x

Limk’in Şili Macerası Başlıyor [Röportaj]

Geçtiğimiz aylarda global yeni versiyonu için düğmeye basılan limk, yeni versiyondan önce ön kayıt almaya başlamıştı. Bir süredir devam eden görüşmelerin haberlerini aldığımız limk, Start-Up Chile, inkübasyon programına kabul edilmiş.

Limk’in yeni sürümü, global pazardaki hedefleri ve Start-Up Şili programıyla ilgili gelişmeler hakkında Oğuz Serdar ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. İşte başlıyoruz.

Reyhan Çepik: Merhaba Oğuz, geçtiğimiz aylarda Şili hükümetinin yeni girişimler için hazırladığı destek programına kabul edildiniz. Programı nereden duydunuz ve nasıl katılmaya karar verdiniz? Kısaca bu süreçten bahseder misin?

Oğuz Serdar: Kış aylarında yeni dönemi için Limk‘i bekleme moduna aldığımızdan bu yana, projenin doğru kişilerin elinde – doğru zamanda ve başarılı bir uygulama süreciyle hayata geçmesi için takım olarak elimizden geleni yapıyoruz. Daha önceki sohbetimizde de konuştuğumuz üzere, asıl plan olan 2011 yazından itibaren projeyi San Francisco’da yeniden konumlandırmak ve yönetimi oradan sağlama modeli için birçok girişimde bulunduk ve sonuçlar alabildik. Özellikle Y-Combinator’ın başarısından ötürü, San Francisco şehri bizim de gündemimizde olan incubator programların fazlasıyla olduğu bir yer ve bu programların başındaki kişiler sadece lokal girişimcilerle sınırlı değiller.

Bu insanlar; iyi bir fikrin, iyi bir takımın, doğru elementlerin bir arada olup olmadığını belki de sizin dosyanızı gördükten birkaç saniye sonra anlayabiliyorlar ve düşük hisselerle girişiminize ortak olup, mikro fonlar sağlayabiliyorlar. Limk de bunların birkaç tanesine kabul edildi. Tabi bu sürecin sağladığı, networking avantajları çok önemliydi. Melek yatırımcılar ve çeşitli yatırım fonu yöneticileri başta olmak üzere, birçok güçlü isim projeye danışmanlık sağlıyor mesela ki bu noktada çok ihtiyaç duyduğumuz bir konuydu.

Sonuç olarak ilişkilerimizin en güçlü olduğu, lakin zamanlama nedeniyle 2011 progamına katılamadığımız program & fondaki dostlarımızın da yönlendirmeleriyle Start-Up Chile programının ilk grubuna seçildik ve Amerika hayallerimizi birkaç mevsim ertelemiş olduk. Fakat yakın ilişkiler halen devam ediyor ki, Şili’deki programın jürisinin önemli bir kısmı zaten Silikon Vadisi’nde yıllardır kendini ispatlamış isimlerden oluşuyor.

Reyhan Çepik: Neden Şili hükümeti dışarıdan girişimcilere destek veriyor,  programın amacı nedir?

Oğuz Serdar: Sadık TechCrunch okuyucuları mutlaka farketmişlerdir, Şili birçok alanda olduğu gibi teknoloji alanında da ciddi atılımlar yapan bir ülke olarak göze çarpıyor. 2009’da rastgele okumuş olduğum bir makalenin ardından bir süre sonra Start-Up Chile projesini duyurmuşlardı. Amaç, Şili’yi Güney Amerika’nın teknoloji başkenti yapmak; yani bir nevi bir Silikon Vadisi denemesi yapılıyor diyebiliriz.

Şili’nin yapmış olduğu bu atılım, yeni nesil start-upların kendi ekosistemlerinden çıkmasını isteyen birçok ülkeye de rol model oldu. Startup AmericaStartup Britain ve Startup Greece gibi hükümetlerin imzası bulunan birçok proje, Startup Chile henüz pilot aşamasındayken ortaya çıktılar ve bu akım başka ülkelere de yayılacak gibi görünüyor.

