x

Yatırım Almadan İşe Başlamak İçin 10 İpucu

Muhteşem bir iş fikriniz olabilir ama bu fikri hayata geçirmek için gerekli finansmana sahip olmayabilirsiniz. Bu senaryoyla her gün internet girişimleri ile ilgili yeni başarı hikayeleri duyduğumuz son yıllarda çok daha sık karşılaşıyoruz. İlk akla gelen düşünce muhteşem fikrinize ortak olmak için size finansman sağlayacak bir yatırımcı bulmak, ama ne yazık ki bu her zaman gerçekleşmeyebilir. Her şeyden önce yatırımcıların en sevmediği şey kağıt üzerindeki bir fikre yatırım yapmak. Yatırım almak istiyorsanız önce işinizi hayata geçirmelisiniz. Çünkü yatırımcılar aslında sadece bir işe değil o işi yürütecek ekibe de yatırım yapıyorlar ve sizin bu iş için doğru kişi olduğunuzu ancak o işi yaparak kanıtlayabilirsiniz.

Yatırım veya ciddi bir finansman desteği olmadan işe başlamanın imkansız olduğunu söyleyenler olabilir ama tarihte bunun aksi defalarca ispatlandı. Sizin işiniz neden ileride örnek gösterilenlerden biri olmasın?

Girişimciliğin gerçek formu olan parasız işe başlamakla ilgili pek çok şey söylenebilir, ben 10 tanesini bir araya topladım. Özellikle bu yoldan geçmiş girişimcilerden biriyseniz, kendi tecrübelerinizi yorumlarda paylaşarak siz de bu listeye katkıda bulunabilirsiniz…

1- Eksiksiz Bir Plan Yapın

İş planı yapmanın önemini zaten biliyorsunuzdur ama eğer parasız veya çok ufak bir finansmanla işe gireceksiniz iş planının önemi daha da artıyor. Sınırlı sermaye sürprizlere yer kalmayacak kadar dar bir alanda hareket etmenize neden olacaktır, o yüzden en baştan olası her senaryoya hazır olmalısınız. Üstelik her iş, parasız başlamaya uygun olmayabilir. Sizin iş fikrinizin sınırlı kaynakla gerçekleştirilebileceğinizden emin olmalısınız.

2- Elinizdekileri Kullanın

Evinizde bir bilgisayar, bir yazıcı, bir tomar kağıt ve üçlü priz varsa işe başlamak için yeterli olabilir. İşe başlamak için ihtiyaç duyduğunuz ve duyacağınız tüm ekipmanların bir listesini yapın ve bunların ne kadarını kendi evinizden veya yakınlarınızdan temin edebileceğinizi araştırın. Bu işi yapmak için hemen bir ofise ihtiyacınız var mı? Yıllarca evden çalışmış biri olarak özellikle internet projelerinde evden çalışmanın da mümkün olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Bunun için tek ihtiyacınız olan sıkı bir öz disiplin…

Kaynaklar sadece fiziksel materyaller olmak zorunda da değil. İşin henüz başındaysanız muhtemelen çevreniz de yeterince geniş değildir. En yakınınızda olanlardan başlayın. Aileniz ve arkadaşlarınıza ya da onların yakın çevrelerine tanıtımınız yapın ve işinizi duyurmaları için onlardan yardım isteyin. İdeal durum bu olmayabilir ama daha başlangıçta işe hız kazandırmaya faydası olacaktır.

3- Bedavaları Bulun

Özellikle yazılım konusunda bugün artık hemen her türlü uygulamanın ücretsiz bir alternatifi var. Bunların bazılarında paralı seçenekler kadar gelişmiş özellikler bulunmuyor olabilir ama ihtiyaçlarınızın büyük kısmını karşılayacaktır. Ayrıca bu yazılımların pek çoğunda ücretini karşılayabilecek duruma geldiğinizde geçiş yapabileceğiniz ve o eksik kalan gelişmiş özelliklere sahip sürümler de bulunur. Reklam desteği sayesinde ücretsiz olan uygulamaları araştırın. Emin olun ufak bir araştırmayla ihtiyaç duyacağınız pek çok yazılımın ücretsiz en az bir alternatifini bulacaksınız.

