x

Startup Kitchen organizasyon yapısını değiştirdi, uzaktan çalışma dönemini başlattı [Söyleşi]

startup-kitchen-logoSizlere Tart New Media’nın dijital hizmet sektörüne veda ederek kendi bünyesinde girişim üreten Startup Kitchen‘a geçiş sürecini detaylıca aktarmıştık. Bu yazıda ise Startup Kitchen’ın organizasyon yapısında değişikliğe giderek uzaktan çalışma dönemini başlatmasına değineceğiz.

Yaklaşık 9 ay gibi bir süredir Startup Kitchen olarak çok sayıda  projeye hayat veren şirket, toplamda 13 farklı girişim üzerinde çalışmış. Bunlardan bir kısmı yayına girip kullanıcılarla buluşurken bir kısmı da iş modeli ya da MVP (Minimum Viable Product) geliştirme aşamasında kalmış. Startup Kitchen’ın yayına giren girişimler vasıtasıyla ulaştığı toplam kullanıcı sayısı 3 milyonun üzerinde. Bu arada bunların yalnızca yüzde 8’inin Türkiye’den olduğunu belirtmekte yarar var. Yazının sonlarına doğru bu noktaya geri döneceğiz.

Şu an Startup Kitchen’ın odağında gelir modeli belli olan 6 proje  yer alıyor: Tart Games, Line.do, Driwe, İşte Oyun, Dinlet.io ve Tuşla. Şirketin ilerleyen dönemde gelir modeline çok daha fazla ağırlık vereceğini ve odağındaki proje sayısını da azaltarak saydığımız bu ürünler üzerinde yoğun bir şekilde kullanıcı kazanımı ve gelir oluşturma noktalarında çalışacağını belirtelim.

startup-kitchen-ofis-2

Startup Kitchen çalışanların kendi karar verdikleri çalışma ortamından kareler – 1

Tart Games tarafında Kixel’in ardından iki yeni oyunun yolda olduğunu söyleyelim. 100 bin indirilme rakamına oldukça yaklaşan Tuşla ise yakında büyük bir değişime uğrayarak önemli bir güncelleme yayına alacak. Yeni nesil içerik yaratma uygulaması Line.do’da şu anda hem yazılımsal geliştirmeler hem de yoğun bir şekilde ‘growth hacking’ çalışmaları yapılıyormuş. Dinlet.io ise henüz görücüye çıkmamış olan yeni nesil bir online jukebox -müzik kutusu- servisi.

1400 metrekarelik ofisini kapatan Startup Kitchen’da artık herkes uzaktan çalışacak

2003 yılında Şişli’de 120 metrekarelik bir ofiste kurulan Tart New Media, bugüne kadar beş kez taşınırken son durak Startup Kitchen kimliğiyle Ulus’ta bulunan 1400 metrekarelik ofis olmuş. Tüm bu taşınmaları alt alta koyduğunuzda ortaya çıkan maliyet -nakliyat, mobilya, network kurulumları- 1 milyon lirayı bulmuş. Diğer yandan şirketin Ulus’ta bulunan ofisinin yıllık için maliyeti de -ofis kirası, stopaj, ofise sahip olmanın gerektirdiği ekstra pozisyonlarda çalışanlar vs.- yine 1 milyon TL civarında. Bu bilgileri de içerisinde barındıran, Startup Kitchen mentörlerinden Onur Bayrak’ın hazırladığı sunuma buradan erişebilrsiniz.

Diğer yandan piyasaya ürün çıkartma konusunda oldukça tecrübeli ve hevesli olan ekibin, Startup Kitchen bünyesindeki projelerin büyümek için ihtiyaç duyduğu zaman dilimini beklemesi ve tabiri caizse sabretmesi çok kolay olmamış. Dışarıdan çalışma dönemiyle birlikte ekibin sabır eşiğinin de artması hedeflenen bir diğer konu.

Startup Kitchen’ın 28 çalışanı -12’si direkt yazılım üzerine- şu an birbirinden uzak ve farklı lokasyonlarda çalışıyor. Ekip haftada bir Beyoğlu civarında kafelerde bir araya gelerek değerlendirme toplantısı yapıyor. Bu arada şirketin Cihangir’de küçük bir butik ofis tuttuğunu, dileyen çalışanların burayı da değerlendirebileceğini ekleyelim. Tüm bu süreçte ekibin kullandığı araçlar ise Skype, Jira ve anlık mesajlaşma için Openfire. Bu arada Startup Kitchen’ın bir nevi uzaktan çalışmayı öğrenme aşamasında olduğunu, bu deneyimini dokümante ettiğini ve bu tecrübeden elde ettiği tüm çıkarımları sektör ile paylaşacağını da belirtelim.

