Türkiye’deki yapay zekâ girişimleri neler yapıyor ve neler yapabilir?
Arama
Girişimler

Türkiye’deki yapay zekâ girişimleri neler yapıyor ve neler yapabilir?


Teknolojiye yön veren insanoğlunun yapay zekâ dikeyinde neler yapacağı halen net değil. Zira yapay zekânın nerelere gideceği konusunda çok farklı gelecek tahminleri var. Bu teorileri yapancaları kabaca ‘distopyacılar’ ve ‘polyannalar’ olarak ikiye ayırabiliriz ama konumuz tam olarak bu değil. Bu yazıda yapay zekâ konusuna dikkat çekmek, belki yeni bir bakış açısı kazandırmak için Türkiye’de yapay zekâ ve makine öğrenmesi üzerine çalışan girişimlerden bahsedeceğiz. Yanıt aldığımız 6 girişimin şimdiye kadar neler yaptıklarını, yetenek arayışlarını ve yapay zekânın geleceği hakkında neler düşündüğünü merak ediyorsanız hız kesmeden okumaya devam edin.

Udentify

Fiziksel mağazalar için Google Analitik olarak tanıttığımız Udentify, müşteri davranışlarını analiz eden bir girişim. Öncelikle bir resim karesi içinde insan figürünün tüm özelliklerini (omuz yapısı, bel yapısı, yüz yapısı) makinelere öğreten Udentify, kameraya olan uzaklığa göre bu figürlerin boyutları değiştiği için sürekli bir öğretim yaparak ilerliyor. Gerçekleşen hareket ve insanın temel özelliklerinin tespitinden sonra video içindeki her fotoğrafta makinenin aynı insanı bulmasını sağlanıyor. Bu da sisteme takip yeteneği kazandırıyor. Bir sonraki aşamada ise elde edilen veri senaryolar haline getirilerek deneyim tanımlıyor. Udentify mağaza içi analizlerini derinleştirerek müşterilerine daha anlamlı analizler sunmak için çalışıyor.

Oldukça yeni bir girişim olan Udentify, şu anda üçü tam zamanlı 5 kişilik bir ekiple geliştirme yapıyor. Ekipteki mühendisleri eğiterek büyümeyi sürdüren Udentify’ın kurucu ortağı Can Dörtkardeşler, özellikle yeni girişimler için bu alanda yetenek transferinin çok zor olduğuna dikkat çekiyor;

Girişimlerin mali yapısını düşünürsek, TÜBİTAK gibi kurumlarda daha önce benzer projelerde çalışmış arkadaşlarımızı istihdam etmek neredeyse imkansız. Biz de bu sorunu çözmek için geçen yaz bir eğitim programı düzenledik. İlgili kişilerin son teknoloji trendleri ve görüntü işleme alanında projeler üzerinde çalışıp kendilerini geliştirmesine imkân tanıdık ve o kişilerden birini ekibine dahil ettik. Bu programı her yaz geliştirerek sürdürmeyi hedefliyoruz.

ODTÜ YFYİ girişimlerinden olan Udentify, Chicago merkezli hızlandırma programı Sente.link‘e bu sayede seçilmeyi başarmıştı. Sırasıyla Dubai ve ABD pazarlarında büyümeyi hedeflediklerini söyleyen Dörtkardeşler, yapay zekânın geleceğine biraz temkinli ama umutla yaklaşıyor;

Bizim yerimize bizden daha iyi karar verebilen bir mekanizma korkutmuyor değil. Diğer yandan uzun bir süre insanların ve şirketlerin hayatını kolaylaştıracağına kesin gözüyle bakıyorum. Bu alanda ileri sürülen iki sav var; biri ‘Her sene yeni meslekler türüyor, stres yok’ diğeri de ’Sanayi devriminde de işimizi kaybedeceğiz gibi duruyordu ama işsizlik azaldı’ diyor. Bunlar gerçekten bana da ümit veriyor. Evet, ara kuşak, yani şu an lise-üniversite çağında olan insanlar için adapte olması çok zor fakat sonraki nesiller için olumlu bir etkisi olacağını düşünüyorum. Gerçekten iddia edildiği gibi hakettiğimiz hayata bizi yaklaştırabilir.

