Eskiden ne güzel okurduk ne güzel yorumlardık – Lanet olsun sana 140 karakter, sonun çok yakın!
Arama
Analiz

Eskiden ne güzel okurduk ne güzel yorumlardık – Lanet olsun sana 140 karakter, sonun çok yakın!

evil-twitter-birdBir zamanlar ne güzel blog yazıları yazardık, okurduk ve hatta değerli yorumlarla içeriğe katkı yapardık. Ama bir süre sonra özellikle Facebook, Twitter gibi hızlı tüketime odaklı sosyal medya platformları sayesinde bu özelliğimizi tüm internet sakinleri olarak yitirdik.

Herkesin farkında olduğunu ama üzerinde fazla düşünmediğini tahmin ettiğim bu gerçek, interneti anlık olarak içeriğin tüketildiği bir kültüre taşıdı. İlk başlarda hepimiz çok sevdik 140 karakterle birşeyleri paylaşmayı ve olup biteni takip etmeyi. Ama son dönemlerde bu konuda sıkıntıların su yüzüne çıktığını görüyorum.

Geçtiğimiz günlerde elimde telefon birkaç popüler haber  uygulamasından olup biteni takip ederken farkettim ki, ister Twitter uygulaması olsun ister Wall Street Journal, CNN ya da TechCrunch, hareket noktam artık aynı olmuş. 140 karakter gibi başlıklara bakıp ilerliyorum. Eskiden böyle değildim, mutlaka okuyarak ilerlerdim. Bu durumuma çok kızdığım için sonrasında bu alışkanlığımı kırmak için RSS dünyasına dönmeye karar verdim ve Reeder‘ı tekrar kurdum. 3 gün sonunda Reeder tekrar dolup taştı ve yine hızlı tüketime devam ettim. Yine de bu durumu aşacağıma söz veriyorum, hiç merak etmeyin. 🙂

Neden bu alışkanlığımı kırmak istediğimi ve aslında istesem de istemesem de kıracağımı şöyle açıklayayım;

Çünkü internet dünyası tekrar kaliteli ve anlamlı içeriğe geri dönmeye hazırlanıyor. 140 karaktere bağımlılık, hızlı tüketim önümüzdeki yıllar içinde yerini eskiden olduğu gibi anlamlı, değer katan içeriğe bırakacak. Bunun sinyallerini zaten almaya başladık.

Çok küçük bir örnek vereyim;

Twitter’ın kurucularından Evan Williams ve Biz Stone’un son dönemlerde büyük zamanlarını ayırdıkları girişimleri Medium çalışmalarına hız kattı. Medium‘u gözden kaçırmış olanlar varsa girişimle ilgili yazımızı buradan okuyabilirler.

Blog dünyasını özüne döndürmeye niyetli olan Medium bir blog platformu ve Twitter’dan önce Blogger.com’u kurmuş olan ekibin de yeni girişimi. Sanırım biz bir halt ettik, dünyayı iyice tüketim kültürüne alıştırdık, hemen toparlayalım diye de düşünüyorlar arada sırada. Tabi bu işin şakası, Twitter’ın dünya için iyilikleri de beraberinde getirdiğini düşünüyorum. 😉

Medium bence internet dünyasının önümüzdeki 3 yıl içinde alacağı şeklin çok önemli bir göstergesi ve habercisi. İçerik dünyası tekrar “fast food” kültüründen “gurme” kültürüne geçiş yapacak. Çünkü yapmak zorunda… Bunun nedeni ise birçok büyük markanın ve şirketin son dönemlerde klasik reklam ve pazarlama modelleri yerine içerik odaklı bir pazarlama stratejisi tercih ediyor olması.

İçerik hiçbir zaman olmadığı kadar önemli bir hale geldi. Artık içerikle pazarlama dönemindeyiz, çünkü doğru kitleyi hatasız hedefleme ile yakalama zamanı geldi. Bakınız Twitter’ın bir diğer kurucusu Jack Dorsey’in yatırımı olan Peek‘e. Turistik turları içerik ile birleştiren bu girişim aslında bir tür fırsat sitesi gibi çalışıyor ama çok daha ileri bir noktada. Çünkü bu girişim içinde ön planda içerik var. Satışını yaptıkları turlar ise içerik ile yakalanmış kullanıcıya sunulan bir katma değer.