4- Satın Almayın, Kiralayın

Fakat yine de bedavayı bulmak her zaman mümkün olmayabilir. Özellikle de söz konusu fiziksel malzemeler olduğunda… Ama yine de satın almak tek seçeneğiz değil. Eğer mümkünse kiralayın. Böylece başlangıçta toplu bir ödeme yapmak yerine, işinizi büyütünceye kadar düşük harcama yaparak ihtiyaçlarınızı karşılayabilirsiniz.

Eğer ihtiyaç duyduğunuz araç gereçler hem pahallı, hem de uzun süreli kullanıma uygunsa leasing yapın.

5- Hızlı hareket edin, Para Akışı Sağlamaya Odaklanın

Bundan bir süre önce yayınladığımız ilginç bir infografik‘te yeni kurulan teknoloji şirketlerinin %45’inin 6. aya ulaşmadan kapandığına yer verilmişti. Bunun temel sebebi 6. ayda paraların suyunu çekmesi. Bundan çıkartılacak ders ise hızlı olmak. Ürününüzü mümkün olan en hızlı şekilde piyasaya sürün. Gereksiz detaylar ve geliştirmelerle uğraşmayın. Bu aşamada “mükemmeliyetçilik” en büyük düşmanınız. Eğer ürününüz ilk hazır olduğunda “bu haliyle kimse satın almaz” diyorsanız, o halini ücretsiz sürüm olarak sunun ve hemen ücretli sürümü hazırlamaya odaklanın.

6. ayı görebilmek için 6 aydan önce para kazanmaya başlamış olmanız gerekiyor. Ürününüzü hak ettiği değerden daha ucuza satmak için bu ilk 6 aydan daha uygun bir zaman yok. Gerekiyorsa ürün satışına %50 indirimler başlayın ve para akışı sağlayın. Bir tavsiye sistemi kurun ve ürününüzü sizin yerinize duyurarak satışını sağlayanlara karşı cömert olun.

6- Büyümeyi Kontrol Altında Tutun

Parasız işe başlamak, bir süre hassas mali dengelerle yola devam etmek anlamına gelir. Büyümek her ne kadar çok cazip görünse de her zaman en iyi durum olmayabilir. Büyümeyi kontrol altında tutmaya çalışın. Gerekiyorsa belli bir noktada, bir süre satışı durdurun ve var olan müşterilere odaklanın. Büyümenin gelir artışı yanı sıra çoğu zaman masrafların da yükselmesine neden olabileceğini unutmayın.

7- Kaynakları Paylaşın

Evden çalışmak mümkün değilse veya evden çıkmak zorunda kalırsanız tek başınıza bir ofis tutmak yerine, mümkünse ofisi paylaşabileceğiniz birilerini bulun. Böylece önemli gider kalemlerinden birinin yükünü azaltmış olursunuz. Ayrıca ofis paylaşımı, eleman paylaşımına da yol açabilir. İlk etapta tam zamanlı bir sekreter yerine, vaktinin bir kısmını size ayıran bir sekreter işinizi görmez mi?

Kaynaklarını paylaşmanın diğer bir yolu da barter, yani takas yapmak. Sunduğunuz servis veya ürünün karşılığında ihtiyaç duyduğunuz başka bir şeyi size sağlayacak birileri olabilir mi? Bu sayede örneğin tanıtımızı düşük maliyetle gerçekleştirebilir, kırtasiye masraflarınızı azaltabilir veya ulaşımınızı bedavaya yakın bir seviyeye çekebilirsiniz.

8- Ek Gelir Üretin

6. aydan sonrasını görebilmek için birinci koşul sağlıklı bir para akışı sağlamak ama bunu sadece yeni işinizle yapmak zorunda değilsiniz. Örneğin internet üzerinde iş yapan pek çok firma başlangıçta müşterilere web sitesi yaparak ek gelir elde etmeyi deniyor. Ana işiniz bu olmasa da, asıl işinizi tek başına ayakta kalabilecek hale getirene kadar bu tip yan işlerden gelir elde etmeyi deneyebilirsiniz. Bir işe girişiyorsanız muhtemelen konunuza son derece hakim olmalısınız. O zaman bu konuyla ilgili danışmanlık vermek çok iyi bir fikir olabilir.

Eğer işinizi hayata geçirmeye karar verdiğiniz sırada bir yerde çalışıyorsanız mutlaka hemen istifanızı vermek zorunda değilsiniz. Boş vakitlerinizi değerlendirerek başlayın, zaman planı yapın ve kendi işinize tüm zamanınızı ayırmak için en uygun zamanı belirleyin.

