Timuçin Bilgör: "2020'de sağlık teknolojileri alanında çalışan girişimlerin önemi daha da arttı."

Şimdiye kadar 21 girişime yatırım yapan BUBA Ventures, sağlık alanında önemli bir yatırım gerçekleştirdi. Şirket, yeni yılda da sağlık, tarım ve dijital alandaki yatırım ve projeleriyle adından söz ettirecek.
Timuçin Bilgör:

BUBA Ventures, sağlık alanında bir yatırıma imza atmış, 2014 yılından bu güne Küba’nın yenilikçi ürünlerini Türkiye pazarına sunan, Türkiye’de ve dünyada sağlık alanında orijinal ürün geliştirme projeleri gerçekleştiren Hasbiotech İlaç’ı satın almıştı. 

BUBA Ventures, sağlık teknolojileri alanında hem üniversitelerle, hem de ilaç şirketleri ile ortak çalışmalarını sürdürüyor. Bilgör, çok yakın zamanda gerekli izinler tamamlandıktan sonra Türkiye’de yeni bir ilacı piyasaya süreceklerinin müjdesini veriyor ve sözlerine şöyle devam ediyor: "Akdeniz Üniversitesi ile diş ve diş eti ağrılarını azaltan bir solüsyon üstünde çalışıyoruz. TÜBİTAK’ın desteğini de aldık. Ayrıca yine 2021 yılında hemoroid tedavisine iyi gelen bir gıda takviyesi projesini de hayata geçirmeyi planladık. Açıkası inovasyon içeren, regülasyonlara uyumlu tüm sağlık girişimlerine kapımız her zaman açık."

BUBA Ventures Yönetim Kurulu Başkanı Timuçin Bilgör, özellikle sağlık sektörüne neden ağırlık vermeyi tercih ettiklerini şöyle açıklıyor: "Aslında biz yatırımlarımızın dağılımı konusunda bir dikeyler kümesi oluşturmaya karar verdik. Bu dikeylerin kısa ve orta vadede hem hızlı büyüyeceğini hem de daha verimli sektörler olacağını düşündük."

"Tarım da odağımızda"

BUBA'nın bir diğer odaklandığı alan ise tarım... Bu alanda iki inovasyon projesi üstünde çalışıyor. Bilgör bu projeler hakkında şöyle konuşuyor: "Biri az sulama ihtiyacı olan hazır çim, ikincisi de sadece baldan yapılmış şekerlemeler. Her ikisinin de AR-GE çalışmaları önemli bir aşamaya geldi Ayrıca çok kısa bir süre önce Sabancı Üniversitesi ile gıdalarda tazeliği koruyan paketleme teknolojisi için üretim çalışmalarına başladık . Bu çalışmamızın ticarileştirme çalışmaları 2021 yılında hız kazanacak. Büyük ölçeklilerde de bu imkanlar mevcut. Türkiye’de ki sayılara baktığımızda çok yüksek değerlemelerle çıkışlar olabiliyor, yatırım alınabiliyor. Ancak orta ölçekli start-up yatırımlarında bir boşluk olduğunu düşündük ve yatırımlarımızı ve stratejimizi bu alana kaydırmaya karar verdik. 2018 yılında İstanbul Portföy ile kurduğumuz ve hala yönettiğimiz Bosphorist GSYF da bu düşüncenin bir parçası. 2019 yılında biraz daha bu alanda ilerledikten sonra 2020 senesinde BUBA Ventures olarak yatırımlarımıza hız verdik."

"Risk alıyoruz, ama..."

Türkiye’nin ilk üniversite merkezli melek yatırım ağı olan BUBA Ventures, şimdiye kadar 21 girişime yatırım yaptı. 2020'de pandemiye rağmen fon büyüklüğünü üç katına çıkardı. Bilgör, BUBA'nın yatırım yapacağı girişimleri seçerken nelere dikkat ettiğini şöyle özetliyor:

"Gerek fonlara gerekse yatırımlarımıza aslında aynı şekilde bakıyoruz. Bu soruya da çeşitli röportajlarda çeşitli cevaplar veriliyor. Ben aynı cevapları tekrarlamamak açısından dikkatli yaklaşmak isterim. Bana bu soruyu melek yatırım ağının ilk yıllarında sorsaydınız; ekip, proje, ürün gibi klasik cevaplar yerine “ben bir sanat eserine yatırım yapar gibi düşünüyorum” derdim. Zaten o yıllarda erken aşama girişimlerine yatırım yaptığımız için çok fazla hazır verimiz yoktu. Yani evet değerine bakıyorsunuz, ama çoğu aslında duygulardan geliyor diye düşünüyordum.