Bir zamanlar 3C diye bir kavramla tanışmıştım. Content, Community ve Commerce kavramlarının birleşiminden oluşturulmuştu. Web 2.0 ile yatıp kalktığımız yıllarda bir arkadaşımın 3C’yi duydun mu demesiyle çok sevmiştim bu fikri. Önce içeriği oluştur, üzerine topluluğunu kur ve sonra ticaretini modelle… Aslında o dönemlere geri döndük ve dönüyoruz farkında mısınız? İçerik ile desteklenmeyen ve sosyal öğeleri barındırmayan e-ticaret sitelerini düşünün, dünyaları ne yöne gidiyor… Sosyal ticaret konuşuyoruz son dönemlerde öyle değil mi?

Sözü çok uzatmayacağım… Bu yazıyı uzun ve detaylı bir analiz yazısı olsun diye yazmadım. Sadece aklımdaki birkaç noktayı sizlerle paylaşmak, önümüzdeki birkaç yıl içinde internet dünyasında nelerin değişeceğini göstermek için yazdım. Hem de görmek istedim, acaba tekrar yorumlarda tartışabiliyor muyuz? 🙂

Eğer eklemek istedikleriniz varsa, ki benim aslında daha çok eklemek istediklerim var, yorumlarda bu yazıya değer katıp geleceğin internetinde içeriğin ne kadar değerleneceğini birlikte şekillendirelim ve tartışalım.

Yorumları GösterYorumlar Gizle (39)
  1. Osman D dedi ki:

    Bence internette büyük bir temizlik yapılması gerek,
    2005ten sonra başlayan içeriksiz websitesi furyası internetin çöplüğe dönüşmesine sebep oldu, google sağolsun adwords yüzünden yüzbinlerce reklam dolu (ve birçok zaman sadece reklam dolu) websitesi oluştu. Arama motorları da bunlardan şikayetçi değil, aramalarda bu gereksiz siteleri filtreleme özelliği de bilerekten eklemediler para kazandıkları için.

    Nasıl birçok şirket para için, doğayı, insanları satmaya razı oluyorsa, aynı şekilde google da para için internetteki içerikli sayfaların tarafını tutmadı ve tutmuyor.
    Aynı kafa geocities’i satın aldıktan birkaç ay sonra kapatan yahoo’da da var, 33 milyon kişisel websayfasını hiçe saydı.

    1. Can dedi ki:

      yahoo geocities’i 1999’da almış, 2009’da kapamış. birkaç haftadan biraz daha uzun geldi bana?

      1. Aras dedi ki:

        -tüm yorunlari okudum herkes görsün diye buraya yazdim.

        bunutoot teknolojisi..

        elin adami yapiyor bize bunutoot diyor biz onu tutuyoruz

        o degilde konusmayi harbiden seven bir milletmisiz megerse ben onu anladim.internet,twitter,adwords,knowledge,facebook,msn,information,sosyalmedya,sosyal pizza, e-ticaret,infographic,blog,içerik vs kelimelerini kullanarak elin adaminin yaptigi isleri sadece bakin sadece bu terimleri bilerek sabahtan aksama kadar bu site,sirket ve olusumlari kendi duygusal ic dunyasinda degerlendirerek bos bos konusan bir toplum var suanda. tamam anladik seviyorsunuz facebook in tasarimini,google in devletligini,msn kapanisini,facede sarki soz paylasmayi,kendi kucuk blogunuzda yazi yazmayi,her konuda is olsun diye bu siteler üzerinden kendi r2 (r-kare)nizde dedikodu yapmayi ama yapmayin kardesim yapmayin. yoksa benim teyzemde yapiyor sizin bu yaptiginiz muhabbetleri. eger yaparsanizda once siz ne yaptiniz diye sorarlar adama? ha ben kimmiyim. bosverin. yazsam burdanda muhabbet cikartirsiniz. hani cokta merak ediyorsaniz bunlari yazabilecek bir adam olarak dusunun beni

  2. tgybalcı dedi ki:

    140 karakterden sonrasını okumadım.

      1. ali cengiz dedi ki:

        gerçekten bende okumadım. 🙂

  3. Uygun BODUR dedi ki:

    Burada içerik ile birlikte doğru ifade akılcı içerikte ön plana çıkıyor. Kısa özetleri ya da başlıkları okurken haber sitelerinin yaptığı gibi “felaket”,”yüzyılın olayı” gibi tuzak ifadeler artık ilgi çekmiyor. 1-2 cümlede olayı anlatan ifadeler kurmak başka bir uzmanlık alanı gerektiriyor. Çoğu firma/haber sitesi bunu yapamıyor.

