Kokteyl’in yatırım yaptığı Compello ABD’ye yazılım ihraç ediyor
Arama
Girişim

Kokteyl’in yatırım yaptığı Compello ABD’ye yazılım ihraç ediyor

Şurası bir gerçek ki teknoloji Batı’dan doğuyor. Hem yazılım, hem de internet alanında dünya çapında pazarı domine eden ürünlerin neredeyse tamamı ABD, bir kısmı ise Avrupa kaynaklı. Fakat Türkiye gibi ülkelerdeki alt yapıların gelişmesi, tersine beyin göçü süreçlerinin görülmeye başlaması ile birlikte bu durumun değişmekte olduğunu gösteren örneklerle karşılaşmak da mümkün.

Bundan bir süre önce Mackolik’in 80 milyon TL değerleme ile İngiliz Perform Group’a satışındaki en önemli iki isim olan Erdem Yurdanur ve Tarkan Onar’ın yatırım yaptığı Compello, Türkiye’den yurtdışına yazılım ihraç edilebileceğinin önemli örneklerinden biri.

Compello’nun kurucularından Tolga Gündüz ile firmanın neler yaptığını, ürünlerinin dünyanın en büyük firmaların hangi sorunlarını çözdüğünü ve gelecekle ilgili planlarını konuştuk…

Compello ekibi: Tolga Gündüz, Şükrü Hacıyanlı ve Cem Işık.

Öncelikle Compello hakkında biraz bilgi verelim. Şu anda 11 kişilik bir ekibi bulunan Compello, Mayıs 2012’de 5 ortakla kuruldu. Daha çok yatırımcı ve mentor konumunda bulunan Erdem Yurdanur’un şirkette yüzde 20, Tarkan Onat’ın ise yüzde 10’luk payı bulunuyor. Diğer üç kurucu ortak Tolga Gündüz (satış lideri), Şükrü Hacıyanlı (hizmetler lideri) ve Cem Işık (ARGE lideri) da geri kalan yüzde 70’lik hisseyi eşit olarak paylaşıyorlar.

Compello’nun ilgi alanı günümüzdeki en değerli konulardan biri olan veri. Firmanın ilgi alanını iş zekası ve veri madenciliği olarak özetleyebiliriz. Hedef pazarı ise bir çok Türk firmasından farklı olarak Orta Doğu değil, ABD ve Avrupa. Bunun nedeni ise geliştirdikleri ürünlerinin en çok ihtiyaç duyulduğu pazarın bu coğrafyalara yayılmış olması.

Project & Portfolio Intelligence ya da kısaca PPI adlı ürün 3 yıllık bir süreçte geliştirilmiş. Bu süreç boyunca Kokteyl şemsiyesi altında büyümeye devam eden ekip işlerin büyümesi ve satışların başlaması ile birlikte ayrı bir şirket olarak yoluna devam etme kararı almış.

Konuya yakın olmayanlar için PPI’ın tam olarak ne işe yaradığını anlayabilmek pek kolay değil. Sağolsun Tolga Gündüz, benim konuya size aktarabilecek kadar hakim olabilmem için epeyce zaman ayırmak zorunda kaldı 🙂

PPI’ın işlevini anlatabilmek için önce HP’nin PPM (Project & Portfolio Management) adlı ürününden bahsetmek gerekiyor, çünkü PPI aslında PPM’in gerçek potanisyeli ile kullanılmasını sağlayan son derece önemli bir eklenti konumunda.

PPM kabaca en az 100 kişilik bir IT ekibine sahip dev firmalar tarafından proje süreçlerinin fikir adımından sonucundaki raporlanmasına kadar yönetilmesine yardımcı olan bir yazılım. Çoğunlukla çok şubeli ve hatta birden fazla ülkede faaliyet gösteren şirketler tarafından kullanılan PPM ile çok çeşitli çapta projelerin süreçlerinin yanı sıra maliyet ve geri dönüş oranları hesaplanabiliyor.

Şu anda dünyada HP PPM kullanan 1400 civarında firma var. Bu 1400 firmanın tamamı dünyanın en büyük 5000 firması arasında yer alıyor. Compello’nun potansiyel müşteri de  işte bu 1400 firma. Bu çapta firmaların veri madenciliği ve iş zekası alanındaki ihtiyaçları da son derece büyük. Bu yüzden de PPI için milyonlarca dolarlık bir potansiyel pazardan bahsetmek mümkün.

Ve gelelim bu milyonlarca dolarlık potansiyele sahip olan PPI’a. PPI aslında HP’nin PPM ürünün en önemli sorunlarından birini çözüyor. Temel olarak büyük firmalar PPM’i her yıl onlarca farklı projeyi hayata geçirmek ve sürecini yönetmek için kullanıyorlar. Proje bazında işleyiş anlamındaki temel ihtiyaçları çözüyor ama özellikle eş zamanlı yürüyen projelerin gerçekten ne durumda olduğunu yöneticiler tarafından takibi mümkün değil.