startup-kitchen-ofis-4

Startup Kitchen çalışanların kendi karar verdikleri çalışma ortamından kareler – 2

“Bizde işverenden çok liderlik üzerine ilerleyen bir yapı var”

Konuyla ilgili olarak Startup Kitchen Yönetici Direktörü Emrah Olgun‘dan bir işveren gözünden konuyu değerlendirmesi istediğimizde kendisi şunları söyledi: “Bizde aslında işverenden çok liderlik üzerine ilerleyen bir yapı var ve bir çok şirkette de tahmin ediyorum ki böyledir veya böyle olması gerekiyor. Ancak risk üstlenici konumda olduğunuzda beraber çalıştığınız takım arkadaşlarınızın sizinle beraber yürümek konusunda ne kadar verimli oldukları aklınızın bir köşesinde her zaman kalabiliyor. Aslında biz Tart, Startup Kitchen dönüşümünde en fazla bu noktada yol katettik diyebilirim. Zira bu sürece başladığımızda ekibin içerisinde bizimle beraber bu riskli yolu yürüyemeyeceğini tahmin ettiğimiz çok sayıda kişi bulunuyordu. 74 kişi’den 28 kişiye gelişimizde aslında tamamen bu kaygılardan arındık ve sayımız azaldıkça etki alanımız arttı diyebilirim. Hal böyle olunca ekip içerisindeki güven de inanılmaz bir noktaya ulaştı. “Acaba ofis saatlerinde yeterince verimli miyiz” soruları da bir bir yok oldular.

Bu açıdan bizim için uzaktan çalışmaya geçmek nispeten kolay oldu. Sorumluluk bilincindeki birbirine güvenen takımlarda, yoğun dirsek teması ile çalıştığınız bir “savaş odası” durumu yoksa farklı lokasyonlarda olmanın zararından çok faydası oluyor diyebilirim. Herşeyden önce istanbul gibi bir şehirde insanların hayatından trafiği çıkarmak bile günlük kendinize ayırabileceğiniz 1-2 saati beraberinde getiriyor.

startup-kitchen-ofis-1

Startup Kitchen çalışanların kendi karar verdikleri çalışma ortamından kareler – 3

Startup Kitchen’a dönüşüm sürecinde ekibin girişimcilik kültürüne uyum sağlaması kolay olmamış

Olgun’un 74 kişi olarak Startup Kitchen haline gelmeleri ve şu an 28 kişiyle yola devam etmelerini, bu noktada ekibin girişimcilik kültürüne nasıl uyum sağladığını sorduğumuzda da kendisi şunları aktardı: “Değişimimiz ile ilgili en çok zorlandığımız konular aslında girişimcilik kültürünün en temeli ile alakalı konulardı. Girişimci belirsizlik altında karar verebilir olmalı. Servis işi içersinde olduğunuzda en net yaşadığınız çalışma durumu sürekli sonunda müşteri buunan dikey bir onay makenizmasına sahip olmanız. Bu durum karar yönetimini her zaman müşteri, müşteri ilişkileri gibi rollerde topluyor. Oysa ki üreticinin (Yazılımcı, ürün yöneticisi, arayüz tasarımcısı v.b.) inanmadan yaptığı değişiklikler genel olarak onları karar vermeme rahatlık alanına itiyor. Oysa ki eğer işin gerçek bir parçası iseniz üretirken sürekli karar veriyor ya da insiyatif almanız gerekiyor.

startup-kitchen-ofis-3

Startup Kitchen çalışanların kendi karar verdikleri çalışma ortamından kareler – 4

1 sene içinde ABD ofisi devreye giriyor

Startup Kitchen Yönetici Direktörü Emrah Olgun ile konuşurken, Startup Kitchen’ın 1 yıl içinde California/ABD’de ofis açacağını öğrendik. Türkiye’de bulunan ekibin yaratıcılığına ve başarısına fazlasıyla inanan Olgun, ABD’deki ofisin bir köprü görevi göreceğini ve işlerini çok kolaylaştıracağını söylüyor. Bu arada yazının başında da belirttiğimiz gibi Startup Kitchen girişimlerinin ulaştıkları 3 milyon kişinin yalnızca yüzde 8’inin Türkiye’den olduğunu hatırlatalım. Bir gelenek haline gelen yaz kamplarının devam edeceğini de son bilgi olarak ekleyelim.

