Yerli oyun Monochroma, son halkayı tamamlayarak kullanıcılarla buluştu [İnceleme]

monochroma-thumbSizlere 10 Temmuz 2013 tarihinde duyurduğumuz, Nowhere Studios‘un oyunu Monochroma geçtiğimiz haftalarda Steam ve Playstore üzerinden yayınlandı.Kickstarter üzerinden duyurulan ilk yerli proje olma özelliğini de taşıyor Monochroma. Oyun, hedefi olan 80 bin dolardan daha fazlasını, 84 bin doları bir ayda toplamayı başardı ve o dönem oyun projeleri arasında oldukça ses getirdi.Kickstarter’daki hedefin tamamlanmasının ardından yaklaşık 1 yıl süren geliştirmeler sonucunda Monochroma 28 Mayıs itibariyle kullanıcılarla buluştu.Nowhere Studios, 8 kişilik bir çekirdek kadrodan oluşuyor. Ancak geçtiğimiz 3 sene boyunca, çekirdek kadronun yanında dönemlik çalışan ve dışarıdan alınan hizmetlerle beraber emek veren insan sayısı 30’u geçmiş.Çekirdek ekibin 3’ü yazılımcı, 4’ü de tasarımcı olarak görev yaparken, Burak Tezateser yapımcı ve kurucu konumunda. Bunun dışında şirket çalışmaları aşamasında animasyon, ses mühendisi, PR/Pazarlama ekipleri, illüstratörleri, video artistleri ve test ekibini dönemsel olarak içlerinde bulundurmuşlar.Özellikle konsol platformunda olabildiğince oyun oynamaya çalışan ve takip eden birisi olarak Monochroma’yı büyük beklentilerle oynamaya başladığımı ilk olarak aktarayım 🙂 Tüm bunların yanında yerli bir oyun oynayacak olmamın da bu isteğimi oldukça tetiklediğini söyleyebilirim.monochroma 1Oyunu i5 (1.3 Ghz), 4G DDR3 ve 128 GB SSD’li bir Macbook Air’de, arka planda Chrome ve yaklaşık 25 site açık olarak oynamış olmama rağmen herhangi bir donma ve takılma yaşamadım. Ekibin gerçekten güzel bir optimizasyon yaptığını söyleyebilirim. Oyun Steam üzerinde hem Windows hem Mac platformları için mevcut.Belki bu oyun için çok klasik bir deyim olacak ama ilk bakışta LIMBO’ya oldukça benziyor gerçekten. Ama oyunun içine girdikçe aslında pek de öyle olmadığını anlıyorsunuz. Monochroma, siyah, beyaz, gri renkleri üzerine kurulmuş bir oyun ve oyunun bütününde bir karamsar hava var. Ancak özellikle kahramanımızın kırmızı atkısı ve çevredeki bazı cisimlerin (traktör, uçurtma, can simidi bazen farklı bir cisim) belli bir oranda kırmızı olması oyun için de, dikkat edildiği zaman, çok hoş bir görsellik sağlıyor.monochroma 2Herhangi bir diyalog ya da metin okumadan direk oyuna başlıyorsunuz; böyle olunca hikaye oyun içindeki olaylarla ortaya çıkıyor ve tamamlanıyor. Bir küçük çocuk ayağından sakatlanıyor ve onu bir noktaya taşımanız gerekli ancak peşinizde tabi ki size zarar vermek isteyen kişiler ve sizin oyun içerisinde çözmeniz gereken puzzle’lar var. Puzzle’ların bazılarının gerçekten düşündürücü ve çok iyi kurgulanmış olduğunu söyleyebilirim.Monochroma 2-boyutlu gibi algılanmasını sağlayan bir kamera açısına sahip. Ancak arka plandaki ışık oyunları, diğer cisimlerin hareketleri ve siz yolunuza devam ederken aynı zaman da başka canlıların yaşadığını hissettiren ayrıntılar farklı bir boyut katıyor.Burada tek eleştirebileceğim nokta, karakter modellendirme detayları ile model animasyonları. Karakterimiz koşma, zıplama, tırmanma ve cisimleri tutarak itme veya çekme özelliklerine sahip. Açıkçası bunların modellendirilmesinin ve animasyonlarının daha iyi olmasını bekliyordum. Üzerine biraz daha çalışılmış olsaydı oyun bütün olarak çok daha güzel bir hale gelebilirmiş.monochroma 3Oyunda mutlaka değinmem gereken konusu ise müzikler. Oyunun müzikleri gerçekten harika. Atmosferle, sahnelerle ve oyunun bütünüyle o kadar uyumlu ki gerçekten oyunun içine girmenize olanak sağlıyor. Oyunun müzikleri Alpay Aytekin ve Gevende imzalı. Gerçekten çok iyi hazırlanmış ve oyuna entegre edilmiş.Oyun yayınlandığı 28 Mayıs’tan bu yana toplamda yaklaşık olarak 10 bin adet satmış. Oyunun Steam’deki fiyatı 19,99 dolar. Nowhere Studios’un kurucusu Burak Tezateser, şu an için Playstation ve Xbox platformları için çalışmalarının sürdüğünü, aynı şekilde Monochroma’nın konsol versiyonu için bazı yayıncılardan teklif aldıklarını ve bir yayıncıyla pazarlama/dağıtım için anlaşma yapabileceklerini bize aktardı.Monochroma 42-3 yılda bir oyun çıkarmayı hedefleyen ekip şu an için Monochroma’yı geliştirmekle meşgul, ama bir yandan da yeni oyunlar için konsept ve fikir geliştirerek ufak çalışmalar yapıyor.Kişisel görüşüm, Monochroma‘nın ülkemiz için gerçekten bir başarı ve ilham alınabilecek bir proje olduğu. Kickstarter’da hedeflediği bağışı toplamasının ardından yapımcıların sözlerini tutarak 1 yıl geçmeden oyunu kullanıcılara sunmaları ve oyunun her yönden çok kaliteli olması artık yerli yapımcılar ve girişimciler olarak bazı eşikleri çoktan geçtiğimizi de gösteriyor.

