Yatırımcıyı girişiminize nasıl çekersiniz? Bölüm 1: Hasan Aslanoba

Yatırımcıyı girişiminize nasıl çekersiniz? Bölüm 1: Hasan Aslanoba

"Potansiyel bir yatırımcıyı girişiminize nasıl çekersiniz?" Webrazzi'de bugün başlayan ve yaklaşık iki ay boyunca her hafta devam etmesini planladığımız bir yazı dizisi. Amacı Webrazzi'yi yakından takip eden girişimcilerin kendilerini yatırımcıların gözünden görmesine yardımcı olmak. Diğer taraftan "yatırım alma" ezberini de biraz olsun bozmak.

Yatırım alma yeni başlayan birçok girişim için bir araçtan çok amaç haline geliyor, girişimin başarısına etki eden diğer faktörler geri plana itilebiliyor. Oysa yatırımcıları en çok ilgilendiren de bu faktörler, ancak öncelikleri yatırımcıdan yatırımcıya değişebiliyor. Türkiye'nin en tanınmış VC'lerinden Hasan Aslanoba açısından bu faktörlerin başında büyüme geliyor.

Yazı dizimizin ilk konuğu olan Hasan Aslanoba'ya -çünkü kendisi ilettiğimiz sorulara ilk yanıt veren yatırımcıydı- bir girişimciyle ilk kez karşılaştığında ondan en çok duymak istediği üç şeyi sorduğumuzda, seri yatırımcı şu şekilde cevap veriyor:

  • İşin hızla büyüyor olması, örneğin her ay ortalama yüzde 20 büyümesi çok önemli. Çünkü fikirlerle ilgilenmiyorum, önemli olan iş fikri bulmak değil, bir işi ivmelendirmek.
  • Konuştuğumuzda ekibin kalitesinin çok iyi olduğunu ve sadece bu işe odaklı olduğunu anlamak çok önemli. Çünkü ekibin kalitesi kararlarımıza en az yüzde 50 etki eder; ancak çok iyi bir ekip bile olsa, sadece tek bir işe odaklı olmalı.
  • Hedeflenen pazarın potansiyelinin çok büyük olması, sonuçta şirketin 100 milyon doların üzerinde bir değere çıkabileceğini bugünden görebilmek çok önemli. Çünkü ufak işlerle uğraşmak istemeyiz, bir VC portföyünün başarısında, arada yakalanan büyük balıkların olumlu etkisi çok büyük oluyor.

Aslanoba'nın "ilk üçü"ndeki kriterler aynı zamanda yatırımcının kırmızı çizgilerini oluşturuyor. İlk sıraya koyduğu gibi Aslanoba, fikirlerle ilgilenmiyor, girişimin somut gelişimine bakıyor. Yatırımıncının bir girişimciden en çok duymak istemediği üç şeyden biri de bu. Aslanoba, girişimcilerden duyduğu ve yatırım iştahını bir anda sıfıra indiren üç cümleyi şöyle ifade ediyor:

  • "Süper fikirlerim var, yatırımcı arıyorum." Çünkü hem fikir aşamasında, hem de kafasında birden fazla projesi var."
  • "Proje tutarsa işlerimizi bırakacağız." Çünkü adanmışlık yok.
  • "CTO’muz yok, geliştirmeyi üçüncü parti bir şirket yapacak."Çünkü yazılım geliştirme mutlaka in-house olmalı.

hasan-aslanoba-webrazzi-summit

Yatırımcılar ve girişimciler arasındaki iletişim, dünyanın hiçbir yerinde mükemmel değil ve iyileşmesi gerek. Bunda önemli bir katkıyı, girişimcilerin yatırım almakla ve yatırımcılarla ilgili sahip oldukları ön yargıların kırılması sağlayabilir. Elbette önce bunların tanımlanması gerekiyor. Bugüne kadar yüzlerce girişimciyle karşılaşan Aslanoba'ya girişimcilerin sahip olduklarını tespit ettiği bu yanılsamaları sorduk:

  • "Türkiye’de yatırımcı bulmak imkansız” deniyor. Evet oldukça zor ama imkansız değil, gerçekten çok iyi bir girişimciysen, yatırımcı bulabilirsin, hatta onlar seni bulur.
  • Yabancı ve şöhretli VC’leri gereğinden fazla önemsiyorlar; bu durum bazen bu ünlü VC’lerin bu konumlarını fazla şekilde avantajına kullanmasına yol açabiliyor. Günün sonunda, başarıyı getirecek olan asıl faktör, girişimci ekibin performansıdır; kötü giden bir işi hiçbir VC kurtaramaz.
  • Yatırım alabilmeyi başarının kendisi zannediyorlar. Asıl mücadele yatırım geldikten sonra başlıyor; bakalım o gelen parayı iyi değerlendirebilecek misin?
  • En çok karşılaştığım durum, süper fikirlerinin yatırımcı çekebileceğine inanmaları. Evet, bir yıldız takımı çok nadiren fikrine bile yatırım çekebilir, ancak istisnalar kaideyi bozmaz; işin ivmelendiğini göstermeniz gerekiyor.

Girişimci ve yatırımcıların deneyim ve perspektifleri birbirinden çoğu zaman farklı olabiliyor; yatırımcılar risk ve kazanç tartarken, girişimciler hayalleri ve karşılaştıkları gerçekler karşısında dengeyi bulmaya çalışıyorlar. Yatırımcılar açısından, haliyle, bu dengenin optimumda olup olmadığı ya da ne tarafta durduğu oldukça önemli. Bu nedenle yatırım almayı düşünmeyen girişimler için bile yatırımcı perspektifi değerli olabilir.

Görsel Kaynak: Shutterstock