OpsGenie'nin başarı öyküsünü kurucularından Berkay Mollamustafaoğlu anlattı

OpsGenie, 2018'de 295 milyon dolara Atlassian'a satılmış, bu başarı o dönem en çok konuşulan işlerden biri olmuştu
OpsGenie'nin başarı öyküsünü kurucularından Berkay Mollamustafaoğlu anlattı

OpsGenie, ileri teknolojiyi hedefleyen üçüncü dalga girişimler arasında en büyük çıkışı yaptı. 2018'de Atlassian tarafından 295 milyon dolara satın alındı. O sırada 3 binin üzerinde müşteriye ulaşmış, büyüme hızı da yüzde 100’ün üzerindeydi. Bu satış fiyatı 20 ciro çarpanı gibi önemli bir değer üzerinden hesaplanmıştı. 

Berkay Mollamustafaoğlu ve iki ortağı tarafından kurulan şirket, yazılımcılar için akıllı bildirim çözümü geliştiriyor. Yani İnternet servislerinin IT ekipleri tarafından kullanılan platform sayesinde, yazılımın arka planında yaşanılan sorunların ve kesintilerin doğru kişiye yönlendirilmesi sağlıyor. Kurulduğundan beri ABD ve Avrupa'daki şirketlere hizmet veriyordu. 

Okuldan iki arkadaşıyla yola çıktı

ODTÜ'den mezun olan girişimciler, şirketin temelini 2005'te attı. Bir araya gelmelerindeki en önemli etken, satış mühendisi olarak çalışan Mollamutafaoğlu'nun firmasının satın alınmasıydı. Ortaklar, ilk şirketleri iFountain'ı kurdu. 

İlk girişim, IT operasyon yönetimi yapıyordu. Çünkü o dönem portal gibi kavramlar yoktu. Ama şirket içi yazılımlar, daha çok eski tür web tabanlı olmayan bilgisayara yüklenmesi gereken tipteydi. Şirket, bütün bunları bir araya getirip web tabanlı bir arayüz geliştirdi. Mollamustafaoğlu süreci "Bunun için önce entegrasyon yaptık. Daha önce çalıştığım firmalar, beraberinde çalışması gereken bir düzineden fazla yazılım kullanıyorlardı. Biz bütün bu süreçleri birleştirince bazı firmalarla proje bazlı çalışmaya başladık" diyerek özetliyor.

Ortakların ilk girişimi: iFountain

Türkiye'de ofis açıldıktan sonra yazılımcıların işe alınmaya başlandığını anlatan Mollamustafaoğlu o günleri şöyle hatırlıyor:

Ben o zamanlar Belçika'daydım. Ortaklarım ise ABD'de idiler. Türkiye'deki çalışma arkadaşlarımız ürünü geliştiriyordu. Ama ortaklarım iş başladıktan bir iki sene sonra ABD'deki arkadaşlarım ekibi büyütebilmek adına Türkiye'ye döndü. Ben de daha sonra İsviçre'ye taşındım. Avrupa'daki müşterilerle doğrudan ilgileniyordum. O dönem İngiltere, Almanya, Fransa ve Belçika'dan şirketlerle çalışıyordum. 

OpsGenie nasıl kuruldu?

O dönem iFountain'ın işi, küçük bir yazılım şirketi olarak iyi gidiyor olmasına rağmen ortaklar, bir girişimde görmeyi düşündüğü büyüme rakamlarına ulaşamadı. Girişim, senede yüzde 10 büyüyen, karlı, küçük bir şirket olarak kaldı. Bu da onların beklentilerinin oldukça altındaydı.

Her sene ciro üçe katlanıyordu

O sıra dünyada da mobil uygulamalar ön plana çıkmış. SaaS şirketlerin başarısı çok belirgin hale gelmişti. Böyle bir ürün yaparlarsa eski şirkette karşılaştıkları sorunları çözebileceklerini öngördüler. Zaman içinde önce iFountain'ın işleyişini minimuma aldılar. Müşteri kabul etmediler, bu şirketin işlerini ekipten bir çalışana devrettiler ve bütün enerjilerini OpsGenie geliştirmek için kullandılar. "İki şirketin iş modelleri birbirinden çok farklıydı. İlk şirket yazılım geliştiriyordu. Bu yazılımı satıyordu. Yani şirketler yazılımı ürün şeklinde alıyordu. OpsGenie ise yazılımı servis olarak işletiliyor. Orada da abonelik üzerine... Bu, hem bizim için hem de müşteriler için oldukça avantajlıydı." Ortaklar şirketi ABD'de kurdular. Mollamustafaoğlu nedenini şöyle açıklıyor: "ABD, çalıştığımız alanın en büyük pazarı... Müşterilerimiz de genel olarak oradandı." 