Ayrıca teşvik ve destekleri gözden kaçırmayın. Eğer daha önce okumadıysanız, Ekim Nazım Kaya‘nın bu konuyla ilgili son derece faydalı şu yazısına mutlaka göz atın.

9- Parayı Akıllıca Kullanın

Cebinizdeki her kuruş son derece önemli. Düşük sermayeli işinizde ufak bir yanlış harcama her şeyin berbat olmasına neden olabilir. O yüzden parayı akıllı harcamaya çalışın. Örneğin şirket kuruluşu (özellikle de sermaye şirketlerinin kuruluşu) maliyetli bir işlemdir. Şirketi fatura keseceğiniz zaman kurun, bu sayede düzenli pek çok ödemeyi de fatura kesmeye yani para kazanmaya başladığınız zaman başlatmış olursunuz. Eğer işiniz imkan veriyorsa kurulumu çok daha kolay ve ucuz olan şahıs işletmesi ile işe başlayın. (Not: Bu konuda farklı görüşler veya özel durumlar olabilir. Bu anlamda kendi tecrübelerime göre aktardığım bu değerlendirmeyi de dikkate alarak, son kararı mali müşavirinizin yönlendirmesiyle vermek çok daha sağlıklı olacaktır. Özel durumlara bir örnek olarak yazının alt bölümünde yer alan “amarat” rumuzlu okurumuzun yorumunu okumanızı tavsiye ederim)

Muhasebecinizin ne kadar önemli olduğunu unutmayın. Mümkünse burada biraz paraya kıyıp gerçekten güvenebileceğiniz bir muhasebeci ile çalışın. Eğer finans ve muhasebe konularında uzman değilseniz, işin en riskli olan bu kısmında sizi en doğru şekilde yönlendireceğine güveneceğiniz bir muhasebeciniz işinizin kaderini değiştirebilir.

10- Günde 25 saat çalışın

Eğer başlangıç sermayenizi arttırmıyorsanız dayanacak süreyi uzatın. Günde 8 saat çalışmak genel bir standart olabilir ama sizin için durum çok farklı. Kendi çalışma saatlerinizi arttırmak tek başına yeterli olmayabilir. Çalışan elemanlarınız varsa çift vardiyaya geçmeyi değerlendirin.

Bonus – Pazarlamada Ustalaşın

Eninde sonunda konu pazarlama ve satışa geliyor ve ne yazık ki bu en yüksek maliyetli alanlardan biri. İşinizi sizden daha iyi kimse bilemeyeceği için, onu anlatmak konusunda kendinizi geliştirmeniz her şeyi değiştirebilir. Ücretsiz pazarlama kanallarında ustalaşın. Sosyal medyayı nasıl etkili kullanabileceğinizi öğrenin. Arama motoru optimizasyonuna hakim olun. Ve belki de en önemlisi sunum yapma konusunda bir uzman olun…

Görsel Kaynaklar: Folusho, Lichtmeister

Yorumlar (9)

  1. Bir mali müşavir olarak aşağıdaki cümleye katılmıyorum. Bunu da bu yazıyı yazanın bir senaryo üzerine yazmasından dolayı olduğunu düşünüyorum. Cümle şu; ” e de sermaye şirketlerinin kuruluşu) maliyetli bir işlemdir. Şirketi fatura keseceğiniz zaman kurun, bu sayede düzenli pek çok ödemeyi de fatura kesmeye yani para kazanmaya başladığınız zaman başlatmış olursunuz. Eğer işiniz imkan veriyorsa kurulumu çok daha kolay ve ucuz olan şahıs işletmesi ile işe başlayın.”

    Açıkçası Şirketi fatura kesmeden hemen önce kurarsanız siz direkt bir gelir elde etmiş olursunuz ve bu gelirinizden dolayı vergi vermek zorunda kalacaksınız. Bunu örneklendirmek gerekirse Faturayı 15 Mart tarihinde keseceksiniz. Firmanın işlemlerini de 10 Martta vergi dairesine verdiniz ve 15 Mart tarihinde fatura kestiniz. Kestiğiniz fatura tutarı da 10.000 TL olsun. Siz 10.000 TL kestiniz diye sevinirken esasında firmanızı yeni kurmuş olduğunuzdan dolayı 10.000 TL’nin neredeyse %15 ini (varsayımlarım; gerçek kişi işyeri kurmuş olmanız, 15 mart ile mart ayı sonuna kadar sadece 15 günlük kira gideri ve işyeri açılış için yapmış olduğunuz noter masrafı ki çok cuzi bir tutardır ve muhasebecinize ait serbest meslek makbuzundan ibarettir.