Yorumlar (5)

  1. Oyun sektörü girişimleri bizi heyecanlandırıyor. Umarız bu sektörde ülkemiz daha da gelişir.

    Cevapla
  2. Oyunların gelişim süreci güzel fakat biraz daha özgünlüğü arttırırsak, pazarlamak daha kolay olur.

    Cevapla
  3. Bu tür girişimler çok sevindirici. Bu konuya yavaş yavaş ısınan bir ülkede görmek daha da mutluluk verici. Ancak oyun her haliyle Limbo’yu “andırıyor”. Neden özgün oyunlar yaratamıyoruz?

    Cevapla
  4. Siz önce “benzer” oyunları yapabilin sonra özgün oyunları yapmayı düşünün. Birebir aynısını bile yapmış olsalar bu oyunu yapabilmenin değerini azaltır mı? Bol keseden sıkmayı bırakıp birazcık takdir etmenin ne olduğunu fark etmeye başlasanız iyi olur.

    Cevapla
    • Neden ilk hedef benzer oyun yapabilmek? Bakın, ben oyun yapmanın ne denli zor bir iş olduğunun farkındayım. Kesinlikle yapılan işe ne bir hakaretim ne de bir yergim var. “Birebir aynısını yapmış olsalar bile” demişsiniz. Sizin yapılan oyuna saygınız yok mu? Kopya çekip oyun yapmak mıdır her şeye rağmen takdir edilmesi gereken? Okullarda proje yaparken bile titizlikle dikkat edilen bir mevzuyken sizin bu şekilde yaklaşımınız üzücü ve yapıcı bir eleştiri değil. Lütfen hemen agresif savunmaya geçmeyin.

      Cevapla

Bir Cevap Yazın