Yorumlar (38)

  1. Ofisin kirasi agir geldi herhalde.

    Cevapla
  2. Ahmet Boybozan |

    Bana bunlar biraz ‘şirket batıyor’ hissi verdi nedense.
    Bilemiyorum batmak ağır da olsa belki finansal zorluk içerisinde imajı diyebiliriz.

    Cevapla
  3. Super haber. Cok faydasini goreceksiniz eminim

    Cevapla
  4. Tart New Media iken Eric Ries’ın Lean Startup kitabını okuyup Startup Kitchen’a dönüşmüşlerdi. Şimdi de 37Signals’ın kurucularının Remote: Office Not Required kitabını okuyup ofisi kapatmışlar.

    Bir sonraki kitabı sabırsızlıkla bekliyorum…

    Cevapla
    • Güzel tespit aynen katılıyorum..

      Cevapla
    • Yorumunuz biraz gizemli oldu. Pek anlayamadım. Startup işi ile uğraşan tüm girişimlerin, hızlandırıcı veya inkübasyon merkezleri gibi faaliyet gösteren yapıların uzaktan başarılı olması neredeyse imkansız görünüyor. Başarısız örnekleri var; yurtdışında bile başarılı pek göremedim. Ölçeklenmiş büyük kurumlar için aynı yorumu yapamam ancak sanal ortamdan iş kurmak/yürütmek isteyen startup’ların doğasına aykırı bir yapılanmadır. Ayrıca bu tarz yapılanmayı Türk eğitim ve sosyo-kültürüne adapte etmek bir o kadar daha zordur. Unutmayalım Steve Jobs gibi 37Signals da bir istisnadır. Nacizane tecrübelerimi paylaşmak istedim, umarım yanılırım.

      Cevapla
  5. Serkan Sepil |

    Herşey çok güzel fakat evden çalışmanın, çalışan için yalnızlık handikap’ı var. Ofiste de sürekli bilgisayar başında olsanız dahi insanlar ile iletişim içerisinde oluyorsunuz evde ise bu sıkıntılı.

    Cevapla
    • Bunun icin cesitli onlemlerimiz var 🙂

      Ekip ici iletisimi saglamak icin surekli kullandigimiz ozel sohbet odalarimiz mevcut. Kah is yapiyor, kah geyik yapiyoruz. 90’larin IRC ruhunu yasatiyoruz diyebilirim 🙂 Yeni bir blog’umuz var ve okuduklarimizi ya da ilginc buldugumuz seyleri orada paylasiyoruz. Ayrica haftada bir bulusup eglenceli aktivitelerde bulunuyoruz. Sadece ofis ici iletisimi canli tutmak ve bu tarz organizasyonlari duzenlemek icin bir pozisyonumuz var.

      Gorduk ki, ekip olabildiginizde bu handikap minimize ediliyor.

      Cevapla
      • Ahmet Öncel |

        Bende de size bir tavsiye o zaman. Ben Almanya’nin en büyük digital ajanslarindan birinde calisiyorum. Müsterilerimiz arasinda skoda ve ferrari’de var (Reklam olmasin diye isim vermedim, merkezimiz Frankfurt’ta). Bu modeli bizim sirkette denedi ve 1 yil sonunda vazgecti. Cünkü gordüler ki calisanlarin ev ortaminda ofisteki yaraticiligi ve sosyal ortami yakalamalari mümkün degil. Özellikle sosyal ortama dikkat cekiyorum. Calisanlarin birbirlerini digital iletisim kanallari, skype gibi, ile baglanmalari tamamen insanlari yabancilastiran bir durum. Bu tipki tamamen sanal ortamda takilan ve gercek hayatta birbirini görmeyen iki sevgiliye benziyor. O nedenle bizim sirket mesela yilda 4 defa Hamburg, Berlin ve Frankfurt ofislerini belli aktivitelerde bir araya getiriyor ve her 3 haftada bir yapilan sprint toplantilarin da bir takimdan 5 kisinin diger sehre gitmesini mecburi kiliyor ki böylece calisanlar birbirini taniyor ve seker mi seker bir ortam olusuyor. Evden calisma dükkan kapattirir demedi demeyin.

      • Biz henuz “ayni ofiste calisan insanlar”dan “evlerinde calisan insanlar’a gecis yaptigimiz icin hepimiz Istanbul’dayiz. Bu sebeple haftada bir Istanbul’da sevdigimiz bir mekanda bulusup rahatlikla sosyallik ihtiyaclarimizi giderebiliyoruz.

