Oyunlaştırma uygulamalarının yüzde 80’i başarısız olacak
Arama
Girişim

Oyunlaştırma uygulamalarının yüzde 80’i başarısız olacak

Bizim de sizlere daha öncesinde aktardığımız ve son zamanlarda oldukça popüler olan Gamification (Oyunlaştırma) trendi büyük bir çıkış içerisinde.

Oyunlaştırma aslında halen kapalı bir kutu. Sadece yurtiçinde değil, yurtdışında da oldukça yeni olan bu kavramın örnekleri, özellikle başarılı örnekleri oldukça nadir karşımıza çıkıyor.

Araştırma şirketi Gartner‘ın hazırladığı rapor da bunu kanıtlıyor. Rapora göre, 2014 yılına gelindiğinde mevcut oyunlaştırma uygulamalarının yüzde 80’i başarısız olacak.

Bu araştırmadan çıkan veriler, şu sıralar yatırımcılarla buluşmaya başlayan oyunlaştırma girişimlerini ve yatırımcı firmaları yakından ilgilendiriyor. Aynı zamanda oyunlaştırma uygulamalarına ilgi duyan markalar, bu alana ayıracakları bütçeye dikkat etmek zorundalar.

Başarılı bir oyunlaştırma örneği yaratmak için, oyun mekaniğini iyi anlamak ve süreci iyi tasarlamak gerekiyor. Özellikle satış kanallarında ve finans sektöründe başarıyla kullanılabilecek olan oyunlaştırma, müşterinizin de kim olduğuyla doğrudan alakalı. Oyunlaştırma ile birlikte davranış değişiklikleri teşvik edilebiliyor, becerileri geliştirmeye yönelik çalışmalar yapılabiliyor ve tabii ki yeniliklere açıklık da getirilmiş oluyor.

Oyunlaştırma sürecini gören bir marka, müşteri kazanımı, çalışan performansı, eğitim ve öğretim, kişisel gelişim ya da sürdürülebilirlik gibi konularda başarı hedefleyebiliyor ve oyun mekaniğini buna göre oluşturuyor.

Peki siz oyunlaştırma hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce de çok yüksek olan bu yüzde 80’lik başarısızlık oranı, yeniliklere açık bile olsa bazı firmaları oyunlaştırmadan uzaklaştırabilir mi?

Yorumları GösterYorumlar Gizle (5)
  1. kadir kaya dedi ki:

    Oyunlaştırma yeni bir kavram ve eldeki materyaller bu konuda yetersiz kalıyor. Geliştirilmesi gereken bir çok yönü var. Erken yol alma hevesinde olan girişimler henüz tam olarak anlaşılmamış bir kavramı uygulama alanına almak istiyorlar ve bu yönde farklı çalışmalarda bulunuyorlar. Sonuç muhatabını anlamayan, sadece uygulama olsun diye oluşturulan kurgular. Bana göre Oyunlaştırma gerçekten zor bir uygulama alanı. Pek çok dikkat edilmesi gereken bileşenleri mevcut. Daha yolun başındayız ve eksik yanlarını görmek ve ona göre kurgular oluşturmak gerekiyor. Yani aceleye gerek yok.

  2. Umut Gokbayrak dedi ki:

    Oyunsallastirma maalesef pek cok yanlis anlasilmaya ugrayan bir kavram. Bu kavram eger ki badge al/ver, puan al/ver ve belki bir de lider tahtasi yapmakla esdeger tutulursa gayet mekanik ve lezzetsiz bir sonuc olmasi isten bile degil.

    Kullanici bilinclidir. Siradan olana asla prim vermez. Aptal yerine kondugunun kokusunu aninda alir.

