x

Yeni e-ticaret kanununun 1 Mayıs olarak belirlenen uygulama tarihi ertelenebilir

eticaret-940

5 Kasım 2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanan Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun‘un, 1 Mayıs yani bu Cuma günü yürürlüğe girmesi için geri sayım sürerken, kulislerde en çok konuşulan konuların başında ertelenme olasılığı geliyor. Buna neden olansa Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın 24 Nisan Cuma günü önce kamu kurumlarıyla paylaştığı ve 27 Nisan tarihinde internet sitesinden yayınladığı yönetmelik taslakları.

Taslağın, alışılagelmişin dışında, kanunun yürürlüğe girmesine çok kısa bir süre kala yayınlanması ve yönetmeliklere bırakılan düzenlemeler konusunda ciddi akıl karışıklığı yaratmasıysa erteleme olasılığını güçlendiren nedenler olarak sıralanıyor. Konu hakkında görüşlerine başvurduğumuz Bilişim Hukuku alanında çalışan Av. Sertel Şıracıyönetmelik taslaklarıyla ilgili soru işaretlerini şu şekilde açıklıyor:

Her ne kadar yönetmeliğin çıkmaması kanunun uygulanmasına engel değilse de genellikle idare yönetmelik çıkmadan işlem yapmak istemez. Yönetmelik taslaklarında şikayetin, denetim nasıl yapılacağı ayrıntılı olarak düzenlenmiş durumda, bu düzenlemeler yönetmelik olarak yayımlanmadan İdare Kanun’daki cezaları uygulamayacaktır. Bu durumun en bariz örneği “Sporda Şiddet Yasası”dır. Bu yasa 2004 yılında yürürlüğe girmesine rağmen ilgili yönetmelik 2012 yılında yayımlanmıştır ve bu süreye kadar yasa uygulanamamıştır. Yani resmi olarak bir erteleme olmasa da yönetmelikler çıkana kadar kanun uygulanamadığı için gizli bir erteleme oluyor.

Taslaklar incelendiğinde özellikle aracı hizmet sağlayıcılarla ilgili maddeler oldukça karışık görünüyor. Tanımdan satıcı ve alıcı arasındaki aktörler anlaşılırken, maddelerden e-pazaryerlerinin düzenlendiği anlaşılıyor. Örneğin elektronik posta gönderilmesine aracılık yapan e-posta pazarlama şirketleri de aracı hizmet sağlayıcı mıdır? Değilse herkesin kullandığı bu servislerin durumu ne olacak? Yine çağrı merkezlerinin nasıl değerlendirilmesi gerektiği belirsiz.

Yönetmelik taslağındaki istisnalara bakınca yürürlük tarihinden önce site ve alıcı arasında doğrudan bir alışveriş ilişkisi varsa ve ticari elektronik ileti gönderilmesi amacıyla alıcıların elektronik iletişim adresleri alınmışsa bu veri tabanlarının onaylı olduğu kabul ediliyor. Aslında kafa karıştıran bir madde çünkü herhangi bir alışverişte alınan e-posta adresi de onaylı kabul ediliyor gibi bir anlam çıkabiliyor. Oysa Kanun mevcut adresler için onay alınmasını arıyor.

Bu ilk akla takılan soru işaretleri ile birlikte yürürlük tarihinin resmi tatil de olduğu düşünülürse taslakların yönetmelik olarak yayımlanması için önümüzde sadece bir gün var. Şu durumda erteleme ihtimali oldukça kuvvetli görünüyor. Veya yönetmelikler yayımlanana kadar gizli bir erteleme sürecine girebiliriz.

Konuyla ilgili henüz resmi bir açıklama yok, gelişmeleri aktarmaya devam edeceğiz. Bu sürede Yönetmelik taslaklarını incelemek için bağlantıyı takip edebilir veya yeni e-ticaret kanunun getirdiği tüm yeniliklerle ilgili haberimize göz atabilirsiniz.

