Digitalzone 2018’den dijital pazarlama stratejilerine dair notlar
Arama
Dijital

Digitalzone 2018’den dijital pazarlama stratejilerine dair notlar

Konuk yazarımız Serbay Arda Ayzit, Optdcom’da Genel Müdür görev yapmaktadır.

Doğu Avrupa’nın en büyük dijital pazarlama konferansı olan Digitalzone 2018, diğer yıllarda olduğu gibi enerji dolu atmosferiyle ve yoğun bir katılımla 18-19 Ekim tarihlerinde Şişli Radisson Blu Otel’de gerçekleşti. Her oturumda ayrı bir deneyim sunan ve dijitalin yıldızları kabul edilen konuşmacıları katılımcılarla buluşturan konferansın dolu dolu geçen 2 günlük programında genel olarak içerik pazarlaması, teknik performans ve makine öğrenimi gibi belli başlı konular ele alındı.

Optdcom SEO ekibi de tam kadro konferanstaydı, detaylı notlarımızı aldık, konferansta beğendimiz sunumların önemli noktalarını da sizler için uzun bir özet yaptık. Bu içerikte ekibimizden Ilgın Çelebi,Dilan Eser ve Tuğçe Durmuşoğlu’nun büyük katkıları oldu, içeriğe girmeden teşekkür etmek istedim.

İlk Günün Yıldızı “İçerik Pazarlaması”

Zeo’nun kurucusu Yiğit Konur’un açılış konuşmasının hemen sonrasında Facebook’tan Rıza Selçuk Saydam, Framework of building successful products: Understand, Identify, Execute sunumuyla bizlerle buluştu.

Başarılı Ürün İnşası: Anla-Sapta-Uygula

Konuşmasında öne çıkan noktaları eğlenceli bir hikayeyle vurgulayan Saydam, işimizi “anla, sapta ve uygula” aşamalarına bölerek süreçleri planlamamızı önerdi. Anla aşamasında, hedefimize ulaşmamız için işimizi neden yaptığımızı iyi anlamamız gerekir.

Neden takipçi kasıyorum?

Neden bu ürünü satmak istiyorum?

Neden uygulamamın indirilmesini istiyorum?

Bu sorulara verdiğiniz cevap, yaptığınız işin misyonunu oluşturur. Örneğin eğer Airbnb sadece konaklama hizmeti veren bir işletme olmayı misyon edinseydi, bu kadar büyüyemezdi. Oysaki insanların barınma sorunlarını iyi anlayıp, “herkese uygun ev” misyonuyla pazarda kalıcı ve tek olmayı başardı.

Tudor Ice Company, buzdolabının icadından önce tüm dünyaya buz üreten bir şirketti. Döneminin önde gelen sayılı şirketlerinden olan Tudor Ice, sadece yaptığı işe odaklanıp, insanların esas ihtiyaçlarını iyi anlayamadığı ve dolayısıyla bu ihtiyaca kalıcı bir çözüm üretmediği için buzdolabının icadıyla 4 yıl içinde tarihe karıştı. Eğer gerçekten insanların buz sorununa çözüm arasaydı belki de dünya devi olmaya devam edecekti.

Sayman’a göre, Facebook da insanların topluluk oluşturma ihtiyacını karşılamayı misyon edindi. Ve şimdi insanları bir araya getirmeye çalışan bir VR (sanal gerçeklik) üzerinde çalışıyor. Bu çalışmasının esas amacı insanların bir arada hissetmelerini güçlendirmek ve onları bir araya getirmek. Eğer sadece mobil uygulama üreten ve uygulamanın indirilmesini amaçlayan bir şirket olsaydı böyle geliştirmelere de ihtiyaç duymazdı.

Rakiplerinizle aynı metrikleri ölçümlüyorsanız başarılı olamazsınız

Peki Müşterimizi Nasıl Anlayabiliriz?

Sayman’ın bu noktada şirketlere ölçümleme yaparak hedef kitle ihtiyaçlarını iyi anlamaları konusunda tavsiyeleri oldu. Ölçümleme konusunda ise rakiplerinizle aynı metrikleri ölçümlemenin büyük bir hata olduğunu vurguladı. Farklılaşmak istiyorsak, misyonumuza uygun farklı metrikleri ölçümlemememize vurgu yaptı.

Tüm bunların dışında insanların problemlerini çözmeye odaklanmamızı, hedefimizi görev odaklı belirleyip, ölçümlenebilir ve ulaşılabilir sonuçlar tanımlamamız, ilerlemek için hata yapmamamız ve ilerlememizi ölçmemiz konusunda tavsiyelerde bulundu.

Sapta aşamasında, işimiz için en iyi yolun ne olduğuna karar vermeye odaklanmamızdan bahsederek, problemleri küçük parçalara ayırıp ve hedef kitlemizin ihtiyaçları doğrultusunda saptamamızı önerdi. Tüm bu süreçte müşterimizle empati kurmayı unutmamamızı da vurguladı.

Uygulama aşamasında ise, Planımızı eksiksiz olarak gerçekleştirmek için ekibimizi ortak bir hedef için bir araya getirmemiz gerektiği üzerinde durdu. Onların her şeyi sorgulayarak ve işin neden yapıldığını bilerek ilerlemelerini sağlayın diyerek konuşmasını sonlandırdı.