        Ote yandan calisma arkadaslarimiza daha fazla kisisel vakit kaldigi icin, onlar da istedikleri kisilerle sosyallesme ozgurlugune kavusuyorlar. Istanbul’da bir ofiste calisirken is sonrasi eve gelip ailenizle disari cikma ihtimaliniz, yorgunlukla da beraber sifira yakinsarkren, bu sayede sizin icin ozel insanlara daha fazla vakit ayirabiliyorsunuz.

        Birlikte kafa patlatmaya ihtiyacimiz oldugu durumlarda ise Cihangir’deki butik ofisimizde bir araya geliyoruz.

        Bahsettiginiz sorunlari daha onceki deneyimlerimizde yasadigimiz icin, aynilarini yasamamak icin gayret sarf ediyoruz.

      • IRC senin ruhundan uzak bilader 🙂 oralardan uzak durun.

  6. yaz kampına devam edip ne yapacaklar acaba? yine insanlar mağdur mu edilecek.

    Cevapla
  7. Ahmet Şancı |

    Hayallerde yaşıyor bazı arkadaşlar. “Zira bu sürece başladığımızda ekibin içerisinde bizimle beraber bu riskli yolu yürüyemeyeceğini tahmin ettiğimiz çok sayıda kişi bulunuyordu” yazık diyorum sadece

    Cevapla
  8. Selam pampalar;

    “Ancak risk üstlenici konumda olduğunuzda beraber çalıştığınız takım arkadaşlarınızın sizinle beraber yürümek konusunda ne kadar verimli oldukları aklınızın bir köşesinde her zaman kalabiliyor. Aslında biz Tart, Startup Kitchen dönüşümünde en fazla bu noktada yol katettik diyebilirim. Zira bu sürece başladığımızda ekibin içerisinde bizimle beraber bu riskli yolu yürüyemeyeceğini tahmin ettiğimiz çok sayıda kişi bulunuyordu. 74 kişi’den 28 kişiye gelişimizde…”

    Yazinin bu kismi cok sert degil mi 🙂

    Cevapla
  9. “Ancak risk üstlenici konumda olduğunuzda beraber çalıştığınız takım arkadaşlarınızın sizinle beraber yürümek konusunda ne kadar verimli oldukları aklınızın bir köşesinde her zaman kalabiliyor. Aslında biz Tart, Startup Kitchen dönüşümünde en fazla bu noktada yol katettik diyebilirim. Zira bu sürece başladığımızda ekibin içerisinde bizimle beraber bu riskli yolu yürüyemeyeceğini tahmin ettiğimiz çok sayıda kişi bulunuyordu. 74 kişi’den 28 kişiye gelişimizde aslında tamamen bu kaygılardan arındık ve sayımız azaldıkça etki alanımız arttı diyebilirim.”

    Bu ifadeye göre riskli yolu beraber yürüyemeyeceklerini düşündükleri 46 kişiden biriyim. Yaklaşık 2 yıl çalıştım (1 yıl 9 ay civarında). Acaba çalışanlar mı çalıştıkları yeri riskli gördüler, yoksa firma mı riskli gördü onlarla birlikte çalışmayı tartışmasının içerisinde buldum kendimi…

    O kadar cok yazacagim/yazabilecegim sey var ki.. lakin bir takim engellerden dolayi yazamiyorum.

    Cevapla
  10. Emrah Olgun yine bir pdf okumuş anlaşılan. İşten çıkarılan kişilerin tazminatını bile ödemeyedikleri doğru mu acaba? Bu remote konusunun Türkçesi durumumuz yok olmasın?

    Cevapla
    • Ayhan Şahin |

      Bu zamana kadar kurdukları şirketleri de bence PDF’ten okuyup yapmışlardır. Bu kadar sığ olmayın rica edeceğim.

      Adam zaten anlatmış, “tasarruf yapabileceğiz bu sayede o parayı ürüne yatırma fırsatımız olacak” diye.

      İşten çıkartmaya gelince varsa bir bilginiz açıklayın yoksa “x yaptıkları doğru mu acaba” diyip trollük yapmayın lütfen. Tazminatını alamadıysa adam mahkemeye verir çatır çatır alır orası da ayrı.

      not: Galatasaraylıyım

      Cevapla
  11. 74 kişi denildiğine göre bu yazının yazarı da “bizimle beraber bu riskli yolu yürüyemeyeceğini tahmin ettiğimiz” diye tabir edilen kişiler arasında sanırım.

    2013 yılı başında yıl sonu hedefi olarak 100 kişinin üstünü hedefleyen bir şirket 20 küsür kişiye düşüyorsa ( aslında onlar hep riskli kişilerdi gerçi unuttum ) 1 sene içinde Amerika hedefi biraz ayranı yok içmeye kabilinden kalıyor. Ne diyelim, size iyi sıtartaplar.

