Kadınlara açık mektup

Sevgili Kadınlar, 

Bundan yaklaşık 150 yıl önce ABD’de bir dokuma fabrikasındaki grevde çıkan yangında hayatını kaybeden 120 kadının anısına Mart ayı biz kadınlara ithaf ediliyor. Kimimize göre eşitlik için farkındalık yaratmak adına bugünün önemi büyük. Kimimize göre ise kadın erkek arasındaki eşitsizlik, “Dünya Kadınlar Günü’nü kutlamamız ile başlıyor.

Aradan geçen 100 küsur yılda sanayi devrimi uzun bir mesafe kat ederek yerini dördüncü endüstri devrimine bıraktı. Ancak konu, ekonomik, toplumsal ve politik alanlarda cinsiyetler arası açığı doldurmaya geldiğinde biz kadınların aldığı mesafe düşünüldüğü kadar uzun değil.

Dünya Ekonomik Forumu, Kasım 2017’de  Küresel Cinsiyet Uçurumu Endeksi’ni (Global Gender Gap Report) yayınladı. Sonuç ise oldukça ürkütücü. Rapor, kadın-erkek arasındaki açığın ancak 100 yıl sonra kapanabileceğini gösteriyor. Üç kategori arasında en iyimseri 15 yıl ile eğitim açığı. Bunu 99 yıl ile politika, 217 yıl ile ekonomik açık izliyor. Eğilimlerin oldukça akışkan olduğu raporda bu açık 2016’da toplam 86 yıl olarak öngörülmüştü.

Teknoloji dünyası erkeklerin elinde

Aslında cinsiyet eşitliği konusunda teknoloji dünyasında aşama kaydettiğimiz görülse de kadınların önündeki engeller yıkılmıyor.  Zira, Silikon Vadisi’nin en önemli oyuncularında bile kadın çalışan sayısı oldukça düşük seviyelerde. 2017’de Microsoft’taki kadın çalışan oranı sadece yüzde 26‘yı bulurken, onu yüzde 31 ile Google, yüzde 32 ile Apple, yüzde 33 ile de Facebook izliyor. Teknik bölümlerde ve yönetici kadrolarında ise erkek çalışanların çok daha baskın olduğu bir dünya var ortada. Teknik bölümlerde kadın çalışan oranının  yüzde 18 ile yüzde 23′lere düştüğünü görüyoruz.

Öte yandan Dünya Bankası’nın verileri yıllar içinde kadının, endüstride olan payını gözler önüne seriyor. Son yıllarda atılan büyük adımlar meyvelerini toplamaya başlasa da, sektör o kadar hızlı büyüyor ki, maalesef yüzyılın en büyük sosyal ve ekonomik değişimine dahil olma şansını her geçen zaman diliminde biraz daha kaybediyoruz. Kadının endüstri alanına kattığı değer, küreselde 1991’de yüzde 17’leri bulurken,  bu oran 2017’de yüzde 13,59’a kadar geriledi. Hızlı düşüş ise dijital çağın atağa geçtiği bir dönemde hız buluyor.

Sorumluluk hepimizin

Piyasa güçleri, endüstrileri teknolojik beceriler lehine dönüştürdüğü için, kadınlar tüm teknoloji işlerinin sadece küçük bir kısmına sahipler. Bu sorun hepimizin ve kanımca bu çerçevede biz kadınlara da çok büyük sorumluluklar düşüyor. Daha fazla görünür olmak da bu sorumlulukların en önemlilerinden biri.

Şu bir gerçek ki, dünyanın en gelişmiş ülkelerinde bile çocukların rolleri çok daha küçük yaşlarda onlara veriliyor. Farkında bile olmadan ellerine tutuşturulan oyuncak bir bebek ile toplumdaki rolleri ile tanıştırılabiliyorlar. İş dünyasında kadın erkek arasındaki çalışan sayısı farkının en az olduğu ülkeler de bile gençler, teknoloji alanındaki kadın rol modellerinin eksikliğini, bu sektörde bir kariyer izlememede önemli bir neden olarak gösteriyorlar.

Daha da vahimi, çocuklarının yüzde 60’ı, erkek ve kadınların bu mesleklerde eşit olarak işe alındığını bilselerdi, teknoloji  alanlarında bir kariyer peşinde olmaları konusunda daha emin hissettiklerini itiraf ediyorlar.

Birleşmiş Milletler’in hedefi: Planet 50-50 by 2030

İstatistikler içimizi karartsa da umut dolu olaylar da yaşanmıyor değil. Örneğin İzlanda, geçtiğimiz Ocak ayında kadın-erkek gelir eşitliği önergesini yürürlüğe soktu. Yasaya göre ülkede eşit işe eşit ücret artık zorunlu hale getiriliyor.

Öte yandan Birleşmiş Milletler (UN)  geçtiğimiz yılın Kadınlar Günü temasını “Planet 50-50 by 2030: Step It Up for Gender Equality (2030’a doğru Gezegen 50-50: Toplumsal Cinsiyet Eşitliği için İleri)’ olarak belirledi. Buna göre, kadının toplumsal, ekonomik ve politikadaki yerini arttırmak için çalışmalar hızlandırıldı.

Cinsiyet eşitliği kavramı son 10 yılda birçok şirketin kültürünü oluşturmasında da önemli bir rol oynamaya başladı. Bu kapsamda, özellikle kadın çalışan sayısının az olduğu bilgisayar, mühendislik ve teknoloji alanlardaki pozisyonlara aynı özelliklere sahip bir erkek yerine bir kadını yerleştirmeyi seçmenin daha uygun olduğu düşünülüyor.

Projeler amacına ulaşıyor mu?

Ülkemizde ise son yıllarda kadınlara yönelik yapılan projeler olumlu sonuçlar veriyor. Ancak bazı çalışmalar soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Belki de istemeden de olsa  kadınların, girişimcilikteki rollerinin sadece hizmet sektörüne katkı sağlamaktan öteye geçemeyeceği gibi bir ortam yaratılmış olabilir. İş dünyasını yeniden şekillendirmek ve ilham vermek için yürütülen projeler ne denli sürdürülebilirler?, Küresel bir etki yaratıyor mum?  Bu projeler çocuklarının gelecekteki kararlarını nasıl etkiliyor? Bu programlar, yapay zeka, makine öğrenimi, IoT gibi teknolojilerle endüstri 4.0’ın devrim yaptığı bir dönemde kız çocuklarına ilham veriyor ve onları cesaretlendiriyor mu?

Sevgili insanlar,

Yanıt bekleyen onlarca soru, atılması gereken devasa adımlar var. Ama hepsinden önemlisi cesaretli olmak, değişime hazır ve görünür olmak var. Eşitlik elde etmek için değişikliklere ihtiyaç olduğunu ve gerçek değişimin her bir insandan başladığını biliyoruz. Eğer biz  kadınlar, teknoloji alanında çalışmalara daha fazla katılamazsak, yüzyılın en büyük sosyal ve ekonomik değişimine katılma şansını da kaybedeceğiz. Gelin buna izin vermeyelim! 

Görsel Kaynak: Deposit Photos

Yorumlar (1)

  1. Şahane bir yazı olmuş 👏🏼

    Cevapla

Bir Cevap Yazın