x

Sosyal Garaj’da bu haftaki konuğumuz: Yatırım fonu yöneticiliğinden girişimciliğe adım atan Aziz Akgül

sosyal-garaj-pondrSosyal Garaj‘ın bu bölümünde Özgür‘ün konuğu Pondr‘un kurucusu Aziz Akgül.

Daha önce yurt dışında teknoloji odağında bir yatırım fonunda çalışan Aziz Akgül, girişimciliğe adım atışını ve Pondr’ı anlatıyor.

Sosyal Garaj’ın diğer bölümlerine buradan ulaşabilirsiniz.

Yorumlar (6)

  1. Facebook herkese kötü örnek oluyor. Facebook şunu yapmıyor, şunu zor yapıyor, neden bunu ben yapmıyorum diğerek yola çıkılıyor. Bütün olay kurgulanıp yapılıyor. Müthiş bir ürün çıkartılıyor ama kullanacak adam yok. Şimdi indirip pondr’ı kursam muhtemelen hiç bir arkadaşım üye değil. Neyi kiminle paylaşacam. Davet etsen 100 kişiden 1 bilemedin 2 si geri döner onlarlada kaç şey palaşacam. Onlarda aynı sorunu yaşacak ki, hatta yaşıyor insanlar. Ne uygulamaları beğeniyoruz ama kullanıcısı olmadığı için bizde kullanmaktan vazgeçiyoruz. Haftada bir giriyoruz, bakıyoruz ilerleme yok, kaldır gitsin diyoruz. Ne oyunlar, ne sosyal ağlar bu şekilde güme gidiyor. Herkez facebook’taki insanların bir anda uygulamayı kullanacağı yanılgısına düşüyor. Facebook’ta bir günde bu üye sayısına ulaşmadı, ki hikayesi en çok bilinen site facebook.

    Facebook veya öncesi myspace gibi belli bir kitle ile başlamadan sosyal ağ kurmak gerçekten imkansız. Öyle gökten üyelerin inmeyeceğini anlamak gerekiyor. Google elindeki tüm gücü kullanmasına rağmen tepeden inme google+’ı direterek bile kullandıramıyor insanlara.

    Hizmet verilmediği sürece genele iş yapmak çok zor. Hele iş sosyal ağsa imkansız. Herkez facebook’u baz alıyor çıkış noktasını, ama kimse hikayenin başlangıcına bakmıyor. Kendi okulundan, diğer okullara ordan buraya zıplaya zıplaya geliyor. Google+ gibi gmail’e üyeysen sen bunuda kullanırsın, youtube mu istiyorsun google+ kullan. Veya facebook’ta bunu paylaşmak zor, bunu yapamıyorsun diyip pondr var demek başarısızlığı beraberinde getirecek diye düşünüyorum.

    Genede yolunuz açık olsun Aziz Bey. Bolşans.

    Cevapla
  2. Özgür Bey,
    Sözcüklerin Türkçesi var ve yeterli iken kullanmamanızı neyle açıklayabiliriz? Menşınlayın, layk yukarı layk aşağı!!!
    Önce biz seyredenlere sonra birbirimizi birbirimize yegane bağlayan ses bayrağı Türkçeye saygı göstermeniz gerekir. Özenti duruyor! Bu konuda sizi yeniden düşünmeye davet ediyorum!!!

    Cevapla
    • Çağrı çok haklısın, bende mutlu değilim bu durumdan.
      Çok teşekkür ederim geri bildirimin için.

      Cevapla
    • Menşın için önerdiğiniz bir alternatif var mı Çağrı Bey? Herkes bu şekilde konuşmasına konuşuyor ama iş sadece lafta kalıyor. Bazı kelimelerin malesef karşılığı ya yok yada çok anlamsız bir alternatif çıktığı için kullanılmıyor.

      Türkçemize böyle şeylerden zarar gelmez. Siz rahat olun.

      Cevapla
      • Sevgili Bilge, menşın kelimesine Türkçe karşılık bulunması çok basit bir arama yapıp bulabilirsin. Anmak, bahsetmek karşılığı olabilir. Yabancı kelimeyi altına bir sürü şey süpürüp “ama işte şunu da karşılamıyor” mantığını gerçekçi bulmuyorum. Türkçe sadece edebiyat dersi pratiği değil, egemenliğimizin de bir dinamiğidir. Ayrıca ses bayrağımızdır. Bilge ismi yabancı dillerde isim karşılığı Sophie’dir. Şimdi biz size sofi desek olur mu? Siz kabul etseniz bile Bilge kelimesi ile anlam bütünlüğü sağlar mı? Dayatılan egemen kültürü içimize sindirmeden savaşmayı bilmeli egemen olduğumuzu hatırlamalıyız. Öyle olmasa idi çoğunluğu başka bir dil konuşulan Hindistan da resmi dil İngilizce olmaz idi. Dil bu kadar önemlidir.

  3. Güven Sayar |

    Hayal eden Türk, Kurucu Türk, Yazan Türk, Ekibi kuran Türk, Yaşadığı ülke Türkiye. Uygulama da Türkçe yok! Sana bol şanslar.

    Cevapla

Bir Cevap Yazın