    Cevapla
  12. Kısa sürede birçok proje ürettiler. Şuan belirli projeler üzerinde odaklanma kararları doğru bir tercih.. Ofis giderlerine ayırdıkları bu büyük bütçeyi projelerine ayırmaları kısa zamanda daha hızlı büyümelerine katkı sağlayacaktır. Bence yöneticiler şirketlerine iyi liderlik yapıyor. Yolunuz açık olsun.

    Cevapla
    • çok objektif yaklaşmışsınız gerçekten bir çok proje ürettiler diyorsunuz ortada çalışan bir proje çıkar toplasanız. olmayan bütçeleri ile kovulan insanların tazminatlarını bile ödeyemezken..

      Cevapla
  13. Selam herkese,

    bende yıllarını bu şirkete vermiş ve ortağı olan bir kaç kelam etmek isterim.

    riskin hemen finansal olarak algılanması çok ilginç gerçekten. oysaki en önemli risk hayallerinize ve hedeflerinize ulaşamamaktır. finansal problemlerin sizin hayallerinizi yıkacağınızı düşünüyorsanız lütfen kendinize yeni hayaller bulun. Tart, Startup Kitchen süreci ile beraber 12 senedir var. bu sürecin içinde finansal zorluklar yaşamadığımızı düşünmek çok naifliktir. özellikle girişim yapan, kendi şirketini kuran arkadaşlar bu süreci iyi bilirler. finansal dengesizlik hayatınızın hiçbir zaman değişmeyen yol arkadaşıdır. bu yüzden kararlarınızı finansal dengeler üzerinde vermemeyi öğrenmenizi tavsiye ederim. Biz bunu sadece bizim değil tüm Türkiye’nin geçirdiği krizlerde öğrendik. bugün remote kararını finansal bir sebep olarak yapıyor olsaydık bundan çok daha önce zaten Startup Kitchen macerasına girmezdik. Daha ilk günden beri şeffaf olmaya çalıştık. Startup Kitchen macerasına girerken, neden bu yola girdiğimizi, kimlerle beraber ilerlemek istediğimizi, bizi ne risklerin beklediğini, neden milyonlarca dolar gelir elde eden Tart’ı bıraktığımızı anlatıık, sunumlar yaptık, fikirleri aldık, tekrar sunumlar yaptık.

    Bir diğer konu kamp konusu. ben kamp konusunda kimi mağdur ettiğimizi çok merak ediyorum. 3 senedir 12-16 haftaya yayılan yaz kampı düzenliyoruz. her sene konular tekrar değişiyor, güncelliyoruz. işimizi gücümüzü, gelir elde edeceğimiz yerleri bırakıp ekibimiz en iyileri ile buna hazırlanıyoruz. Toplam 1000’in üzerinde başvuru geldi bunları değerlendirmek için bile günlerimizi veriyoruz. birini mağdur etmemiz için beklentimizin olması gerek. tüm süreç ücretsiz, tek istediğimiz yeteneği olan parlak arkadaşlar ile çalışabilmek. bu yola çıkarken bizi uyardılar, “bari girmeden sözleşme imzalatın, sonra sizde çalışmayabilirler” dediler, umursamadık. sonra bir bakıyorsunuz ki
    12 hafta boyunca yanınızdan ayrılmayan genç arkadaşlar, bizle çalışamayınca bize kin kusar olmuş. demiyorlar ki “ya ben burada bu kadar tecrübeli adamdan bilgi topladım, bişiler öğrendim, ne mutlu bana”

    Benim bunca sene öğrendiğim bir konu vardır, hayalleriniz varsa yanınızda “o iş olmaz, beceremezsin, ütopya” gibi söylemleri olanlarla ilerleyemezsiniz. bu iş aynı zamanda ne maaşla olur, ne bonusla olur, ne de başka bir havuçla. Yapılması gereken üretmek ve çok çalışmak. Tart veya Startup Kitchen üzerinden değil kendi üzerimden örnek vereyim. Ben bu şirkete 2002 yılında, üniversitede 2. sınıfta 250TL maaş ile girdim. Daha o yıllarda beraber çalışmak ve beraber kazanma fikri vardı. 2007 yılında ortak olarak konumlandım. yaptığım tek şey değer katmaya çalışmaktı ve odaklanmaktı. Ülkemizin genel algısı çok ilginç gerçekten. Herkes çok çalışmadan kısa yoldan para kazanmanın derdinde, çünkü hedef olarak bu görülüyor. Bu temel problemleri aşamadığımız için ülkenin üretmeye çalışan kesiminin gözü hep dışarıda. Bu bile finansal bir konu gibi görülüyor. ben buna alıştım, ama genç girişimci arkadaşlar siz alışmayın lütfen.

