x

Ürün geliştirirken Voltran’ı oluşturmak ve takım kurarken dikkat edilmesi gereken 7 şey

Voltran AslanlariKonuk yazarımız Osman Çelik, çoklu platform mobil uygulama geliştirme aracı Smartface.io‘nun kurucu ortağı ve CTO’sudur.

Dünyada yazılım tabanlı ürünler nasıl geliştiriliyor, başarılı ürünler nasıl ortaya çıkıyor sürekli tartışıyoruz. Bunun bir çok parametresi olabilir ancak temelde şu 3’lünün önemi yüksektir. “Fikir, Girişimci ve Sermaye” Bunlar hazırsa, yola çıkabilirsiniz.

Bir çok yazılım firmasının hayalinde iyi bir ürün geliştirmek vardır. Servis tabanlı projelerin veya terzi usülü işlerin katma değerinin düşük olduğunu ve bir süre sonra rekabet sıkıntısı yarattığını herkes bilir. İyi bir ürün/girişim için de girişimcinin öncelikle iyi bir takım kurması, bir başka deyişle Voltran’ı oluşturması gerekir.

Peki ürün takımında olması gereken roller (Voltran’ın aslanları) nelerdir?

  • Ürün Yöneticisi / Product Manager: Ürünün karakterini belirler. Genelde girişimcinin kendisidir. Pazarda nerede durmalı, hangi yöne gitmeli iyi bilir, pazarı ve rakipleri iyi tanır. Hedef kitleyi dinler, yol haritasına (roadmap) karar verir.
  • Analist / Technical Analyst: Yol haritasındaki taleplerin yazılım bandına girmesi için gerekli analizleri yapar. Ürünün detaylarına o karar verir. Geliştirmelerin esnekliği, tutarlılığı, global standartlar ile uyumlu olması, onun analizlerine bağlıdır. İyi bir analistiniz yoksa gerçekleştirdiğiniz bazı geliştirmeleri geri alıp, yeniden yapmak zorunda kalabilirsiniz.
  • Teknik Mimar / Technical Architect : Ürünün şimdiki durumundan orta-uzun vadedeki gereksinimlerine göre altyapıyı planlar. Açıkcası ürünün uzun vadede stabil bir şekilde büyüyebilmesi için iyi bir mimariye ve dolayısı ile teknik mimara ihtiyacınız var. Yoksa bina büyürken yamulmaya başlar. Aynı ürünü 2 sene sonra baştan yazmak zorunda kalabilirsiniz.
  • Kullanılabilirlik Uzmanı / UX Designer: Ürünün kullanıcı ile olan tüm etkileşimine karar verir. Geliştirmelerin tutarlı bir deneyim akışı ile ilerlemesinden ve arayüzdeki tüm görsel öğelerden sorumludur. Ürünün yüzüdür.
  • Yazılım Uzmanı / Software Developer: Analiz dökümanını uygular. Yazılımın temiz, okunabilir ve standartlara uygun olması onun sorumluluğudur. Sorunlara efektif çözüm getirebilen, yenilikleri takip edip kendini geliştirebilen profilde olmalıdır. Gerektiğinde open-source projeleri inceler, olabildiğince az yazarak çok iş çıkarmaya çalışır.
  • Dökümantasyon / Documantation: Ürünün teknik dökümantasyonları  (API Docs, Guides, Best Practices, Videos, Training docs etc..) bu ekibin elinden çıkar. Sürüm geliştirilirken paralel olarak dökümantasyonları da üretilir. Dökümantasyon bir ürünün dilidir.
  • Test ve Kalite Mühendisi / Test and QA Engineer: Analiz dökümanına göre test senayolarını çıkarır test otomasyon araçlarını günceller. Ürünün testlerini yapar. Sadece ürünü değil, dökümantasyonları da test eder. Ürünün kalite çizgisine katkısı çok büyüktür. Ürün onun onayı olmadan yayına alınamaz.
  • Teknik Destek / Technical Support : Ürünün kullanıcı kitlesi ile olan iletişimi sağlar. Kitlenin yaşadığı sıkıntıları, yorumları, talepleri içerideki birimlere aktarır. Bol bol empati yapar. Sürüm (release) temizse rahat eder, yoksa çok başı ağrır.
  • Topluluk Yöneticisi / Community Manager/Evangelist  : Ürünün kitleler ile olan iletişimini sağlar. Eskiden pazarlama departmanlarının yaptığı işi artık Topluluk yöneticileri veya Misyonerler (Evengelist) gerçekleştiriyor.

