x

Basit bir ihtiyaca basit bir çözüm bulmakla başlıyor her şey

shutterstock_237757492

Geçtiğimiz hafta Türkiye’deki SaaS girişimleri konusunda hafıza tazelemek ve radarımızı genişletmek için bir yazı yazmıştım. Yorumlarda şirketler kendilerinden bahsettiler, bir o kadar da e-posta aldık. Tüm katkı sağlayanlara teşekkürler.

Açıkcası tahmin ettiğim gibi SaaS girişimlerine odaklanan girişimcilerin sayısı Türkiye boyutundaki ve pozisyonundaki bir ülke için yetersiz. Bu alanı hem lokal hem de global pazarlarda başarılı markalar çıkartabilmek açısından büyük bir fırsat olarak görüyorum ve girişimcilerin net ihtiyaç ve sorunlara net çözümler bulan servisleri hayata geçirmeleri gerektiğine inanıyorum. SaaS alanında doğru fikri ararken fazla komplike düşünülmemesini de özellikle öneriyorum.

Şöyle ki, günlük hayatınızda internet üzerinde iş yaparken ihtiyaç duyduğunuz herhangi bir sorunun çözümünü tüm dünyaya sunabilirsiniz ve inanın bana e-ticaret girişimi hayata geçirmekten hem daha az riske girersiniz, hem daha az yatırım ihtiyacınız olur hem de ulaşabileceğiniz pazar daha büyük olacaktır.

Hemen bir örnek vereyim:

Baremetrics‘i düzenli Webrazzi okuyucuları biliyordur. Sanal POS hizmetini Amerika merkezli Stripe üzerinden alan şirketler için bir tür gerçek zamanlı analitik hizmeti. Basit ve kullanışlı bir arayüzde Stripe üzerinden geçen satışlarınızın görselleştirilmesini sağlıyor. Bunu yapmak için de kullanıcısından sadece Stripe API anahtarını yazmasını istiyor. Yani, birkaç dakikada satışlarınızı anlık olarak görselleştirmeniz ve tertemiz bir ekranda takip etmeniz mümkün oluyor.

Bu arada belirtmiş olayım, Türkiye’de Stripe çalışmadığı için her iki servisi de kullanmanız mümkün değil ve malesef Türkiye’deki ödeme çözümü sunan şirketler için de Baremetrics gibi bir çözüm yok. Bir dönem Hakan Erdoğan tarafından hayata geçirilen Mypat benzer bir iş modeli üzerinde çalışıyordu ve iyzico tarafından satın alındı. Şu anda da bildiğim kadarıyla Türkiye’de bu yönde Mypat dışında bir hizmet yok.

Bu örneğin girişimciler için en çekici yanı ise sanırım şimdi vereceğim detay olacak…

Baremetrics’in ayda ne kadar kazandığını şeffaf bir şekilde görebilir ve takip edebilirsiniz. Çünkü, şirket Stripe üzerinden geçen kendi verisini herkese açık şekilde yayınlıyor.

baremetrics-revenue

Uzun süre tek kişilik bir şirket olarak çalışan Baremetrics şu anda kaç kişi oldu bilemiyorum ama bir elin parmaklarından fazla çalışanı olduğunu düşünmüyorum. Buna rağmen ayda 38 bin dolarlık düzenli satışı var. Siz de hem Baremetrics’in ne sağladığını görmek hem de satış rakamlarını incelemek isterseniz demo.baremetrics.com adresini ziyaret edebilirsiniz.

Bir örnek daha vereyim hazır ısınmışken…

Buffer‘ı da sanıyorum ki bilmeyen düzenli Webrazzi okuyucusu yoktur. İlk olarak 2011 yılında incelediğimiz servis özellikle pazarlamacıların yakından bildiği üzere, zamanlanmış tweet göndermeyi sağlayarak açılmıştı. Eminim hepiniz şimdi “ne var ki bunu yapmakta” diyorsunuzdur. Bence de… O yüzden az laf çok iş diye bir atasözümüz var…

