Hayalet Kasaba 2: Twitter?
Arama
Sosyal Medya

Hayalet Kasaba 2: Twitter?

Google+’ın bir hayalet kasaba olup olmadığını daha önce tartışmıştık. Peki Twitter’ın bir hayalet kasaba olabileceğini düşündünüz mü hiç? Teknoloji tutkunu bir ikon olan Robert Scoble bunu düşünmüş ve Twitter’ın ‘hayalet kasaba’ olduğuna kanaat getirmiş.

Kısaca özetlemek gerekirse Scoble, Twitter’daki bilgi bombardımanının çözülemediğinden ve kullanıcıların bu sebeple yeni bağlantılar kurmaya çekindiğinden şikayet ediyor ve konuyu hayalet kasaba sendromuna bağlıyor.

Geçtiğimiz yılın Temmuz ayından bu yana Scoble’ın Google+ profili sıfırdan 1,5 milyon takipçiye çıkmış. Scoble bu hızlı yükselişte Google’ın kendisini teknoloji kategorisinde öne çıkarmasının etkisi olduğunu söylemekle birlikte, ‘sihirli el’ değmeden önce de 230 bin kişinin kendisini takip ettiğini söylüyor.

Facebook’ta 13 binden 261 bin takipçiye ulaşan Scoble’ın Twitter takipçi kitlesi ise sadece 20 bin kişilik artışla 260 bine yükselmiş.

Bu 3 sosyal mecrada da aktif olan Scoble, Twitter’ın etkileşim açısından Facebook ve Google+’dan daha geride olduğunu söylüyor. Google+’nın hayalet kasaba olduğu yönündeki görüşlere hak vermeyen teknoloji yazarı, Twitter’daki bilgi akışının kontrol edilemediğine değiniyor.

Scoble, Twitter’ın liste kullanımındaki sınırlamalarına sinir olmuş; haber akışı yönetimini en iyi yapanın Facebook olduğuna dikkati çekiyor.

Bilgi bombardımanına dur demek

Aslında sosyal ağlardaki bilgi bombardımanı bir çok kişinin şikayetçi olduğu durumlardan biri. Facebook’ta listeleri kullanmadan, sadece haberdar olmak istediğim bazı kişilerin ana haber akışıma içerik göndermesine izin veriyorum. Twitter’da ise oldukça az kişiyi takip ediyorum. Özellikle ünlü kişileri takip etmekten kaçınıyorum. Scoble ise  32 bin kişiyi takip ediyor görünüyor.

Google+’ın belki de en etkin kullanıcısı olan Scoble, Twitter’ı bilgi akışını kontrol etme anlamında eleştirmek son derece haklı buluyorum. Zira Twitter’ın kullanım verimliliği adına hızlı adım atan girişim olmadığını gayet iyi biliyoruz. Geç getirilen yenilikler bir yana, halen arama tarafında kullanıcılarını tatmin etmemesi bu durumun en iyi açıklaması sayılabilir.

Hatırlarsanız bu durum Friendfeed’de de karşımıza çıkmıştı. Ana sayfa ekranını sakinleştirmek için listeleri kullananlar Friendfeed’i daha sağlıklı bir şekilde kullandı. Friendfeed Facebook’a katıldıktan sonra da Bret Taylor ve ekibinin aklındaki geliştirmeler Facebook’a nasip oldu.

Google+ tarafında ise içerik takibi Facebook’tan kötü, Twitter’dan iyi bir çizgide. İlk zamanlar bir içeriği kaldırmak için o içeriği paylaşan kişiyi engellemeniz gerekirken şimdi bu sorun çözülmüş görülüyor. Ayrıca listeler (çevreler) arası gezinmek pekala mümkün. Yorumlar +1 dokunuşlarıyla daha anlamlı oluyor.

Hayalet ne demek?

Bir sonuca varacak olursak Scoble’ın yeni takipçi bulamamaktan yakınarak Twitter’ı hayalet kasaba olarak nitelemesini doğru kabul etmek (en azından benim için) zor. Önemli olan takipçi listelerinin hangi oranda gerçek kişilerden oluştuğu.

Twitter’da istenmeyen hesapları ölçmek/temizlemek için çeşitli uygulamalar var. Facebook’taki ‘abone kasma hileleri‘ kullanıcıların ne ölçüde gerçek olduğunu bize sorgulatıyor. Google için de arama motoru tarafında üste çıkmak isteyen ‘black seo’ meraklılarının Google+’ya ne kadar sızdığını tahmin etmekle yetinebiliyoruz.

Twitter önümüzdeki dönemde neler yapar, Google+’ya bir yönelim olur mu bilinmez ama her şeye rağmen Scoble’ın aklından çıkarmaması gereken Dunbar Sayısı gibi bir teori var. Hayatımızı sosyal ağlarda başkalarının paylaştıklarını takip ederek geçirememiz beklenemez..

Siz ne dersiniz? Twitter, Facebook ve Google+’dan hangisi sizin için daha iyi iletişim ortamı sunuyor?

  • Twitter
    Yorumları GösterYorumlar Gizle (4)
    1. teknolojionline dedi ki:

      Twitter’da sanki insanlar sadece takipçi sayısını arttırmaya çalışıyorlar, kimsenin Tweetları filan okuduğu yok. Google+ ise bir türlü aktif halde kullanılmaya başlanmadı. Sadece bu yazıya bile baksanız bu yorum yazılırken Tweetlenme sayısı 18 ike Google+ sadece 1 de kalmıştı.
      Facebook ise Tagged.com ve Tumblr’dan sonra en çok vakit geçirilen site (http://www.teknolojionline.net/2012/05/10/en-cok-vakit-gecirilen-sosyal-paylasim-sitesi-hagisi/)
      Ayrıca kurumsal olarakda çok büyük fark atmış durumda.
      Samsung yeni Smart Tv’sini Facebook sayfası üzerinden duyururken (http://www.teknolojionline.net/2012/05/28/ses-ve-hareket-kontrollu-samsung-smart-tv/), Avengers filmi sinemalarda yayınlanmaya başlamadan önce oyunu Facebook’da oynanmaya başlamıştı bile (http://www.teknolojionline.net/2012/05/06/avengers-hem-sinemalarda-hem-facebookda/).
      Yarını bilemem ama bugün için başka söz söylemey gerek yok sanırım.

    2. Kadir dedi ki:

      Yorumlarda karakter sınırlaması varsa söyleyin biz de bilelim. Yoksa kafanıza göre neden yorum yayımlamamazlık yapıyorsunuz?

      friendfeed.com yazmamız yetmiyor mu?

      Siz ne dersiniz? Twitter, Facebook ve Google+’dan hangisi sizin için daha iyi iletişim ortamı sunuyor?

      Bu sorunuzun cevabı friendfeed.com bu kadar.

    3. @mhmtsoydam dedi ki:

      Aşağıdaki linkte Google+’ın başarısızlık olmadığını kanıtlayıcı bir yazı var bakmanızı tavsiye ederim. http://www.chip.com.tr/konu/google-a-gore-basarisizlik-yok_33841.html

    4. Hakan Öztürk dedi ki:

      Aslında twitter değil de friendfeed çok daha keyifli bence. keşke facebook korkmasa da biraz daha önem verse.

      Google plus ise gurur meselesine dönmüş. Tutması şuan için çok zor. Bir de 32 Bin kişi’yi nasıl takip edeceksin çok ilginç facebook’taki 150 arkadaşın bile gönderilerini takip etmek zorken 32.000 kişiyi takip etmek için ekip kurmak gerekiyor.

    Bir Yorum Yazın