Yatırımcıyı girişiminize nasıl çekersiniz? Bölüm 1: Hasan Aslanoba
Arama

Yatırımcıyı girişiminize nasıl çekersiniz? Bölüm 1: Hasan Aslanoba

yatirim

“Potansiyel bir yatırımcıyı girişiminize nasıl çekersiniz?” Webrazzi’de bugün başlayan ve yaklaşık iki ay boyunca her hafta devam etmesini planladığımız bir yazı dizisi. Amacı Webrazzi’yi yakından takip eden girişimcilerin kendilerini yatırımcıların gözünden görmesine yardımcı olmak. Diğer taraftan “yatırım alma” ezberini de biraz olsun bozmak.

Yatırım alma yeni başlayan birçok girişim için bir araçtan çok amaç haline geliyor, girişimin başarısına etki eden diğer faktörler geri plana itilebiliyor. Oysa yatırımcıları en çok ilgilendiren de bu faktörler, ancak öncelikleri yatırımcıdan yatırımcıya değişebiliyor. Türkiye’nin en tanınmış VC’lerinden Hasan Aslanoba açısından bu faktörlerin başında büyüme geliyor.

Yazı dizimizin ilk konuğu olan Hasan Aslanoba’ya -çünkü kendisi ilettiğimiz sorulara ilk yanıt veren yatırımcıydı- bir girişimciyle ilk kez karşılaştığında ondan en çok duymak istediği üç şeyi sorduğumuzda, seri yatırımcı şu şekilde cevap veriyor:

  • İşin hızla büyüyor olması, örneğin her ay ortalama yüzde 20 büyümesi çok önemli. Çünkü fikirlerle ilgilenmiyorum, önemli olan iş fikri bulmak değil, bir işi ivmelendirmek.
  • Konuştuğumuzda ekibin kalitesinin çok iyi olduğunu ve sadece bu işe odaklı olduğunu anlamak çok önemli. Çünkü ekibin kalitesi kararlarımıza en az yüzde 50 etki eder; ancak çok iyi bir ekip bile olsa, sadece tek bir işe odaklı olmalı.
  • Hedeflenen pazarın potansiyelinin çok büyük olması, sonuçta şirketin 100 milyon doların üzerinde bir değere çıkabileceğini bugünden görebilmek çok önemli. Çünkü ufak işlerle uğraşmak istemeyiz, bir VC portföyünün başarısında, arada yakalanan büyük balıkların olumlu etkisi çok büyük oluyor.

Aslanoba’nın “ilk üçü”ndeki kriterler aynı zamanda yatırımcının kırmızı çizgilerini oluşturuyor. İlk sıraya koyduğu gibi Aslanoba, fikirlerle ilgilenmiyor, girişimin somut gelişimine bakıyor. Yatırımıncının bir girişimciden en çok duymak istemediği üç şeyden biri de bu. Aslanoba, girişimcilerden duyduğu ve yatırım iştahını bir anda sıfıra indiren üç cümleyi şöyle ifade ediyor:

  • Süper fikirlerim var, yatırımcı arıyorum.” Çünkü hem fikir aşamasında, hem de kafasında birden fazla projesi var.”
  • Proje tutarsa işlerimizi bırakacağız.” Çünkü adanmışlık yok.
  • CTO’muz yok, geliştirmeyi üçüncü parti bir şirket yapacak.”Çünkü yazılım geliştirme mutlaka in-house olmalı.

hasan-aslanoba-webrazzi-summit

Yatırımcılar ve girişimciler arasındaki iletişim, dünyanın hiçbir yerinde mükemmel değil ve iyileşmesi gerek. Bunda önemli bir katkıyı, girişimcilerin yatırım almakla ve yatırımcılarla ilgili sahip oldukları ön yargıların kırılması sağlayabilir. Elbette önce bunların tanımlanması gerekiyor. Bugüne kadar yüzlerce girişimciyle karşılaşan Aslanoba’ya girişimcilerin sahip olduklarını tespit ettiği bu yanılsamaları sorduk:

  • Türkiye’de yatırımcı bulmak imkansız” deniyor. Evet oldukça zor ama imkansız değil, gerçekten çok iyi bir girişimciysen, yatırımcı bulabilirsin, hatta onlar seni bulur.
  • Yabancı ve şöhretli VC’leri gereğinden fazla önemsiyorlar; bu durum bazen bu ünlü VC’lerin bu konumlarını fazla şekilde avantajına kullanmasına yol açabiliyor. Günün sonunda, başarıyı getirecek olan asıl faktör, girişimci ekibin performansıdır; kötü giden bir işi hiçbir VC kurtaramaz.
  • Yatırım alabilmeyi başarının kendisi zannediyorlar. Asıl mücadele yatırım geldikten sonra başlıyor; bakalım o gelen parayı iyi değerlendirebilecek misin?
  • En çok karşılaştığım durum, süper fikirlerinin yatırımcı çekebileceğine inanmaları. Evet, bir yıldız takımı çok nadiren fikrine bile yatırım çekebilir, ancak istisnalar kaideyi bozmaz; işin ivmelendiğini göstermeniz gerekiyor.

Girişimci ve yatırımcıların deneyim ve perspektifleri birbirinden çoğu zaman farklı olabiliyor; yatırımcılar risk ve kazanç tartarken, girişimciler hayalleri ve karşılaştıkları gerçekler karşısında dengeyi bulmaya çalışıyorlar. Yatırımcılar açısından, haliyle, bu dengenin optimumda olup olmadığı ya da ne tarafta durduğu oldukça önemli. Bu nedenle yatırım almayı düşünmeyen girişimler için bile yatırımcı perspektifi değerli olabilir.

Görsel Kaynak: Shutterstock

Yorumları GösterYorumlar Gizle (48)
  1. Steve dedi ki:

    Türkiyede yatırımcılar her şeyi girişimcilerden bekliyor . Ya ben anlamıyorum, Avrupa’da bir projeniz fikir aşamasında dahi olsa yatırımcılar gayet rahat yatırım yapabiliyorlar . Çünkü piyasaya hakimler . Vizyonları geniş . Girişimdeki eksikleri hemen görebiliyorlar ve bu doğrultuda girişimcileri hem yönlendiriyorlar hem yatırım yapıyorlar .