    Girilen makalenin başlığını otomatik twitleyen sistemlerden vazgeçip twitter için özel başlık oluşturulması gerekiyor.

  4. Uğur Özkan dedi ki:

    Çok güzel bir noktaya parmak basmışsınız Arda Bey. Bence internette knowledge ve information ayrımı iyi yapılmalı. Şu an internetin “information” çağında olduğuna inanıyorum. Önümüzdeki birkaç yıl içerisinde “knowledge” çağına gireceğimiz de aşikar.

    İnternet kendi kendine knowledge çağına geçmiyor. İnsanların kullanım alışkanlıkları değişiyor. Facebook’un iki, üç yıl önce Türkiye’de nasıl kullanıldığı malum. Sadece ilginç isimlere sahip sayfalarda yayımlanan fotoğraflar ve sözler paylaşılıyordu. Fakat şu an “iyi amaçlar” için bu sosyal ağı kullanabiliyoruz.

    Tabi bir diğer tarafta da firmalar ve teknolojinin kendisi var. Google’ın son dönem atılımları aslında internetin yeni halini oluşturacak şekilde. Knowledge Graph bunun en büyük destekçilerinden. Aslında Google Glasses dahi bu projenin içinde olmalı. Çünkü orada da insanları PC’lerinin başında gereksiz zaman harcamalarından kurtarıp gerçek dünyaya geri döndürme amacı var. Google Plus ve eklentileri zaten çok kaliteli ve insanları içerik oluşturmaya yönlendiriyor.

    Sözün özü daha sade bir internet deneyimi ile kaliteli içerik dönemine geri dönülebileceğini düşünüyorum ben. 🙂

    1. Arda Kutsal dedi ki:

      Sadece bu yorum üzerinden yazı yazılabilir bence, çok teşekkürler.

    2. hh dedi ki:

      “information” ve “knowledge” ‘lar kovalasın sizi, türkçesi yok di mi bunların.

      böyle konuşmak da şu 140 karater tüketim toplumuyla beraber kaybolsun gitsin artık ya.

  5. Mustafa dedi ki:

    Konuyu çok güzel ele almışsınız Arda bey. Matt Mullenweg’in dediği gibi “Blogculuğun ölmesi demek yaratıcılığın veya kişisel görüş paylaşımının ölmesi demektir.” Kesinlikle katılıyorum.

    Bu arada bahsettiğiniz gibi yeni nesil bloglama platformları “fast food” kültüründen “gurme” kültürüne geçiş sağlıyor ancak bu sistemlere üye olurken onay mekanizmalarının yavaş işlemesi en büyük sorun bence. (hepsinde onay mekanizması varmı bilmiyorum) O yüzden klasik anlamda blogculuğunda öleceğini sanmıyorum.

    Yorumumu bir arkadaşın sözü ile bitireyim: “Twitter konusmak, blog ise yazmak gibi. Tweet ucar, blog yazısı kalır…”

    1. Arda Kutsal dedi ki:

      Her iki sözü de çok beğendim, ikisini de not aldım. Keşke yazıyı yazmadan önce bilseydim, teşekkürler. 🙂

  6. Atif Unaldi dedi ki:

    Ellerine sağlık Arda çok güzel bir konuya temas etmişsin. Bu her entellektüel insanın sonunda ulaşacağı en önemli nokta. İnsanoğlu gerçekten dişe dokunur bir şeyler üretmeye başlayabilir mi? Aklıma TEDTALKS da seyrettiğim crowd accelerated innovation konusu ve buna youtube’un etkisi geldi. Acaba video içeriğin kalite kazanmasında etkili olabilir mi, yoksa orada da vine mı olacak?

    1. Arda Kutsal dedi ki:

      Konuk yazar yazısı bekliyoruz senden bu konuda, güzel noktaya değindin. 😉

      1. Atif Unaldi dedi ki:

        Memnuniyetle

  7. Can Bekar dedi ki:

    “The best minds of my generation are thinking about how to make people click ads. That sucks.” Jeff Hammerbacher

    Benim de eklemek istedigim bir seyler var:

    Information -> Knowledge gecisini Google yapmaya calisiyor diyoruz dogruluk payi elbette var; ancak Google’in su anda esas derdi Google+ ile aramalarinizi kisisellestirmek gibi gozukuyor.