Sizi biraz daha gereyim, zaten geçen zamanda da fazla farklı birşey yapmadı Buffer. Şu anda Facebook, Twitter, Google+, Linkedin, Pinterest için aynı işi birkaç ek özellikle yapıyor ama anlatma şekli daha havalı hale geldi. “Pazarlamacılar ve ajanslar için sosyal medya yönetimi” mottosunu kullanıyor yaptığı işi anlatmak için. Dünyadaki dev alternatiflerine kıyasla daha uygun ücretleri var ama Buffer ayda 653 bin dolar kazanıyor desem… biraz daha bilgi isterseniz geçen aya göre %4.1 büyüme gösterdiğini de paylaşabilirim.

buffer-revenue

Nereden mi biliyorum? Buffer da Baremetrics kullanıyor ve onlar da gelirlerini şeffaf şekilde yayınlıyorlar. Dikkat çeken bir SaaS girişimi olan Buffer’ın önemli metriklerini buffer.baremetrics.com adresinden takip edebilirsiniz.

Bu arada eğer Webrazzi’yi düzenli takip edenlerdenseniz Buffer’ın şeffaf şirket kültürünü ve burada vermiş olduğum Baremetrics linkini 1 yıl önceden zaten biliyorsunudur. Fırat Demirel‘in yazdığı ve Buffer’ın yatırım turunu anlatan haberimizde şirketin aldığı yatırımın yanı sıra personel maaşlarını, operasyonel giderlerini ve bunun gibi SaaS şirketlerinin işleyişine yönelik bir çok detayı bulabilirsiniz.

Kısacası, günlük iş hayatınızda gördüğünüz bir ihtiyaca yönelik çözümü basit bir servis olarak pazara sunduğunuzda nasıl bir iş hacmi yaratabileceğinizi Baremetrics ve Buffer örnekleri çok güzel özetliyor. Elbette daha sayabileceğim onlarca güzel iş modeli ve çözüm var. İlerleyen günlerde onları da benzer şekilde paylaşıyor olurum tabi ki.

Şimdilik söylemek istediğim şu, basit düşünmekle yola çıkıp SaaS modellerinin işleyişini de doğru anlarsanız, bence değer yaratabileceğiniz bir girişime kolaylıkla adım atabilirsiniz. Sadece kendiniz için değil, Türkiye internet pazarı, yatırımcılar ve diğer girişimciler için de bu şekilde büyük değer yaratabilirsiniz.

Siz ihtiyacı belirleyin, çözümü hayata geçirin, sonrasında bizi haberdar edin ki elimizden gelen desteği memnuniyetle verelim.

Görsel Kaynak: Shutterstock

Yorumlar (7)

  1. Kesinlikle güzel bir yazı olmuş Arda, eline sağlık, bizde e-ticaret sitelerinin canlı destek sistemi ihtiyacını giderelim diyerek başlamıştık yola, şu anda da güzel dönüşler alıyoruz. Bu arada webrazzi referanslı olarak üye olan kullanıcılara bizimle irtibata geçtikleri takdirde normalde 1 ay olan ücretsiz profesyonel paketi 3 ay vermeye karar verdik. Webrazzi okurlarına hediyemiz olsun 🙂
    http://www.ondestek.com üzerinden üye olabilirler.

    Cevapla
    • Wohooo Çok cömertçe olmuş. Biz kullanıyoruz.(Hemen +2Ay daha uzattılar sağolsunlar) Çok git gel yaşadık yabancı versiyonlarımı kendileri mi diye ama yerli malı yurdun malı bunu herkes kullanmalı.. 🙂

      Cevapla
  2. Ben tam olarak katılmıyorum. Bu durum belki e-ticaret için geçerli olabilir fakat Türkiye’de risk alan yatırımcı yok. Sadece elinde para olan yatırımcı var. Bu yüzden de 3-5 proje bulduk mu seviniyoruz. Oysa ki en büyük projeler yurt dışından çıkıyor. Bunun olmasının tek sebebi de yatırımcıların “sadece gerçekleşmiş proje” ye yatırım yapma algısı. Bu durum böyle oldukça da hiç bir şey değişmez/değişemez. Var mıdır bir yatırımcı çıkıp ben fikrinize yatırım yapabilirim diyecek babayiğit ? ulaşsın bi zahmet bana. Ya da ben ona. Teşekkürler

    Cevapla
    • kesinlikle katılıyorum. nasıl kimle yapılacak derken hiçbir zaman hayata geçirilemeyen birsürü gerçek ve güzel fikir varken , siz bi başlayın ama mutlaka iyi bir ekip olsun ben de yatırım yapayım diyen garantici zihniyet yatırımcı diye geçiyor. hayata geçirmek , ilk algı en önemli konu. bu önemli adımda kimse yok.