Şili’li yetkililere göre program dünya basınında o kadar çok yer buluyor ki, yapılan yatırımın karşılığı sadece bununla bile alınabilir.

Reyhan Çepik: Programa katılmak için şartlar neler?

Oğuz Serdar: Programın şartları ve birçok ayrıntılı bilgiye, resmi sitedeki dökümanlardan ulaşılabiliyor. Girişimcilerin en çok merak ettiği ve sorduğu soruları özellikle açığa kavuşturmuşlar.

Programın şu ana kadar en çok dikkat çeken kısmı, Silikon Vadisi ile neredeyse tam uyum ile çalışması. Bölgede bir ofisleri bile var, üniversiteleri tek tek geziyorlar. Limk’in Türkiye’den seçilen tek, Avrupa’dan seçilen ender projelerden olduğu ilk dönemde 110 projenin tam olarak 46 tanesi Amerika’lı girişimcilerden gelmiş ve bunların 8 tanesi Stanford mezunu. Yani bir nevi, startuplar için tersine bir göç mümkün kılınmış.

Reyhan Çepik: Bu yatırım karşılığında programın sizden bir beklentisi var mı? (hisse, istihdam yaratma gibi)

Oğuz Serdar: Hayır yok. Şili hükümeti sizden herhangi bir hisse talep etmiyor. İstihdam yaratmanızı şart koşmuyor. Hatta Şili’de şirketleşmenizi bile zoraki kılmıyor. İşin bir asıl enteresan tarafı da aslında bu.

Minimum 6 ay, projenizi Şili’de, program dahilinde geliştiriyor olmanız karşılığında $40.000’lık bir yatırım alıyorsunuz ve bu süre zarfında sizi lokal ve global yatırımcı – girişimci ağı ile bir araya getiriyorlar. Üniversitelerde, çeşitli toplantılarda konuşmalar yapmanızı bekliyorlar. Özetle, bölgenin startup ekosistemini, siz, yani katılımcılar vasıtasıyla inşa ediyorlar.

Reyhan Çepik: Bir yeni girişim için programın faydaları neler?

Oğuz Serdar: Pilot döneminden henüz mezun olan bir Amerika’lı girişimcinin bu konuda yazdığı detaylı bir Quora cevabı var. Sanırım bu iyi bir referans olacaktır.

Limk için ise Şili’de uzun vadede bir geliştirme branşı düşünüyoruz ve bu konuda çalışmalara, henüz programa start verilmeden başladık. 2 gün önce, ekibimize ilk Şili’li üyesini kazandırdık.

Reyhan Çepik: Peki aldığınız 40 bin dolar sizce yeterli bir yatırım mı?

Oğuz Serdar: Diğer startup accelerator programlarının şartlarını göz önüne aldığımızda (genelde ortalama % 10 hisse karşılığı, 3 ay kuluçka dönemi ve $15/20k arasında değişen yatırımlar) gayet yeterli bulduğumu söyleyebilirim. Programın merkezi olan başkent Santiago’nun, yaşama şartları nispeten yüksek ve ucuz olan bir bölge olduğunu da göz önünde bulundurursak, miktarın yetersiz olduğunu söylemek haksızlık olur.

Reyhan Çepik: Neden Türkiye’de TÜBİTAK, AB ve KOSGEB gibi destek programlarına katılmak varken başka bir ülkenin programına katıldınız?

Oğuz Serdar: Limk’in yeni dönemde üzerine kurulduğu fikrin, uzun vadede ciddi bir Ar-Ge gerektirdiğini biliyoruz ve tabi ki Türkiye’de sunulan desteklerden de haberdarız. Fakat global düşünüyorsanız, global hareket etmek durumundasınız. Ayrıca, Türkiye’de hala bazı şeylerin oturmadığının farkında olmak gerekir. Şili’nin devlet destekli programının pilot aşamasından çıkan girişimlerin bile milyon dolar yatırım alabildiği bir ortamda, bizdeki en yakın eş değeri Sanayi Bakanlığı – Teknogirişim’de neler olmuş karşılaştırmak gerekir. Tabi ki bu programları, hepimizin desteklemesi ve katılımda bulunması da gerekir ki Limk’in uzun vadeli hedeflerinde bu söz konusu olacak.

