Türkiye’nin E-İhracat Geleceği ve Hedef Pazarın Belirlenmesindeki Anahtar Unsurlar
Arama
E-Ticaret

Türkiye’nin E-İhracat Geleceği ve Hedef Pazarın Belirlenmesindeki Anahtar Unsurlar

Günümüz ticaret dünyasında ortaya çıkan yeni dinamikler ve gittikçe ivme kazanan trendler, küresel girişimciler için de yeni fırsatları da beraberinde getiriyor. Bu fırsatlarla birlikte girişimciler online kanallar sayesinde ürünlerini sadece yurtiçi pazarlarla sınırlı tutmadan yurtdışı pazarlarındaki milyonlarca yeni müşteriye de ulaştırabiliyor.

Bu nedenle e-ihracat, gelişen teknoloji ve tüketici beklentileri doğrultusunda, artan bir hızla büyümesini sürdürüyor. 8. yazımızla tekrardan buluştuğumuz sizlerle Türkiye’nin E-İhracat Geleceği ve Hedef Pazarın Belirlenmesi hakkında bilgiler paylaşacağız. E-İhracat Rehberi diğer yazılarımıza buradan ulaşabilirsiniz.

Türkiye’deki E-Ticaret Firmaları Neden E-İhracata Yönelmeli?

Küresel e-ticaret deneyimleri artarken, beraberinde sınırları da ortadan kaldırıyor. Artık neredeyse her 5 üründen 1’i e-ihracat yoluyla satın alınıyor. Yaşanan bu değişimlerin en büyük nedeni; tüketicilerin artık sadece kendi ülkelerindeki ürünlerle yetinmemesidir.  Sınır ötesinden çok daha fazla ürün çeşidi, nitelik ya da çok daha uygun fiyat arayışına girmeleridir. Sınır ötesi alışverişler uluslararası bir eğilim haline geldi. İngiltere’den Asos 237 ülkeye gönderim yapıyor. Fransa’dan Vente-Privee ise 18 ülkeye gönderim yapmasıyla gelişen e-ihracata örnek verilebilir. (Ekonomik Forum Dergisi)

TÜSİAD’ın yayınladığı “Dijitalleşen Dünyada Ekonominin İtici Gücü: E-Ticaret” 2017 raporunda, 2020 yılında global e-ticaret hacminin %64’ünün gelişmekte olan ülkeler tarafından oluşturulması bekleniyor. Dünyada, sınır ötesi e-ticaret hacmi 400 milyar dolarlık bir hacme ulaştı ve sınır ötesi e-ticaret büyümesine devam ederek, 2020 yılında 1 trilyon dolar sınırına yaklaşacağı öngörülmektedir.

Türkiye’deki e-ihracat potansiyelinin farkına varılması ve dünya çapında yaygınlaşan sınır ötesi alışveriş yaklaşımı bu rakamların çok daha iyi seviyelere gelmesini sağlayabilir. Sınır ötesi e-ticaret rakamları bu kadar gelecek vaad ediyorken Türkiye’nin mevcut potansiyeli de değerlendirilmelidir.

Sınır Ötesi Alışverişte Tüketici Alışkanlıkları Analizlerine bakıldığında dünya genelinde en çok hazır giyim, moda ve kozmetik ürünlerinden alışveriş yapıldığını görmekteyiz. Ülkemizde hazır giyim sektörü düşünüldüğünde ve birçok ülkenin giyim sektöründeki tedarikçileri arasında Türkiye olması bunu fırsata dönüştürüyor. Türkiye’nin 2017 yılı ihracat rakamlarına baktığımızda hazır giyim %10,9 pay ile otomotivden sonra ikinci sırada yer alıyor. Gümrük ve Ticaret Bakanlığının Temmuz 2018’de yayınlamış olduğu ‘En Fazla İhracat Yapılan 20 Fasıl’ raporuna göre ilk 10’da yer alan fasıllarda da hazır giyim kategorisi, ihracatı yapılan diğer kategoriler içerisinde önemli bir yere sahiptir. Özellikle Almanya, Hollanda, Rusya ve Birleşik Arap Emirlikleri kullanıcılarının alışveriş yaptıkları ülkeler arasında ilk 10’da Türkiye’de yer almaktadır. Bu yönde hazır giyim e-ihracat gönderimine uygun olmasıyla hedef pazarlar için değerlendirilmek üzere çevrimiçi mağazaya taşınmalıdır.