    Türkiyedeki yatırımcılar risk almıyor,zaten büyüyecek girişime yatırım yapmak istiyorlar . O yatırımı kusura bakmayında parası olan herkes yapar . Risk almama sebeplerinin en başında korkuları geliyor . Korkuyorlar yatırım yapmaktan çünkü bilgisiz ve cahiller . Sadece paraları var, vizyon sıfır . Kafalarında bir plan belirlemişler . Şu tarz projelere yatırım yapalım,bunlara yatırım yapmayalım diye .
    Kafalarındaki belirledikleri projeler gelince yatırım yapıyorlar, istedikleri tarz proje gelmediğinde ise, tereddütsüz en ufak inceleme dahi olmadan 10 dk içinde sana cevap yazıyorlar .

    Girişimciler ne kadar tecrübesiz ise, yatırımcılarda o kadar bilgisiz . Tam türkiye piyasasına uygun durum . Sürüye dahil olursan,herkesin yaptığını yaparsan kısa yoldan zengin olursun . Dünyayı değiştirmeye çalışırsan, sana bi tekme vururlar kendine gelemezsin .

    1. Aslan dedi ki:

      Aynen katılıyorum yoruma çok güzel özet. Türkiye’de yatırım sadece para verip daha çok para almak olarak görülüyor. Kazanç ne onu söyle, kim yapacak işi bütün işlere ayrı bakan uzmanlar olsun, gelişmek için ne yapacaksın… Bunları biliyor olsan, temin etmiş bir yolda gidiyor olsan zaten kendin yaparsın. Bir girişime bilinen bir yatırımcı yatırım yaptığı anda diğer yatırımcılar da üşüşüyor. daha hızlı büyüsün hepsi pay alsın… Bu modelin işe yaramadığı, adı duyulan girişime üşüşmek yerine yeni değerler yaratmaya yardımcı olmalarını vizyon olarak taşımaları gerektiği umarım anlaşılmıştır ve gelecekte buna göre atılmış adımlar görürüz, yazılar okuruz.

    2. Yunus dedi ki:

      Çok güzel yazmışsınız.. Tamamına katılıyorum. Yaptığı yatırımlarına bakıyorum da anlattığıyla alakası yok bence..

    3. silekruut dedi ki:

      +1. Hem fikirim kardeşim. Durum aynen dediğin gibi.

    4. Bu yorumun büyük kısmına katılmıyorum, proje iyiyse Avrupa Türkiye fark etmez, yatırım rahatlıkla alabilir, Türkiye’de girişimcilerin ne kadar özensiz ve istikrarsız olduklarını kendimden biliyorum, yatırımcı böyle tembel bir topluma yatırım yapmak istememesini çok normal buluyorum, ayrıca yatırımcı elbette belli noktalara odaklanmış olabilir, buna göre ekip kurmuş olabilir, riski minimize etmeye çalışabilir, yani yatırımcıyı suçlamak çok kolay, burada taşın altına elini iki tarafta koymalı… Ayrıca dünya artık global Türkiye’de yabancı yatırımcı bulabilirsin hatta Avrupa’daki etkinliklere katılıp Avrupa’dan da yatırımcı bulabilirsin… Öncelikle sorun girişimcide sonrasında yatırımcıda diye düşünüyorum

    5. Ahmet dedi ki:

      İşte ekosistemin sorununu özetleyen bir yorum. Özellikle şu söz “Girişimciler ne kadar tecrübesiz ise, yatırımcılarda o kadar bilgisiz” gerçekten kıssadan hisse teşekkürler..

    6. ARISTO-Z dedi ki:

      Mrb,

      Bu yazı altına imza atarım.

      Makalede geçen “Evet, bir yıldız takımı çok nadiren fikrine bile yatırım çekebilir, ancak istisnalar kaideyi bozmaz” ifadesi talihsiz..

      Ekip zaten istisna proje ile yola çıkıyor ve değişim yaratacak fikir için ekiptekiler emekleriyle risk alıyorlar.

      Burada girişimci modundaki insanların sanırım çoğunluğu tencere tava satışı hakkında rutin girişimle yola çıkmıyor.

      İhtiyaç ve inovatif çözüme odaklanmış iş geliştirmelerden yola çıkılıyor.

      Öncelikle fikir olsa dâhi, red etmek yerine öncelikle projenin modelindeki eksiklikler konusunda yardımcı olunmalı…

      Bir de şu ekipteki teknik personel eksikliğini “inhouse” ile geçiştirmek doğru değil.

      Madem VC olarak konumlandırılmış iseniz, değerli bulduğunuz modeller için, ekibin ileri safhada geri çekilmesi pahasına yapacağınız sözleşmede kendinize projeyi bağlamak müeyyidesi ile bile olsa destek olunması zaten çoğu girişimcinin çabasıdır. Halihazırda elindeki projenin hayata geçmesi halinde % 20-30 oranlara razı olanlar vardır.

      Bu sebeple fikre yatırım yapmıyoruz konusu doğru tercih değil.

      VC eğer,”seed capital organizasyonlarına git” diyorsa, şu ana kadar bu organizasyonların tercih ettikleri girişimler ve bunlarda meydana getirdikleri ilerleme-destek çokça tartışıldığı gibi ayrı bir vakadır.

      Bu mantıkla yatırımcı olunacaksa çokça hicvedildiği üzere GG kurucuları gibi müteahhitlik hakikaten çok daha verimli.

      Zaten bakış açısı bu ise; mütahitlikle aradaki fark, çok daha az sermaye ile yola çıkılmasından kaynaklanmakta.

      Bu durumda da VC olmanın getirdiği sermaye katmanı bu söylemle zaten itiraf anlamı kazanmaktadır. Diğer bir deyişle, mütahitlik yapmaya müsait olunmayan sermaye ile VC olunmasından ibaret çarpık bir durum meydana gelmektedir.