Monument

Kickstarter’da en fazla fon toplayan yerli girişim olan Monument, resim ve video odağında, ‘deep learning’ teknolojileri üzerine çalışmalar gerçekleştiren bir şirket. Son kullanıcıya yönelik resim ve video medyalarının yönetiminde farklılaştırıcı özelliklere odaklanan bir merkezi depolama donanımı geliştiriyor. Bu ürün için yüz tanıma ve içerik tanıma özellikleri geliştiren Monument, otomatik albüm oluşturma, resimleri benzerliklerine göre gruplama, bulanık resimleri anlama gibi özellikleri de zamanla hayata geçirmeyi planlıyor. Öğrenen algoritmalar sayesinde analiz ettiği içerik sayısı arttıkça daha iyi sonuçlar sunmayı amaçlıyor.

Kickstarter’daki hedefinin 11 katından fazla destek toplayan Monument, şu anda 10 kişilik bir ekiple çalışıyor ve iki kişi tamamen derin öğrenme üzerine çalışıyor. Bu kişilerin daha önce küresel ölçekli şirketlerde aynı konuda çalışan kişiler olduğunu söyleyen Monument Kurucu Ortağı Ercan Erciyes, yetenek konusunun kendileri için de en hassas konulardan biri olduğunu paylaşıyor. Sadece küçük girişimlerin değil, büyük şirketlerin de bu konuda sıkıntılı olduğunu söylüyor. Erciyes, bu açığı kapatmak için üniversitelerle yakın ilişkiler içinde olduklarını; doktora ve yüksek lisans konularını desteklediklerini, sonrasında da açık kaynak olarak yayınlanabilecek projelerle yakından ilgilendiklerini ekliyor. Veri kaynaklarının eksikliğine de dikkat çekerek şunları söylüyor;

Yapay zekâ uygulamalarının geliştirilmesinde insan kaynağı kadar kritik öneme sahip bir faktör de veri kaynakları. Bizim burada isteğimiz, ülkemizde bir kuruluşun önderliğinde açık veri kaynaklarının kurulup güncelliğinin sağlanması. Çok basit görünebilir ama sadece tek başına hava durumu verisi ile geliştirebileceğiniz o kadar çok uygulama var ki. Yabancı örnekler arasında öne çıkan en büyük platform Kaggle. Üniversitelerin müfredatlarını, özellikle bitirme projelerini bu yönde uygulamaları bence önemli bir gereksinim.

Erciyes, yapay zekânın bizim dostumuz olacağına inananların safında yer aldığını da ekliyor;

İnternetin ilk yıllarında e-ticaret konuşulduğunda bir tekstil firmasının bir gün ona ihtiyacı olacağını tam olarak kestirilemiyordu. Yapay zekâ da çok yakın gelecekte bütün sektörlerde, kısacası hayatın her alanında ‘bir dost’ olarak var olacak.

Dahi.ai / Yapaytech

Yapaytech, öncelikli olarak doğal dil işleme ve makine öğrenmesine odaklanan bir teknoloji şirketi. En çok bilinen ürünü de sizlere daha önce tanıttığımız sohbet botu platformu ‘Dahi.ai’. Dahi.ai, kullanıcıların herhangi bir teknik bilgiye sahip olmadan kendi sohbet botunu oluşturmasını sağlayan bir altyapı sunuyor. Yapaytech de bu altyapıyı bilgi toplama, heceleme ve tahminleme gibi yöntemlerle güçlendiriyor. Öğrenen algoritmalarla sohbet botu-insan etkileşimini mümkün olduğunca doğal hale getirmeye çalışıyor.