Yorumlar (19)

  1. Mahir TÜRKMEN |

    Kanunu herkes farklı anlıyor. Kanunda yazan daha önce onay almışsanız tekrar onay almanıza gerek yok diyor. Ancak şuan herkes onay almak için mail yağmuruna tutuyor müşterilerini onayını almış olduğu müşterilere de tekrar onay maili atıyor. bu durumun farkında olanda olsun biz yine de mail atalım diyerek bize onay vermiş görünüyorsunuz diyerek bir mail atıyor. 🙂

    Cevapla
  2. Bir de bu son andaki telaş mailing şirketlerine ve toplu smscilere yaradı, ertelenirse de onlara yarar, tekrar kazanırlar.
    Fakat çekiliş vaadiyle izin almak kişilerin iradesini sakata uğratan bir durum, taslağa vaadlerle alınan onaylar geçersiz de yazılmalı. Gerçi baktı çekilişte birşey çıkmadı vazgeçmek de elinde.

    Cevapla
  3. Çıkan ek yönerge ile 1 Mayıs öncesi topladığınız izinli dataları, tekrar izin almadan kullanabileceğiniz açıklandı. Yani size ait onaylı bir data varsa 1 Mayıs sonrasında da kullanmaya devam edebileceksiniz. (Tabi size ait olan data ile satın aldığınız datayı karıştırmadıysanız!)

    Cevapla
  4. Dert Değil |

    Yasa ertelenir ertelenmezse bu mesaj altından nasıl bu durumu lehinize çevireceğinizi de paylaşırım çok sıkıntılı bir durum yok. Sadece müşteriyi çıldırtmayın yeter 🙂

    Cevapla
  5. BU TARZ MAİLER GELİYOR.. İptal şeklinde Cevap vermez isek abonelik devam edecekmiş… Mantıksız.. İptal demek zorunda değilim…
    yani günde 200 tane mail geliyor görmezsek ne olur gelen maili

    Saygıdeğer iş ortaklarımız ve müşterilerimiz,

    Firmamızın, satışını gerçekleştirmekte olduğu ürünler ve hizmetleri hakkında haberdar edilmek üzere belirlenmiş mail listemize kayıtlısınız.

    Bu listeden çıkmak ve yeni mail bildirimlerimizi almak istemiyorsanız 1 Mayıs 2015 tarihine kadar mailimizi “İPTAL” konulu bir mail ile cevaplayarak gruptan ayrılabilirsiniz.

    Bunun dışında tarafınıza firmamızın bildirimlerini paylaşmamız konusunda verdiğiniz izninizin devamını onayladığınız kabul edilecek ve duyurularımızdan haberdar olmaya devam edeceksiniz.

    Firmamıza ve ürünlerimize göstermiş olduğunuz ilgi için teşekkür ederiz.

    Cevapla
  6. Düzenleme aslında çok iyi. Firmaların tekrar onay alması doğru. Çünkü siteye üye olduğunuzda e-bültene otomatik ekliyorlardı. Bunu yapan şirketlerin önüne geçiyor bu kanun. E-bülten almayı onaylamalarını kanuna bağlıyor. Ayrıca bu taslakta, SMS spamlarının da önüne geçilmesi önemli. Tabi eksikliği de var. Örneğin SMS mesajı gönderene “IPTAL” la cevap yazılıp listeden çıkılması sağlanabilirdi. Bu üyelikler e-devlete bağlanabilirdi ya da şikayet için kişiyi yormadan bir elektronik işlem yaptırılabilirdi. Her koşulda bu tip gelişmeler beni sevindiriyor 🙂

    Cevapla
  7. Hepsi güzel ama diyelim ki 1 Mayıs’dan sonra hala birisi sms gönderiyor, nereye şikayet edeceğiz? Belli değil!

    Cevapla
  8. Sertel Şıracı |

    Abdullah Bey, mesaja cevap vermezsiniz kabul etmiş sayılırsınız gibi uygulamalar geçerli değildir. Kullanıcının rızasını aldığının ispat yükü şirketleredir. Bu şekilde ispatlayamazlar.