Hangi projeler hangi aşamalarına geçtiler, hangileri geride kalmış, hangileri iyi durumda gibi soruların yanıtını bir arada görmek ve tüm süreçleri kolaylıkla yönetebilmek isteyen idareciler için PPM tam anlamıyla bir çözüm sunamıyor.

PPI ise devam eden tüm projelerin sadece şu andaki durumlarını değil, geçirdikleri aşamaları pratik bir şekilde inceleme imkanı sunuyor ve gerek duyulduğunda hangi projeye öncelik verilmesi gerekli, bunun için hangi kaynaklar ayrılabilir gibi stratejik kararların verilmesini mümkün kılıyor.

Bunu yaparken de aslında temel olarak PPM içerisinde yer alan verileri kullanıyor ve bu verileri kullanıcıların anlamlandırabileceği bir şekilde sunarak, üst düzey stratejik kararların bilgiye dayalı olarak verilebilmesini sağlıyor.

Bu çapta firmaların yıl içerisinde onlarcasını hayata geçirdikleri ve özellikle de rekabet gücünü artırmaya yönelik projelerin her birinin milyon dolarlar seviyesinde bütçelere sahip olduğunu düşündüğünüzde PPI’ın aslında firmaların son derece profesyonel ve sistemli bir şekilde yönetmesi gereken süreçleri ilk defa gerçek anlamda yönetebilmesini sağlıyor.

Compello’nun öncelikli pazarı ABD. Bunun nedeni ise söz konusu 1400 civarındaki firmanın neredeyse 1000 kadarının bu ülkede yer alıyor olması. Avrupa diğer önemli bir pazar. Bu sırada Türkiye’de de Compello’nun radarında bulunan firmalar yok değil ama sayıları 20’nin biraz altında kalıyor.

İngiltere’de dünyanın en büyük bankalarından birinde şu anda kullanılmakta olan PPI için Amerika’da özel bir de distribütörlük anlaşması imzalanmış durumda. Bu da firmanın ABD’deki satışlarının daha sağlıklı ve etkili bir şekilde yönetilebilmesini sağlayacak.

Bunun dışında IBM SmartCamp girişimcilik yarışmasında finale kalan Compello, diğer finalistlerle beraber yarışmanın ilerleyen aşamalarında da yer alacak. SmartCamp sunumunun hemen ardından PPI ile Keiretsu Forum genel müdürü Aslı Gözören Compello ile ilgilenmiş. Şu anda ABD dağıtım kanalı hazır olan Compello için Avrupa’da bir dağıtım ağı daha kurulması için Keiretsu Forum üzerinden görüşmeler devam ediyor. Yani yakında Compello tarafından yeni bir yatırım haberi daha duyabiliriz…

Compello Türkiye’nin yurtdışına ve özellikle de Batı’ya yazılım ihraç edebilen ender firmalarından biri. Bu yöne doğru atılan her adımın sonraki girişimcilerin adımlarını da kolaylaştıracağını unutmamakta fayda var. Bir gün Türkiye’nin önemli ihraç kalemlerinden biri yazılım olacaksa, bu gibi firmaların çabaların sayesinde olacak.

Yorumları GösterYorumlar Gizle (26)
  1. mert meriç dedi ki:

    tebrikler… ui’ı geliştirmeleri lazım ama…

  2. Ahmet dedi ki:

    Tebrikler ama web sitelerinide bir optimize etseler iyi olur. Sadece slider da geçen fotoğrafların iki tanesinin dosya boyutu 670 kb ve 340 kb özellikle mobilden yüklenmeyi çok yavaşlatıyor.

  3. Hasan Varol dedi ki:

    Büyük başarı, elinize sağlık!

  4. Tebrik ederim, bir PPM kullanicisi olarak guzel bir pazar icin urun gelistiriyorlar diyebilirim. Ama Mert Bey’e katiliyorum, arayuz konusunda daha iyi seyler yapabileceklerini inaniyorum. Basarilar dilerim.

  5. orhan halı dedi ki:

    twitter bootstrap ile kendi sitesini yapan bir firmanın yazılım ihraç etmesi komik olmuş… allah bilir yaptıkları yazılımlar da hazır kütüphaneler ile hazırlanmıştır 🙂

    1. huseyin dedi ki:

      Allah bilir sen kendini çoook büyük bir yazılımcı sanıyorsun ve tek rakibin olarakta microsoft’u görüyorsun..

      Ahh bee hocam azcık yazılım bilgisi olan biri böyle bir işin hazır kütüphaneyle olmayacanı HP PPM servisine bir senior developer tarafından yaklaşmanın bile zor olacağını bilir.