Yapaytech bünyesinde geliştirilen ‘ifsedo’ isimli “şöyle olunca böyle yap” (if this than that) projesiyse herkesin belirli koşullar gerçekleştiğinde belli işlemleri yapmasını sağlıyor. Bu araç çıplak haliyle bir yapay zekâ teknolojisi değil ancak Yapaytech, toplanan veriye göre durum gerçekleşmesini önceden tahminleyebilmek (predict this than that) gibi yapay zeka temelli bir model kullanıyor.

Dört yıllık bir şirket olan Yapaytech, şu anda beş kişilik bir ekiple hizmet veriyor. Yapaytech Kurucu Ortağı Barış Aşık, bu alanda 10 yıldır çalıştığını ve bu alandaki yetenek arayışlarının devam ettiğini söylüyor. Kendilerinin bu alanda özel bir yetenek geliştirme programı uygulamadıklarını söyleyen Aşık, üniversitelerin yapması gerekenlere dikkat çekerek şunları söylüyor;

Dünyanın çoğu üniversitesi verdiği yapay zeka derslerinde teknolojik gelişimlere hızlı adapte olarak tensorflow, pytorch veya benzeri bir frameworklerini anlatıyorlar. Bizde öncü bir iki üniversite dışında bu frameworkleri anlatan üniversite yok. Üniversitelerin hızlı bir şekilde adapte olup, hem yapay zekâ derslerine yer vermesi hem de güncel frameworklerle desteklenmesi gerekiyor. Bu sayede biz de yetenek açığımızı kapatmak konusunda daha rahat sonuç alabiliriz.

Aşık, yapay zekânın geleceği hakkında ise şu yorumu yapıyor;

Yapay zekânın 100 yıl içerisinde insanların elinden bütün meslekleri alacağını ve bu zamana kadar dost olarak yaşamak zorunda kalacaklarını düşünüyorum. Sonrasını ise çocuklarımız görecek, yani gerçekten dost mu düşman olduklarını…

Veslabs / Jetlink

Jetlink, doğal dil işleme kütüphanesini kullanarak sohbet botu geliştiren girişimlerden biri. Jetlink Chatbot Framework ile hızla büyüyerek, hem akış bazlı sohbet botu kurgularına hem de doğal dil anlama noktasındaki müşteri ihtiyaçlarına cevap verebiliyor. Bir yandan da canlı destek paneliyle, müşteri temsilcilerinin günlük hayatını kolaylaştıracak makine öğrenmesi temelli birçok öneri mekanizması sunuyor.

Toplamda 7 kişilik bir ekibe sahip olan Veslabs da bu dikeyde kendini geliştirmiş yetenek eksikliğinden şikayetçi. Dışa dönük bir programı düzenlemek yerine ekibe katılan yeni çalışanları yoğun eğitimden geçirmeyi tercih eden Veslabs, enerjisini ekip içinde sarfetmeyi tercih ediyor.

Veslabs Kurucu Ortağı ve BT Yöneticisi Kaan Tezgel, yapay zekânın insanlarla rekabetine dair şu yorumda bulunuyor;

Yapay zekânın günlük yaşantımızı kolaylaştırmaya devam edeceğini düşünüyoruz. İnsan-makine etkileşiminin artması ve makinelerin giderek daha fazla bizi anlar hale gelmesi, hayatın her alanında bizlere fayda sağlayacaktır. Sıklıkla duymaya başladığımız komplo teorilerine pek ihtimal verdiğimizi de söyleyemeyeceğim. Yapay zekânın gündelik hayatımızdaki yeri günbegün daha da artacaktır. Bu durum bazı iş kollarını ortadan kaldırırken yeni iş kollarının oluşmasına da imkan verecek.

