x

Amazon Alexa’yı gerçek zamanlı bir tercümana dönüştürmek istiyor

Geçtiğimiz hafta Google Asistan’ın dil konusundaki geliştirmelerinin ardından Amazon da Alexa‘yı dil alanında geliştirmeye karar verdi. Amazon’un hedefi Alexa’yı yerel deyimlere hakim bir çevirmene dönüştürmek. Yapılan geliştirmeyle Alexa sadece kelimeleri çevirmekle kalmayacak aynı zamanda deyimleri ve geleneksel kalıpları da kullanıcılara aktaracak.

Çeviri konusunda kültürlere odaklanan Alexa, kendini çok dilli bir Asistan olarak konumlandırıyor. Örneğin sadece İngilizce konuşan biri Japonya’da bir düğüne katılıyorsa Alexa’dan geleneklerle ilgili yardım alabilecek. Hatta sorduğunuz sorular arasındaki detayları fark etmesi planlanan Alexa, içinde bulunduğunuz durumu algılayarak cevaplarını ona göre verecek.

Mesela “Alexa Japonya’da gerçekleşen bir düğünde gelinin babasına ne söylerim?” sorusunun cevabı ile “Japonya’daki bir düğünde sunucuya ne söylerim?” sorusunun cevabı kalıp olarak farklılık gösterecek. Gelinin babasına söyleyeceğiniz cümleler, düğünün sunucusuna söylediklerinizden daha resmi ve saygı dolu olacak.

Görünen o ki, Amazon bu hamlesiyle Google Pixel Buds da dahil olmak üzere bir çok cihazda anlık çeviri yapan Google Asistan’ın önüne geçmeye çalışıyor. Bu arada Amazon’un çok dilli konuşmaları da çevirmek istediğini belirtelim.

Google ise geçtiğimiz hafta yaptığı bir duyuru ile çok dilli bir yapıya dönüşeceğini çoktan açıkladı. Diller arası geçiş yapma konusunda bir akıcılık kazanmak üzere hareket eden şirket, bu hafta asistan eylemlerini de yazılım geliştiricilere açtı. Bakalım dil konusunda oldukça kısıtlı kaynağa sahip olan Alexa bu yıl sonuna kadar beklediği performansı sergileyebilecek mi?

Yorumlar (2)

  1. İnsanlara faydalı olacak her türlü ürün ve hizmet muhakak takdir edilmeye layıktır. Başlıca Amazon, Google, Microsoft, Apple ve diğer aynı amaca hizmet eden firma ve tüm personellerini saygıyla anarım. Ve muvaffakiyetler dilerim. Mutlaka böyle bir amaçla girişilen işte ortaya çıkan sonuçlar hepimizin menfaatine olacaktır.

    Ancak Türk geliştiriciler ve tüketiciler olarak sürekli yakındığımız bir duruma işaret etmek istiyorum. Ve bu durumu mecazen şöyle bir hale benzetiyorum; Malumunuz Türk geliştiriciler olarak kısıtlı imkanlarla AR-GE çalışmaları yapıyoruz. Hesaplarımızda milyon yada milyar dolarlık hareketler şu an için yok. Fakat unutmayalım ki şu adını andığımız tüm markaların kurucuları aynen bizim şimdi çektiğimiz sıkıntıları çekiyorlardı. Başarı hikayelerine göz atınız… Onlarda kısıtlı imkanlara sahipken yadırganıp cesaretleri kırıldı belki de aşağılandılar. Ama başarının tesadüf olmadığını ve bu sıkıntılarla baş etmeyi öğrenip vazgeçmediklerinde hepsinin hedeflerine ulaştılar. Fakat şimdi gerek marka bilinirlikleri gerekse kasalarına çekebildikleri nakdi işlem hacmiyle kimse onlara yolun başında oldukları gibi davranamıyor. Hatta metiyeler diziyorlar. Belki de bir zamanlar gale almadıkları kimsenin kurduğu şirketlere iş başvuruları yaparak işçisi olarak çalışmak istiyorlardır. Bu durum bana şu mecazen dersler çıkarmamız gereken mesajı hatırlattı: Kısıtlı imkanlara sahip bir kimse yeni bir şey satın aldığında çevresindekiler ona “Bunu nereden aldın?” diyerek potansiyel hırsız veya dolandırıcı muamelesi yaparken diğer yandan aynı kimseler zengin diye tabir ettiğimiz(zenginlik kavramı tartışılabilir…) kimselerin yeni bir şey satın aldıklarını gördüklerinde ise “Oooo! Hayırlı olsun!” şeklinde iyi dileklerde bulunurlar.