      Bu yazlımda hadi hazır kütüphane kullanıldı diyelim, Türklerin hazır kütüphanelerle sıkıntısı nedir anlamıyorum ? Amerikayı yeniden keşfetmenin anlamı ne ? Hayır bir yazılımcının yazacağı şey üzerinde binlerce kişinin kafa yorup geliştirdiği şeyden dahamı stabil olacak… Bu kendini yüksekte görürken aşağılanma nedir ya..

      Yaşanmış bir örnek.
      İlk çalıştığım zamanlarda junior developer aldık 🙂 ama kendini senior sanıyor buna küçücük bir veri çekme işi verdik, sıkmayım şirkete alışsın yazılıma alışsın diye bir hafta bakmadım bir haftada bitmiştir diye yanına gittim ortaya çıkmış bişey yok ama binlerce kod var ne ettin hacı dedim “hazır kod kullanıp yazanlara Allah razı olsun demeyi müslüman-hristiyan ayrımından dolayı caizmi degilmi çelişkisinde kaldığı için hacı ismindedir” bu ne dedim 🙂 kendi framework’ümü yazıyorum dedi 🙂 hobaaa dedim hacı şu şu kütüphaneyi kullansan 2 günlük bilemedin 3 günlük iş ben sana başlarkende demedim mi dedim.. Ne dese iyi hazırlara güven olmaz patlar matlar 🙂 yahu yazılımcısın patlayacak yeri düzelteceksin koca dünya bunun üzerine kurulu 🙂 yok ben kendim yazarım ben kendi yazdıgımdan başkasına güvenmem :). iyi dedim 3 gün daha altı üstü ikinci parti bir yazılımla veri çekme işi bitir dedim. Bitiremedi zaman yetmedi 🙂 zaman yetmediği gibi framework testindede bir user logini ile başka user datasına kayıt girilebilecek inanılmaz bir hatanın olduğunuda gösterdik ve arkadaş yıkıldı.. Arkadaş halen şirkette devam ediyor 🙂 hazır kütüphane kullanıyor “jquery kütüphanesini adamlar sarhoşken yazmışlar birde ayık olsalar neler yazarlar diyor” ve halen junior developer olarak devam ediyor ama söz bende olsa çoktan yollamıştım.

      1. orhan halı dedi ki:

        Bu da sizin sarhoşken yazdığınız bir yorum olsa gerek, bir de ayık olsanız daha çok saçmalayacaktınız. Büyük ihtimal o siteyi yapan da sizsinizdir, patrondan fırçayı yiyince ancak çıkar bu yorum. Rahatını bozduğum için üzgünüm…

      2. huseyin dedi ki:

        Hocammm hocam 🙂 evet sarhoşken “içki kullanmadığım halde” bile senden daha iyi yorum yazıyorum hatta çok pis yorum yazarım..Bence arada sırada içki kafan iyiykende yorum yaz bu şekilde olmuyor 🙂 İnsanların söyleyecek sözü olmadığı zaman en iyi kurtuluş saldırı derler yahu o kadar yoruma karşılık tek söylicen sarhoşmusun demek 🙂 PPM’den bahsetmişim bari ona bir iki satır yazsaydın..

        Güzel halıcı arkadaşım kusura bakma biraz sivri dilliyim, webrazzide huseyin ismiyle bırakılmış yorumlara bir bak, sadece burada degil yanlış bulduğum herşeye lafimi esirgemem sarhoşluktan sanırım.. Özellikle PIRTT Avm ve toppaşın youtubesi haberlerin yaptığım eleştirileri ve kendini belediyenin sosyal danışmanı sayan zatı muhteremle halen devam eden tartışmaları okuyabilirsin..

        Haa okumasanda olur 🙂 sonuçta yukardaki yorumumu okusaydın orada alakasız bişey olmadıgını, bir altteki yorumumuda okusaydın güzel örneklerimi görürdün..

        Ha hazır kütüphaneler, twitter bootstrap kadar bilgin birazda yazılım konusunda olsaydı arkadaşların Türk yazılım sektörünün %95’in adını bile duymadığı bir alanda bir yazılımın üzerine geliştirme yaptıklarını görürdün…

        Ben biri bir yazılımcı tanıdığımda onu incelerim Linkedin falan bakarım nerdeymiş ne yapmış diye. Ama bu arkadaşlara bakma gereği duymadım çünkü PPM üzerine bir geliştirme yapmayı düşünmüşlerse büyük ihtimal Türkiye’nin en büyük 10 şirketi hatta en büyük ilk 3 şirketinin birinin yazılım ekibinde çalışmışlardır.