Anatolian Technologies & Labs

Anatolian Technologies & Labs, gerçek manada otomobillerin dış dünya ile günlük konuşma diliyle (Türkçe ve İngilizce) bağlantı kurabilmesine imkan veren yapay zeka teknolojileri geliştiren bir teknoloji şirketi. Otomobillerin, tıpkı insanlar gibi arızalarını, kendi durumlarını gözlemleyebilmesini ve bu gözlemleri tıpkı bir insan gibi dile getirerek dış dünyaya iletebilmesini sağlıyor. Aynı zamanda kullanım karakteristiklerindeki hataların çözülmesi için sesli bildirimlerle optimizasyon sağlıyor. SeaSong Asistant, makine öğrenmesi yoluyla otomobilleri profilleyerek, her otomobilin bir insan gibi karakteristik kimlik kazandırmak için görev yapıyor.

On iki yıllık sektör tecrübesine sahip olan Anatolian Technologies Kurucu Ortağı Kamuran Candan, Anatolian Technologies için 6 mühendisin çalıştığını paylaşıyor. Candan şu anda aktif olarak yetenek arayışı içinde olmadıklarını ama gerektiğinde hem analitik hem duygusal düşünce kalitesi iyi olan, sonuç odaklı çalışan yeteneklerden faydalandıklarını ifade ediyor. Üniversitelerdeki eğitimlerin de teoriden pratiğe ve endüstriye dönük olması gerektiğine vurgu yapıyor. Yapay zekâdan beklentimizin ne olmasına ilişkin de şunları söylüyor;

Yapay zekânın hayatımızdaki en önemli rolü, biz insanların olmakta zorlandığı “proaktif olma” rolünü üstlenmesi ve kontrol mekanizmalarını iyi uygulamasından ibaret olmalıdır. Örneğin, evden çıkarken ışıkları sürekli kapatmayı unutan birisiysek, asistanımız ışıkları bizim için kapatmalı. Bir başka örnek ise kendi aracımda kullandığım, arabamla eve yaklaştığım zaman, arabamın yüksek yaz sıcağında evdeki vantilatörü aktif hale getirmesi, TV’yi açarak MTV kanalından müzik çalmaya başlaması SeaSong Asistan Teknolojisi’nin en sevdiğim özelliklerindendir (klimayı kullanmıyorum:). Kısacası yapay zekâdan korkmaya gerek yok. Yapay zekâ sadece bizim en önemli yardımcımız olacak. Bugün de, gelecekte de!

Paym.es

Paym.es, mesajlaşma uygulamaları için geliştirdiği sohbet botlarıyla güvenli alışveriş ve satış yapmalarına olanak sağlayan bir girişim. Sosyal ticaret yapan kullanıcılara karmaşık formlar, uzun onay süreleri olmayan bir e-ticaret deneyimi sunmak isteyen Paym.es’in amacı da kullanıcıların karşısında bir insan zekâsı olduğunu hissettirebilmek. Bunun için sizin sosyal medyadaki hareketlerinize, ürünlerinize ve konuşmalarınıza göre size özel bir deneyim yaşatmaya çalışıyor.

Ürünü yayına almak, filtreleme yapmak, popüler ürün listesi oluşturmak, satın almada yaşanan problemleri çözmek gibi çeşitli kararlar alan Paym.es platformu, satıcıların alıcılarla olan diyaloglarını analiz ederek bir çok yanıtı otomatik veren bir sistem geliştirmek istiyor.

Üç yıldır bu alanda çalışan girişim şu anda 5 kişilik bir ekiple geliştirme yapıyor. Geleceği tasarlama vizyonuna sahip yetenekleri aradıklarını söyleyen Paymes Kurucu Ortağı Hasan Jabbarov, yapay zekânın karar verici rolüne vurgu yapıyor;

İş gücünü azaltmak adına bulduğumuz teknolojilerin, bizim yerimize düşünüp, bizim belirlediğimiz senaryolar ve mantık doğrultusunda işlem yapabilir hale gelmesinin yaşantımızda büyük kolaylıklar sağlayacağı düşünüyoruz. Bu sayede daha nitelikli çalışma ortamlarının oluşacağına, daha yaratıcı işlerin ortaya çıkacağına inanıyoruz.

Türkiye’de yapay zekâ girişimlerinin artması için neler yapabiliriz?