Dünyanın en büyük hazır giyim grubu olan Inditex’in markalarından biri olan Zara, neden çevrimiçi mağazaya sahip olunması gerektiği konusunda örnek oluşturuyor. İngiltere’nin Bayan Giyim Barometresi verilerine göre Zara, Asos ve Next’ten sonra çevrimiçi satın alma oranlarında hızla çerçevesini büyütüyor. Ancak ilginç bir şekilde konu çevrimiçi harcama olduğunda Zara, son üç ayda 54.27€ ile Next’ten sonra ikinci sıraya yükseliyor.

Zara çevrimiçi mağazalarını büyütmeye devam ediyor ve özellikle Afrika’da olmak üzere, 106 yeni ülkede çevrimiçi satış başlatacak. Buda Zara’nın 202 ülkede çevrimiçi olarak kullanılabileceği anlamına geliyor. Inditex, bununla da kalmayıp, 2020 yılına kadar Massimo Dutti ve Bershka da dahil olmak üzere tüm markalarının dünya çapında çevrimiçi olarak mevcut olmasını hedefliyor. Şirket Angola, Fildişi Sahili ve Endonezya’daki müşterilerine kadar uzanıyor.

Türkiye’nin E-Ticaret Hacminin Geleneksel Ticaretteki Yeri

TÜBİSAD’ın 2018 yayınlamış olduğu rapora göre, Türkiye’de e-ticaretin perakende dışı pazar büyüklüğü 2017 itibarıyla 19,2 milyar TL’ye ulaştı. E-ticaretin perakende içindeki pazar büyüklüğü ise 23 milyar TL’dir. Pazar büyüklüğündeki en büyük pay 23,0 / %31 oranla online perakende oluşturmaktadır. Online perakende içinde yer alan kategorilere baktığımızda, e-ihracat için hedef pazarlarda değerlendirilebilecek hazır giyim ve ayakkabı önemli yer tutuyor.

Türkiye’de online alışverişin tercih edilmesindeki en önemli etken uygun fiyat beklentisidir.

Türkiye’de internet kullanan her 3 kişiden 1’i online alışveriş yapıyor.Tüketiciler ürün araştırmalarını mobilde, satın almaları ise daha çok masaüstünde yapıyor.

TÜSİAD “Dijitalleşen Dünyada Ekonominin İtici Gücü: E-Ticaret” 2017 raporunda Türkiye’de e-ticaretin toplam perakendeden aldığı pay henüz %3.5 seviyesinde olduğu görülmektedir. Bu nedenle klasik perakende firmalarının ve KOBİ’lerin e-ticarete daha fazla dahil olmaları gerekir. Bunun yanında tüketicilerin e-ticaret hakkındaki algısının güçlendirilmesi ve dijital okuryazarlığın da geliştirilmesi önemlidir. Ayrıntılı rapora buradan ulaşabilirsiniz.

Türkiye’nin Sınır Ötesi E-Ticaretindeki Zorluklar ve Fırsatlar

Ecommerce Platforms’ta yer alan “Sınır Ötesi E-Ticaretin Geleceği” makalesinde, sınır ötesi e-ticareti etkileyen zorlukların başında sahtecilik ve dolandırıcılık gelmektedir. Sınır ötesinden alışveriş yapanlar için ve satıcılar için belkide en büyük sıkıntıdır. Bunun önüne geçmek için yerel müşteri davranışlarının farkında olan iyi bir ödeme hizmeti seçmek önemlidir.