    Bir uygulamayi dogru duzgun oyunsallastirmak icin oncelikle dogru kanallardan veri toparlanmasi, kullanicilarin yaptigi davranislarin anomalilerin tespit edilmesi ve ardindan yeterli veri varsa anomalilerin giderilmesi icin sihirli dokunuslarin yapilmasi gereklidir. Bu iyilestirme fazina biraz eglence katarsiniz veya katmazsiniz o ayri mesele. Dunyanin en iyi oyunsallastirma orneklerinin bazilarinin aslinda oyunsallastirma ornegi oldugunu fark etmemis bile olabilirsiniz.

    Yoksa bu is, kullaniciya badge verelim ve sonra alalim, haydin millet eglensin zihniyeti ile yapilirsa…. degil %80, bence %100 basarisiz olacaktir.

  3. Emrah Olgun dedi ki:

    Gartner’ın Kasım ayının sonunda yayınladığı raporu, oyunlaştırma çözümlerine getirdiği eleştirel bakışıyla dikkatleri üzerine çekti. TechCrunch, Mashable ve BBC Future gibi sektörün nabzını tutan çevrimiçi yayınlarda yer verilen raporda 2013 yılında oyunlaştırma uygulamalarını tavan yapacağı vurgulanırken, 2014 yılında ise bu uygulamaların yüzde 80 gibi bir oranda başarısız sonuçlar alacağı öngörülüyor.

    Amerika ve Avrupa’da şu sıralar oldukça heyecan yaratan oyunlaştırma akımına dair bu “gerçekçi” saptamanın ardında şüphesiz başarısız uygulama stratejileri bulunuyor. Raporu, hakkında çıkan haberlerden okumak yerine kendisine baktığınızda oyunlaştırmanın başarısızlığı değil, ne kadar “başarılı bir şekilde yanlış anlaşıldığı” açıkça görülüyor. Gartner’da başkan yardımcısı olarak görev alan Brian Burke, “zayıf oyun tasarımının şirket hedeflerini yakalamaktaki başarısızığına” atıfta bulunuyor ve ekliyor: “Bir çok örnekte şirketlerin puanları toplamak ve etkileşimlere anlamsız şekilde rozetler vermekten öteye gidebilen bir oyunlaştırma kurgusuna rastlanmıyor ve bu da hedef kitlenin uzun vadeli sadakatini sağlamaktan oldukça uzak.”

    Sadece Burke’den yapılan bu kısa alıntı bile problemin nerede yattığını bize net olarak göstermeye yetiyor: Başarısız oyun kurgusu; bir bağlama oturtulmadan anlamsızca dağıtılan rozetler ve hedeflenen kitleye göre özelleştirilme zahmetine girilmeden uygulanan oyunlaştırma kurguları. Kısaca söylemek gerekirse, balık baştan kokuyor ve oyunlaştırma rüzgarına kapılan aceleci şirketler bu akıma yön vermekten ziyade, rüzgarda dağılan yapraklar gibi savruluyorlar. Yani iyi bir oyun kurgusu ve tasarımla zenginleştirilmeyen oyunlaştırma uygulamaları büyük oranda başarısız oluyor.

    Oyunlaştırma = İyi bir kurgu, estetik tasarım, güçlü hikaye

    “Peki, iyi bir tasarım ve kurguyla yapılmayan başka ne başarısız olur biliyor musunuz?Her şey.”

    Önde gelen oyunlaştırma şirketlerinden Bunchball’un Dijital Strateji Direktör olan Barry Kirk ‘e göre “oyunlaştırmanın iyisi kötüsü yok”. Yani oyunlaştırma çözümleriyle sadakat, etkileşim ve sosyal aktiviteler kısa sürelerde elde edilebiliyor; ancak asıl önemli olan sürdürülebilir bir uygulama yaratabilmek.