    Emrah’ın söylemindeki bir boşluğu ben doldurayım. Risk iki taraflı bir konudur. Şirket için bir kişi riskli ise, kişi içinde o şirket riskli olabilir. Sonuçta kimseyi zorla istediğiniz yola sokamazsınız. Zaten bu süreç içinde ayrıldığımız bir çok arkadaş kendi istekleri ile ayrıldılar. Hata mi yaptılar, tabiki hayır. Bu kişisel hedeflerin ve kariyer planın ile ilgilidir. Ben Startup Kitchen için yine şunu çok net söyleyebilirim, yaptığımız hiç bir hareketi kapalı kapılar ardında yapmadık, herşeyi şeffaf bir biçimde ve fikir alarak ilerledik.

    Son olarak başarısızlıklar. Başarısızlıklar kötü birşey değildir, bunu böyle lanse etmeyin lütfen. Ne finansal olarak, ne hareket ettiğiniz yeni bir metodoloji olarak. Tart, finansal olarak başarılı ama amaçlarımız için başarısız bir şirketti. Startup Kitchen ise henüz finansal olarak başarılı olmayan ama amaçlarımız için atılmış başarılı bir adım. Koşullar değiştiği sürece başarı algınızda değişir. Bu statik değil yaşayan bir süreçtir. Bu süreçte takım arkadaşlarımıza yanlışlar yaptık mı? evet çokca. Bize karşı yanlış yapıldı mı? Çokca. Bu yine problemin önemli olmayan ama görünen kısmı. Sizin inandığınıza inanan kişiler hatalarınızı yüzünüze vurmaz, bir daha olmaması için adım atarlar. Aynı şekilde sizde tersini yaparsınız. Bu işin kuralı budur.

    Umarım biraz fikirlerimi açıklamış oldum. Bütün herkesin sizi sevmesi sadece şirinler köyünde olur, böyle bir beklentim hiç bir zaman olmadı. Ama herkesin empati ve bilerek yorum yapması gerçekten zor değil. Bu konuda konuşmak isteyen herkesi de dinlemek isterim.

    Sevgiler, saygılar..

    Cevapla
  14. Ben de SK’nın son kampçılarından biriyim. Biraz kendi deneyimimden bahsedeyim istedim, hazır yorumlar makalenin bu kadar dışına çıkmışken 🙂
    Bundan 5 ay önce işimi bırakıp, SK teknoloji kampına başvurdum. Şaşırtıcıdır ki kabul edildim. Şaşırtıcı, çünkü ne yazılım eğitimim, ne de konuya dair düzgün bir bilgim vardı. Sadece öğrenmek istiyordum ve bana bu şans tanındı. Kampta 2 ay boyunca, günde sadece 2-3 saat uyuyabildim diyebilirim. Yalnız ben değil, 4 yıl mühendislik okumuş, Türkiye’ de üniversite sınavında derece yapan tipler, geceli gündüzlü çalışıyor. Herkes zehir anasını satiyim. Elimizden geleni değil, daha fazlasını yaptık. Bir şey öğrenmek istiyorsanız, aynı şeyi öğrenmek isteyen insanlarla aynı odayı paylaşmaktan daha iyi bir yol yok.
    Kamp sonunda bir kısmımızla çalışmaya devam etmek istediklerini söylediler. 2 ay daha, SıKı bir tempo. Artık yapabildiğim şeylere kendim bile inanamıyordum diyebilirim.
    Nihayetinde ben de işten çıkarıldım. Yanlış anlaşılmasın, SK fanboy değilim. Hatta çok zayıf yanları (ürün tarafında), eksiklikleri (negatif konularda iletişim), bazı yanlışları (beni çıkarmak – ciddiyim şaka değil) olduğunu da düşünüyorum. Ama kabul etmek lazım adamlar yapıyor. Türkiye’deki herkes de bunu biliyor 🙂
    Tek bir doğru yol yok. Ofiste ya da remote, lean ya da fat, startup kitchen ekibinde ya da kendi yolumuzda.
    Eğer verdiklerinizin,aldıklarınızdan daha fazla olduğunu düşünüyorsanız; ne olduğunuzu kanıtlayın. Eğer aldıklarınız daha fazlaysa, elinizdekilere ekleyip yolunuza devam edin.
    SK’da hala devam eden, çıkan, çıkarılan, seven, söven bir sürü insan tanıyorum. Dün buluştuğumuzda da demiştim; benim için SK sizsiniz panpalar.
    Selamlar.