    Ugur Bey de zaten parmak basmis, information ve knowledge ayrimina. Hakli elbette, ancak Wikipedia’da dunyanin information’i ve knowledge’i zaten var, sorun erisimde. Sonucta internet cebimize girmeden once de averaj insan ansiklopediyi acip okumuyordu pek… Facebook’un eski CTO’sunun kurdugu ve Jimmy Wales’in de ortaklarindan ve en aktif kullanicilarindan oldugu Quora da bunu becerebilecek platform bence. Yahoo answers ve stack overflow’un yanlis yaptigi seylerin tam olarak dogrusunu yapiyor.

    Sahsen sadece basligi okuyup gecmenin aslinda kalitesiz/ici bos yazilardan dolayi olusan bir refleks olduguna inaniyorum. Dogru gozuken bir basliga sirf google’da yukariya tirmanmasi adina keyword eklenmesi son zamanlarda LA Times gibi goreceli olarak itibarli haber sitelerinde bile goruluyor, Huff Post da sanirim bunu alay konusu yapmisti (bkz. SEO).

    Osman Bey demis ki internette buyuk temizlik yapilmasi lazim. Bu uzun zamandir kodamanlarin konustugu bir sey, clean slate diyorlardi sanirim. Su anki halinden guvenlik dolayisiyla memnun olmayan herkesin bir daha dusunmesi gerektigini dusunuyorum cunku kisisel guvenlik ssl ile saglanabiliyor. Yalnizca buyuk firmalar ve devletler bu durumdan dertli, dertli olmasi gerekenler dertli yani. Burada bir yazi yaziyorum Hawai’deki adam da goruyor, daha iyi bir internet nasil olabilir yahu? Cin’deki Iran’daki gibi dunyadan izole mi olalim? Yeni internet icin aykiri calismalar da var, xanadu.com bunun sadece bir ornegi veya p2p internet (aka torrent).

    Bonus1: Sadece gundelik haberler degil, olmeye yuz tutan aylik dergiler de mobile dunyaya iyi uyum saglayabilir, ornek olarak thenextweb’in iPhone dergisine bir bakilmasini oneririm. Kose yazarlarini takip etmek icin de YazarOku kullaniyorum herkese tavsiye ederim. Dizayn olarak hos olmasa bile (direk sayfayi fetch etmek yerine safari reader gibi gosterebilirdiler en azindan).

    Bonus2: Uzun, derin yazilar tarih oldu demek tam olarak dogru degil, en basitinden longform.org var bu cabayi surduren. Summly isimli bir sirket ise article’lari otomatik olarak bir paragraflik ozete cevirip size sunuyor boylece dogru basligin icindeki kotu icerikte fazla zaman kaybetmiyorum. iPhone app’ini indirdim gecen gun, gordugum en kaliteli app olabilir, oldukca memnunum (17 yasindaki bir eleman kurmus zamaninda, inanilmaz).

  8. Mobdizayn dedi ki:

    Arda bey çok güzel bir konuya değinmişsiniz güzel bir yazı olmuş, ama bloglar olarak direneceğiz 😉

  9. Görkem Çağlar Sayan dedi ki:

    Böyle bir konunun ele alınması; hatta ele alınırken google’dan, medium’dan ve twitter’dan bahsedilmiş olması bu ortama bir girdi yapmak için beni fazlasıyla tahrik etti.:)
    Aslında Google’ın özünde data-information-knowledge serüveni olduğunu düşünüyorum. İnternetin data çöplüğü haline gelmiş olması ve bu datadan information çıkarmanın bile gittikçe zorlaşması “knowledge” elde etme beklentisini neredeyse hayal haline getiriyor. Şu sıralar internetten; faydalı bir gözlem, herhangi bir konu hakkında gerçek bilgi ve genel eğilim çıkarmak neredeyse uzman bir veri madencisi olmayı gerektiriyor. İnterneti içeriğini yönlendirebilme gücüne sahip olan Google için, internetten yararlanmanın uzmanlık gerektirmesi çok daha iyi bir durum. Kurumsal firmalar için verilen hizmetlerin çıkış noktası; bu bilgi çöplüğünden faydalı bilgileri ve kullanıcı davranışlarını çıkarabilmek üzerine neredeyse. Temiz ve ihtiyaçları yeterince karşılayan kaliteli içerik siteleri Google üzerinden bilgiye ulaşma çabasını düşürür diye düşünüyorum. Bu sebepten Google her zaman bu data kirliliğini destekleycektir muhtemelen. Bu konuda çok ciddi ve başarılı içerik siteleri kuruluyor olmasına rağmen internet çöplük halini korumaya devam edeceğine göre bence, bu data-information-knowledge akışını kontrol altında tutabilen ve faydalı bilgiler üretebilen araçların önemi gittikçe artacak. Para kazanabilmek için, hiç yoktan pek çok alışkanlık ve sanal alan yaratan sistem bu alanların azalmasını hiç mi hiç istemez.:)