    Sürdürülebilir bir oyunlaştırmaya giden yol, oyun kurgusu ile oynanabilirliğin dengesinden geçer. Bu dengeyi kuramayan her uygulama yapısal olarak eksiktir. Halihazırda varolan kullanıcı deneyimlerinin üzerine rozetler, puanlar ve seviyeler yerleştirerek “sihirli bir verimliliğe doğru yelken açmayı” hedeflemek pek gerçekçi bir yaklaşım olmayacaktır. Deneyimin üzerine kafa yormalı, servise özel oyunlaştırma kurguları geliştirmeli ve hedef kitle etrafında şekillenen bir oyun yaratılmalıdır.

    Sürdürülebilir bir oyunlaştırma için gereken dört adım

    Oyun kurgularının motivasyonu en iyi nasıl sağlayacağını anlamak ve davranışları eğlenceyle harmanlayarak yönlendirmek, oyunlaştırma uygulamanızı başarıya taşıyacaktır.

    Türkiye’nin ilk oyunlaştırma platformu olan İşte Oyun’un kurucusu ve Tart New Media Genel Müdürü Emrah Olgun’a göre 2014 yılında ayakta kalacak olan yüzde 20‘lik dilimin içinde yer almak aslında çok da zor değil. Bunun için iyi bir danışmanlık, oyundan anlayan parlak zihinler ve hedef kitleyi çözümleyebilecek bir psikolojik altyapıya sahip olmak yeterli. Olgun’la geçekleştirdiğimiz kısa sohbetin ardından hazırladığımız ipuçlarını sizinle paylaşıyoruz.

    1. Mevcut kullanıcı deneyimi üzerine düşünmelisiniz.
    İlk adım halihazırdaki deneyimi incelikli bir analize tabi tutmak olmalı. Değerli ve tekrar edilen kullanıcı davranışlarını belirlemeli; oyun kurgusu bunlardan yararlanarak yaratılmalıdır.

    2.“Kimin için?” ve “Nasıl?” sorularını cevaplamalısınız.
    Oyunlaştırmanın amacı kullanıcı sadakatini ve verimliliği artırmaktır. Dolayısıyla öncelikli amaç hedef kitle ile doğrudan bağ kuracak eğlenceli bir oyun deneyiminin yaratılmasıdır. Bunun için hedef kitlenin net bir şekilde belirlenmesi ve onlara direkt hitap edecek bir görsel ve metinsel iletişim yaratılmalıdır.

    3. Oyun kurgusuna anlam yüklemeli, bir hikaye yaratmalısınız.
    Oyun, doğası gereği bir akışa ve hikayeye sahiptir. Bu hikaye ne kadar güçlüyse ve oynanabilirlikle birlikte iyi bir denge oluşturuyorsa o kadar başarılıdır. Oyunlaştırma da bundan farklı olmamalı; servis genelinde kullanıcı için kahramanı olacağı bir oyun kurgusu yaratılmalı ve dengeli bir kullanıcı deneyimiyle sunulmalıdır.

    4. Asıl önemi dikkat çekmeye değil, sürdürülebilirliğe vermelisiniz.

    İyi oyun tasarımı reklam yapma amacından ziyade, çekilen ilginin ve harcanan emeğin uzun süreli geri dönüşümünü hedefler. Katılım, paylaşım, etkileşim ve değerli davranış tekrarı ne kadar sürdürülebilirse o kadar başarılı bir oyun kurgunuz var demektir.

    Gartner’ın raporundaki öngörüye katılmamak elde değil; ancak bu istatistiki verilerin kazanan tarafında olmak elimizde. Oyunlaştırmanın açtığı yoldan alelacele gitmek yerine, ayakları yere basan ve tüm dijital iletişimizle uyumlu bir stratejiyle ilerlemek, başarılı oyunlaştırmaya giden en doğru ve kısa yol olarak bir fırsat yaratıyor.

  4. Gökçen Karan dedi ki:

    Oyunlaştırma ile ilgili yeni bir yaklaşımı görmek için bu habere bakabilirsiniz. ( http://sosyalmedya.co/boynerden-calisanlarina-oyunlastirilmis-egitimler/ )

Bir Yorum Yazın