    Cevapla
  15. Onur Bayrak Bey yol arkadaşlarınızın ve sizin en iyi yaptığı şeyi yine yapmışsınız. laf salatası. malesef boş laf karın doyurmuyor. o kadar çok insanı mağdur ettiniz ki bu insanlar peşinizi hiç bırakmayacak haberiniz olsun. haberde yer alan verilerin tamamına yakını şişirme rakamlar. Daha önce de yatırımla ilgili saldığınız yalan haberleri de herkes biliyor.

    Daha şirket içinde ne olduğundan haberdar bile değilsiniz. Kendinizi kandırmaya devam edin.

    Cevapla
    • Merhabalar,

      Yazdıklarınızdan anlaşılıyor ki takma bir isim altında yazılar yazıyorsunuz. Gene de kaale alıp cevap vereyim.

      Tart’ta ya da Startup Kitchen’da neredeyse herkesle güzel çalıştık. İstisnalar haricinde de insanlarla güzel ayrıldık. Geldiğimiz yerde bu yalan beyana giren yorumlar neden yapılıyor aklım almıyor. Kendi çalışma arkadaşlarımızdan hakkı yenen, canı yanan birileri olsa ilk biz bilirdik.

      Tarzını beğenirsiniz ya da beğenmezsiniz. Fakat hakkını teslim etmeniz gereken bir şey var; Kitchen’da insanlar ticaretten önce gelir.

      Onur’un unutmadığım öğütleri vardır. Bir keresinde “Kitchen olur ya da olmaz. Nerede hedeflerine, üretmeye yakınsan orada ol. Mutlaka yurt dışına gidip yeteneklerini göster” demişti. Bir gün ayrılmak istediğimde, diğer herkes de Onur gibi “neye ihtiyacın olursa biz yanındayız, korkma” dedi. Öğrendiğim bir şey varsa; tüccar insanlar konulara bu şekilde yaklaşmaz.

      Farklı olan her şeyin başına geldiği gibi, Kitchen’ın da sevmeyenleri olabilir. Keza farklılıkları kabul etmek, hele ki çetenin dışında kalanlar için zordur.

      Fakat Kitchen eğitimden, hata yapma lüksüne; yeri geldiğinde arkadaşlık ve ağabeyliğe kadar insanlara değer verilen bir yerdir. Bu insanlar iş yapar, iş yapamaz, harikadır, batıktır gibi yorumlar yapabilirsiniz. Sonuçta aynı resmen bakanlar farklı yorumlar yapar. Fakat Kitchen insanları mağdur eder diyebilmek haksızlıktır.

      Gereksiz bir çaba olsa da anlatmayı denedim. Eski çalışanıyım ama insana değer vermek bir alışkanlık 🙂

      Selamlar.

      Cevapla
  16. 74’den 28’e nasıl gelindiği konusunda biraz bilgi vereyim. İsanlar peş peşe istifa verdiler geri kalan kişi de işten atıldı tazminatı yüklü olanlar hariç.

    Kurulduğu zamandan beri yakın olarak içinde bulunduğum bu şirket güzel bi noktadan buralara geldi. Hey gidi hey.

    Tübitak projelerinden bahsedilmemiş hiç. Bence üzerinde durulması gereken bir konu. Emrah Olgun’un bu konuda söyleyecek şeyleri olmalı. Kendisi çok iyi bir storyteller olduğundan anlatacak birşeyleri olmalı.

    Cevapla
    • Techinox’tur bu sirketin kokeni. Ne oluyor bilmiyorum ama yoneticileri cok iyi taniyorum, ayrica calistim. Batmaz bozulmaz. Boyle yaptilarsa bir bildikleri vardir. Anlatilacak kadarini anlatmislar. Denilen kadarini degil satir aralarini okumaya gerek yok diye dusunuyorum.

      Cevapla
  17. Ahmet Alp Balkan |

    Emrah Olgun bir konferans arasında Amerika’da eve çıkacağını orayı ofis gibi göstereceğinden bahsetmişti. Amarika konusu bundan ibaret sanırım. Butik Ofis diye bahsedilen şey Techinox isimli formatçı donanım firmasının ofisi aslında.

    Şahıslar girişim olayını çok yanlış anlamışlar. Amerika zannedilen gibi bir yer değil yani Amerika bir Startup Kitchen beklemiyor. Emrah Olgun’a selam olsun.

    iyi startuplar.