    Kim bilir belkide şimdiki Webrazzi’nin faydalı haberlerinden biri olan bu içeriğin ihtiva ettiği haberde olduğu gibi bir üründen daha şık ve gelişmiş bir ürünü Türkiye’den çıkarabiliriz.(…diyeceğim ama gerçekten idealist bir müteşebbis olarak artık finans kaynaklarına ulaşmak ve bu gibi projeleri hayata geçirmek için gereken AR-GE harcamalarını karşılamaktan inanın birçoğu gibi bıkmış vaziyetteyim 🙂 )

    Microsoft Cortana, Apple Siri, Google Pixel Buds ve şu an söz konusu olan Amazon Alexa aralarında inovasyon yarışı yaparlarken bir yandan düşünüyorum Internatlish(International Language – Internalish.com) Telephonline.com gibi bir konseptle biz daha gelişmiş ürün ve hizmetleri üretebilme potansiyeline sahipken bu potansiyel toprağamı karışacak yoksa artık Türkiye her alanda yabancılardan aşağı kalmak bir yana daha da iyiler diyebilecekmiyiz?

    Cevapla
  2. Biraz önceki yorumuma şunu ilave etmek istiyorum. Değerli geliştirici arkadaşların bilhassa bu tip haberlerin takipçisi olduğunu düşünüyorum. Çünkü Webrazzi’de yapılan yorumlar buna işaret ediyor. Bizim geliştirici(geliştiriciden kastım tasarım-donanım-yazılım gelişitirenlerdir) olarak iş süreçlerimizin en mühimi probleme ve çözüm yollarına odaklanmak. Donanımlara ruh katan yazılımların geliştirme safhasındaki gereksinim analizi yeteri seviyede tamamlanınca işin o an için zor kısmı tamamlanmış demektir. Sonra gelsin maintanence kısmı. Rekabette başarı için ardı ardına yenilikler fazla zorlamayacaktır. Lütfen kendimize güvenelim ve özellikle Türk yatırımcılardan ricam gerçek bir muhabbet ortamında bu tip geliştirici adaylarıyla diyalog kursunlar. Aman efendim asansörde 15 saniyede meramını anlat vesaire tabi ki anlıyoruz ama işin aslı onların örneklediği gibi değil. Geçenlerde bir film seyretme şansım oldu. Yine Webrazzi’de girişimcilerin izlemesi gereken diziler başlığıyla yayınlanmıştı yanlış hatırlamıyorsam. Sıkıştırma teknolojisi üzerine çalışan Richard ismindeki girişimci ve How to make it in America daki T-Shirt üzerine girişim yapan girişimcileride seyrederken bir an için benim yaşadıklarıma çok benzer diye düşünmüştüm. TShirtModa.com gibi bir marka ile tamamen daraldığım bir zamanda bir kaynak oluşturma şansım oldu 🙂 Yani kısaca değerli arkadaşlar bizim için gayret ve azim şart. Takdir muhakkak Allah’ın bildiği zamanda gelecektir. Şayet vazgeçmezsek. İngilizcesiyle telafuz edeyim. Never give up!

    Cevapla

Bir Cevap Yazın