      Keza memlekette milyon dolar yatırım olarak lanse edilen hususlar, girişimin tarih bazlı hedefleri tutturması halinde sermaye desteği mantığıyla gerçekleşmekte olup, VC de zaten girişimin nakit akışını hesaplayıp o hedefte taahhüt ettiği sermayenin zaten çok az kısmının realize olmasıyla sonuçlanmaktadır.

      Yani özetle “x tarihte 100K TL kazanırsan 1000K TL yatırım yaparım” durumunda zaten 100K TL işi götürmeye yetiyor durumu ile karşılaşılmaktadır. Ancak lansmanda milyon usd konuşuluyor…

      Para kısmı hakikaten işin en önemsiz kısmı.. Teknik imkanlar, network, basın gücü, girişimin ihtiyacı olan kişilere girişimi analiz edip ticari değer olarak görmesi dolayısıyla itibarkazandırmakta ve sahip çıkılması, zaten girişimin önünü açmaktadır.

      Her girişimde en önemli unsur arz-talep dengesinin kurulmasıdır. Bu denge, girişim modelindeki kullanıcıların sadakatini getirir ki, bu da model için geliştirmelere zamanında müdahale, ekleme-değiştirme vs imkanı sunar. Aksi halde büyük kitle ile farklı beklentilere kısıtlı imkanlarla cevap verilemeyeciğinden tamamıyla erimeye başlar. İşte bu kısımda önemli olan finans bilgisi, hukuk bilgisi, profesyonel teknik yardım, görsel uygunluk-tasarımcı desteği, pratik menü-sistem hızı gibi konularda profesyonel destek” girmektedir.

      Bütün bunlar olsa bile başarı oranı max. %10 olan bir platformda, 2-3 kişinin iddialı hayaline, “madem çok güveniyorsunuz işinizi bırakın, yukarıdakileri de inhouse yapın” demek ne kadar yerinde olur düşünmek gerekir.

      “aylık %20 artış” ile ne kast ediliyor? neden yıllık verilmiyor? Yıllık %800-900’e denk gelen bir denklemde satışlardan mı bahsediliyor? Başlangıç noktası nedir? kaçtır. 100 TL’nin 900 TL olması mıdır?

      Eğer ki bu ise zaten risk yok.. Ortaklık için teklif alma-verme var. Hesaplarsın 3 yılda 100 TL 5000 TL olacak, sen %50 ortak ol-bana şimdiden iskonto et 1000 TL ver, senin sermayen de 3 yılda 2500 TL getirsin, toplam 1250 olan faiz maliyeti ve anaparanı düş, kemiksiz %100 kazanırsın oyunu ise doğru bir yol.

      Bu durumda ise yatırımcı olmak değil ortak olmak, girişimcinin hisse karşılığı sattığı bedeli de hisse satış kârı olarak cebine koyması gerekir. Ancak hisse satışı değil, hisse karşılığı yatırım yapmak demek, yatırmcının vereceği paranın firmanın kasasında kalması-girişimcinin cebine koymaması demek oluyor. Buna “conflict” deniyor.

      Dünya bunu çoktan aştı… ya hisse satın alıyor ve bedeli girişimcinin cebine gidiyor ve buna “ortaklık” deniyor ve alınan hisse kadar kârdan pay alıyor, ya da yatırım yapıyor ve firmayı büyütüyor. büyütme meselesi de seed capital düzeyinde paraların firmaya enjekte edilmesi değil, büyük paraların her türlü hızlı yükselme stratejisi için tahsis edilmesinden kaynaklanıyor. Yani hedef tarihte firmanın kendi gerçekleştireceği nakit akışını sağlaması halinde ben de para veririm, yatırım taahhüdümü yerine getiririm meselesi değil… yağında kavrulana ben de bir tutum tuz katarım meselesi değildir…

      Zaten bu yüzden de “milyon usd yatırım aldı” “ne kadar yatırım aldı söylenmiyor” kısmı çok önemli değil.. bu para kasaya hangi merhalelerde hangi koşullarla giriyor, hakikaten yatırımcının ileri sürdüğü koşulların gerçekleşmesi halinde bu paralara ihtiyaç kalıyor mu bunun sorgulanması gerektiği gibi, hiç bir yerde bu nakit akışı -yatırım desteği-taahhüt edilen karşılaştırması konusunda değerlendirme-eleştiri-makale görmüyoruz..

      Neyse yolumuz uzun…

      Yolun başındayız…

      Syg.

    7. Yatırdım projemi çamdibine dedi ki:

      “Tam türkiye piyasasına uygun durum . Sürüye dahil olursan,herkesin yaptığını yaparsan kısa yoldan zengin olursun . Dünyayı değiştirmeye çalışırsan, sana bi tekme vururlar kendine gelemezsin” kısmı dışında katılıyorum. Dijitalleşme yapısı itibarıyla rasyonel bir harekettir. Buna karşın kapitalizm yapısal sorunları olan,döngüsel krizleri, kurmaca işlem ve uygulamalarıyla irrasyonel bir sistemdir. Bildikleri iş modelleri, fiktif değerlemeleri, kapitalin her şey olduğu sanrıları ile bu alemi ve bizi hiç anlayamayacaklardır .Zira bilgi devriminden sonraki sürecin başındayız ve bunlar arkaik alışkanlıklarını sürdürme eğilimindeler. Bilginin herşey olduğu ve fiktif bir yapıya sahip paranın bilgi evrenini kapsayamayacağını aksine ancak bir alt kümesi olduğunu ve big datanın tüm klasik kapitalist işlere bir düzeltme fonksiyonu uygulayacağını nasıl anlayabilirler ki? paylaşımın matematiksel ve küresel gücünü bilmiyorlar ki! …Bilgi devriminin iş fikir ve projelerini bağış ve yardımlarla destekleyen plartformlar daha şimdiden, Borsalarla,bankalara, VC’lere,hedge fonlara… tokatını atmaya başladı, kıçlarını tekmeleyeceğimiz zamanlar da yakındır. Enseyi karartmayın, yeterki dünyayı değiştirecek fikir ve projeleriniz olsun…