Yapay zekâ çarpan etkisi çok yüksek bir dikey ve bu açıdan bakıldığında bugün atılmayan her adımın geç atılan bir adım olacağını söyleyebiliriz. Dolayısıyla bu alandaki yetenek varlığı da diğer alanlardan daha büyük bir önem taşıyor. Bunun için başta üniversiteler olmak üzere her alanda geniş vizyonla geleceğe bakan bir ekosisteme ihtiyacımız var. Bu noktada oturup YÖK’ün harekete geçmesini beklemek yerine her şirketin üniversitelerin ilgili birimleriyle iletişime geçerek beklentilerini ve yapabileceklerini paylaşması sanırım daha gerçekçi bir adım olacaktır. Adana’daki oyun ve animasyon stüdyosu imaginite Games‘in bu şekilde kendine yetenek devşirmesi özellikle İstanbul ve Ankara’daki girişimlere pekâla örnek olabilir.

Bu alanda çalışan girişimlerin finansal kaynak açısından daha dertli olabileceği malum ama bu konuda fazla durmanın hızlı bir sonuç getireceğine inanmıyorum. Bunun yerine yapay zekâ alanındaki girişimlerin bir grup kurarak bilgilerini ve vizyonlarını paylaşması gerektiğini önermek isterim. Küresel ölçekte Open AI  en bariz örneği. Türkiye’de de özellikle kritik sektörlerdeki girişimlerin belli grup-gruplar etrafında en azından ortak bir vizyon için birbirini desteklemesi gerekiyor. Böyle bir örgüt hem tıpkı e-ticaret (ETİD) veya finansal teknoloji (Fintech İstanbul) alanlarında olduğu gibi lobi çalışmaları yürüterek kendi yolundaki engelleri kaldırabilir.

Son olarak değinmek istediğim gerçekse yetenek geliştirmenin bilgi üretimi ve paylaşımına dayandığı gerçeği. Yapay zekâ gibi çetrefilli bir konuda üretilecek içeriklerin zorunlu-gerekli olduğunu söyleyebilirim. Bu içerikler girişimlerin tanıtımına katkı sağlayacağı gibi yeni yetenek kazanımı için de stratejik bir öneme sahip olacaktır.  Türkiye’nin en ücra köşesindeki bir çocuk bile bu içerikleri okuyarak yapay zekânın ateşli bir savunucusu haline gelebilir.

Bu yazıya yapacağınız katkıları da merakla bekliyorum. Yapay zekâ alanındaki çalışmalarınızı da bizimle paylaşmayı ihmal etmeyin.

Yorumları GösterYorumlar Gizle (16)
  1. Muhammed Hilmi dedi ki:

    Dünyadaki büyük teknoloji şirketlerinin hepsinin oldukça aktif, karşılaştıkları problemleri nasıl aştıklarını vs. anlattıkları blogları var. Bu girişimler elemanlarını eğitme aşamasında Türkçe dokümantasyon hazırlayıp bunları da paylaşmalı. (Böyle bir çalışmalarının olup, olmadığı haberde geçmiyor. Varsa bence link eklenmeli.)
    Bu şekilde kendilerinin de eksikliğini hissettiği ülkedeki uzman eksikliğini gidermeye daha fazla katkıları olur.

    1. Muhammed Hilmi dedi ki:

      Gerçi son paragrafta da benzer birşey söylenmiş 🙂 Yazıyı bitirmeden yorumu yazınca..

  2. Zafer dedi ki:

    Tazi.io da bu listeye dahil edilmeliydi.

    1. Muhammed Hilmi dedi ki:

      hizliyol.com’un da bir chatbot’u var

      1. Soner Elmas dedi ki:

        Hizliyol’un yaptığı kurumsal bir chatbot var mı? Ben göremedim :(( Testler falan var.

  3. kerem dedi ki:

    anomali dedection konusunun dünya çapında en iyi 3 firmasından biri olan tazi.io yu es geçmen olmamış.