Bir diğeri de sınır ötesi e-ticaretten yararlanmak isteyenler için tutarlı ve öngörülebilir lojistik hizmeti sunmaktır. Bununla birlikte düzenlemeler ve vergilendirme de kapsamlı inceleme isteyen bir meseledir. Bunların dışında yer aldığınız pazarlardaki dil, kültür alışkanlıklarına yönelik iyileştirme ve entegrasyonlardır.  Buna bağlı olarak pazarlama kanallarının online/offline kullanımı ve müşteri destek hizmetleri de sıkıntılı süreç oluşturabilir.

Ancak kısa dönemde getirisi olan fırsatları vardır. Pazar hızla büyüyor ve önümüzdeki yıllarda büyümeye devam edecek. E-ihracat yaptığınızda yurt dışından gelen talebin hızlı bir şekilde alışverişe dönüşmesiyle ciro artışı sağlanabilir. Uzun dönemde sağladığı avantajları ise, marka değerini artırma, franchising talepleri, toptan satış cirosunun artması vb. yabancı yatırımcı ilgisi, potansiyel satın alma ve stratejik birleşme gibi fırsatlardır.

Yüzlerce Ülkeye Verimli ve Ekonomik Teslimat Yapmanın Anahtar Noktaları Nelerdir?

  • Teslimatın hacimsel boyutu ve ağırlığına göre teslimat hizmeti alındığı için paketler küçük tutulmalıdır. Büyük koli yerine kargo poşeti kullanımı lojistik maliyetlerini azaltacaktır.
  • Birçok kargo seçeneği arasından ekonomik gönderim yolu her zaman daha uygundur. Bu seçenek gönderim süresini uzatsa da, hızlı teslimat sağlayan gönderi seçenekleri fiyatları artırabilir.
  • Satış yaptığınız ülkelere sürekli bir gönderim sağladığınızda, kargo firmalarından indirim talep edebilirsiniz.
  • Gümrük vergisi ve yurtdışı KDV tutarlarının beklenmedik masraflar oluşturmaması için, önceden hesaplanmalı ve net bir şekilde müşteriye önceden bildirilmelidir.
  • Tüm bu verimli ve ekonomik teslimatlar için B2CDirect’in çözümlerinden biri olan GOB2C platformuyla; Premium, Ekspres, Ekonomik ile 3 farklı teslimat seçenekleri içinde 5,90 EUR fiyatıyla en uygun hizmeti alabilirsiniz.

Glokalleşme Nedir, Sınır Ötesi E-Ticarette Neden Önemlidir?

Uluslararası faaliyet gösteren işletmeler, faaliyette bulundukları ülkelerin yerel değerlerine uygun stratejiler uygulaması gereklidir. Bu stratejide karşımıza küreselleşme (globalleşme) ve yerelleşme anlamlarından doğan Glokalleşmeyi çıkarmaktadır. Yürütülen faaliyetlerde düşünce perspektifi küresel, fakat bu perspektifte yerel motto üzerinden hareket edilmeye başlanmıştır. Glokalleşmeyi pazarlama stratejilerinde en iyi ifade eden firmaların başında Coca Cola gelmektedir. Bunun için farklı pazarlarda farklı damak zevklerine uygun, kimi ülkelerde daha şekerli kimi ülkelerde ise şeker oranını azaltma yolunu seçmiştir. Hatta farklı alfabe kullanan ülkelerde ürün ambalajlarındaki “Coca Cola” yazısını yerel alfabeyle yazmaya başlamıştır. Buna Coca Cola’nın Ramazan ayına özel verdiği reklamları, Mc Donalds’ın McTurco ya da Ramazan menüsü, Colgate’in misvak özlü diş macunu, Carte Dor’un kadayıflı, baklavalı dondurması, Doritos’un Alaturka cipsi, Google’ın ülkemizle ilgili özel günlerde tasarladığı Doodle’ları da dahil edebiliriz.