    8. Türk Baharı dedi ki:

      Bu yoruma katılıyorum. Fakat Sayın Aslanoba şu anda hem yatırımcı kimliği hem de ortaya çıkıp tecrübelerini anlatan, bakış açısını dürüstçe ortaya koyan bir kişi olarak Türkiye’deki girişimciler ve yatırımcılar dünyası açısından artık çok önemli bir figür. Artık yaptıklarıyla, söyledikleriyle ve en önemlisi tecrübeleriyle Türkiye’deki bundan sonraki gelişmelerde sorumluluk sahibi. .Kendisi istese de istemese de artık bundan sonraki gidişatın vebalini üstlendi diyebilirim. Bu bile cesaret isteyen, Türkiye’nin ekonomik potansiyelleri açısından çok önemli bir misyon yüklüyor kendisine. Aslanoba’dan önce fikre hangi aşamada olursa olsun bu kadar değer verip, bunu tüm Türkiye gündeminde dile getiren, insanları motive eden hiç böyle bir kimse var mıydı? Kimse bunu unutmaması lazım.

      Ben bu sayfada başlayan tartışmaların dijital girişimler ve bu mantaliteye sahip diğer teknoloji destekli konvansiyonel girişimler açısından tarihsel öneminin olduğuna inanıyorum. Tamda zurnanın zırt dediği deliğini tartışıyoruz burada. Ben şahsen elimden geldiğince bu tartışmalara katkıda bulunmaya devam edeceğim. Umarım Sayın Aslanoba’da bu sayfayı takip eder. Ve asla yılmaz, bıkmaz ve bu süreçleri devam ettirir. Bu tartışmalar katılan herkesin aynı gemide olduğumuzu unutmadan, her türlü eleştiriyi yapması ama sonunda yapıcı önermelerle konuyu bağlaması daha akıllıca olacaktır. Aslanoba bence artık sıradan bir yatırımcı değil, günahı ile sevabı ile bu alandaki ilgili herkesin faydalanacağı açık kaynak kodu oldu:) …Herkes buna göre yaklaşım sergilerse bundan hepimiz faydalanırız.

    9. muzaffer dedi ki:

      valla ağzınıza sağlık durumu çoookkk çok güzel özetlemişsiniz

    10. Furkan dedi ki:

      WebRazzi bu yorumcu arkadaşa ulaşmalı ve belli aralıklarda röportaj yapmalı. Teşekkür ederim güzel yorumunuz için.

  2. Suleyman dedi ki:

    Merhaba,
    2005 yılında web sitem üzerinden 1.9 milyon usd ihracat gerçekleştirdim. 2006 – 2007 – 2008 yıllarında bu artarak devam etti, toplamda 12 milyon usd ye yakın bir ihracat yaptım. Şahıs firması olarak devam ediyorum. Birçok sıkıntı atlattım.
    Şu anda iç piyasaya 120 – 150 bin / ay , ihracat 45 – 60 bin $ gibi oluyor.
    Defalarca ah biri çıksa şu kadar para olsa , şunu da bunu da yapsak dediğim oldu , fakat iyiki o sıkıntı anlar da kimse gelmedi.
    Şimdi kendi büyüme çarkimi ivmelendirmeye , kendi kirpi konseptim etrafında odaklanmayi öğreniyorum geçte olsa.
    Deneyim yoksa , ivme yoksa , gerçekleşmiş bir grafik yoksa para hiç bir şey katmaz, onu gördüm.

    1. Emre ÖZGENÇ dedi ki:

      Buraya ne yazsam boş söylediğin rakamları görmek zor ancak biraz inandırcı olması için sektör söyleyebilirsin.

  3. Haluk Y. dedi ki:

    Aslanoba iyi hoş söylemişte ABD’de işler böyle ilerlemiyor ki.

    Fikir ve tutku yatırım kazandırıyor. Türkiye’de her yatırımcı kendisini bulunmadık kumaş zannediyor. İyi ingilizce bilen her girişimci, fikrine de güveniyorsa ABD’de rahat yatırım alır arkadaşlar. Kimsenin hevesinizi kırmasına izin vermeyin.

    İyi bir fikir, iyi bir iş planı, tutku ve iyi bir sunum.
    Gerisi hikaye..

    Aslanobaya başarılar diliyorum. Tencere, tava, düğün, taşıt, et ve taksicilikte başarılar.

    1. KEMAL dedi ki:

      Amerika da veya dünyanın herhangi bir yerinde işler nasıl yürüyor bir fikrim yok ama son satır kesinlikle dikkate almaya değer.

      Aslanoba, kendi tabiri ile ‘Eski ekonomi’den çokta kopamamış.Yeni ekonomide iş yapacak kişiler için Aslanoba’yı tercih etmek veya onun düşüncelerine önem vermek ne kadar mantıklı önce onu düşünmek lazım diye düşünüyorum.

      Analog dünyada bu adamın düşünceleri maden değerinde, ama dijital dünyada kumdan başka bir şey değil. Parayı basar, ekibi kurar GTA yazdırırsın. AGAR.IO lafını etmeyeceğin bir bütçe ile gelir senle aynı etkiyi yaratır. Böyle bir sektörde, yönetici özeti, iş planı, ekip, adanmışlık v.s v.s sokaktan rastgele çevireceğin 3 adamın 2’sinin sana söyleceği şeyleri söyleyen birinin lafını dinlemek için dediğim gibi, oturup düşünmek lazım.

      1. Haluk Y. dedi ki:

        Haklısın.

        Aslanoba büyüme istiyor, CTO istiyor, tek iş istiyor.

        ***Büyümenin olması için önce start up olması lazım. Start up içinde bütçe. Ekipte ilk başta CTO şartı çok NET söylüyorum, kimse kusura bakmasın saçmalık.

        Örn 1: Wanelo.

        Wanelo’nun sahibi teknik biri değildi. Hintlilere yazdırdı, pazara çıktı ve büyüdükten sonra CTO transfer etti.
        Bunun gibi zilyon tane örnek var.

        ***Tek iş istiyor. Tamam da kişi evini, kendisini geçindirmesi için çalışması lazım. Ee parası olmadığı müddetçe nasıl sadece start up ile odaklansın? Bu çok acımasız ve düşüncesizce bir davranış. Bu aslında şuna geliyor: Paran yoksa yapma kardeşim!