    Cevapla
  9. Bana hala reklam mesajı geliyor bunuda mı beceremedik yaw 🙂

    Cevapla
  10. Ahmet Taner |

    Bence bu mail gönderim meselesi bir an önce çözülmeli. Bütün gün milletin ne iş yaptığını mail yoluyla öğrenmekten bıktık. Tatile gideceksem site var açar bakarım, yada başka bişey günde 200 den fazla mail işle mi ilgili başka bir şey mi, yok efendim bunu spama ayır diğerini güzellerin arasına koy. Vaktimiz çok kıymetli reklam vermek isteyen mail dışında sms dışında bir şey yapsın. Bir diğer konu banim mail adresimi kalkıp biri satıp nasıl para kazanır benim anlamadığım bu asıl bunu satanların bize para ödemesi veya izin alması gerekiyor. Benim mail adresimi bi dosyaya yaz 80 100 liraya günde yüz kişiye sat zengin ol. İki şirketi dava ettim benim mailimi izinsiz sattıkları için siz de öyle yapın her ikisi de yüklü para teklif ettiler davadan vazgeçmem için. Hatta yeni iş alanı bu adamları dava ederek para kazanmak olabilir. Kimse kimsenin mail adresini izinsiz satamaz kardeşim.

    Cevapla
  11. Saygıdeğer arkadaşlarım
    Herkes kafasına buyruk birşeyler yazıyor çıkan bu 1 mayıs yasasında tüm mail, sms şirketleri ,Telekom öperatörleri, hukuk büroları, bankalar, ve çağrı merkezleri etkilenmiştir. Sadece çağrı merkezleri olarak sizlere şunu söylüyorum 220.000 tane insanımıza çağrı merkezleri adına istihdam sağlanıyor ve bu bireylerimiz işsiz kalmakla burun buruna kalmıştır. Bu 220.000 işçinin 180.000 ini bayan arkadaşlarımızdan oluşuyor ve bayan arkadaşlarımızın iş yapabilme fırsatları ülkemizde zaten azken şimdide bu arkadaşlarımızın önünü birkez daha kapatıp iyice zorlaştırdılar. Aklı sıra bir kaç yasa çıkarıp ülkemize faydalı bişi yaptıklarını sanıyorlar saygıdeğer bakanlarımız ve sizlerde bunun iyi bir şey olduğunu düşünüyorsunuz. BAKIN ARKADAŞLAR 220.000 BİREY İŞSİİZZZZ KALDI RESMEN KAÇ AİLE EVİNE YİNE EKMEK GÖTÜREMEYECEK HALE GELECEK GÖRÜN ve ÜLKEMİZE OLAN 1 AYLIK ZARARINI en basit örneğiyle SİZLERE AKTARALIM
    ^^^^ 220.000*390TLsigorta=85.800.000 TL
    arkadaşlar bu sadece devletimizin kaybetmiş olduğu sgk primidir. Sizde oturunda işten çıkarılmak zorunda bırakılan bu işçi arkadaşlarımızın ileriye yönelik devletten alacağı bir işsizlik maaşını ekleyin. Bu rakam aylık 2 katına kadar sadece devlete olan minumum zarardır. Birde bu yetmiyormuş gibi bu arkadaşlarımızın almış olduğu min asgari ücret turarlarını hesaplayın…
    HERŞEY ORTADA BIRAKINDA BU YASAYA İYİ DEMEYİ ŞİKAYETÇİ OLMAYI BU YASAYI ESNETİLEBİLİR HALE GETİRİP YENİ FİKİRLER ÜRETMEYE ÇALIŞALIM BU İNSANLARA SAHİP ÇIKALIM DEVLETİMİZE SAHİP ÇIKALIM EKONOMİMİZE SAHİP ÇIKALIM…..

