x

Schmidt: “Google Tekel Olmaya Yakın Bir Pozisyonda”

Google neredeyse rakipsiz bir dünya devi haline geldi. Sağladığı kolaylıkları ve sunduğu faydalar düşünüldüğünde çoğu kişinin buna bir itirazı da yok. Ama Google‘ın alanında bir tekel oluşturup oluşturmadığı ve eğer oluşturduysa bu durumun sağladığı imkanları kendi çıkarı için başka alanlarda da kullanıp kullanmadığı işin farklı bir boyutu. ABD kökenli bir firma olan Google’ın bir tekel oluşturması ABD yasalarına göre suç değil. Fakat eğer tekel olduğu kabul edilirse Google daha farklı yasalar ve kurallara tabi olabilir.

ABD Senatosu Tekelcilik Karşıtı Komitesi, Google’ın hangi yasalara tabi olması gerektiğini belirlemek için dün bir oturum düzenledi. Oturumda Google’ı savunmak da Eric Schmidt’e düştü. Schmidt belki de profesyonel yaşantısının en zor görüşmelerinden birine son derece hazırlıklı çıktı ve beklentilerin aksine Google’ın pazardaki pozisyonu konusunda aşırı savunmacı bir tavır göstermeyi tercih etmedi.

Dün öğlen saatlerinde başlayan ve 3 saatten uzun süren oturumun amacı Google’ın arama pazarındaki liderliğinin firmanın Google Travel veya YouTube gibi diğer alanlarda kendine bir avantaj sağlayacak şekilde kullanıp kullanmadığına karar vermekti.

Eric Schmidt’in tam metnini İngilizce olarak şu adreste bulabileceğiniz açılış konuşması, adını vermeden Microsoft’a göndermeler ile başladı. Schmidt, 20 yıl önce hemen her bilgisayarda yazılımı yüklü bulunan ve ismi inovasyonla özdeşleşen büyük bir teknoloji firmasının ulaştığı noktada Washington’ın nasıl devreye girmek zorunda kaldığını hatırlattı. Bu olaydan ders aldıklarını söyleyen Schmidt, benzer bir hatayı yapmaya niyetleri olmadığını nedenleri ile anlattı.

Oturum boyunca Schmidt’in karşılaşmak zorunda kaldığı zor sorular arasında arama sonuçlarının manipüle edilip edilmediği de yer aldı. Schmidt net bir ifade ile hiçbir sonucu manipüle etmediklerini söyledi.

Diğer bir soru ise Google’ın arama servislerinin basit birer listenin ötesine geçmiş olduğu ve tek bir aramada sadece ilgili web siteleri değil, haritalar ve hatta hisse senetlerinin durumunun sonuç sayfasında yer aldığını hatırlattı ve bu nedenle kullanıcıların siteleri ziyaret etmek yerine aradıklarını Google arama sonu sayfasında bulabildiklerine dikkat çekildi. Schmidt bu soruya şöyle yanıt verdi: “Biz şirketi müşterilerimize fayda sağlamak için işletiyoruz ve açıkça söylemek gerekirse diğer web sitelerine fayda sağlamak öncelikli görevimiz değil”.

Yelp’in CEO’su Jeremy Stoppelman’ın da Google’a karşı ifade verdiği oturum, ilginç benzetmelere de sahne oldu. Senatör Richard Blumenthal, Google’ın arama motorunu şirketin diğer ürün ve servisleri lehinde kullandığından bahsederken şunları söyledi: “Siz yarış pistini işletiyorsunuz. Yarış pistinin sahibisiniz. Uzun süre yarış atınız yoktu ama artık var ve atlarınız kazanıyor gibi görünüyor…”

Bu benzetmeyi bir adım daha ileri götüren Senatör Al Franken ise: “Google atlara doping yapıyor olabilir” dedi.

Oturumun en can alıcı anlarından biri ise Senatör Herb Kohl’un şu sorusuyla başladı: “Fakat tekelcilik karşıtı bakış açısıyla değerlendirildiğinde; pazar payınızın bir tekel oluşturduğunu, tekel olan bir firma için özel güç sağlayacak derece baskın olduğunu iddiasında doğrulup payı olduğunu kabul ediyor musunuz? Kendinizi bu alanda olarak tanımlıyor musunuz?”

Eric Schmidt ise bu soruyu şöyle yanıtladı: Bu alanda bulunduğumuza katılıyorum. Ben bir avukat değilim ama benim tekelcilikten anladığım bunun için adli bir karar verilmes gerektiği”.

Yani Schmidt Google’ın hakim bir tekel olmaya uzak olmadığını kabul etti ama en azından şu aşamada bununla ilgili verilmiş hukuki bir karar olmadığının da altını çizdi.

Peki şimdi ne olacak?

Google’ın Schmidt’in benzetme yaptığı Microsoft’tan çok büyük bir farkı var; hizmetlerinin çok büyük kısmı ücretsiz. Kullanıcıların karşılığında bir ödeme yapmadıkları Google arama motoru veya YouTube gibi servislerin bu özellikleri nedeniyle Windows’un tekeli ile karşılaştırılmaları oldukça zor görünüyor. Fakat eğer komite Google’ın bu ücretsiz servislerin rakiplerine zarar verecek art niyetli davranışları olduğuna karar verirse durum daha farklı olabilir.

Görsel Kaynaklar: AP, Ars Technica

Yorumlar (5)

  1. Google`in servisleri ucretsiz degil. Bu servisleri kullanicilarina sunarken firmalardan aldigi reklam gelirleri le bunu karsilamakta. kullaniciya ucretsiz olsada , bugun Google a reklam parasi odeyen bir kisi, ayni zamanda urunlerini kullaniyorsa bu cebinden odedigi ucret ile bu servisi aldigini bilmektedir.

    Reklam pazarindan para kazanmasaydi , google bu servisleri ucretsiz sunmayi, is modeli olarak basaramazdi. Ayni sekilde Microsoft`un hizmeti bedava verdigi ama reklam ile kendi masraflarini cikarip kar modeli olusturdugu Hotmail, Live ve diger servisleri gibi.

    Hic bir internet servisi direk ucretsiz degildir. Kullanici bedava yararlandigini dusunsede firmaya gelir icin reklam goruntuleme, tiklama, impression anlaminda katkisi olur.

    Cevapla
    • google açısından bakarsan hizmetlerden para kazanıyor, arama yapan açısından bakarsan google’a para ödemiyor! Ücretsiz hizmet alan açısından.

      Cevapla
      • Osman Mahmut |

        “If you’re not paying for it, you’re not the customer; you are the product being sold”

    • oldukça gereksiz bir yorum. ben bir kullanıcıyım ve ben google’a para ödemiyorum gerisi beni alakadar etmez. ayrıca sizin düşüncenize göre yayınlanan ulusal kanallar, radyolar herşey ücretli. nasıl bir mantık var siz de! merak ediyorum.

      Cevapla
  2. bla bla bla gogle gider yan dex gelir…

    Cevapla

Bir Cevap Yazın