        *** Ve sonuncusu fikir önemli değil diyor. Nasıl önemli değil 🙂
        Amerikalı fikir iyiyse hallederiz gözüyle bakıyor. Network var, know-how var. Yeter ki girişimci tutkulu olsun, fikri iyi olsun diyor.

        Aslanoba’nın bugüne kadar yaptığı girişimlerden hangisi çok yaratıcı? En fazla 1-2’dir.
        Ee o zaman geleneksel esnaflığın “SİTEYE” geçirilmesinden başka bir şey yok, yapmamış Aslanoba Bey.

        Eskiden yurtdışından perde, boya, makine getirip satarlarmış; şimdide hemenkiraliğı, bitaksiyi vsvs getirip satıyor.

        Bütün bunlardan dolayı ben çok ümitkar değilim Türkiye’de ki yatırımcılardan.

    2. Türk Baharı dedi ki:

      Şimdi bu fikir mi, ekip mi konusunu değerlendirince aklıma şöyle bir senaryo geliyor ve merak ediyorum;

      Güçlü bir holding maaşlı bir ekip oluştursa, iyide maaş verip tecrübeli, konuusnda uzaman yazılımcı arkadaşları işe alıp profesyonel bir ekip kursa, iyide sosyal haklar falan verse, ekip lideri olarakta super bir “insan ilişiklerinde uzamanlaşmış” arkadaş bulsa,..yani motivayon 10 üzerinden 10 bir ekip… Bu profesyonel ekibin görevi piyasaya çıkan yeni girişimlerin fikilerini alıp hemen uygulamak ve holdingin kaba finans gücünü kullanıp hemen reklamını yapıp yaygınlaştırmak olsa, ne olur sonuç?

      Örneğin “BiTaxi” uygulmasını aylık maaşı 15.000 TL olan iki kişilik bir yazılımcı ekibi, aylık maaşı 20.000 TL olan yönetici 2-3 ayda çıkarmazmı? Yada in house yapmayıp, dışarıdan bir firmaya 60.000-70.000 TL ye yazdırdın diyelim. Zaten önlerİnde örnekler var, çok düşünmeye gerek yok. 100.000 TL de reklama harcadın diyelim… Gerisi zaten holding’in bağlantıları, diğer medyadaki uygulalarıyla çapraz kampanyalar falan, zaten mevcut medyasındaki sosyal medya elemanlarının desteği falan… bir sürü bedevaya destek…

      Evet çok merak ediyorum, böyle bakınca “Bitaxi” uygulmasna bir rakip hemen gelip, daha yolun başındaki oluşmaya başlayan penatrasyonu ezip geçip, mesal ismi “HemenTaxi” diye ikinci bir uygulmayı pazara hızlıca yerleşemezmi… Yani 2-3 milyon USD para harcamadan 200.000-250.000 TL ye bu iş ilk yıl tamam olmazmı? Hadi dolara çevirelim, yuvarlak hesap 100.000 USD. Böyle bakınca girişimci ekibi nereye koymak lazım? İki rakip uygulamanın ikisi de işini iyi bilen uzaman ekip? Biri uzaylı ekip, biri dünayalı değil. Bu noktada bence biraz daha farklı bir yaklaşım gerekiyor. Fikir sanki daha önemli gibi.

      1. Ant Ekşiler dedi ki:

        Bu zaten mevcut, adı Rocket Internet 🙂

  4. bana lütfen birileri ayda %20 büyümek ne demek söyleyebilir mi? ciro bazında mı? kayıt olunan üye sayısı anlamında mı? “%20 aylık büyüme”… çok küçük bir şirketten bahsediyorsak olabilir bu… başka türlü aklıma yatmıyor…

  5. Deniz dedi ki:

    Bu yazıda şu unutulmamalı, Aslanoba bir VC, yani fikirlere yatırım yapan bir konumda değil. Fikirlere yatırım yapmak yanlış bilmiyorsam Melek Yatırımcı ların kapsamına giriyor. VC dediğimiz kişi, şirketiniz 1 TL de olsa fatura kestikten sonra sizinle ilgilenebilecek kişi. Bu yazıda Türkiyenin en büyük VC lerinden birinin beklentileri sunulmuş, o yüzden bunu okuyup da moral bozmak yanlış olur.

  6. Ali Haydar dedi ki:

    –“CTO’muz yok, geliştirmeyi üçüncü parti bir şirket yapacak.”Çünkü yazılım geliştirme mutlaka in-house olmalı.– Anlamadığım kısım bu oldu. Neden 3. parti bir şirketle yazılım için çalışılmasın? yaptırmak istediğim proje yazılımı için trde 40 bin – 50 bin TL rakamlar istenirken, yurt dışındaki yazılım firmaları 2000-4000$ fiyat verebiliyor. Birde üstelik Türkiye’de ki yazılımcı tasarımcının kaprisini çekeceksin. Sanki dünya üzerindeki yazılım dilleri Türkiye’de farklı hindistan’da farklıymış gibi.

    Şunu da unutmamak lazım ki bizim Türk halkının her zaman ama öyle ama böyle bir fikri vardır. Herkesin fikri kendine göre “mucize fikir”, herkesin fikri kesinlikle daha önce hiç yapılmamış bir proje. Daha aksini iddaa edeni duymadım

    Aslanoba’yıda bu kadar eleştirmemek lazım. Zaten ülkemizde yatırımcı bulmak çok zor. En azından parayı saklamayıp bir şeylere yatırım yapma çabasındalar.

    1. tunahan dedi ki:

      Hacı adam hayatında tek satır kod yazmamış, proje” in house olacak” diye ahkam kesiyor. Sende gelmiş “eleştirmemek lazım” diyorsun.

      Seni mantığa davet ediyorum. Bir adamın nazını veya kaprisini çekmek istemiyorsan basarsın parayı, adamı doyurursun işini yaptırırsın veya basarsın parayı, yapacak adama yaptırırsın. 3-5 kuruş verip mucize yaratmasını beklemezsin “kaprisli yazılımcı ve tasarımcının”! Veya girişimcinin yazılım veya tasarım öğrenmesini beklemezsin. Eşe dosta rica ile logoda yaptırtmazsın.