        Bu sözlerden sonra hemen ekliyeyim o kadar yazılım bilgim olmadığı için bu şirkette çalışma ihtimalim yok ne yazık ki 🙂 ha şimdi yalakalık yapıyon bu şirkete girmeye çalışıyorsun dersen ben soyadımı bile yazmıyorum bak okumamazlık edip gözünden kaçmasın 🙂

        Bu arada şayet okuduysan M.I.T web sitesini ve gerisinde yatan muhteşemliği inceleme fırsatın olsun gözünü sevim 🙂

        Neyse hocam ben ara sıra böyle kaptırırım mı çok yazarım. Sen bana bakma sivri dilli olmaktan dolayı kusurumuz varsa affola, sen projenin parasal değerine ve yakaladığı başarıya bak ve Allah yollarını açık etsin bir Türk olarak grur duydum deyiver.

      3. orhan halı dedi ki:

        Öncelikle üslubunu düzeltiver biraz. Tanımadığın bilmediğin insanlara “hocam, halıcı” demen hiç hoş değil. Durmadan sen şimdi bunu düşünürsün, sen şöylesindir, sen böylesindir gibi yargılarda bulunmak, o uzun uzun satırları boşuna yazdığınızı gösteriyor. İnsan doğası gereği, sizin de egonuz tavan yapmış, öyle gözüküyor. Bir konu hakkında haklı olduğunuzu ispatlamak için tek bir örnek ya da bir kaçı her zaman yeterli olmayabilir. MIT örneğini üzerinden kendinizi ispatlamaya çalışmanız gerçekten komik. ORACLE, APPLE, IBM sitelerini de ben size tavsiye ediyim o zaman…

  6. Erdem Yurdanur dedi ki:

    Eleştiriler için teşekkürler, uzmanlık konusu web uygulamaları olan Kokteyl’in yatırım yaptığı bir girişimin web sitesinde bu tip hataların olmaması lazım gerçekten de.

    Ancak, bu yazı ve Complello ile ilgili olarak söylenebilecek daha birçok şey varken, sadece web sitesi ile ilgili eleştirileri yazmak da, bana bu yazıyı okuyunca akla gelen ilk şey bu mu olur diye düşündürttü.

    Çünkü Compello bir B2C proje değil, bir web sitesi projesi de değil. Çok büyük şirketlerin ihtiyaçlarına odaklanan, çok özel ama çok büyük potansiyeli olan bir konuda, dünyada eşi olmayan bir yazılım. Bu yazılımın fiyatı kullanıcı sayısına bağlı olarak firma başına 50.000 usd’den başlayıp birkaç milyon usd’ye kadar ulaşabiliyor.

    Böylesine özel bir projenin farklı bir startup modeli olarak, 3 yıl boyunca Kokteyl çatısı altında nasıl geliştirildiği, Avrupa ve ABD’ye ihracat yapar hale nasıl geldiği gibi konular, girişimciliğin bu kadar çok konuşulduğu bir ortamda daha çok dikkat çekmesi gerekirken, web sitesinin nasıl yapıldığı gibi konularla dalga geçer gibi eleştiriler yapmak, bazıları için üzüm yemek değil de bağcıyı dövmenin asıl amaç olduğunu düşündürttü bana.

    Ben birçok startup’a yatırım yapan birisi olarak, Türkiye’de çok özel bir başarı gösteren sevgili kardeşlerim Şükrü, Cem ve Tolga’ya tekrar teşekkür ediyorum, büyük işer başardınız ve daha da başarmaya devam edeceğinize yürekten inanıyorum.

    1. huseyin dedi ki:

      Öncelikle Tolga Gündüz, Şükrü Hacıyanlı ve Cem Işık’ı tebrik ederim çok niş bir alanda gördüğünüz açığı değerlendirmişler tebrik ederim. Çok az ama para harcamaktan hiç çekinmeyecek sadece elit müşteriler, güzel ve kar marjı çok yüksek bir alan geliştiricisi fazla olmayan kaynak akışı size doğru olacak güzel bir yatırım. Kolay kolay kimseninde giremiyeceği güçlü bir beyin gücü ve deneyimin gerektiği hoş bir sektör.

      Erdem bey size gelince yorum yapan arkadaşlar sanırım linkedin profilinize bakmamış sanırım. Gerçekten çok güzel bir yatırım arkadaşların projeleri. Dünyanın en büyük şirketleri bile gözlerini veri madenciliğinde tecrübe sahibi geliştiricilere dikmişken hele.. Eminim kat kat kar yapacaksınız daha önce yatırımlarınızla hayata geçirdiğiniz birçok proje gibi.

      Şimdi gelelim eleştirilere 🙂 Erdem bey Türk yazılım ve internet sektörünün önde gelenlerinden biri gerek projeleri gerek yatırımlarıyla “bilmeyenler için”.
      Erdem bey bu şirkete yatırım yaparken hiç web sitelerine bakmamış mı ? Bakıpta görmemiş mi ? Tabiki baktı web sitesinede baktı ama asıl baktığı projeydi ve bu projenin para edeceğini anladı. Şimdi bu şirketin müşterileri Forbes listesinde yer alan dev şirketler onlarda bakacalar web sitelerine ama yinede ürünü alacaklar isterseler WordPress gibi hazır bir script kurulsun siteye..