Ürün takımlarında hangi roller yoktur:

  • Patron : Patronların yerine daha çok fikre veya ürüne yatırım yapan Danışma Kurulu (Advisory board) veya Yatırım Kurulu (Investor Board) vardır. Hedefler oluşturulur ve bu hedefler dönemsel olarak gözden geçirilir.
  • Yazılım Yöneticisi: Ürün takımlarında ast-üst ilişkisinden daha çok koordinasyon söz konusudur. Girişimci bir nevi “scrum master” tadında takımı koordine eder. Ürün ekibi de durumu suistimal etmez.
  • İşbirimi: Ürünün yol haritasına topluluk talepleri karar verir. Ürün yöneticisi kitleyi dinler, marketteki gelişmeleri inceler ve yol haritasına karar verir. Bu sebeple işbuyuran bir birime gerek kalmaz.

Yeni bir girişimde bu rollerin hepsinin ayrı ayrı kişilerde olması beklenemez. Zaman içinde roller ayrışana kadar kişiler birden fazla şapka ile çalışabilir. Ancak bu durum ürün kalitesini etkiler.

Gelelim bir ürün takımı kurulurken dikkat edilmesi gereken noktalara;

  1. Ürün ekibi öncelikle kendi ürününü kullanmalıdır. Kendinizin kullanmadığı bir ürünü başkasına kul-lan-dı-ra-maz-sı-nız!
  2. Ekibe yeni katılacak arkadaşları mümkünse topluluktan (community) seçin. Ürününüzü ne kadar kullanmış ise size katkısı o kadar erken ve fazla olacaktır.
  3. Ekibin ürüne tutku seviyesinde bağlı olması, başarıda üst seviyede etkilidir.
  4. Ürün takımlarının ideal büyüklüğü 6-10 kişidir. (yukarıda yazdığım gibi bu zamanla oturacak bir sayı)
  5. Ürün takımlarında işler şeffaftır. Takımda birinin ne yaptığını diğeri de bilir, görür.
  6. Şeffaf olmanın temelinde iş paylaşım yazılımları, wiki ve düzenli değerlendirme toplantıları yatar
  7. Egodan arınmış yetenekli kişilerden oluşmalıdır.

Tüm bunları dikkate alarak ürün geliştirmek çok daha sağlıklı olacaktır ve daha önce bahsettiğim gibi; Ürün, bir erkeğe annelik duygusunu yaşatan şeydir.

Yorumlar (29)

  1. “Ürün, bir erkeğe annelik duygusunu yaşatan şeydir.” Bu cinsiyetçi yazınızdan dolayı sizi kutluyorum. Girişimcileri yalnızca erkek olabilir diyorsunuz yani bravo…

    Cevapla
    • Hakan Bulut |

      Öyle birşey demiyor. Kadın ve erkek için olayın enerjisini betimliyor..

      Cevapla
    • Çok haklısınız Müge hanım. İlk yazıda hata yapmış bir de buradan link vererek hatasında ısrar etmiş. Duyarlılığınız için teşekkürler…

      Cevapla
    • Veli Cambaz |

      Kadınlar zaten annelik duygusunu yaşayabildiği için, erkeklerin bu duyguyu yaşayabilmesi için ekstra şeylere ihtiyacı var. Bence burada cinsiyetçilik söz konusu değil.

      Cevapla
    • Kadın denince alışveriş alışkanlıkları, annelik duygusu, duygusal zeka bıdı bıdısı dışında örnek vermek akıllarına gelmiyor. Seksistliği geçtim, bir de sığlar…

      Cevapla
    • Bütün bir yazıdan bunumu anladınız Müge hanım, yazar bunu mu anlatmak istemiş 🙂 kusura bakmayın ama bence siz cinsiyetçisiniz, koca bir makalede odaklandığınız noktaya bakın.

      Cevapla
    • Ben de sizi kutluyorum Muge Hanim. Koskoca yaziyi okuyup sadece cok kucuk bir detayi anlamlandirmaya calismak gercekten buyuk bir beceri .

      Cevapla
    • Bu cinsiyet ayrımcılığı düşmanları da son zamanlarda patlak verdi. Anneliğin kadınlara özel olması gerçeğini ret eden bir kadına rastlamak ülkenin neden şuanki konumda olduğunun bir cevabı değilde nedir?

      Cevapla
      • “Cinsiyet ayrimciligi dusmanlari” bir zahmet patlak versinler artik, cinsiyet ayrimciligina dusman olmayacagiz da neye olacagiz? Kimsenin anneligin kadinlara ozel oldugunu reddettigini sanmiyorum; “annelik”ten kastiniz; cocugu buyutmek, altini temizlemek, yemegini yedirmek ise; neden kadinlara ozel olmasi gerektigini ise anlamiyorum.