  10. Ahmet dedi ki:

    Malum ülke farketmeksizin günümüz dünyasında okuyan kitle gittikçe azaldı. İnsanlar uzun yazıları okumuyor artık, benim şahsi gözlemim Facebook’ta birisi anlamsız ama kısa ileti yazdığında daha çok beğeni ve yorum alırken anlamlı fakat uzun iletilerde neredeyse hiç tepki alamıyorlar çünkü okunmuyor.

    140 karakterin diller üzerinede oldukça kötü etkisi var insanlar 140 karakterde derdini anlatmak için ne imla kuralı, ne dil kuralı ne üslup bir kenara bırakıyorlar bu durum sonra yazı ve konuşma diline oldukça olumsuz etkiler bırakabiliyor.

    1. Ahmet dedi ki:

      Blog yazarları olarak bu halden epey dertliyiz. İnternette okunmaya değer içeriğin büyük bölümünü bloglar oluşturuyor. Yazılarınızdan mütevellit bir serzenişte de biz bulunduk. http://www.notdefteri.net/internet-ve-sosyal-medyayi-nasil-kullaniyoruz/

  11. ercan dedi ki:

    internetti geyik için kullananlar twiterdan şikayetçi olabilir:)

  12. 100bestgames.org dedi ki:

    Düşünceleri 140 karaktere sığdırmak zorunda bırakılıyoruz. 140 karakter neden ? 140 karakter gerçekten saçma neden sınırlandırıyoruz düşüncemizi ? Bir yeteknek ni oluşmuş oluyor sormak istiyorum ? ben bu kadar soruyu 140 karaktere sığdıramam!

  13. Volkan Dilsiz dedi ki:

    Ne yani, tweetleri tıkladıkça genişleyen körüklü otobüse benzeyen paragraflar halinde mi yayınlamalılar 🙂 Adamlar mini blog olarak geldi ve insanlar bu sistemi sevdi, zirveye taşıdılar. İsteyen gene bloglayabilir yorum atabilir 🙂 İnsanlık gene kendine etti twitter’ın suçu yok 😀

  14. Şaban Ulutaş dedi ki:

    benim için blog’lar sosyal medyadan çok daha değerli hala.

  15. 40 yıllık okuyucu dedi ki:

    40 yıllık webrazzi okuyucusuyum, böyle yazı görmedim. Derdimi harfiyen anlatan bir yazı olmuş. Harikulade!

  16. oguz goker dedi ki:

    Yeni demand media lar cikmasinda ortaliga bu sefer.

  17. eylos dedi ki:

    Yapilan bunca yoruma bakilirsa, bloglara donus baslamis bile.

  18. i23b dedi ki:

    Sosyal medya artık işin içine öyle bir girmiş ki.Hem bloglar hem de sosyal ağlar birlikte geçinmek zorunda…

  19. umut dedi ki:

    Ahhh. İnternet, google, sosyal aglar, rss, taptu, blog, haber ahh tam benlik bir konu bu. Ben sizden daha farkli bakicam olaya internet onceleri bizim icin msn demekti bence. Sosyalligimiz paylasimimiz hep onun ustunden olurdu. Bana daha samimi gelirdi ama neyse 😀 bence telefonlar mobil dunyaya yayilmaya, insani her an cevreleyen internet ve insanin surekli baglantida kalma istegiyle birlikte aldi basini gidiyor teknoloji ve internetin kapsama alani. Google bundan 10 sene icinde mobil pc ve teknolojinin ruhu olucak. Facebook ve twittera sans tanimiyorum. Herseyin icine giren google bir sekilde insanlari tekellestirecek. Bunu bir ornek vererek aciklamak istiyorum android telefonu olanlar bilir google play store da uygulamalara yorum yazarken google+ profilinizle mesaj yaziyorsunuz? Ve insanlar resim koymaya ve google+ yi kesvetmeye ve sevmeye basladi. Bence herkonuda faceden cok basarili bir platform insan olmamasi disinda tabi. Ayrica youtubeta oyle pc den cikip cebimize girdi simdi gozumuze de gelecek gozlukleri ile bence harika bir teknoloji. İzlemeyen varsa tanitimini izlesin. Bu teknolojide insanlari google a dahada baglayacak hayatimiza dahada giren google her alanda tekel olucak. Ben google’a guveniyorum. Bundan 10 sene sonrasi teknoloji ve internet icin harika olacak haaa birde akili televizyonlar bence buda cok etkili olacak google’in imparatorlugunda 🙂 cok uzaktmadan ben yazimi noktalayim. Telefondan yazdim ozur dilerim imla ve yazim hatalari icin.