      Arkadaşlar sektörden habersiz Amerikada nasıl sitelerin olduğundan 🙂 dev yazılım firmalarının mavi kırmızı agırlıklı bir headerın tek görsel olduğu sitelerden. Yüzüne bile bakmayacakları bir sitenin kaç milyon dolar iş yaptığından.. Şimri arkadaşlar M.I.T üniversitesinin web sitesini “http://web.mit.edu” görünce bunu lise ögrencileri yapmış burda okunurmu nalet olsun buraya beni davet etmeye utanmıyorlarmı derler :)… Tasarım kalitenin göstergesi diyenlere tekrar M.I.T web sitesini ziyaretlerini tavsiye ediyorum.

      Aslında yazıya gelen yorum Türk girişimci karekterini açıklıyor.. Bizler bir fikir düşünürüz, sonra ooo mükemmel kimsenin aklına gelmemişti offf felaket tutar zengin olduk mark zuckerberg olduk derler. Tek bir araştırma yapılmaz, bu ürünün muadili varmı, piyasa getirisi nedir, pazarı neresidir hedefte kimler var. Heleki internet girişimlerinde. Ha bunları anlatıyorum siz bilmiyor degildirsiniz birçok projenin yatırımcısı olarak bu degil bunlar gibi yüzlerce karekter geliyordur size..

      Bu heyecanla işe girişenler önce şirket kurar sonra web sitesine binlerce dolar harcayıp tasarımlar yaptırırlar. Oooo birde fikrimi çalarlar ne yatırımcısı ne ortagı kimseye anlatmam ben yırtacam bunla milleti neden ortak edeyim.. Sonrada ürün bile çıkmadan kapıya kilidi vurular.. Bu yazıyı okuyanlar çok iyi bilir bunun böyle olduğunu ve örneklerinin çok olduğunu çünkü bu yazıya ilgi alanına girenler hiçte alt seviye kişiler degildir. Özelliklede etohum, burak bey 🙂 aslında söyle güzel bir yazı yazsa tez canlı Türk girişimcisinin nere takılıp kaldığı nerde hata yapttıgı hakkında…..

  7. Tolga Gündüz dedi ki:

    Yorumlarınız ve feedback’leriniz bizim için önemli – tekrar teşekkür ederiz. Erdem beyin de bahsettiği gibi biz B2B sektöründeyiz ve hatta direkt değil indirekt satış yapan bir firmayız.

    Web sitemizin görüntüsü ve kalitesi kesinlikle önemli ama yeni başlayan bir start-up olarak enerjimizi ve kaynaklarımızı müşterilerimize daha fazla değer katmaya ayırıyoruz – her start-up firmasının yapması gerektiği gibi. Kaynaklarımız ve gücümüz arttıkça bu ve benzeri noktaları her zaman iyileştirmek isteriz.

    Bence asıl bakılması gereken site: http://resultspositive.com/ppi

    Bu firma bizim Amerika’da exclusive iş ortağımız.
    Teşekkürler

  8. orhan halı dedi ki:

    Erdem Yurdanur gibi eleştiriye dayanamayan, abi süper yapmışsın, harikasın, muhteşemsin, 50 000 dolardan başlayan işler çıkarmışsın, helal sana denmesini bekleyen, büyük dağları biz yarattık diyen insanlar her zaman olacaktır. Ancak profesyonellik bu değil. Ürünün tanıtımı ve pazarlanması için açtığın bir web sitesini dahi hazır sistemleri kullanarak yapıyorsan, benim aklıma her türlü şey gelir… Söylenenler uykunuzu kaçırıyorsa, lütfen biraz profesyonel davranın, en azından iş ortaklarınız kadar…

    1. Erdem Yurdanur dedi ki:

      Orhan Bey, benim yazdıklarımdan bunlar anlaşılıyorsa gerçekten üzücü. Bence üstteki yazımı bir daha okuyun.

      Ustteki yazimda sadece parasal yatirim alarak is kurmaya calisan bircok kisiye farkli bir yatirim sekli olarak Complello’yu ornek gostermek istedim. Sadece Turkiye pazarini degil, Avrupa ve ABD gibi pazarlari hedeflemenin ve bunun nasil basarildiginin detaylarinin daha cok merak edilmesi gerektigini soyledim. Web sitemizle ilgili ‘komik’ seklindeki elestirinizi de ciddiye alarak hakli oldugunuzu soyleyerek, buna da cevap verdim.

      Bunlara ragmen eger beni elestiriye dayanamayan, kendisini begenmis, bu elestiriler nedeniyle uykulari kacan birisi olarak degerlendiriyorsaniz, bence gelin yuzyuze tanisalim, belki fikrinizi biraz degistirebilirim.