        Ulkenin bu konumda olmasina, bula bula, cevap olarak bunu bulabildiyseniz; “annelik”in musterekce ifa edildigi Isvec gibi ulkelerin de neden su anki konumlarinda (!) oldugu uzerinde bir dusunursunuz umarim.

  2. Taha Aytekin |

    Bir kadına da babalık duygusunu yaşatıyordur herhalde 😀

    Cevapla
  3. mehmet kurun |

    hmm metrekare.com ekibi ürün geliştirip 1 milyon dolar batırırken bu taktikleri kullandılar galiba.

    Cevapla
  4. Yazar erkek olduğu için kendi açısından yazmış bütün girişimcilerin erkek olduğunu varsayarak. Çocuğu olmayan insanlara çocuğu varmış hissini yaşatıyor dese anlarım. Bu cümlenin İngilizcesini hiç bir yabancı makalede bulamazsınız, bu cümlenin ayrımcılık içerdiği çok açık..

    Cevapla
    • Müge hanım, doğru söze ne denir. Hadi baba dese neyse. Bunu yazan erkek, babalık duygusunu bilmiyorsa annelik duygusunu nasıl biliyor.

      Cevapla
    • Müge Hanım, Bir erkeğin anne olması çok zordur. Anne şefkatlidir. Anne fedakardır. Anne koruyucudur.. Baba ise tedarikçidir. Baba direktir. Ama bebeğin yaşam kaynağı annedir. anne göğsünde hayat bulur bebek. dolayısıyla bu ulvi duyguların (annelik duygusunun) farkında olan yazar, erkek bir girişimcinin ortaya çıkardığı bir ürün, adama annelik duygusunu yaşatır diye çok yerinde bir ifade kullanmış. Bu cümlenin neresinden bakarsanız bakın sizin gördüğünüzü görebilmiş değilim. Ama sizin yorumlarınızın en az makale kadar çarpıcı olduğunu söylemeden geçemeyeceğim. E bu da bir yetenek.. Saygılarımla,

      Cevapla
      • Sayin reyyan2301,
        Muge Hanim’in bahsettigi hataya, yaziyi yazan degil ama siz dusmussunuz. Ne demek baba direktir, tedarikcidir? Baba aileye sponsor mu, yatirimci mi? Babalik da ulvidir, annelik de ulvidir. Kimi ailelerde baba aileye ekonomik katki saglar, kimisinde anne. Kimisinde anne cocukla daha cok ilgilenir, kimisinde baba. Biraz daha fazla gelismis ses tonu ve kas yapisi kimsey direk yapmaz. Bizlerin burada bu tip stereotipleri yok etmekle harcadigimiz zamanlari, medeniyet dunyasi yazinin icerigiyle ilgilenerek gecirdigi icin daha cook yolumuz var.

        Yaziyi yazanin tek hatasi girisimcinin bir erkek oldugu on kabulu yapmasi, art niyetli oldugunu dusunmuyorum.

  5. Oguzhan Cerit |

    Bundan 1 yıl önce smartface’in bir konferansına katılmıştım. Sanırım TOBB ETU’de idi. Bir web geliştiricisi olarak ilk mobil uygulamamı yapacağımın heyecanı ile bilgisayarımı açtım, nasıl indirebileceğimi danışdığımda bana verdikleri cevap ne yazık ki MACOSX için destek vermiyoruz dedi. O an dumur olmuştum. Cross platform mobil uygulama geliştirme için bir ürün hazırladıktan sonra bunu sadece windowsda yapmak gerçekten komikti ve orada bitmişti smartface benim için. Eve döndüm biraz araştırdım ve daha güzel uygulamaların olduğunu gördüm, bırakın macosx’i adamlar cep telefonunuzdan bile kod yazabilmenizi sağlayan online servislerler yazmışlar sırf cross platform mobil application geliştirebilmek için işte ürün bu dedim, hatta kendi notification backend systemlerinide size ücretsiz kullandırıyorlar. Tabi ki belkide henüz geliştirme aşamasında olduğu için böyle aksaklıklar oldu fakat bugün gelinen noktada hala herhangi bir browserda çalışan sistem yapmamaları traji komik gelmiyor değil insana.

