x

Apple Watch ile büyümek isteyen girişimler için 5 altın öğüt

Konuk yazarımız Alistair Crane, mobil ödeme çözümleri geliştiren Monitise Grubu‘nda Satış Genel Müdürü olarak görev yapıyor.

apple-watch-224 Nisan Cuma günü yapılacak olan büyük lansman için geri sayım sürerken, markalar da Apple Watch’tan gerektiği gibi faydalanabilmenin telaşı içerisinde. Bu noktada akla bir soru takılıyor; neden markalar kısa bir süre sonra yerini 2.0 versiyonuna bırakacak pahalı bir cihaz için uygulama geliştirmeye uğraşıyor?

Peki, doğası itibarıyla iPhone’un becerilerine kıyasla daha az işleve sahip bir cihaz için geliştirme süreçlerine ayrılan zaman ve yatırımın geri dönüşü yeterli seviyede olacak mı?

En kısa ve basit yanıtı verelim; eğer uygulamanızın sunduğu içeriği ve tasarımını doğru şekilde gerçekleştirirseniz, “Evet!”

Şu ana kadarki muhtemelen en heyecan verici giyilebilir teknoloji ürünü olan Apple Watch, markaların hizmetlerini alıp tüketici davranışları üzerinde son derece büyük bir etkiye sahip olabilecek bir cihaz üzerine taşımaları için olağanüstü bir fırsat sunuyor. Apple Watch’un, günde 150 kez kontrol ettiğimiz cep telefonlarımıza kıyasla kullanıcılar için daha kişisel ve “her zaman açık” olma avantajını da büyük resme kattığımızda bu gerçek daha da büyüleyici bir hal alıyor.

İşte müşterilerimiz için Apple Watch uygulamaları geliştirirken edindiğimiz tecrübelerden derlediğimiz, Apple Watch’tan iyi şekilde faydalanmak isteyen şirketlere yönelik 5 altın öğüdümüz:

1. Uygulamanızın sunacağı en çarpıcı “killer” işleve karar verin

Karmaşık bir fikri alın ve onu Apple Watch’unki kadar küçük bir ekranda herkesin kullanabileceği kadar basit hale getirmeye odaklanın. Uygulamanın kilit işlevi ve insanların onu ne için kullanacakları üzerine detaylıca düşünün. Bu aşamada şu soruları kendinize sorabilirsiniz: Bu işlev özellikle Apple Watch’ta nasıl kullanılabilir? Bu işlevi insanların iPhone uygulamasından daha fazla Apple Watch uygulamasını tercih etmelerini sağlayacak kadar nasıl sadeleştirebilirsiniz?

2. Tüketicinizle bağlantı kurun

Apple Watch “nudge economics” için inanılmaz fırsatlar barındırıyor. Ürünün tüketici ile olan iletişimi artırma potansiyeli asla hafife alınmamalı. Apple Watch iPhone’a gönderilen her türlü anlık bildirimi destekleyecek ve görüntüleyecek. Bununla birlikte sesli yanıt verme fırsatları da sunacak. Yani bildirimler artık “cepten dışarı” çıkıyor ve bizler için farklı bildirimleri bir araya getirecek toplu uyarı sistemlerine olan ihtiyacımızı gün yüzüne çıkarıyor.

Bildirimlerin akıllıca kullanımı, tüketici davranışını kökten değiştirebilir. Bu özellik, tüketicinin bilgiyi anlık güncellemeler halinde almayı tercih edebileceği bankacılık, sağlık ya da hava yolları sektörlerinde önemli rol oynar.

3. Apple Watch’un bir telefon olmadığını unutmayın

Evet belki de çok aşikâr fakat bu gerçekten de çok önemli: Apple Watch bir akıllı telefon değildir, dolayısıyla deneyimi onun “ne zaman” ve “nasıl” kullanılacağına yönelik olarak tasarlamalısınız. Apple Watch’ta uygulama işlevselliği sınırlıdır ancak aslında işin özü de burada yatar: Cihazın amacı bir uygulamanın verdiği bilgilere dair bir “glance” ekranıyla o uygulamalaya eşlik etmektir, onun yerini almak değil!

Saatin kendisini tam olarak yararlı kılacağı durumlara bir örnek her iki elin de meşgul olduğu anlardır. Örneğin yemek yaptığınızı düşünün. İki eliniz de bir şeylerle meşgulken, bileğinize bağlı ve düzenli olarak görünebilen bir ekran size videolu tarif anlatımıyla yardımcı olabilir.

4.Basitlik için tasarlayın

Apple Watch için yapılan uygulama tasarımlarının basit ve kullanışlı olması çok önemlidir. Bu sadeliğe erişmeniz için uygulamanızda aşırı karmaşık ekranlar ya da gereksiz ayrıntılardan kaçınılmalıdır. Diğer akıllı cihazlarımızdan edindiğimiz karmaşık bilgi yoğunluğunu bu cihazda sergilememizin bir olanağı yoktur. Apple, saat uygulamaları için gerçekten de güzel görünen bir yapı oluşturup, çirkin bir görünüm yaratmayı oldukça zor hale getirmiş olsa da basitliğin en önemli anahtarınız olduğunu unutmayın.

5. İnsan Faktörüne öncelik verin

Eğer üzerinde çalıştığınız ürünü ya da hizmeti son kullanıcı için daha kullanışlı, daha yenilikçi ve nihayetinde daha iyi hale getiremiyorsanız çizim tahtasına geri dönmenizde fayda var. Bir diğer alternatif de bu ürün ya da hizmet üzerine çalışmaktan vazgeçmektir. Apple Watch uygulamaları, ihtiyaç duyduğunuz işlev ya da bilgiye saniyeler alacak kadar kısa bir sürede erişebilmenizi sağlamalıdır. Bundan daha fazla dikkat gerektiren her şey daha uygun bir cihaz üzerinde sunulmalıdır. Biz bu “human first” düşünce yaklaşımıyla ilk ve öncelikli olarak son kullanıcıyı düşünüyoruz. İcat ettiğimiz, tasarladığımız ya da geliştirdiğimiz her şeyin merkezinde bu ilke yer alıyor.

Bir Cevap Yazın