    2. Oktay dedi ki:

      Orhan senin gibi birine yakışıyormu direkt bu konuya mesaj yazmak? Neden hazır bilgisayar kullandın? Ayıp değil mi? Kendi makineni yapıp, programlama dillerini hazırlayıp ondan sonra mesaj yazman gerekmez miydi? Pardon arada başkalarının kurduğu elektrik santralinide kullanmayıp kendi santralini kurman gerektiğini söylemeyi unutmuşum.

      1. orhan halı dedi ki:

        aslında bu yorumu yazmak için de sizin gibi adamları da “yaratmam” gerektiği anlamı da çıkıyor yazdıklarınızdan, ne dersiniz haksız mıyım?

        Şu Webrazzi de bir UI eleştirisini anlayamayacak bir çok insanın olması çok acı maalesef, patronun dediğinin olduğu kurumsal bir firmada çalışan insanlardan beklenecek yorumlar yazdığınız için teşekkürler, hadi hep birlikte google’a gidelim ve “start up kültürü nedir?” diye kısa bir yolculuğa çıkalım ne dersiniz?

      2. huseyin dedi ki:

        Erdem Yurdanıra eleştiriye tahammülünüz yokmu diyen sizmiydiniz acaba ? Oktay gibi bir insan yaratmak ufff ?

        Halen ortaya çıkan süper işin farkında değilsin hocam “artık seni iyi tanıdıgım için hocam diyorum” webrazzite kaç tane site gördün tasarımı süper olmuş diye bir başlık. Geride duran milyon dolarlık bir sistem üzerine geliştirme var bunu atlayıpta web sitesi arayüzüne takılmak yani mantık almıyor.

        Eleştiri illaki yapılır ama nasıl yapılır “Arhan” yorumuna lütfen bir bakınız senin bahsettiğin herşeyden oda bahsetmiş ama sistemi yazmak için hazır kütüphaneler kullanmıştırsınız “EGO” gibi tek bir kelime yazmışmı ? İçerik ne kadar net güzel ve art niyet yok 🙂 buna karşılıkta en yetkili ağızdan cevap almış hemde teşekkürü içinde.. Şimdi bu durumda ben utandım şahsen ne diye sistem üzerine yorum yapan birine cevap yerine size cevap verdim diye.

        Ege konusunda evet hocam ego var birşeyleri biliyoruz ve başarıyoruzda ego var. Birşey bilmeyipte egoma uyup konuşmaktan iyidir. Biz bu yorumlarla ortalıgı kalabalık ediyoruz hocam 🙂 konu sen ben senin hazır yaratılmış kütühanelerin değil; konu Türkiye pazarını ve kapasitesini aşan bu yazılım oraya odaklanalım lütfen..

  9. Eray Oral dedi ki:

    Merhaba,

    Web sitesi hakkında yapılan saçma yorumlara gülmemek elde değil. Sonuçta bu firma interaktif ajans veya reklam ajansı değil ki! Bence site gayet yeterli, sade ve anlaşılır.

    Burada ürüne odaklanmak gerekir, PPI konusunda bilgisi olanlar yorum yapsın lütfen.

    Ben şahsen ülkemizden böyle işlerin çıkmasına çok seviniyorum ve gururlanıyorum. Emeği geçenleri tebrik ederim.

  10. yonca dedi ki:

    uzmanlarından anlayacağımız şekilde, PPM nedir? ne işe yarar? ile ilgili kısa bir özet alabilseydik iyi olurdu aslında…

    1. Herkese iyi günler,

      Öncelikle tüm yorumlar için teşekkür ederim. Firmam adına kısaca yaptığımız işi ve neden özel bir iş olduğunu anlatayım istedim.

      Odaklandığımız alan çok özel ancak bugüne kadar çok fazla ilgilenilmemiş bir alan.

      Proje portföy yönetimi; basit anlamda projelerin gruplandırılarak, önceliklendirmelerinin yapılması,sonuçlandırılması ve getirilerinin takip edilmesidir diyebiliriz.

      Tabi bahsettiğimiz gruplandırmalara dahil edilen projeler, büyük ölçekli firmalar için (özellikle bizim hedef pazarımızdaki büyük ölçekli firmalardan bahsediyorum) çok incelikle ve dikkatle analiz edilmesi gereken durumlar içermektedir. Binlerce kişilik bilgi teknolojisi ekipleri (yazılım, donanım destek, yardım masası vb.) ve altyapı hizmetleri ekipleri tarafından koordineli olarak yürütülmeye çalışılan bu tarz projelerde, ufak hatalar bile bazen yüz milyonlarca dolar kayba, boşa giden emeğe ve nihayetinde binlerce insanı etkileyecek yönetimsel kararların alınmasına neden olabilmektedir.