    Asıl konudan çok uzaklaştık farkındayım fakat bu yazıyı okuyunca inanın çok sinirlendim. Bu yazının sahibinin bilincinin şu şekilde olduğunu düşünüyorum “Evde tek başına oturan bir geliştirici asla güzel bir ürün, uygulama ortaya çıkaramaz.”. Bir gün çocuğun biri çıkacak ve size bunun böyle olmadığını kanıtlayacak. Kim ne derse desin, internetle dünyaya bağlanan, prensipleri ve kişiliği olan gerçek bir geliştirici size asıl bir ürünün nasıl olacağını gösterecek. Bahsettiğiniz rollerin hepsi Türkiye kriterlerin, ürünü yavaşlatmaktan başka hiç bir işe yaramayan insan profillerinden başka hiç bir şey değil. Ürün 1 ayda çıkacaksa 1 ayda Analist’in işini yapmasını bekliyorsunuz. Sonra 1 ay tasarımcıyı, 1 ay diğerini ürünün çıkması oluyor 2 yıl. Sonra bir bakıryosunuz sizden önce biri pazara girmiş ve açığı daha önceden kapatmış. Bir geliştirici yukardaki rollerin hepsine sahip olacak niteliği olabilir ve bir ürünü ortaya çıkarıp hedeflediklerini kazanabilir.

    Cevapla
    • sn. Oguzhan Cerit Bey, Türkiye de Smartface gibi bir startup’ın türk mühendisliği ike geliştirildiğinin sevincini ve merakını yaşayacağınıza bazı sebepler ile eleştiriyorsunuz gerçekten çok komik. Anladığım kadarı ile bilişim işlerine Binali yıldırım gibi bakanlardansınız.Smartface in sitesine girin ve bakın acaba diğer uygulama geliştirime araçları ile ilgili nasıl farkları barındırıyor ve ayrıca eleştirmeniz gayet normal fakat eleştir yiğidin hakkını ver derler smartface in elbette hataları olabilir eksik bir takım özellikleri olabilir fakat siz Türkiye de yaşayan bir birey olarak bu girişime hem fikri hem gelişimi konusunda yardım etmelisiniz.Uygulama geliştirilen bir uygulamadan bahsediyoruz hemde native kod çıkaran bir platform biraz düşünürseniz ve windows da ki emulator sıkıntısı gibi diğer platformlarda ki eksikleri düşünür iseniz eminim smartface ‘e olan ilginiz artacaktır

      Cevapla
      • Sayın Osman bey, Türkiyede yaşıyor olmam bu işe yardım etmem gerektiği anlamına gelmiyor. Eğer bir iş başarısızsa, orada bırakılmalı hatada ısrar etmek başarısız bir ürünün ve başarısız bir ekibin zayıf noktasıdır. Ben size 1-2 cross platform geliştirme aracı söyleyim siz onlara bakın arasında nasıl uçurumlar olduğunun farkına varacaksınız gerçekten.

        Billişim sektörü bir derya ve siz kıyıdan bakarak diğer kıyıyı göremezsiniz, yurtdışındaki örnekleri sınırları aştı ve sizin görebiliteniz dışına çıktı hala çıkıp sırf Türkiye’de yapıldı diye bunu kullanmanın bir anlamı yok. Başarısız, hatalarla dolu ve kullanışsız bir ürünün örneğidir.

        1- Telerik App
        2- Phonegap
        3- Apache Cordova

      • Smartface’in troll’ünün kendi patronu olması bile çok acı bir durum. Küçük çaplı düşüncelerimizden kurtulmadıkça bu ülkede gelişim çok zor, bırakın ürünü savunan da çıksın eleştiren de çıksın, göklere çıkaran da yerin dibine sokan da. Gerek yok böyle bir tartışmaya.

    • Oğuzhan söylediklerinde kısmen haklısın. Özellikle kurumsal sektörde birbirini bekleme olayı çok fazla oluyor. Fakat yukarıda yazar bütün iş rolleri için ayrı kişiler olmalı dememiş, bir kişi birden çok rolde yüklenebilir -burdan bütün rolleride yüklenebilir- anlamı çıkar. Fakat böyle olunca işin kalitesi ciddi anlamda düşüyor.Küçükte olsa bir ekip çalışması ürünün kalitesini muazzam artırmaktadır. Özellikle fikirleri olgunlaştırırken.

      Örnek olarak ben bir developerım uzun süredirde mobil sektördeyim. Şimdi UX’den de anlıyorum testtende proje yönetiminden de fakat yazılım dışında hiç birinde uzman değilim. Buradan da şu sonucu çıkarıyoruz tek başıma bütün ürünü geliştirdiğimde bazı aksaklıklar ortaya -çıkabilir-
      Ek olarak zaman bazında da süreleri inanılmaz uzatıyor.