Pazarın büyüme potansiyeli yüksekti

Şirket kurulduktan iki sene sonra 10 milyon dolarlık yatırım aldı. Çünkü OpsGenie her sene ciro üçe katlanıyordu. Ciro ise yıllık 1 buçuk milyon doların üstündeydi. Her ay yüzde 10 büyüyordu. Bütün bu finansal büyüme herhangi pazarlama faaliyeti yapılmadan gelmişti. Yatırımcılar, işin potansiyeline inandığını söyleyen Mollamustafaoğlu, "Biz de pazarın beklediğimizden hızlı büyüdü. Biz de yatırım almak ve piyasada yerimizi sağlamlaştırmamız gerektiğine inanıyordum" diye konuşuyor. 

Şirketi sattılar, çünkü...

Yatırım yapıldıktan hemen sonra satış ekibi kurdular. Satışa odaklanınca başarı yakaladılar. Atlassian bizi satın aldığından ABD'de toplam 90 kişilik bir ekip vardı. Gelirler 10 katına çıkmıştı. Mollamustafaoğlu o günleri şöyle hatırlıyor:

Küçük firmalardan büyük şirketlere satış yapmaya başladık. 2018'in başında bizden daha küçük olan bir şirket, pazarın liderlerinden biri tarafından 110 milyon dolara satın alınmıştı. O firma satılınca piyasada iki firma kalmıştık.

Diğeri bizden büyüktü ve değeri 2 milyar dolar civarındaydı. Yani o şirketi satın almak zordu. Dolayısıyla satın alınabilecek en cazip şirket, bizdik. Biz aslında şirketi satmayı planlamıyorduk. Niyetimiz ek yatırım almaktı. Düşündüğümüz gibi olmadı. OpsGenie ile ilgilendiklerini bildiren şirketler arasında Atlassian ile anlaştık. Çünkü kültürel ve stratejik bakış olarak da çok ortak yanlarımız vardı. 

Thundra satıştan muaf tutulmuştu

Satıştan öncesinde girişimci, Thundra adı verdiği bir işe başlatmıştı. Bu, satışa dahil edilmemişti. 2017 yılının Ekim ayında temelleri atılan girişim, uygulamalar için ölçümleme ve güvenlik platformu olarak hizmet veren girişim, 2017 yılının Ekim ayında temelleri atılmıştı. Geçen Ocak ayında ise 4 milyon dolar yatırım almıştı.

Fon kurdu

OpsGenie, artık Atlassian şirketinin bir ürünü olarak hizmet veriyor. Berkay Mollamustafaoğlu hala şirketin içinde. Bir şirketin CEO'su olarak bütün fonksiyonlarıyla yönetmekle, sadece bir ürünle ilgilenmek oldukça farklı olduğunu düşünüyor ve sözlerine şöyle devam ediyor: "Şu an ürün geliştirmesinden sorumluyum. Yani ürün yönetimi ve mühendislik ekipleri bana bağlı. Yaptığımız işler arasında OpsGenie, diğer Atlassian ürünlerine entegre etmek. Şu an çok daha kısıtlı. Bu sene sonunda görevi bırakacağım. Aslına bakarsanız büyük şirkette çalışmak bana uygun bir şey değil."

Berkay Mollamustafaoğlu, Atlassian'daki görevi dışında ScaleX Ventures ile devam ediyor. Bu platformla amacının Türkiye'deki büyüme aşamasındaki teknoloji girişimlerini yurt dışına açmak ve ölçeklemek olduğunu söylüyor ve ekliyor: "Atlassian'daki görevim bittikten sonra, burada daha da aktif olmak istiyorum. Çünkü girişimler konusunda Türkiye'deki potansiyele inanıyorum."