    Cevapla
  18. Startup Kitchen insanlara yatirim yapan bir sirkettir. 3 yildir en buyuk insan kaynagi kendi duzenledigi egitimlerdir. Kampin egitmenlerinden biri olarak beni ziyadesiyle uzen durum, yillarca emek verip bir seyler ogretmeye calistigim insanlarin kah sahte kah gercek isimleriyle burada Startup Kitchen’a saldirmasidir. Yillarca ekmegimizi beraber kazandigimiz, bilgi birikimimizi aktardigimiz insanlarin bu sekilde davranmasi bana bir sonraki okuyacagimiz kitabin adinin Nankorluk oldugunu gosteriyor ki, o da bu sayfada yaziliyor.

    Kendinize geliniz arkadaslar, lutfen.

    Cevapla
  19. Serkan Yıldız |

    “Zira bu sürece başladığımızda ekibin içerisinde bizimle beraber bu riskli yolu yürüyemeyeceğini tahmin ettiğimiz çok sayıda kişi bulunuyordu.“

    Yani kafası çalışanlar şirketin bu karaktersizliğini görüp batan gemiyi terketmişler… Basiretsiz bir açıklama olmuş.

    Sanırım Techinox ve Tart şirketleri ile TÜBİTAK hibeleri alınmış. TÜBİTAK sitesinden sorgulanabiliyordu. Bu hibelere rağmen batırılması büyük başarı.

    Cevapla
  20. Fatih Eroglu |

    ” Zira bu sürece başladığımızda ekibin içerisinde bizimle beraber bu riskli yolu yürüyemeyeceğini tahmin ettiğimiz çok sayıda kişi bulunuyordu. 74 kişi’den 28 kişiye gelişimizde…”

    Böyle bir aciklama yapilmamaliydi. Bu kadar emek veren insana ayip edilmis. Bu haber bana da startupin battigini söylüyor. Kixel ve Isteoyun da tutmadi diye biliyorum. Basarisiz olmus projeler neden hala basarili olmus gibi arada anlatiliyor?

    Özgür’ün yukarida yazdigini da atlamayalim. Yeni Tübitak yardimi almak icin mi sirketin adi surekli degisiyor acaba diye dusunmeden edemedim.

    Biz kücülüyoruz batmak üzereyiz diye haber yapildigini ilk defa goruyorum. Keske bir halkala iliskiler uzmanina danissaydilar.

    Nereden nereye. Cok yazik olmus. Umarim bir projeleri tutar ama bu dengesiz ilerleyis gosteriyor ki parayi kirsalar da baska sikintilar yasayacaklar.

    Cevapla
    • Sadece içeriden olayları yaşayanların değil, dışarıdan da böyle görünmesine sevindim. En azından siz “nankörlük” kitabı yazarlarından olmuyorsunuz 🙂

      Cevapla
  21. “Zira bu sürece başladığımızda ekibin içerisinde bizimle beraber bu riskli yolu yürüyemeyeceğini tahmin ettiğimiz çok sayıda kişi bulunuyordu.” 🙂

    Cevapla
  22. Tart’ın eğitimlerini duymayan kişi yoktur sanırım. Bu konuda da daha iyisi yoktur. Kendi işleri için kullancakları zamanı, insan yetiştirme fikri ile kişilere üniversitede bile alamaycakları bir eğitim vermekle değerlendirmişler. Sonra bu insanların çıkıpta bu emekleri göz ardı ederek yaptıkları yorumlara üzüldüm ziyadesiyle.

    Çok tartışılan açılamaya gelirsek, talihsiz bir açıklama olmuştur. Tart’ın bu noktaya gelmesinde her birinin paha piçilemez emeği vardır. Bu insanların “değersiz” olarak lanse edilmemesi gerekirdi. “Gördük ki, ekip olabildiğinizde bu handikap minimize ediliyor.” Bence gerçekten ekip olabilseydiniz, şu an 28 değil belki de 280 kişiyle aynı işi yapabilir ve çok daha farklı bir konumda olabilirdiniz.

    Bu kadar desteklediğim bi firmanın yöneticilerine bu tür sözleri yakıştıramadım doğrusu. Son olarak zenginin malı züğürtün çenesini yorarmış lafını hatırlayıp, sizlere bundan sonraki süreçlerinizde başarılar dilerim.

    Cevapla
  23. En büyük artısı Armağan Amcalar en büyük eskisi Emrah Olgun olan şirket ego o kadar şişkin ki yazık

    Cevapla

Bir Cevap Yazın