    Bir mali müşavir olarak size tavsiyem, yatırımcılara, firmanızı ilk fatura keseceğiniz tarihden belirli bir dönem önce kurarsanız kestiğiniz faturanın %15’ini vergi olarak vermezsiniz. Zaten yapmış olduğunuz masraflar var ise, örneğin, gerçekten firmanız için bir işyeri tuttuysanız ya da bir tasarımcı ile çalışıyorsanız ona ödediğiniz ücretler varsa bunlara yaptığınız ödemeleri neden gider olarak göstermeyesiniz ki?

    İyi bir muhasebeci sözüne kesinlikle katılıyorum. İnternette bana da soru soran kişiler oluyor ve ben kendilerine sürekli olarak benim dışımda etrafınızda olan bir mali müşavire de sorun diyorum. Zira internette forumlarda ya da çeşitli platformlarda soru sordugunuz kişilere size göre önemli olmayan fakat özünde çok önemli olan bilgileri vermemiş olabilirsiniz.

    Yine de bana soru sormak isterseniz http://facebook.com/muhaseberehberi sayfasından sorabilirsiniz.

    Cevapla
    • isfendiyar yücel |

      Faydalı ve yerinde değerlendirme için teşekkür etmeden geçemedim. Selamlar

      Cevapla
    • Ümit Öncel |

      Çok güzel bir noktaya değinmişsiniz, çok teşekkürler.

      Aslında o bölümde benim demek istediğim “önünüzü net bir şekilde görmeden şirketleşmek için acele etmeyin”di. Kendi çevremde henüz ne zaman fatura keseceği belli olmayan 1 – 1,5 yaşında şirketler var. Bu süre boyunca gelir üretemedikleri gibi, şirketleşmiş oldukları için şu aşama için gereksiz pek çok masrafla uğraşmak zorunda kalabiliyorlar. Diğer giderler tek başına çok yüksek olmadığı durumlarda dahi, sadece bağkur prim ödemeleri bile düşük sermaye ile işe başlayan bazı işletmeler için tek başına önemli bir yük getirebilir.

      Fakat belgelenebilecek ve gelir vergisinden mahsup edilebilecek masrafların da değerlendirilebilmesi için belirttiğiniz gibi şirket kuruluşunda zamanlamaya dikkat etmekte fayda var.

      Bu konuda en sağlıklı yönlendirmeyi de, tüm özel durum ve ihtiyaçları en iyi bilen kişi yani mali müşavir yapacaktır. Yazının o bölümünü güncelledim. Tekrar teşekkürler 🙂

      Cevapla
    • Yerinde tespitler.

      Teşekkürler öneriler için.

      Cevapla
  2. Teşekkürler çok güzel bir yazı olmuş. Yatırım almadanda birşeyler yapılabilir ve bu çok daha fazla uğraş gerektiren birşey tabi. Bu gibi örnekler “diaspora” kuruluşunda ve “The Social Network” filminde reklam karşılığı bedava yazılım desteği verileceğini söyleyerekte bir yol çizilebiliyor.

    Yazı için teşekkürler tekrardan çok güzel bir yazı olmuş.

    Cevapla
  3. Pazar günlerini artık sever oldum 😀 güzel paylaşımlar oluyor

    bknz : https://webrazzi.com/2011/05/08/sitenizi-daha-ilgi-cekici-hale-getirmenin-10-yolu/

    Cevapla
  4. Bu yazıların yeni fikirler için çok faydalı olduğunu düşünüyorum. Her yazıda aklıma değişik bir şeyler geliyor. Benim de bu tip bir eğitimden sonra toparladığım yazıyı paylaşmak istedim:

    http://elvedaofis.com/2010/10/mini-rehber-kisitli-sermaye-ile-girisimcilik-1/

    Kendim de kısıtlı (hatta hiçe yakın diyebiliriz) bir sermaye ile başladığımdan, pazarlamanın ve kişisel bir network kurmanın avantajlarını çok iyi yaşadım.

    Yazı için çok teşekkürler,
    Özlem

    Cevapla

Bir Cevap Yazın