    SAYGILARIMLA Y. ARC

    Cevapla
    • Dert Değil |

      Kesinlikle bu yasayı ya da yasağı savunmuyorum. Ancak bir de kendi açınızdan değilde kendinizi çağrı merkezlerinin hedeflerinde olan kişileri koyup değerlendirin. Günde 500 tane taciz telefonu 5 kez ardı ardına aynı firma tarafından birbirine satılmış izinsiz telefon numaraları tarafından aranan kişilerin yerine koyun. Bu açıdan baktığınızda yasayı esnetmek yerine bir de kendinizi toparlamaya çalışsaydınız bu durumda olmazdık zaten.

      Neyse çok değil 15-20 gün sonra bu yasanın da kullanılamaz olduğu bir gerçek olarak ortaya çıkacaktır. Ancak bu yazdıklarınıza göre Çağrı Merkezleri ve Spamcılar en azından yaptıklarının farkına varma fırsatı bulmuş, tabi ki değerlendirebileceklerini düşünmesem de doğru bir hareket olmuş gibi görünüyor.

      Not: Kesinlikle bu yasanın uygulanmaması taraftarıyım kendi çıkarlarım adına 🙂 Ancak karşı tarafını da düşününce kullanıcıyı nasıl sıktığımızın farkına varılıp toparlamakta gerekiyor.

      Cevapla
    • Yasemin tan |

      Kesinlikle Y. Arc sonuna kadar sana katiliyorum… Yine farkli bir oyun ama yazik ki yine olan onca insana sonra bu acigi kapatmak icin biz vergi mukelleflerine… Rahatsiz olan ciksin bir daha aranirsa dava acilsin ne bileyim cok keskin bir kanun ama Turk insani bu yasada da bosluk bulur yapar merdiven alti cagri merkezleri dolandirmaya devam ederken olan kurumsal sirketlere olur.
      Syg

      Cevapla
    • Çok saçma bir yorum olmuş. Opt-in şeklinde reklamlara izin var. Söz konusu olan kişinin isteği dışında verisinin toplanması ve isteği dışında aranması. O 180bin kişi bir sektörün, olmaması gereken bir dalında çalışıyordu. Sektör olarak bunlara izin verilmemesi alternatif, daha medeni reklam yöntemlerine yönlendirilmeleri gerekiyordu. Gün boyunca insanların isteği dışında, rahatsız edecek şekilde arayıp para kazanmanın, bu yasa sonrasında da ağlanmanın bir anlamı yok. Ki yasa çıkalı aslında aylar oldu. Yürürlüğe 1 Mayıs’ta girdi sadece. Ayrıca emin olun eğer bu kanun uygulanmayıp, insanların TCK’nın 135 ve 136. maddelerine göre şikayetçi olmalarının çok daha büyük yaptırımları var. O savunduğunuz kapanan çağrı merkezlerinin büyük çoğunluğu insanları “dolandırarak” ürün satmaya çalışan kişilerin, müşteri hizmetleri olarak çalışanların değil.

      SGK primi devletin zararı değil, sigorta sisteminin nasıl çalıştığı konusunu doğru öğrenmeniz gerekir. İşsizlik maaşı konusu da aslında devlete bir zarar değildir. Fon şeklinde çalışan bir sistem ve hazineden para çıkmıyor.

      Ekonomi konusunu daha da incelersek, bu çağrı merkezlerinin kapanması ile firmalar alternatif reklam mecralarına yönelecekler. Bu sırada dolandırıcı olarak tanımlanabilecek firmalar elenecek. Diğer reklam mecralarının alanının büyümesi ile istihdam onlarda artacak. Bunların yan sektörleri de ek istihdama ihtiyaç duyacak. Eğer söz konusu öncesinde çağrı merkezleri yoluyla pazarlama yapmaya çalışan firmalar, 3. sınıf şirket mantığından kurtulursa, yine müşteri hizmetleri konusunda çağrı merkezine ihtiyaç duymaya başlayacaklar, çağrı merkezi sektöründe yine kısmen yükselme olacak.