      Cevapla
      • Sizde bir geliştirici olarak olmayan bir pazara giriş yaparken 1 ay hatta 1 hafta daha önce girmenin ne demek olduğunu biliyorsunuzdur. Ben sadece işlerin bazen bu kadar prosedürel yürümemesi gerektiği fikrindeyim. Elbette olabilir fakat bu şirketleşme aşamasıdır. Eğer yeni bir uygulama yapıyorsanız bu kadar beklemenize gerek yok, bırakın (salın) ürünü baktınız tutuyor geliştirirsiniz. Örneğin, bir web sitesi yapıyorsunuz 1.000 tane modülü var 1 yıl uğraşıyorsunuz bitiriyorsunuz. Sonra hiç kimse kullanmıyor kimse üye bile olmuyor ee noldu 1 yılınız? ilk önce 3 modül geliştirin insanlar alışsın kullansın sonra 4. modülü zaten sunarsınız baktınız oluyor.

    • Bazı şeyleri tam doğru söylüyor dedim ama gel görki son paragraf tam bir sığ düşünceninin ürünü. Elbette bir kişide bir ürün ortaya koyabilir ancak ben herşeyi yaparım noktası Türk düşüncesidir. Sen yanlış tecrübeler edinmişsin sanırım bu sektörde bundan dolayı böyle fikirlere kapıldığını düşünüyorum.

      Cevapla
  6. “Bir erkeğe annelik duygusunu yaşatmak” dünyada yalnızca iki cinsiyet tanımı olduğunu düşündüğünüzde evet, cinsiyetçi olarak nitelenebilecek bir söylem. Ama dünyada anne olan erkekler de var ve bu nedenle yalnızca söylem, yazının yayınlanmasına engel değil. Şunu kabul ediyoruz, söylem yazının içeriğinde annelikle ilgili “duygusallık, çekiniklik ya da edilgenlik” gibi kalıplaşmış stereotiplerle desteklenmiş ya da yazı anneliğin kadınlara özgü olduğunu açıkça savunan bir dille yazılmış olsaydı yayınlanması tartışılabilirdi. Ancak ne önceki ne de bu yazıda içerik, bu kalıpları açıkça ödüllendirmiyor. Söylemi savunmuyorum ancak söylemin bahsettiğiniz hassasiyetlere burada dokunup dokunmadığı konusundaki hükmünüze katılmıyorum.

    Cevapla
  7. deniz oktar |

    Yazı waterfall yapıları güzel özetliyor. Ancak günümüzde, özellikle Amerika’da gelitşirilen ürün takımlarında bu yöntem neredeyse hiç kullanılmıyor. Agile yöntemler konusunda acilen uyanmak lazım. Analist diye bir rol artık kalmadı. Ürünler zaten 2 sene sonra baştan yazılmak üzere başlıyor. Tamamen yanlış yönlendirici bir yazı, startup dünyasına yön vermeye çalışan Webrazzi de yayınlanması doğru değil, belki bir klasik IT dergisinde yayınlanmalı.

    Cevapla
    • Analist diye bir rol agile da yer alıyor. Ancak sorumlulukları waterfall methoddan farklı. Agile ile ilgili yabancı kaynaklardan araştırabilirsiniz.

      Cevapla
  8. Lütfen sektörde 12 senedir bir şekilde yer alan ve başarılı hiçbir çıktısı olmayan bir cross platform uygulamayı sanki mobil uygulama geliştirmek için başka çare yokmuş ve sanki memlekette başka ürün yokmuş gbi haberleştirmeyin.

    Cross platform bu kadar derde deva olsa idi şu anda dünyada herkes ama smartface ama başka cross platform toollar kullanıyor olurdu. Ancak kullanmıyorlar; başarılı her mobil uygulama ciddi mühendilik ekipleri tarafından elle naive ortamlarında kullanılıyor.

    Nitekim smartface’in de ülkemizde belli kullanıcı sayısına ulaşmış iyi bir çıktısı bulunmamaktadır. Yanlış alana yatırım yapmamak ve hatada ısrar etmemek de bence başarılı ürün geliştirmenin olmazsa olmazlarındandır.

    Kendi hayallerini aradaki bir platformun yetenekleri ile kısıtlarsanız özgün bir ürün yapmazsınız.

    Cevapla
  9. Soru 1: Bu yazıda ne anlatılmak istenmiş
    Soru 2: Yorum yazanlar bu yazıdan ne anlamışlar “neye odaklanmışlar özellikle müge hanım :)”

    Cevapla
  10. Konuya ekleyecek başka resim bulamadınız sanırım..
    Ben subliminal’im diye bağırıyor..

    Cevapla

Bir Cevap Yazın