Yatırımcıyı girişiminize nasıl çekersiniz? Bölüm 3: Cem Sertoğlu
Arama

Yatırımcıyı girişiminize nasıl çekersiniz? Bölüm 3: Cem Sertoğlu

CEM-SERTOGLUCem Sertoğlu‘nun yatırım yaptığı coğrafya uzunca bir süredir Türkiye ile sınırlı değil ve Sertoğlu 2013 yılında ortak olarak katıldığı Earlybird Venture Capital‘ın Doğu Avrupa ve Türkiye’ye odaklanan fonu Digital East Fund aracılığıyla yaptığı yatırımlarla da bunu doğruladı.

Sertoğlu’nun yatırımcılık geçmişi, başarılı girişimler için geçerli olan “doğru yerde doğru zamanda” olma ön koşulunun yatırımcılar için de geçerli olduğunun bir kanıtı niteliğinde. Gittigidiyor, Yemeksepeti gibi Türkiye’de kendi dönemlerinin en çok ses getiren çıkışlarını yapan girişimlerin erken dönem yatırımcıları arasında yer alması, melek yatırımcısı olarak desteklediği WikiMart.ru’nun bir süre sonra yarı yarıya Tiger Global’a satılması gibi örnekler verilebilir buna.

Cem Sertoğlu eski bir girişimciden masanın yatırımcılık tarafına oturanlardan. Bu nedenle girişimcilerle empati yapması çok da zor değil. Ancak ve ancak bir girişimci şu üç cümleden birini sarf etmiyorsa:

  • “Startup/girişimcilik ekosisteminde, etkinliklerde vs. çok vakit geçiriyoruz.” Çünkü Sertoğlu, tanıdıkları en iyi takımların genelde bu tip etkinliklerde harcayacak vakti olmadığını söylüyor.
  • “Network, tanıdıkları ve bizi etkileyeceğini düşündükleri isimleri sıralamaya başlamaları.” Bu bazen faydalı olabilse de, Sertoğlu’na göre, girişimcilere genelde çok kısa süren avantaj sağlıyor.
  • “Rakibimiz yok”, Sertoğlu’na göre “neredeyse her zaman yanlış bir cümle.”

cem sertoglu

Sertoğlu da girişimci ekibin odaklandığı konudaki uzmanlığına bakıyor. Bununla birlikte ikna edilebilmesi için, girişimin belirli bir alanda sadece inovasyon yapması yeterli koşulları sağlayamayabiliyor, girişimin kendi alanında spesifik sorulara yanıt vermesi gerekiyor. Bunlar:

  • Girişimci, çözmeye çalıştığı problemi ne kadar iyi anlıyor? Halihazirda var olan benzer çözümler neden yetersiz kalıyor? İnovasyon, yeterince büyük bir avantaj sağlıyor mu?
  • Öyleyse? Yukarıda bahsettigimiz avantajın finansal yansıması nasıl olacak?  Burada yeterince büyük bir pazar var mı?
  • Bu takım, bu işin altından nasıl kalkacak? Geçmişlerinde büyük başarılar var mı? Ekipte eksiklikler var mı? Varsa nasıl tamamlanacak?

Yazı dizimiz başladığından bugüne kadar görüşlerine yer verdiğimiz iki yatırımcı gibi Cem Sertoğlu da yatırım aşamasının “mutlu son” olduğu yönündeki görüşün yaygınlıkla kabul görmesini bir hata olarak niteliyor. Sonuçta girişimin tek yapması gereken işine odaklanmak.

Bazı girişimciler, yatırım almayı, akıllarındaki işi denemek için bir vize gibi düşünüyorlar. Yatırımcı ise, zaten yola çıkmış bir gemiye binmek ister. ‘Biri bize yatırım yaparsa, bu işi bir deneriz’, yatırımcı için itici bir yaklaşım.

Yazı dizimizdeki tüm haberlere ulaşmak için bağlantıyı takip edebilirsiniz.

Yorumları GösterYorumlar Gizle (6)
  1. mustafa06 dedi ki:

    yatırımcılık = avcı
    kolay iş paran varsa yatırım yapacak çok şey var

  2. Furkan dedi ki:

    Bu yazı dizisinin 3. bölümünü okuduktan sonra şunu anladım ki;
    Yatırımcı için fikrin hayata geçirilmiş olması, belli bir ivme ile büyüyor olması, belli bi talebi karşılıyor olması gerekmekte.
    Bunların hepsini bir araya getirebilen bir fikrin veya projenin yatırım alması çok zor olmasa gerek.
    Sadece fikirlerini hayata geçirmeye çalışan girişimcilerin yazıyı okuduktan sonra nasıl yutkunduklarını duyar gibiyim.
    Ya fikirler, hayaller, projeler imkanlardan büyükse?