  20. Elif dedi ki:

    bu yazıyı okudugum da düşüncelerime tercuman samimi bir yazar gördüm,artık haberleri bile doğru düzgün okumadan sadece başlıkları okuyup geçen bir topluluk oluştu twitter sayesinde,bende bu yazıdaki samimi yorumlara katılanlardanım. . .

  21. Kenan dedi ki:

    Uzun yazılar genelde sıkıcı olur ama öyle güzel ve akıcı bir anlatım var ki, sonuna kadar iştahla okuttu kendini. Çok iyi bir konuya temas etmişsiniz. Bu güzel, içten ve samimi yazı için teşekkürler.

    1. hh dedi ki:

      sorun da burada zaten, bu yazı uzun değil çooook normal bir yazı bence. normal webrazzi yazılarından iki paragraf fazlası diye sana uzun geliyor ve okumanı başarı olarak niteliyorsan sen bitmişsin.
      benim için uzun yazı demek bunun en az 3 katı yazı demek ve hepsi anlamlı içerikten oluşmalı resim altı yazı yazıp yer kaplatmaya çalışılmış olmamalı.
      lütfen artık haber siteleri gibi bir cümlelik sayfalara zaten kimse girmesin de artık onları hazırlayanların soyu tükensin.

  22. hh dedi ki:

    türkiyede bir “information” & “knowledge” tarikatı varmış, yazı sayesinde üyeleriyle tanıştık.

  23. cavid dedi ki:

    aliskanliklarimiz ve internetin geldigi noktanin su saatten sonra kesinlikle geriye donmeyecegine inaniyorum, artik dikkatimiz daginik, artik sabrimiz yok, acikcasi artik zamanimizda yok, hayat cok hizli yasaniyor, oylesine isledi ki bu yeni oyuncaklar gunluk hayatimiza, dusunun twitter doyum noktasina bile ulasmadi, daha yolun basinda, yeni yeni milyonlari hizli tuketip cabuk sikilan insanlar yapmak icin de her gecen gun farkli ulkelerde daha da populerlesiyor. bu aliskanligimizin degismeyeceginin, en buyuk kaniti su, kendinize bir sorun, facebook’ta mi daha fazla vakit geciriyorsunuz yoksa icerik sitelerinin karsisinda mi, twitter’da mi yazmak daha hos yoksa blogunuzda mi? geleneksel anlamda blogculuk kesinlikle olmustur, gunumuzde durum su: blog kavrami = icerik yonetim sistemi (wordpress) wordpress = kopya icerik & bol reklam & warez & spam & sozde seo yapan yaniltici etiketler… isin kotusu soylenenin aksine kaliteli ve ozgun icerigin bulundugu siteler, kopya ve spam sitelerin cok daha altinda cikiyor google siralamalarinda, google seo yontemlerinden radikal bir karar alip vazgecmeli, organik link alan hicbir site kalmadi cunku, seoya daha fazla para ve vakit ayiran sitenin arama sorgusunda ilk sirada cikiyor, ancak icerigin kopya olup olmadiginin veya basligina uygun icerik barindirip barindirmadiginin hicbir onemi yok. hatta benim icerigimi kopyalayan bircok site benim sitemden daha ust siralarda cikiyor cogu zaman, hal boyle olunca da orjinal olmanin, emek harcamanin pek bir espirisi kalmiyor. ozetle icerigin deger kazanmak yerine giderek deger kaybettigini dusunuyorum.

  24. Tolga VATANSEVER dedi ki:

    Güzel bir konuya değinmişsin gerçekten olması gereken,gerçekler bunlardan ibaret.

  25. Ahmet dedi ki:

    Gün gelecek hızlı tüketimin sonu gelecek. Tadından yenmeyen blog yazıları ve yorumları yeniden şahlanacak. Bende ayrıntılı olarak burada yazdım.
    http://www.notdefteri.net/sosyal-medya-icerik-ve-tik-savaslari/

Bir Yorum Yazın