      Cevapla
    • öyle yatırımcıyla karşılaşırsan banada haber et lütfen, kaç aydır kıvranıyorum 3 tane yazılımcıyı finanse etcem diye aile saadetim bozulmak üzere :S

      Cevapla
  3. Komik bir yazı kusura bakmayın, Türkiye’de yatırımcı ve girişimci ikonu olarak gösterilen kişilerden (Bunlar Webrazzi kadrosuna da dahil.) kaçı veya kim SaaS veya biraz daha genelleyeyim, İnternet Teknolojileri bakımından bir gelişim gösterdi?

    Ticaret ve sıcak para kafasıyla yaşıyoruz bu ülkede, yakın bir planda da büyük bir atlama beklemeyin.

    Cevapla
  4. Doğrusu yazıyı okumaya biraz önyargıyla başladım çünkü Arda biraz üstten bakan tavırla yazmış ve bunu doğru bulmadım. Fakat yazının özüne odaklanıp sadede getirdiği noktayı dikkate alacak olursak, harekete geçirici ve ilham verici olduğunu kabul edelim.

    Pek çok yorumcu arkadaşa katılmıyorum, ben bu yazıdan zaten yatırımcı beklemeden de başarıyı yakalayabilirsiniz fikrini çıkardım daha çok.

    Bence şu şekilde açıkça da belirtmiş: “… e-ticaret girişimi hayata geçirmekten hem daha az riske girersiniz, hem daha az yatırım ihtiyacınız olur hem de ulaşabileceğiniz pazar daha büyük olacaktır. …”

    Kesinlikle katıldığım bir olgu. Aslında bu yatırımcı bekleme, yatırımcı suçlama durumu Webrazzi’nin başını çektiği bir grup tarafından yaratılmış bir canavar belki de. Low cost girişimlere odaklanıp, tek kişilik dev kadroyu oluşturup, bir de ölçeklenebilir bir başarı hedefleyerek de bir şeyler başarılabilir. Gördüğüm kadarıyla bizim ekosistemde pek çok girişimci bir ürün ortaya çıkaralım ve yatırımcıdan fon alıp şansımızı deneyelim noktasına odaklanıyor. Sonraki aşamayla ilgili hem kendilerini hem de yatırımcıyı tatmin eden bir iş planı ise ortaya koyamayabiliyorlar.

    Öte yandan izleyebildiğim kadarıyla batık oranı da hiç azımsanacak durumda değil. Yıllardır yapılan yatırımları okuyoruz, başarıyla çıkış yapan kaç tane girişim oldu? Belki bu da Webrazzi veritabanında yapılacak bir çalışmadan dönüştürülecek bir yazı konusu olabilir. Eğer yazıldı ve ben kaçırdıysam kusura bakmayınız.

    Bu yorumumdan “Yatırımcılar fikire önem vermiyor” önermesine katılmadığım algılanmasın, kesinlikle katılıyorum. Bu algının ortaya çıkmasında pozitif öncülük eden Webrazzi’de, yatırımcıların “bitmiş proje, iş sonucu, ekip, iş planı” beklentilerini okuduğumuzda da itiraz edip eleştirmiştik zaten. Fakat yine aynı kaynak çıkıp “Yatırımcı beklemek zorunda değilsiniz, bunu kendiniz de başarabilirsiniz, işte bazı örnekler” dediğinde de kabul etmek gerekir diye düşünüyorum.

    Eğer amaç girişimcilik üzerinden başarıya ulaşmaksa ve fikrimize körü körüne bağlı olmayı gerektiren spesifik bir neden yoksa, pek çok girişimci ne olduğu farketmeksizin bir fikir bularak ilerlemeye çalışıyor. Bunların bazılarının lojistiği, altyapısı gerçekten daha yüksek maliyet ve yatırım desteği gerektirirken, yatırıma ihtiyaç olmadan kişinin kendi kaynaklarıyla başarabileceği fikirler de daha kolayca başarıya ulaşabilir. Bu fikire ben de katılıyorum.

    Cevapla

Bir Cevap Yazın