Glokalleşme pazar odaklı ya da müşteri odaklı olmayı gerektirir. Sınır ötesi e-ticarette nihai tüketiciye karşı pazarlama adımı olarak kullanılması açısından önemlidir. Bu adımlarda glokalleşme anlamında yapılacakları sıralarsak;

  • Yeni gündemi iyi anlamak
    Benzer istekleri ve ihtiyaçları olan tüketiciler belli gruplara ayrılarak pazar bölümlemesi yapılabilir. Tüm pazar için birçok farklı mal ve hizmet üretmek yerine belirli bir hedef pazar seçerek ve belirli ürünler üreterek işletme faaliyetlerine devam etmek daha anlamlı olacaktır
  • Kültürel farklılıklar
    Örneğin Philips firması kahve makinelerinin boyutunu Japonya’daki tüketicilerin küçük boyutlu mutfaklarına uygun hale getirebilmek için küçültmüştür. Mc Donalds ise, Yeni Zelanda’da tüketicilerin beslenme alışkanlıklarını dikkate alarak kiwiburger’i satışa sunmuştur. Campell Soup, İngiltere’de satışa sunduğu domates çorbasını ülkenin damak zevkine göre uyarlamıştır.
  • Müşteri beklentilerinin aşılması
    Glokalleşme vizyonunu benimseyen firmalar, ürünlerini global kalite ve standarttan şaşmayarak yerel toplumların tercih ve isteklerine göre tasarladıkları ve pazarlayabildikleri için başarılı olmuşlardır. Bugün, glokalizasyon sürecinin içindeki global markalar, yerel zevkleri yerel değerlerle birlikte yoğurup global kalıplarda glokal dünyanın beğenisine sunmaktadırlar
  • Pazarlama stratejilerini yeniden düzenlemek
    Yerel/Küresel ya da Küresel/Yerel doğrultusunda entegreli hareket etmek. Yerel/küresel yaklaşımda, yerel ürünün küresel pazarda özel nişlere hitap etmesidir. Örneğin İtalya’nın geleneksel peynir, şarap, makarna gibi ürünlerinin küreselde yer bulması gibi.  İkinci yaklaşımda ise, yukarıda örneklerini verdiğimiz markaların yerel farklılıklara özel ürün geliştirmeleridir.
  • Keşfedilmemiş pazarlara yönelmek
    Örneğin global bir marka olan Estee Lauder firması Çin için özel yapım “Made for Chine “ adı altında Çin’lilerin ten rengi ile uyumlu Osiao cilt bakım serisi ürünleri piyasaya sunmuştur.

Benzer şekilde Christian Dior, sadece Çin’de satılmak üzere tasarladığı el yapımı ve saf safirden üretilen ultra lüks Shangai Blue marka cep telefonunu 5500 Euro fiyatla satışa
sunmuştur. Ray-Ban, Oakley ve Vogue marka gözlükleri bünyesinde bulunduran Luxottia firması Çinlilerin yüz yapılarına uygun gözlük üretmek için Çinliler’den oluşan tasarım ekibi kurmuş ve tüketicilere sunulan yeni koleksiyon beğeni kazanmıştır. (Akdeniz İ.İ.B.F. Dergisi, The Future of Glocal Marketing Conception Within The Frame of Global Marketing Dilemma, 2016)

Teslimat Koşulları, Ödeme Metodları, İade Şartları ve Sınır Ötesi E-Ticaretine Lojistik Çözümler

Tüketiciler gelişen yeni teknolojileri her geçen gün daha çok sahipleniyor ve alışveriş kararlarını alırken artık tek başına fiyat değil; kolaylıkta bekliyor. Bu yönde fırsatların farkında olan işletmeler, baştan sona tüm süreçlerinde ve operasyonlarında devreye aldıkları dijitalleşme ile müşteri beklentilerine cevap vermektedirler. Dijitalleşme e-ihracatta en çok teslimat, ödeme ve lojistik noktalarında devreye girmektedir.

Özellikle teslimat ve ödeme koşullarında ülkelerin coğrafi ve demografik farklılıkları sebebiyle, tüketicilerde bu konularda farklı davranış alışkanlıklarına sahiptir. Dolayısıyla küresel platformda hizmet veren pek çok firma da, her noktada standart hizmet kalitesini sunarken, toplumların alışkanlıklarına göre yerelleşmeye de adapte olmaktadır. Örneğin Avrupa’ya baktığımızda en çok kapıda teslimat seçeneği kullanıldığını görüyoruz.