      Operasyonel süreçleri takip etmeye yarayan pek çok ürün piyasada yer almakta iken, vizyoner bir bakış açısı ile gerçek anlamda analiz ve erken uyarı mekanizmalarını modelleyerek firmaların risklerini minimize etmelerini sağlayacak çözümler maalesef çok sık rastlayabildiğimiz bir durum değil.

      Bizim ürünümüzü özel kılan da tam bu noktadaki açığı görüp zamanında pazara girmek oldu.

      Ürünün faydaları ile ilgili konuşmayı pek tercih etmiyorum. Bunu daha çok birlikte çalıştığımız müşterilerimiz, ilgili platformlarda anlatıyorlar. Onların ağzından bu faydaları dinlemek bizlere de mutluluk veriyor.

      Bizim bu yazı kapsamında asıl konuşmamız gereken, bu tarz bir ihtiyacı nasıl gördüğümüz, çözüm altyapısını nasıl hazırladığımız ve daha önemlisi bir Türk firması olarak bu kadar ciddi pazarları hedeflemeyi gözümüze nasıl kestirdiğimiz, bunun için nasıl bir planlama ve çalışma yaptığımız hakkında konuşmak olacağı düşüncesindeyim.

      Geleceği görmek mümkün değil, tüm bu süreçlerin sonunda hedeflediğimiz başarıya imza atmış, ya da belki umduğumuzu tam olarak bulamamış olacağız. Ancak inandığımız bir şey için emek harcıyor olmak, adım adım yeni bir şeyler öğreniyor olmak ve çok önemli bir bilgi birikimini ediniyor olmak, ciddi anlamda bizi mutlu ediyor.

      Sevgi ve saygılarımla
      Şükrü Haciyanlı

  11. Arhan dedi ki:

    Eleştiri maksatım yanlış anlaşılmasın:

    1) Ürün ve gidişatı kulağa hoş geliyor.
    2) Sitede tanıtım videosu yok. Çok büyük bir eksiklik.
    3) Katılıyorum. UI olabildiğince iyileştirilmeli. Kreatif gözü olan birisi projeye dahil edilmemiş. Tabi bu ürünün alıcısı bunu çok da takmayacaktır.
    4) Burası Türkiye. Tasarımı ve sunumu başta USA olmak üzere bir çok ülkeden fazla önemsiyoruz. Dolayısıyla bu tür yorumların gelmesi çok normal fakat bunlara karşılık verilen cevapları anormal olarak nitelendiriyorum.
    5) Günümüzde B2B olması Usability ve UX açısından eksikleri olmasına (Gördüğüm ekranlar kadarıyla…) mazeret olmamalı. Proje bir şekilde çıkartılmış fakat dedicated bir sr product manager işi değil gibi. Daha doğrusu sorumlu product manager biraz teknik kaçmış dolayısıyla Usability ve UX tarafı eksik kalmış gibi hissediyorum.
    6) Geliştirmesi 3 yıl aldığı belirtilmese daha iyi olurdu. İyi ve detaylı bir proje yönetimi yapılmadığı, yine bir şekilde uğraşılarak çıkarıldığı imajını doğuruyor.
    7) Şahsen bu yazılımın sahibi olsam burada kimseyle muhatap olmazdım. Madem atılan adımlar büyük o halde bir iletişim uzmanının desteğiyle ilerlerdim.
    8) JIRA binlerce addonu ve fazlasıyla configurable yapısı ile Compello’ya alternatif olamaz mı?
    9) Modüler bir geliştirme süreci mi belirlediniz? Planlanan ürün fonksiyonel bazda ne kadar tamamlandı?
    10) Sanırım bu tanıtım yazısını Erdem Yurdanur yazmış. Üslubu benzer geldi. Kimin yazdığının önemi yok fakat yazı bir iletişim ve halkla ilişkiler uzmanının elinden çıksaydı daha güzel olurdu.

    Eleştirilerimi bir product manager ve iletişimci gözüyle yaptığımı da ekleyeyim.

    Ürününüz umarım istediğiniz başarıyı yakalar ve hedeflediğiniz firmalar emek verilmiş bu değerli Türk yazılımını kullanırlar.

    1. Arhan Bey Olumlu eleştirileriniz için teşekkür ederiz.

      1. Bunu duymak gerçekten güzel.

      2. Video eksikliğinin farkına vardık, bu eleştiriyi sıkça alıyoruz. Bunun için bir bütçe ayırdık ve çalışmalara başladık. Yakın bir zamanda bu eksiğimiz kapatmayı ve sürekli güncel tutacak süreci başlatmayı hedefliyoruz.

      3. Bu konudaki eleştirileri de haklı buluyoruz. Açıkçası tanıtım faaliyetlerini Tolga Bey’in dediği gibi biz değil, iş ortaklarımız yürütmekte. Bu nedenle bugüne kadar üzerine fazla eğilmediğimiz bir konu idi. Ancak bundan sonra daha dikkatli olmamız gereken bir konu olduğunu farkettik.