      Velhasıl kelam sen parayı konuşturursun, para seni konuşturmaz. Bak Aslanoba’ya tek satır kod yazmadan “in house olacak” diyor…

      1. Fatih Yılmaz dedi ki:

        Aynen.
        Hasan Aslanoba bir yatırımcı ama aynı zamanda bir girşimci. Soruyorum; Webnak’ın web ve mobil yazılımlarından hangisinde tek satır kod yazmış.
        Ben şu anda projemi bir firmaya yazdırıyorum. Zor oluyor elbette. Ama inhouse dediği şirket içinde yazılımcı çalıştırsaydım başım çok daha ağrıyacaktı.

        Meyve yemek için kimisi ağaca çıkar, kimisi ağacı silkeler, kimisi bir sırık ile dalı aşağıya çeker falan filan. Maksat meyve yemek.

        Araçla amaç hep karıştırılıyor güzel ülkemde.

  7. Ozi dedi ki:

    Herkesin doğrusu kadar, yanlış yaptıklarıda olur. Hasan beyin de yatırım yaparken yanlışları oldu, olmadı değil ama bu süreçte yaşadığı tecrübeleri de yabana atmamalı. Biraz acımasız olmuş eleştiriler bence..

    Şöyle bir durum var.. Amerika da bir fikir çıkıyor, techcrunch da yatırım aldı haberini duyan girişimciler Türkiyede tutar mı tutmaz mı die düşünmeden hemen atlayıp klonunu yapıyor. Bir ayda 8-10 klonu çıkıyor. Hasan bey bazı girişimlere öyle yatırımlar yaptı ki klon olayını bitirdi .. Şimdi birde olaya şurdan bakalım, peki bu kadar çok klonu çıkan ortamda, aynı girişimlerden kime yatırım yapacaksın? Burada da takım, azim, işe odaklanma ortaya çıkıyor.. İşi kim büyütebiliyor, pazara herkim hakimse doğal olarak ona yatırım yapacak.. Yurtdışında fikirden yatırım alan kişilere baktığımızda genelde exit yapmış kişiler.. Yada google da google mapsi googlemaps yapan kişi.. O yüzden olayı bu kadar küçümsemeyin..

  8. mustafa06 dedi ki:

    Bizim yatırımcılarımız çok garantici çalışıyor, hiç risk almak istemiyorlar. Ama bir girişimci başlarken çok risk almalı. Peki yatırımcı riski neden paylaşmıyor? Aslında haklılar sonuçta yatırımcıda banka gibi düşünmeli bir nevi 🙂

  9. YILMAZ dedi ki:

    Aslanoba nın dediklerinden çok alttaki tüm yorumları okumaktan zevk aldım, böyle yazılar yayınlayın ki yorumlarda cevherleri görelim 🙂

    1. Fatih Yılmaz dedi ki:

      Merak etme, Hasan Bey’de okuyordur yorumları. Ne de olsa sıkı bir webrazzi takipçisi!
      Selamlar Hasan Bey.. Ben yatırm yapmadığınız Fakir ama gururlu çocuk 🙂

    2. taha dedi ki:

      abi heyecanla aşağılara iniyorum..yorumlar süper

  10. Enes dedi ki:

    Sayın Aslanoba’nın ilk 3’ünü sağlayan bir işe parası olup da yatırım yapmayacak 1 (bir) kişi var mı aramızda? Ayrıca kendisi şuana kadar yaptığı yatırımların tamamında bu ilk 3 kuralı uygulamış olsaydı, ohooooo :))

  11. mahmut dedi ki:

    Türkiyede çok az yatırımcı olmuştur ve olacaktır, herkes bu gerçekle barışmalı. Ülkemizde %11 lere varan mevduat faizleri var, döviz, altın ve borsa çok hareketli, bunların hareketlerinden çok iyi getiriler elde etmek mümkün. Neden yatırımcı parasını riske atsın. Amerikada mevduat faizi yok, bu nedenle yatırımcılar paralarına para katabilmek için hisse senetlerine ya da girişimlere yönelmek zorundalar. Elbette Hasan bey gibi istisnalar olacaktır ama uzun vadede bu istisnaların da ben Türkiye pazarını bırakıp silikon vadisinde yerini alacaklarını düşünüyorum. Bu işin negatif bir yanı. Diğer acı gerçek de Türkiye de çok az nitelikli girişimci olmuştur ve olacaktır, bu gerçekle de herkes barışmalı. Ülkemizin en iyi beyinleri yurtdışına gitmektedir, Amerika Avrupa Türkiyedeki nitelikli insanları gerek medeniyetleriyle gerek yaşam şartlarındaki cazibeyle kendine çekiyor, buna yakın zamanda engel olmamız mümkün değil. İyi girişimci yok, iyi yatırımcı yok, girişimciye destek hem kültürel olarak hem devlet olarak yok. Bu nedenle herşeyin çok az olduğu piyasada bu tür yazılar daha çok yazılır. Tavsiyem, yatırımcılar kendilerini bir şekilde zaten zengin ediyor Türkiyede, o yüzden benim gençlere önerim gidin yurtdışına kendinizi kurtarın, bu kısır piyasada kalıp birilerinin oyuncağı olmayın.

  12. taner dedi ki:

    Helal olsun, yorumları çok beğendim.

