Facebook Nereye Gidiyor?

Facebook'un F8'de internet dünyasını sarsabileceğini söylerken ciddiydim. Bir okuyucunun "Facebook, Google’ın yerini alabilir mi?" sorusuna cevabım da 'evet'.

Arama ihtiyacımız eskisi kadar yüksek olmasa da, Yeni Google'ın (geniş anlamda) Facebook olabileceğini de düşünüyorum. Gelen bir dizi yenilik ve ve F8 beklentileri bana bunu hissettiriyor.

Soruya geri dönelim,  Facebook nereye gidiyor?

İnternetin Giriş Kapısı Olmak

Basit ama cevaplaması zor ve cevabımla yanılmak istemediğim bir soru bu. Facebook'un tarayıcımızda her zaman açık olacak bir site haline gelmek istediği yapabileceğim en kısa öngörü. Sosyal ağ devinin haber alma kaynağımız olma yolunda ilerlemesi bu yöndeki en önemli dayanağım. Artık yakın çevremizin Facebook'un yerlisi haline gelmesi de bir diğer nokta.

Online aktivitelerimizin çoğunu içinde geçirebileceğimiz bir site olmak istiyor Facebook. Çok umutlu değilim ama belki de HTML5 tabanlı bir tarayıcı olarak hayatımızaki yerini sürdürecek. Google sosyalleşmeyi başaramadı, Facebook zaten sosyal ve hayatımızda.

Arama Motoru Olarak Facebook

İçerikleri mıktanıs gibi kendine çekmesi ise Google yerine Facebook'ta arama yapabileceğimize işaret ediyor, hem de fazlasıyla. Facebook'un şu anda Bing ile bir sosyal arama algoritması üzerinde çalışmadığını, kendi derecelendirme sistemi üzerinde çalışmadığından emin olan var mı? Üstelik kendi arama motoruna sahip olması Facebook'un arama motoru reklamcılığında adının geçmesini de sağlayacak. Yani yapılacak yatırımın geri dönüşü şimdiye kadar atılan adımlarla hazırlandı denilebilir.

Sosyal medya optimizasyonunu (SMO) bugünkü haliyle Google için yapılan arama motoru optimizasyona (SEO) denk tutmak mümkün değil. Ama Facebook bunu değiştirebilir. Google'ın herkesin bir web sitesi oluşturması için açtığı Google Sites'den hiç bir marka faydalandı mı bilmiyorum ama Facebook Sayfaları bugün büyük markaların yönlendirdiği ilk adres olmuş durumda.

Küçük ve büyük işletmeler de Facebook'ta kendilerine bir sayfa açmaktan geri durmuyor. Çünkü web sitelerine gelecek kullanıcıyı Facebook kadar tanımaları mümkün değil. Facebook çok daha fazlasını veriyor.  Facebook daha fazlasını verdikçe Facebook sayfaları ile web sayfaları arasındaki terazinin dengesi değişiyor.

Gerçek Zamanlı Akışı Yakalamak

Şu an için gerçek zamanlı paylaşımların, özellikle Twitter'ın sorunu, konuşamaların ve paylaşımların bir anda akıp gitmesi ve ucunun nerede olduğunu bilmediğimiz bir veri çöplüğüne dökülmesi. Ancak Facebook bu konuda da daha sıkı davranıyor.

Tarihsel olarak paylaşımlarımızı görebileceğimiz yenilikler üzerinde çalışıyor. Zaten arkadaşlarımızla aramızdaki ilişkiyi geriye dönük olarak başarılı bir şekilde tutuyor. Bir Facebook sayfasında kimin ne zaman ne yaptığını da kaydediyor ve tüm bunlar Facebook ile SMO'nun yeni eğilimimiz olabileceğini belirginleştiriyor.

Son Boğum: Gizlilik

Tabii bütün bunların sıkı bir gizlilik içinde yapılması gerekiyor. Facebook'un tüm bu kişisel bilgi ve ilişkileri nasıl koruyacağı giderek daha fazla önem arzediyor. Online hayatta bize hiç görmediğimiz kolaylıklar sunan ve bunun karşılığında tüm bilgi ve ilişkilerimizi sakladığımız siteyi bizim de dikkatli kullanmamız, hesabımızı korumamız gerekiyor. Bunun farkında olan Facebook da bu yönde bilgilendirici çalışmalar yapıyor.

Yine de her platformda parmaklarımızın ucunda olan Facebook'un gizlilik ayarları bundan bir kaç yıl sonra basit kullanıcıların uğraşamayağı kadar karmaşık olabilir. O noktada Facebook'un daha basit bir çözüm sunacağına şüphem yok. Ancak aksaklıklar bugün geleceği merak uyandıran Google Plus'ın farkı kapatmasını sağlayabilir.

Facebook, Windows benzeri bir hakimiyet kursa da yarın gereksinim duyacağımız online iletişim ihtiyaçlarını bugünden tahmin etmek zor. Bu Facebook'un da en çok kafa yorduğu şey olmalı. Aksi takdirde ömrü umduğumuzdan kısa da sürebilir.