      4. Biz ekip olarak hiç bir işin mükemmel olmadığını, ancak mükemmeli aramanın insanı her zaman bir adım öteye taşıyacağını düşünen insanlarız. Bu nedenle hatalarımız elbette olacaktır. Bundan gocunmuyoruz, eleştiriler de olacaktır, minnet duyuyoruz. Eleştiriler bizim en değerli gelişim kontrol noktalarımız. Katılmadığımız konu ise emeğin küçümsenmesi. Temennimiz; emeğe saygı duyan, fikirlerini söylemekten korkmayan ve faydalı olmanın yerilecek değil özenilecek bir şey olduğu bilinci ile yetişen bir neslin fertleri olmak. Tepkimizi ve duruşumuzu bu açıdan değerlendirmenizi rica ederim.

      5. Kullanıcı arayüzü hakkındaki eleştirinizi dikkate alıyoruz. Bugüne kadar müşterilerimizden gelen geri bildirim; bizi tercih etme nedenleri UI olarak bildirilmiş idi. Ancak sanırım bu konuyu daha derinlemesine incelememiz gerekecek. Teşekkür ederiz.

      6. Bunu not olarak alıyoruz. Çok teşekkürler, dikkat etmediğimiz bir nokta idi.

      7. 🙂 Bu güzel bir öneri. Ancak sizlerle doğrudan muhatap olmak ve fikirlerinizi birinci ağızdan dinleyerek böyle güzel tartışmalar yapmak bize hem keyif veriyor hem de daha fazla fayda sağlıyor diye düşünüyoruz.

      8. JIRA da HP PPM ya da CA PPM gibi operasyonun sürekliliği ile ilgili. Biz bu operasyonu analiz ediyor ve optimizasyonu için bilgi üretiyoruz. Yani alanlarımız biraz farklı.

      9. Evet. Temelde 3 bacaktan oluşan bir modüler yapısı var:
      a) tüm operasyon verisinin bir veri ambarı içinde toplanarak yeni analizlere olanak sağlaması ve standart bir rapor kütüphanesinin oluşturulması. (tamamlandı)
      b) Tahminleme modülü ile riskin belli bir duyarlılık düzeyinde ortaya konması (tamamlandı)
      c) Planlama modülü ile senaryo analizlerine olanak sağlanması ve kazancın maksimize edilmesi. (Geliştirilmekte)

      10. Bu yazı bizim tarafımızdan hazırlandı. Öneriniz için çok teşekkür ederiz.

      Saygılarımla
      Şükrü Haciyanlı

      1. kota ajans dedi ki:

        merhaba,öncelikle olgunluğunuza ve eleştiriye tahammül sınırınızın yüksekliğine hayran kaldım.
        emeğinize ve hedefinize saygı duydum.başarılı olmanızı yürekten diliyorum.
        tanıtım filmi ile ilgili KOSGEB destek veriyor.bilginiz olsun.bu konuda isterseniz size tanıtım filmi çekerek tanıtımınızı http://www.tanitimfilmi.tv sitemizde yayınlayabiliriz.sizden hiçbir çekim ücreti almadan.maille iletişim kurabilirsiniz.saygılarımla

  12. Hatice dedi ki:

    Merhaba,

    Şunu bilelim: HP’nin Executive Scorecard tool’u da aynı işlevi görüyor. Yani PPI tooluna rakip HP Executive Scorecard var!!!…

    1. Cem ISIK dedi ki:

      Merhaba,

      İlk bakışta dediğiniz gibi görünüyor ama, PPI, HP Executive Scorecard ile aynı işlevi yapmıyor aslında.Hatta HP nin Israil deki R&D ekibi ile iş ortaklığı da yapıyoruz. Çünkü PPI, Executive scorecard’a gore, PPM’in çok daha derinlemesine analiz edilmesini ve raporlanmasını sağlayan esnek bir sistem. Aynı zamanda 3rd party tool lar ile entegrasyonunu da kolaylaştıran bir mimarisi var. Yani Executive scorecard’a rakip değil, tamamlayıcı bir ürün.

      Saygılarımla,
      Cem ISIK

    2. Tolga Gündüz dedi ki:

      Merhaba Hatice Hanım,

      Cem bey size cevap yazmış ama ben de ekleme yapmak isterim. Öncelikle tam doğru olmasa bile HP Executive Scorecard’ı bize rakip görmeniz gerçtekten güzel zira çok güölü bir ürünle benzer kulvarda olmak bile önemli.

      Aslında Cem beyin dediği gibi kesinlikle rakip değiliz hatta tamamlayıcısıyız. Bu yüzden HP bizimle iş birliğini geliştiriyor.

      Uygun bir zamanınızda sizinle görüşmek ve ürünümüz gösterip fikirlerinizi almak isteriz.

      Teşekkürler

Bir Yorum Yazın