      Kısacası, eğer ortada, burada reklam konusunda olduğu gibi harcanacak bir para varsa, her zaman işi yapacak birileri ve artan istihdam da olur.

      Cevapla
      • İşsizlik sigortası zorunlu olup, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 80 ve 82 nci maddelerinde belirtilen prime esas aylık brüt kazançlar üzerinden; Sigortalı % 1, İşveren % 2, Devlet %1 oranında prim ödemektedir. Açık olursa devletin Kasasından takviye edilir. Yani bizlere ve devlete yüktür. Şimdi 2000 TL oluyor. Var olan iş gücü baz alınırsa mağdur olamamaları için daha Ayrıntılı bir çözüm üretilebilinir. Kesitirip atmak yerine iş kaybının yerini doldurmak Çözümün Başlangıcı olacaktır. Yorumlarınızda ağlamak terimini kullanmanız hoş değil , insanlar evlerini geçindirmek zorunda herkesi dolandırıcı ilan etmektense işini doğru yapanları ayırmak daha doğru olur. Buda devleti yönetenlerin işidir. Işlerini nasıl yaptıklarını tartışmamıza gerek yok. göreceli bir kavram mutlu insan sayısına bakacak olursak iç açıcı bir tablo olmadığını görürüz. Boş keseden dağıtılan paralar ileride bizlere ekonomik kriz olarak dönecektir. Gerçekleri Konuşurken tuzu kuru olarak yorum yapmaktansa , düşünmeyi denemek daha pozitif olacaktır. Çağrı merkezlerini bu kaosa sokmak sadece maaşlı Çalışanları bitirmektir. Düzeni oturtarak yasaklar getirmek zor olandır. Düzen olmadan ben Yaptım oldu mantığı Faşizm den başka bir şeyi tarif edemez. Bizim ülkemizde bu adet oldu , işveren çıkartır personelinin çoğunu adapte olmaya Çalışır 20 kişiden 3 kişiye düşer henüz acemi olan kurallara uymaya Çalışır , ya çalışan SGK kapılarında iş arar işsizlik maaşına alışır.. Bu arada 16 aya çıkıyor.. Bu insanların primleri yatmaz … Ama içerden yemeye başlar devlet ARKADAŞLAR HAVADAN GELEN BIR PARA YOK bizden kesiliyor. HAZINEDEN DE PARA ÇIKIYOR , CEBİMİZDENDE İŞSİZLİK PRİMİNİN NE OLDUĞUNU ÖĞRENIN SIGORTAYA PARA VERMEZSENIZ SİGORTALANMAZSINIZ ….Yok o fon bu fon geçin bunları. KISACASI DÜZEN OLMADAN YASAK OLMAZ.

    • bayanlara iş bulmak zormu güldürme beni

      Cevapla
    • Sayın Y.Arc, kusura bakmayın acıtasyon yapıyorsunuz, sektörden olduğunuz o kadar belli ki. Bazı insanlar da bak ne kadar hassas konuşmuş deyip düşünmeden yorum yapıyor. İnsanları izni olmadan, işinin toplantısının, seyahatinin, dinlenme vaktinin arasında günde 20-30 kez taciz etmek amacıyla 220.000 kişilik bir istihdam yaratılmasını savunalım mı ? Yarın bu iş, gidin kapılarını da çalın diyen aç gözlü patronlar yüzünden 500.000’e çıkarsa aman millet ekmek yiyor ne yaparlarsa razı olalım mı diyelim ? Özcan Bey’e katılıyorum, bu olmaması gereken bir sektördü. Sizi bilmem ama ben birilerini rahatsız etmek pahasına bir iş kurup sonra bu kadar kişi ekmek yiyor diyemem.

      Cevapla
  12. izin alma işlemi nasıl yapılıyor izin almak için yine sadece bir email gönderiyor herkes biz ne yapmalıyız bunun resmiyetini nasıl sağlıyoruz?

    Cevapla

Bir Cevap Yazın