  4. ali dedi ki:

    liste çok zayıf, paym.es&Anatolian çıkmamış bir ürün. jetlink müşteri hizmetleri platformu chatbot diyorlar sitelerinde öyle bir şey yok . Diğerleri iyidir herhalde çok incelemedim

    1. Sabrican Zaim dedi ki:

      Ali merhaba,
      Paymes’i http://m.me/paywithmessenger adresinden deneyimleyebilirsiniz.
      İlgin için teşekkür ederiz.

      1. ali dedi ki:

        Merhaba sitenizde baktığım zaman davetiye iste diyor o yüzden o şekilde söyledim. başarılar

    2. Metin Dinc dedi ki:

      https://jetlink.io/jetbot, burada chatbot ile ilgili bilgi mevcut.

  5. Jetlink’i geliştiren Veslabs’ın Linkedin’de 3 çalışanı ama 4 ofisi var ne gariptir ki.
    Şimdi her ofiste bir kişi çalışsa yine bir ofis boşta kalıyor. 🙂

    San Fransisco’da da ofisleri olduğunu yazmışlar web sayfalarında. Bahse girerim turist olarak bile Amerika’ya gitmemişlerdir. Pasaportlarını açıp baksak Amerikan vizesi çıkacağına inanmıyorum.

    Son dönemde moda oldu Amerika’da ofisimiz var demek.

    1. veli dedi ki:

      çantacı chatbotcular gibiler 🙂

      1. Birtan Erdogan dedi ki:

        Cantaci dediğiniz chatbot firması Türkiye’de kimsenin yapmadığı kadar chatbot yapmış. İçi boş kötülemeyle bir yere gelinmez arkadaşlar. Jetlink’in ayrıca Linkedin şirket hesabı var. Sevgiler…

      2. Sistemlerini denedim, yapay zeka ile alakaları yok. Tamamen boş laf.

        Hem ekiplerinde yapay zeka ile çalışma yapan kimler var? Açıklasınlar.

        Her önüne gelen yapay zeka yazılımı geliştiremez, mantıklı olalım biraz.

      3. veli dedi ki:

        Arkada api.ai wit.ai kullanıyorlar belli ki, bu sayede kimsenin yapamadığı kadar bot yapıyorlar. Teknoloji geliştirmek yerine satıyorlar. Başarılarını takdir ediyorum ama bu haberde yer almalarının doğru olmadığını düşünüyorum.

  6. Kaptan dedi ki:

    yapay zeka, önümüzdeki 100 yıl bizim dostumuz olarak kalacak ama ondan sonra çocuklarımız görecek düşman mı değil mi? Bu kısmı gerçekten beğendim. Şimdi şu şekilde eğer yapay zeka olursa yoksulluk olmamalı, yoksulluk olursa yapay zeka olmamalı. Çünkü günün birinde, gelecekte, yoksul insanların elinden işleri alınılıp yapay zekaya sahip bir makineye verilirse sağlam bir kaos çıkabilir. Bu sefer de şöyle bir şey ortaya çıkar. Toplumun alt tabakasıyla yapay zeka savaş halinde olacaktır. Bu da aslında bir bakımdan yapay zekanın düşmanımız olacağının göstergesi. Ancak kontrollü ve doğru kişilerin elinde bu tohum filizlenirse meyve vereceğinden de hiç şüphem yok.

    Son olarak,

    Kendi düşüncelerine sahip olan bir yapay zekanın iyiyle kötüyü ayırması da mümkün olabilir. Bu da uzun kod satırları demek tabi ki. Her bir veriyi, her kombinasyonu sisteme girmeniz gerekir. Yani burada sonsuz bir kod parçasından söz ediyorum. Aksi takdirde 2 satır kodla kendi kendine öğrenip kod haline getirip bunu hafızasında saklayıp zamanı gelince kullanan yapay zeka varsa beni bilgilendirin 🙂 Gerçekten sevinirim.

    -Atakan.

Bir Yorum Yazın