırıyor. Hastalığı taşıyan veya taşıma riski bulunan kişilerle temasa geçenlerin tespit ediyor. Virüsün yayılma haritası çıkartılıyor. Tedavi ve karantina uygulanması, kalabalık yerlerin tespit ediliyor. Bu da başka bir soruyu beraberinde getiriyor. Kişisel sağlık verilerinin ihlalleri... Kişiler ve uzmanlar hala halk sağlığı ve kişisel gizlilik arasındaki çizgiyi nereye çekecekleri konusunda kafa yoruyor. Çünkü her gün 2,5 kentilyon bayttan fazla üretilen kişisel verinin gizliliğini korumak her zamankinden daha riskli... 

Bazı bilgilerin başkaları tarafından öğrenilmesi halinde, kişi hakkında ayrımcılık yapılmasına sebep olabilir.  Kişilerin hastalık belirtisi taşıyıp taşımadığına dair bilgilerin kamu sağlığının korunması, teşhis konulabilmesi, tedavi hizmetlerinin yürütülebilmesi için gerekli. Ama yine de bunun mevzuatlarla güvence altına alınması önemli.

Savunma teknolojisi yazılımları kullanılıyor

Bütün bu sorulara cevap aranırken, dijital takip ve temas izleme uygulamaları, virüsün yayılmasını izlenebilmesi adına yaygın bir seçenek haline dönüştü. Hatta bazı hükümetler virüsü kontrol altına almak için ulusal savunma yazılımlarını devreye soktu. Yani daha agresif önlemler alıyor.  Bunlardan biri de İsrail... COVID-19 hastalarının telefon ve kredi kartı verilerini kullanarak hareketlerini izlemek için terörle mücadelede kullandığı savunma teknolojisini yeniden devreye aldı. Örneğin Rusya'daki yetkililer filmlerde rastlanması olası bir yöntemle, karantinadan “kaçan” bir kadını bulmak için yüz tanıma yazılımı kullandı.

Sosyal mesafe ve vücut ısısı

Güney Kore 2015'te 36 kişinin ölümüne yol açan MERS (Orta Doğu Solunum Sendromu) salgınında edinilen tecrübe sayesinde virüsle ilgili çok sıkı önlemler alan ülkelerden...  Tren istasyonlarında, termal kameralar insanların vücut sıcaklıklarını izliyor. Çünkü vücut ısısının yüksek olması hastalığın en önemli belirtileri arasında gösteriliyor. Virüsten en ağır etkilenen ve ölü sayısının 100 bine ulaştığı İngiltere'de ise dronlar ile sosyal mesafe düzenlemelerini ihlal eden insanları tespit ediyor. 

Apple ve Google da işin içine girdi

Covid-19'u yayılmasını engellemek için büyük teknoloji şirketleri işin içine girdi. Hatırlarsanız Apple ve Google iş birliği ile geliştirilen COVID-19 izleme sistemi API'ının ilk versiyonu seçkin bir geliştirici grubu için kullanımına sunulduğunu yazmıştık. Geliştiricilerden geri bildirimler toplamak ve test yapmak adına API'ın ilk versiyonunu az sayıdaki geliştirici için kullanıma sunan Apple ve Google'ın API'ını şimdiden Almanya, İsviçre ve Litvanya'nın aralarında bulunduğu ülkeler kullanmaya başladı.