    Vizyonsuz bir yatırımcım olacağına, varsın iş batsın daha iyi.. vizyon “0”, Sizin gibi düşünenler var olduğu sürece yeni wikipedia’lar, facebook’lar, twitter’lar çıkmayacak bu ülkede, çünkü siz internet’i büyütmek için çalışan fikirlere aaa bu para kazanmıyor o zaman yatırım yapılmaz diyerek asla yüz vermeyeceksiniz.

    kardeşim her ay yüzde 20 diyorsun da facebook yıllarca gelir modeli yoktu, 0 çekiyordu, ama yatırımcı aldı, işte seninle onlar arasındaki fark buydu, gelecek gören yatırımcı gelire gidere bakmadan önce fikre, fikrin neleri değiştirebileceğine bakmalı ve maddi desteği ile bu fikre fon sağlamalı, fikir aynı zamanda bir strateji’dir, fikir aynı zamanda işin gelecekte ne olabileceği, alışkanlıkları nasıl değiştirebileceğidir. Ben fikri bulmuşum, işide yapmaya başlamışım, para da kazanmaya başlamışım, zor günleri atlatmışım, iyi kötü döndürüyorum, sen geleceksin, ne gerek var gelme kardeşim, gelme ki iş, işin sahibinde kalsın senin gibi vizyonsuz adamların elinde ticari hırslar içinde vizyonunu kaybetmesin.

    Sadece fikir ve bir prototip’e nasıl yatırım yapıldığını Amerika’da öğrenmek için izle: https://webrazzi.com/2013/04/15/girisimler-webrazzi-ofisinde-veysel-berk-wallit/

    Ha bu arada CTO diyorsunda, şu bitaksi’ye senin CTO bir el atsın çünkü çalışmıyo, çok odaklanmış olacaklar ki uygulamanın çalışmadığının hala farkında değiller..

  13. Erhan dedi ki:

    Yorumcu arkadaşlara teşekkürler. Hasan Bey sanırım kendisine gelen önerilerden bezmiş olacak ki fikrinizi artık bana getirmeyin demenin afilli bir yolunu tercih etmiş.

    Fikir mi değerlidir, yatırımcı mı sorgulaması burada da geçerli. Eğer fikrin bir değeri yoksa, yukarıdaki arkadaşlar çok güzel yazmış. İnşaat sektörü oldukça kârlı, kolaylıkla 1 koyup 5-10 alabilir.

    Bir PR efsanesi de böylelikle kendisini bitirir.

  14. pasha dedi ki:

    Hz. Adem zamanında yaşasaydı, kesin suda boğulanlardan olurdu…İyi ki dünyayı fikre önem verenler yönetiyor yoksa bize kalsa ortaçağda kalmıştık…Türkiye’nin kafa zihniyeti bu işte…Yazık hem de kocaman yazık…Google nasıl kuruldu?

  15. Kaan dedi ki:

    Aslanoba tecrübelerini yazmış hepsi doğrudur.

  16. Türk Baharı dedi ki:

    Hem Aslanoba’da hem eleştirilerde talihsiz yaklaşımlar var. Evet doğru Türkiye’de fazla yatırımcı olmadığından Aslanoba övgüyü hak ediyor. Fakat bu yorumlarının ve yaklaşımlarının doğru olacağı anlamına gelmiyor. Mesela “İncir” isimli girişim dikkatlice incelendiğinde iş modelinin bir tür “saadet zinciri” olduğu görülür. Dikkatlice inçlerseniz, üyelerine yaptıkları iş modeli sunumlarını izlerseniz bunu fark edersiniz. Diğer türlü bu anlaşılmıyor.

    Bir üye ilk önce para verip üye oluyor, sonra kapı kapı pazarlama yapmaya başlıyor, Aynı anda sisteme de yeni üyeler kazandırıp, yeni üyelerin yaptıkları satışlardan da komisyon alıyor. O yeni üyeler de başka yeni üyler bulunca onlardanda komisyon geliyor ve zincir böyle büyüyüp gidiyor. Kısa bir sürede bir üye Türkiye’de en fazla kazananlar dilimine girebilir diye anlatılıyor. Piyasadaki kozmetik satan saadet zincirleriyle, “Titan” vari bir yaklaşımın karması şeklinde iş bir modeli. Ben bunu görünce çok üzüldüm. Bu iş modeli en eski legal ticari tuzaklardan biridir. Ortada bir web sitesi var diye bu iş modeli dijital girişim diye sunulmuş Aslanoba’ya.

    Tabi Aslanoba’nın bir suçu yok. Tecrübe ve bilgisi henüz fazla yok. Bu girişimin neresi inovatif, neresi dijital ekonomi için bir değer yaratan girişim. Düpedüz makyajlanmış saadet zinciri. Zamanında “Titan” üyeleri bu yüzden hapislere girme dimi, bu toplum nasıl böyle devridaim makinası icat etmeyi bu kadar alışkanlık haline getirebiliyor, hiç bir allahın kulu yok mu Hasan Aslanobanın çevresinde onu uyaracak. Valla çok üzülüyorum.

    Diğer girişimlerine de bakıyorum kendi “Taze Direkt” girişimi dışındaki yatırımlarında düzgün olmayan bir şeyler var. Aslanoban’ın bir an önce çevresinde kendisine danışmanlık yapanları değiştirmesi lazım. Yatırdıklarının bir şeyler kazandırması yerine bence çoğunu kaybettirtebilirler. Ortada şöyle bir yanılsama var. İşte 30 tane girişim (yatırım) yapılırsa bunların şu kadarı başarısız olsa, şu kadarı başarılı olacağından sonuç başarılı olmuş olacak. Hayır buda girişim ekosisteminin tuzaklarından ve bu da yatırımcılara empoze edilen başka bir saadet zinciri modeli. Böyle bir şey yok.

    Aslanoba durumu gözden geçirmesinde büyük fayda var, yoksa bu tutum zaten Türkiye’de çok zayıf olan Melek Yatırımcı dünyasına büyük zarar verir. Webrazzi misyonuna da zarar verir. Aslanoba kendi bacağına sıkmış olur. Daha ciddi analiz edilmiş yatırımlar yapması lazım.

  17. nish574 dedi ki:

    Türkiye’de tüm yıldız projeler “ABD’den arak” olduğu için start up’tı, çekirdekti, melek yatırımcıydı vs altı boş kavramlar olarak ortaya çıkıyor ne yazık ki… Aslanoba “gerçek yatırımcıymış” gibi yapmak için, “bir proje geldiği zaman önce ABD’de tutup tutmadığına baktıkları” gibi ilk kriterlerini açıklamamış.