Biraz strateji değişikliği, biraz da öğrenme ile bunu artık kafamızda değiştirdik. Burada Neda Soydan’dan bir alıntı yapacağım: Benim açımdan ne alıyorsunuz, neye yatırım yapıyorsunuz derseniz cevabı “Hesaplanabilir Risk“... Risk alıyoruz, ama hesaplanabilir ya da hesapladığımız, hesapladığımızı düşündüğümüz bir riski alıyoruz. Bu riski hesaplamaya çalışıyoruz. Yatırım kriterimiz bu hesabın sonucu oluyor. Ben tabii ki şahsen duygusal kısmını da yine es geçemeyeceğim. Hesaplanabilir Risk % 80 + Duygu etkisi % 20 diye özetlesek sanki hiç fena olmaz. Neticede Akdenizliyiz!"

BUBA'nın odağı sağlık, tarım ve dijital alanında faaliyet gösteren girişimler... Ama bunun yanında yeni sigorta yatırımları da mevcut. Sigorta Cini ve Sigorta Gücü var. Bilgör, sigortacılığın hem klasik anlamda, hem de dağıtım ve yeni ürünler alanında çok ciddi gelişmelere hazır olduğunu düşünüyor. Sektörde ürün çeşitliliğinin artacağına inanıyor ve dağıtım satış kanalları çeşitleneceğini öngörüyor. Sözlerine ise şöyle devam ediyor: "Dijital tarafta TVekstra yatırımımız var. TV reklamcılığında bir adım öteye giderek; ekran reklamcılığına bir açılım getireceğimizi hatta şimdiden getirdiğimizi düşünüyoruz. Yavaş yavaş ratingleri unutacağız. Hane, görünüm, segment görüntüleme sayacağız diye düşünüyorum. Son olarak da REM People yatırımımız var. COVID-19 nedeni ile perakende teknolojilerinin önemi iyice arttı. Burada blockchain teknolojilerinin de öne çıkacağını düşünüyoruz."

2021'de sağlık teknolojileri öne çıkacak

Bilgör göre 2020'de sağlık yatırımlarının önemi bir kez daha ortaya çıktı. Bu yüzden (şirketin yatırım odağına paralel olarak) 2021'de özellikle sağlık teknolojilerinin öne çıkacağını düşünüyor. Ayrıca online perakende, kripto para teknolojileri hayatımızda ön planda olacağını tahmin ediyor ve ekliyor: "Tabii ki bir de televizyon ve dijital iletişime yönelik teknolojik gelişmeler yakından takip edilecek."

Timuçin Bilgör, 2020'yi teknoloji sektörü ve girişim açısından ise şöyle değerlendiriyor: "2020 tüm dünya açısından çok değişik, aslında acılarla dolu, sıkıntılı bir yıl oldu. Umarım bir daha böyle bir yıl yaşamayız. Ancak 2020 yılı bize bir çok şeyi de öğretti. Örneğin bu aralar en önemli gündem maddemiz aşı ve bioteknoloji. Daha önce sokaktaki vatandaşın bilmediği duymadığı inaktif ,mRNA gibi terimler günlük hayatımza girdi. 2020 bize şunu gösterdi, “teknoloji yatırımları ülkemize, tüm dünyaya, insanlığa hepimize lazım.

Ülke olarak teknoloji yatırımlarını planlamayı hiç ihmal etmemeliyiz. Bunu aşı ve ilaç alanlarında görüyoruz. Bu işler kilometre işi. Bugün yaptım, yarın oldu, diye bir bakış açısı yok. Bunu unutmadan çalışmalarımıza ağırlık vermeliyiz. Özellikle bioteknoloji ve tarım bence vazgeçilmezlerimiz olmalı. Her ikisi de uzun soluklu, “Long Term Player” işi. Biz BUBA Ventures olarak ne kadar başarılı olabiliriz, bilmiyorum açıkçası. Ama Türkiye olarak bu çalışmaları sadece kendi adımıza değil, insanlık adına yapmalıyız. Bu vesile ile tüm dünya adına Aziz Sancar hocamıza, Özlem ve Uğur hocalarımıza emekleri için bir kez daha teşekkür etmek istiyorum. Umalım ki bizim iş dünyamız 2021 yılında teknolojiye daha çok vakit ve nakit ayırır. Herkes için umarım çok daha güzel bir yıl olur."