2012’de olması muhtemel, güçlü bir seed yatırım raunduna endeksliyiz şu anda. Gelişimimizi yakından takip eden ve gelecek olası yatırım rauntlarımızda yer alması söz konusu olan kişiler / yatırım fonları ve danışman kadromuzda yer alan isimlerin de önerileriyle, Limk’i global arenada kalıcı bir yere getirmek istiyoruz. Start-Up Chile süreci bir noktada bir mihenk taşı olacak bizim için.

Reyhan Çepik: Diğer girişimci arkadaşlarımıza bu programa katılmalarını öneriyor musun?

Oğuz Serdar: Global projelere imza atmayı hedefleyen tüm girişimciler, bu tür programlarda şanslarını denemeliler bence. Türkiye’de Etohum var, Avrupa’da yine birçok program söz konusu. Tabi ki ciddi bir rekabetin olduğunu da söylemek lazım. Benim projem kabul edilmedi diye işten çekilmek, bu noktada yapılacak en büyük hata olur. Bugün YCombinator, TechStars gibi programların reddettiği onlarca proje milyon dolar seviyelerinde yatırımlar alabiliyor.

Reyhan Çepik: Şili izlenimlerin nasıl? (Yaşam koşulları, kira, ulaşım vs.)

Oğuz Serdar: Limk’in programı Temmuz ayında başlayacağı için henüz bu konuda bir şey söylemem zor. Ama kısa bir araştırma sonucu günlük yaşantı hakkında çok detaylı bilgilere ulaşmak mümkün. Şili gayet zengin bir ülke. İncelediğim kadarı ile de mevzuatlar, özellikle Start-Up Chile programının da katkılarıyla gayet iş yapmaya uygun ve uzun vadede Güney Amerika’daki yetenekleri avlamak üzere düşündüğümüz bir Ar-Ge ofisi için, beklediğimizden de iyi bir fırsat olduğunu farkettik.

Reyhan Çepik: Ve son olarak Limk’te ne gibi gelişmeler var? Bundan sonraki hedefleriniz neler?

Oğuz Serdar: Satır aralarında ifade etmeye çalıştığım üzere, Limk yeni döneminde tam anlamıyla global düşünüyor ve global hareket ediyor. Uzun vadede ciddi bir Ar-Ge yapmamız gerekeceği ve operasyonu 3 kıtadan yürütmemizi sağlayacak olan model şu ana kadar sorunsuz işliyor ve sürecin sonunca, insanların kullanmaktan büyük zevk duyacağı bir ürün çıkarmak için var gücümüzle çalışıyoruz.

Bugün dünyanın birçok yerinde kendini kanıtlamış, saygı gören Türk geliştiricilerin potansiyeline biz de inanıyoruz ve ayrıca kısa vadede ekibimizi Türkiye’den geliştiricilerle genişletmeyi planlıyoruz.

Limk’in geleceğine herhangi bir şekilde katkıda bulunabileceğine inananlar veya herhangi bir konuda sorusu olan arkadaşlarımız bana her zaman e-posta adresimden ulaşabilirler.

Ve son olarak röportaj için çok teşekkür ediyorum.

Yorumlar (3)

  1. Bu röportajın skype üzerinden veya başka bir teknoloji ile sesli ya da görüntülü olarak bizlere sunulmasının daha faydalı olacağını düşünüyorum.

    Cevapla
  2. bunlar, bunca takipçisi olan bir web sitesinin aylardır kapalı kalmasının gerekçesi değil. buna benzer bir durumun henüz örneğini göremedik bu açıdan tebrik ediyoruz özer ve oğuzu.

    Cevapla

Bir Cevap Yazın