  3. ruya dedi ki:

    Türkiye deki yatırımcılar bana hicbirzaman samimi gelmedi. İnandırıcı değiller. Yatırımcı yerine her zaman banka kredisi daha iyidir en azından isi bilmeyip isinize karışan yok projenize ortak olan yok. Yurt dışında yatırımcılar 5 yıl sonra kazanırım hesabi yaparken bizde ise 6. Ayda kazanç bekleyen yatırımcılar var. Turkiyede girişimler uzun soluklu değiller bu yüzden kalıcı degiller..

  4. Bahadır dedi ki:

    Artık girişimcilerin nelere dikkat etmesini tarif etmek yerine, bir yatırımcı neler yapmalı kısmına da kafa yorulsa iyi olur diye düşünüyorum. Türkiye’de ki yatırımcı diyor ki ben riske hiç girmeyeyim, girişimci işi kursun, işi büyüme trendine soksun sonra ben bir zahmet devreye girerim modunda. Yatırım yaparken de, çok para vermem 5-10 arkadaşımla girerim daha az para verip iyice riski azaltırım. Bir de girişimcinin %50 payını aldık mı tam olur.

    Üstteki arkadaşın dediği gibi samimi değiller. Baştan zaten girişimcilere karşı ön yargılılar, paramı yiyecekler kaygısındalar. Riske girilmediği müddetçe zaten ortaya birşeylerin çıkmayacağı çok normal.

    Öyle yatırımcılardan para isteyecek “mükemmel kriterlerde” bir projem olmadı ama naçizhane kendi işimi yapmaya çalıştım. O kadar çok ayrıntı var ki – bilen biliyordur zaten – benim açıkcası paraya değil akıl verecek birine ihtiyacım oldu. Çünkü bir firmada çalışıp kendi işinizi yapmaya çalışmanız , “çocuk havuzundan, büyükler havuzuna geçmek gibi” birşey. Eğitim filan hikaye. Bir mentor, paradan daha da önemli bir ihtiyaç bence.

    Eğer amaç gerçekten katma değer yaratabilmekse, yatırımcı profilindeki kişilerin artık taşın altına ellerini sokmaları ve fikir bazındayken bile projelere parasal / mentorluk desteklerini hakkıyla verebilmesi gerekiyor.

    Ancak bu şekilde aradaki buzlar erir ve daha yararlı ortaklıklar kurulabilir. Bu şekilde “Yatırımcılık” son yılların trend iş pozisyonundan çıkıp, katma değer sağlayan ciddi bir iş sınfına girebilir. Türkiye’de ki gençler gerçekten çok zeki. Hayalleri var ama imkanları yok. İnanıyorum ki güzel desteklerle çok ciddi projeler ortaya çıkacaktır
    Bu vesileyle de, tüm Webrazzi ailesinin ve okurlarının Ramazan bayramını kutlar, sağlık ve mutluluklar dilerim

  5. nioesseia dedi ki:

    Yatırımcıların ne istediğinin işlendiği bu yazı dizisinin yanında yatırım almış başarılı girişimcilerdende yatırımcıdan ne istenebilir konusu işlenmesi de faydalı olacaktır.

  6. Ali Haydar dedi ki:

    Sürekli aynı şeyleri tekrar edip duruyorlar. Şimdi bu yazıda “yatırımcıyı girişiminize nasıl çekersiniz” mi anlatılmış?

    “Startup/girişimcilik ekosisteminde, etkinliklerde vs. çok vakit geçiriyoruz.” Bak bunu doğru söylemiş. Büyük yada özel üniversitelerden mezun, takım elbiseli burjuva sınıfı kişilerin, yurt dışından çal çırp projeleri ile kokteyllerde seminerlerde toplantılarda, bedava yemek yiyip içip goy goy yapmaları, “aman efendim şöyle projemiz var dünyada tek… böyle proje yapacağız milyon dolar hedefimiz var” gibi söylemleri, herşeyi çok bilmiş ukalalıkları ile yatırımcıları meşgul etmeleri yüzünden neredeyse yazılarını okuduğum tüm yatırımcılar girişimcilerden bıkmış gibi. Bırakın kardeşim bu ülkede özgün projeler yatırımlarını alsın. Sizin Amerikadan ordan burdan çarptığınız çakma projeler değil!

Bir Yorum Yazın