Aynı şekilde ödeme metodları da bu nedenle her pazarda farklıdır. Örneğin; kapıda nakit ödeme yöntemi bir ülkede daha popülerken, başka bir ülkede alternatif yöntemler daha çok tercih edilebilir.

İadeler konusunda ise büyük sıkıntılar yaşamamak için doğru planlama ya da doğru iş ortaklığı yapmak önemlidir. İşletmeler nakliye süreleri ve maliyetleri ile iade politikaları hakkında mümkün olduğunca şeffaf bir şekilde, müşteriye teslimat hakkında güvence vermeye odaklanmalıdır. Örneğin Almanlar için iadelerin zor ve maliyetli olması, sınır ötesi alımlar için engel teşkil etmektedir. (Whitepaper Expand Your E-commerce Business Internationally)

Sınır ötesi paket teslimatları eski teknoloji ile yürütülebilecek bir iş değildir. Baştan sona takip edilmesi; hem hizmet alan işletmenin hem de müşterinin olumsuz etkilenmemesi gerekir. Bunun için tüm süreci kontrol edebileceğiniz tam özellikli API (web servisi) veya arayüz sağlanmalıdır. Bunun yanında lojistik şirketi sadece satış yapan bir aracı değil; şirketinizle entegreli çözümler üreten, katma değerli hizmet sunmalıdır. E-ihracat süreçlerinin yönetimi uzmanlık isteyen bir konudur ve lojistik anlamda tecrübe gerektirir. Ancak bu şekilde e-ihracat gönderilerinizde iş yükünüz hafifler.

Finansal ve Operasyon Yükleri ve Avantajları, Kısa Dönem ve Uzun Dönem Yatırımları Nelerdir?

E-ihracatın finansal ve operasyon yükleri klasik ihracata göre çok daha kolaydır. Gönderinizi ETGB’li olarak göndereceğiniz için gümrük işlemleri çok daha masrafsız ve hızlı gerçekleşir. Üstelik alıcı ülkesindeki gümrükleme süreci de çok kısa sürede yapılır. B2C gümrükleme vergi muafiyetleri tam geçerli olduğundan satışlardan daha fazla kâr elde edersiniz.

Operasyon hazırlığı da klasik ihracata göre daha basittir. Klasik ihracat iş süreçleri ve iş takibi, aracı kurumun fazla olmasından dolayı zordur. E-ihracatta ise süreçler tamamen otomatik ve tam yetkilendirilmiş olarak gerçekleştirilir. Satış öncesi ve sonrası operasyon maliyetleri klasik ihracatta genellikle özel bir çalışma gerektirir. E-ihracatta ise kurallar şeffaf ve kolay uygulanabilir olduğundan ekonomik düzeydedir. Uçtan uca hizmet alabilme ve bu imkânların planlaması klasik ihracata göre kolay ve ekonomiktir.

E-ihracatın tüm bu avantajlarından yararlanmak için yapılması gereken kısa ve uzun dönem yatırımlar vardır. Bu yatırımlar da e-ihracatta önem vermeniz gereken sınır ötesindeki potansiyel müşterilerinize özel kişiselleştirilmiş web sitesi ve lojistik çözümler ön plana çıkmaktadır. B2CDirect’in uzman ekibi E-İhracat operasyonlarında ücretsiz destek sağlamak için yanınızda. Sorularınız için bize her zaman  [email protected] adresine e-posta yazabilirsiniz. Ayrıca GOB2C platformuna ücretsiz olarak üye olup hizmetleri ve fiyatları detaylı bir şekilde inceleyebilirsiniz. Ücretsiz üyelik için tıklayın ve e-ihracat yaparak firmanızı dünyaya ve geleceğe açmak için adım şimdi adım atın.

Yorumları GösterYorumlar Gizle (0)

Bir Yorum Yazın