  18. Kamil Altan dedi ki:

    Hasan Bey adanmışlığın olmadığından söz etmiş de. Kısa vade için insanların kendini idame ettirebilmesi için buna mecbur kalabiliyor. Kişinin kendini adama potansiyelinin ölçümüne bakmak lazım bence

  19. maza dedi ki:

    aslanoba bu konuya girişirken ne kadar risk aldığını ve cahil cesaretiyle hareket ettiğini her konuşmasında anlatıyor. memlekette eleştirebildiğimiz bu konseptte bir yatırımcı olması bile mucize.niye başka bir isim konuşmuyoruz da sadece aslanoba konuşuyoruz? aslanoba 3-5 yıl önce bu piyasada yokken niye şimdi böyle kriter koyabiliyor? aslanoba’nın kapısını çalmadan önce bu soruları düşünmeniz lazım.

    kesinlikle piyasadaki “ölücü/yatırımcıları” savunmuyorum, mütahit kafasıyla hareket ediyorlar kabul. ama girişimciler de 3-5 red alınca hemen “kimse beni anlamıyor, halbuki usa’de olsam üzerime çuvalla para yığılırdı” tarzı ergen triplerine girmesinler çok afedersiniz. ne komik sunumlar, ne altıboş ürün konseptleri görüyoruz. kullanıcısı, müşterisi kimdir, pazarı nedir dünyadan haberi olmayıp her türlü startup jargonuna hakim olmasıyla kendini zuckerberg sananlar vesaire. yahu adamın ürününün neyi çözdüğünü ben potansiyel yatırımcı olarak anlamıyorum, müşterin nasıl anlayacak.

    5-10 yatırımcının kapısını çalıp yatırım alamayanlar decklerini slideshare’e falan belli kısımlarını gizleyip yüklesinler görelim. yurtdışındaki “bizim kadar iyi olmayan” girişimciler bu kadar kendiyle barışık mesela.

  20. Hasan Ç. dedi ki:

    Kriptosu çözüldükten sonra Hasan Aslanoba’nın söyledikleri;

    1- Çok yoruldum, çok hata yaptım, çok param çöpe gitti, bu ekosistemde maddi-manevi çok kazık yedim, sömürüldüm.
    2- Para da bitti. Biraz daha var ama önceki yaptığım hataların çokluğundan dolayı sadece %1milyon bana kar ettirecek bir girişim olursa ona yatırım yaparım.
    3- Vallahi gönderilen sunumlara bakmaktan, iş fikri dinlemekten bıktım. Madem iş fikriniz iyi, o zaman Ölüm Vadisi^ni kendiniz geçerek sunumlarınızın ve iş planlarınızın kalitesini ortaya koyun. Beni de düşünün, ben de insanım.. her hafta yüzlerce sunumu incelemek yerine ayakta kalmış girişimlere odaklanmak benim de hakkım.
    4- Çok nankörsünüz. Benden önce 100-200 bin yatırım almak için 90 takla atıyordunuz. Ben 100 milyon liraya yakın para dağıttım sizlere. Hepinizin girişimine ortak olmam için 5-10 milyar dolarım olması lazım. Siz hiç matematikten anlamaz mısınız? Tabi ki yatırım için kriterlerim olacak.

  21. Alim dedi ki:

    Türkiye’de her ay %20 büyüme sağlayan sektör veya yatırım aracı söylerseniz biz de öğrenmiş oluruz.

  22. emre dedi ki:

    İnsan bu yorumları okuyunca gerçekten hayret ediyor. Aslanoba bir startup için aylık %20 büyüme oranını insaflı söylemiş. Her ay %20 büyüme aşağı yukarı yıllık 6 kat büyüme demek. Basit ifade edersek başlangıçta 100 tane müşteriniz varsa 600 müşteriye ulaşmak, ya da aylık 1000 TL kazanıyorsanız aylık 6000 TL kazanmak gibi. Yatırımcılara “şirketimin değeri 3 yıl sonra 50 milyon – 100 milyon olacak” derken güzel de 100 milyon değerinde şirket olmak için her yıl şirketinizi ne kadar büyütmeniz gerektiğini bir hesap edin ondan sonra insanlara cahil deyin.

  23. muzaffer dedi ki:

    Bir VC ya da Melek yatımcı ne derseniz diyin duyabileceğiniz en saçma cümle “fikirlerle ilgilenmiyorum.” bu ne saçma bir şeydir arkadaş fikir olmadan bir şey yapmak mümkün mü ki???

    1. Alp dedi ki:

      Bu soruyu sorduğunuza göre ya gerçek bir girişimci değilsiniz ya da “fikir” kelimesinden farklı birşey anlıyorsunuz. Hiçbir girişim, fikrin iyi veya kötü olmasından dolayı başarısız olmuyor. Başarısızlık sebepleri arasında bambaşka temel sorunlar var. Fikrinize aşık olmayı bırakın da icraat yapın.

      1. ankın dedi ki:

        adam haklı beyler batış batıştır

  24. ihtiyaar dedi ki:

    Yahu hala eski kapitalist mavralar…neymiş melek yatırımcıymış:D melek yatırırm mı yapar bağış yapar, onlar kelek atıyordur, bunlar kesin ferrarisini satan bilgeyle de kanki dirler. O da neden satıyor da bağışlamıyor anlamamıştık. Eskiden iletişimde manuplasyon amaçlı böyle “double speak” kavramları askeri stratejistler şifrelerdi: Kıbrıs barış harekatı gibi…Şimdi kapitalistlerl, siyasiler bizi algı manuplasyonu manyağı yaptılar: metrobüs???Ergenekon, imralı…

  25. ruya dedi ki:

    Önceleri sina afra şimdide aslanoba çok buyutmemek lazim sadece paraları var..

  26. Bence burada dikkat edilmesi gereken çok önemli bir konu var.

    Başlıkta girişimcilerin dikkatini çeken “yatırımcıyı girişiminize nasıl çekersiniz” cümlesini kullansanız da, içerikte yatırımcıya girişiminizi nasıl beğendirirsiniz ‘e dönmüş.

    Eğer başlık bu şekilde konduysa, yatırımcının görmek istediklerini anlattığınız bir yazıdan farklı olmalıydı.

Bir Yorum Yazın