Pandeminin etkisiyle dijital varlıklara ilgi katlanarak arttı

Webrazzi Fintech 2020, "Yeni Dönemde Yatırımların Dijitalleşmesi" oturumuyla devam ediyor.
Pandeminin etkisiyle dijital varlıklara ilgi katlanarak arttı

Türkiye fintech ekosistemini bir araya getiren Webrazzi Fintech 2020, Bitpanda Türkiye ve MENA Genel Müdürü Elbruz Yılmaz ve Finberg Yönetim Kurulu Üyesi İhsan Elgin'in katılımıyla gerçekleşen  "Yeni Dönemde Yatırımların Dijitalleşmesi" oturumuyla devam ediyor.

Dünyayı derinden etkileyen pandemi döneminde iletişimde ve ticarette olduğu gibi yatırımcılar da tercihlerini dijital varlık yönünde kullanmaya başladığını belirten Elburz Yılmaz, 2020’de yatırımların dijital alana kaymasının sebebini şöyle açıklıyor: "2020'den önce başlayan bir durum idi. Bu, pandemi süreciyle hızlandı. Daha önceki konuşmacıların da belirttiği gibi fintech'in takip ettiği bir patern var. Bu da e-ticaretteki artışlar... Buna paralel olarak pandemi ile yatırımcıların dijital ortamlarda yatırım arayışları hızlandı. Bizim de gözlemlerimize göre  hali hazırda sunulan ürünlere ilgi arttı. Örnek vermek gerekirse geçen Nisan'dan Haziran ayına kadar hisse senedi pazarına yeni giriş yapan 350 bin yatırımcı var. Bu patern artarak devam ediyor. Yıl sonuna kadar bu sayının 1 milyona çıkması bekleniyor. Teknolojinin gelişmesiyle mobil ortamda çoğu yatırım aracına ulaşım hızlandı. Günümüzdeki belirsizlik ortamından dolayı yatırımcılar, eski konvansiyonel yatırım araçlarından ziyade, yeni yatırım araçlarına ilgi duymaya başladılar. Kripto para piyasası da bunlardan bir tanesi... Şirketimiz de Avrupa'nın önde gelen kripto para piyasası ve borsası... Avrupa'da 1,5 milyon kullanıcımız var. Türkiye pazarına yeni giriş yaptık. Pandemi e-ticaret ve fintech piyasasındaki satın alma hevesini arttırdı ve hızlandırdı. Bu durum büyümeye ve gelişmeye devam edecek. Bizim de pozisyonumuz itibarıyla kripto varlıklarına ek olarak değerli madenler ve hisse senetlerini de piyasaya sunacağız."

Bitpanda 2014'te Avusturya'da kuruldu. Bitpanda ilk kurulduğunda ağırlıklı olarak Avrupa pazarına hitap ediyordu. 2020'de AB dışında kalan pazarlara da girme kararı aldığını belirten Yılmaz, "Türkiye, Bitpanda'nın radarındaydı.Buranın kripto para piyasasındaki etkinliği dünyaca biliniyor. Kripto penetrasyonu açısından ilk sıralarda yer alan ülkelerden... Nüfusun yüzde 20'si bu konuya aşina..." diye konuşuyor.

Türkiye Fintech Hub'ı olma potansiyelini taşıyor

Bitpanda'nın kripto geçmişinden dolayı Türkiye pazarına girmesinin doğru bir adım olduğunu söylüyor ve sözlerine şöyle devam ediyor: "Hızlı bir gelişim görmekteyiz. Bir taraftan bizi piyasadaki kullanıcıların çeşitli yatırım araçlarına olan ilgisi heyecanlandırıyor. Şirketin vizyonunda sadece kripto para piyasaları yok. AB pazarında sunduğumuz değerli madenleri de Türkiye piyasasına sunmaya çalışacağız. Bununla ilgili saha çalışmaları devam ediyor. Bir de vizyonumuza göre herkesin dijital varlıklara olan erişimini sağlamayı hedefliyoruz. Biliyorsunuz ki önceki yıllarda paranız olsa bile bazı yatırım araçlarına ulaşılamıyordu. Teknoloji sayesinde bu bariyerler kırıldı. Bu potansiyele inandığımız için bu konuyla ilgili yatırımlarımız mevcut. Beklentimiz buranın bir 'fintech hub'ı yani finansal teknolojilerinin merkezi olması yönünde..."

Dijital Varlıklara ilginin özellikle 2020 itibarıyla arttığını belirten İhsan Elgin, ilk kripto paranın 11 yıl önce çıktığını ve son dönemde dijital yatırım alanında neden bu kadar hızlı gelişim yaşanmasının sebebini dörde ayırarak sözlerine şöyle devam ediyor:

Kripto paranın piyasaya sunulmasının üzerinden belli bir zaman geçti. Bu da alıcılarda bu ürünlere karşı olan güveni artırdı. Çünkü bankalar artık özellikle Avrupa'da bitcoin saklayabiliyor. Merkez Bankası dijital para çıkarmaya başladı. Mastercard kripto kazandıran kredi kartları çıkardı. Şimdi ise bunu harcatan bir kart piyasaya sürecek.

Bu yıl sonu itibarıyla Dow Johns'ta kripto endeksi çıkacak. Bu kurumlar dijital parayı kabul ettiği için halkta bu konu hakkında güven oluştu. Tabana yayılmaya başladı. Bu da kullanıcı kitlesini oluşturdu. Eskiden bu ürünlere ilgi gösteren kitleler bankacılık ekosisteminin dışındaki 'unbank' dediğimiz bir kitleydi. Bu sayıda da artış var. Son olarak ise çeşitlilik arttı. Yani kullanıcı artık tek bir ürüne bağlı değil. Farklı farklı ürünler piyasaya çıktı. Devülasyon, enflasyon gibi ekonomik kriz göstergeleri dijital ve ülkelerce yönetilmeyen ürünlere ilgiyi artırıyor. Bu yüzden gelecek daha parlak...

Merkez bankaları dijital para üretmek için çalışmalara başladı

Dijital varlıklar/paralar artık Merkez Bankalarının bile gündemine girdiğini söyleyen Elgin, yaklaşık 39 merkez bankasında dijital para üretmek için çalışmalara başlandığını belirtiyor. Ona göre burada yanlış anlaşılan bir durum söz konusu... Bu konuya şöyle açıklık getiriyor:

Burada bahsedilen şey, insanların bundan sonra kripto para kullanacağı değil, kendi paralarının dijitalleşmesi... Bunun faydalarını şöyle sıralamak gerekirse, bir kere para basmanın operasyonel maliyeti zaman içinde çok arttı. Merkez bankaları buradan kaçmaya çalışıyor. Fiziksel paranın dolaşımında da zorluklar var. Bu bankalara sıkıntı çıkarıyordu. Dijital para sayesinde merkez bankalarına entegre olarak anlık bütün işlemler halledilebiliyor. Tabii ki bunlar bu işin pozitif yanları... Ama artık insanlar böyle bir durumda parasını doğrudan merkez bankasında saklayabilecek. Bu da bankalar açısından sıkıntı yaratabilecek bir durum. Bankaların daha rekabetçi ve anlamlı ürünler sunması gerekecek.

Bir taraftan elbette siber riskler olabilir. Ama nasıl zaman içinde her şey çözüm bulunduğu gibi bu yönde de bir takım çalışmalar yapılacaktır. Zaten dünyada şu anda kanal güvenliği çok kritik bir mesele... Burada ne kadar zor bir işse aynı konu Kripto para içinde geçerli olacak. İkisi aynı pakette çözülür diye düşünür.