Sunum linki:

Başarılı Bir İçerik Pazarlaması Kampanyası

İkinci oturum Laura Crimmons’un “The Successful Content Marketing Campaign Blueprint” adlı sunumu eşliğinde gerçekleşti. Laura, içerik oluştururken aşağıdaki soruları sormamız gerektiğini vurguladı;

Zamanlama; Bunu neden şimdi yazmalıyım?

Güven; İçeriğim güven veriyor mu? Eğer güven vermiyorsa uzman kişilerden faydalanmalıyım.

Alaka Düzeyi; İçeriğim hedef kitlemi ilgilendiriyor mu? Yazar, bu alaka düzeyinin neresinde? Yazdığı konuya hakim mi? Daha önce böyle bir içerik yazıldı mı?

Duygusal Reaksiyon; Bu hikâye hedef kitleme nasıl hissettirecek?

İnsan İlgisi; Hikâyem kimleri etkileyecek?

Paylaşılabilirlik; İçeriğiniz paylaşılmaya değer mi? Yoksa sadece okuyup geçilecek mi?

Görselleştirmenin Önemi; Görselleriniz içeriğin neresinde, kaliteleri yüksek mi?

İçerik oluştururken, hedef kitlemizle ilgili verileri değerlendirmemiz ancak yine de insan faktörünü gözden kaçırmamamız konusunu vurgulayarak, içerik oluştururken “insanlara faydalı olacak bir yol sunmak” amacını ilke edindiğimiz sürece başarılı içerikler üretebileceğimize değindi.

Anahtar Kelimelerin Ötesinde Kullanıcı Yolculuğunu Anlamak

Sonraki oturumlardan Matthew Kay, “Beyond keywords: How To Create Content That Matches Your Buyer’s Journey” sunumuyla kafa açtı.  Özellikle hedef kitlemize yönelik içerik üretirken, onların ihtiyaçlarına göre anahtar kelime araştırması sürecinde kullanıcının satın alma yolculuğunu göz önünde bulundurmamız konusunda çok güzel insightlar çıkarmamıza yardımcı oldu.

Satın alma yolculuğunun geçmişe oranla çok fazla unsurdan geçecek şekilde farklılaştığına dikkat çeken Matthew, keyword araştırması yaparken bu aşamaların göz önünde bulundurulması konusu üzerinde durdu. Satın alma aşamalarını farkındalık düşünme ve karar aşamaları olarak tanımlayan Matthew, farkındalık aşamasını, “web sitem yeterince trafik çekmiyor” konusunun düşüldüğü aşama olarak tanımlayıp düşünme aşamasında ise kullanıcıların genellikle başka bir geliştirmeye ya da alternatif bir ürüne ilgisi olup olmadıklarını sordukları aşama olarak tanımladı. Son olarak karar aşamasının ise kullanıcıların bu geliştirmeyi ya da alternatif ürünü nereden satın alabilecekleri konusunda araştırmaya başladıkları aşama olarak tanımladı.

Web sitelerini ziyaret eden kişilerin %96’sının satın almaya hazır olmadıklarına değinerek, markaların sadece satışa yönelik hedefleme yapmasının yanlış olduğunu vurguladı. Yani ona göre şirketler, sadece satış odaklı keyword hedeflemesi yapıyor ve insanların karar verme aşamasına gelene kadarki kullanıcı yolculuğunu görmezden geliyorlar.

Bu noktada düşülmesi gereken konunun kaynak ve zamana bağlı olduğunu belirterek “eğer kaynak ve zaman kısıtlıysa karar aşamasındaki kişilere odaklanıp buna göre bir strateji izleyin” dedi. Ancak uzun vadede başarı için kullanıcı yolculuğu aşamalarını iyi tanımlamamız gerektiğinin altını çizdi.

Pillar content’ler ile farkındalık ve düşünme aşamasındaki müşterileri hedefleyen kelime ve içerikler kullanmamızı, cluster content’ler ise longtail kelimeler ile karar aşamasındaki müşterileri hedeflememizi belirtti.

Kelime araştırması yaparken, kelimelerimizi konulara göre gruplayıp takip etmemizi önerirken, müşteri satın alma yolculuğunu anlamamız için SERP sonuçlarından faydalanmamızı önerdi.

Ayrıca kelime araştırması yaparken PPC tarafında hedeflediğimiz kelimelerden de mutlaka yararlanmamız gerektiğini belirterek almamız gereken aksiyonları şöyle sıraladı;

Kullanıcılarınıza hitap edecek kelimeleri belirlerken, karar aşamasındaki kullanıcılardan daha fazlasını düşünün!
Kullanıcılarınız için erken aşama satın alma yolculuğuna dair verilere dayanan içerikler üretin.
Keyword boşluklarını belirlemek için keyword mapping yapın. Yani kelimelerinizi gruplayarak performans analizi gerçekleştirin.

Daha Fazla Müşteriye Ulaşmak İçin Jobs-to-be-done Kullanımı

Alen-Jelco Todorov’un “Using Jobs-to-be-done to Win More Customers” sunumu özellikle büyümek isteyen küçük işletmeler veya girişimciler için çok etkileyici bir oturum oldu.

Mcdonalds’ın milkshake satma yolculuğundan örneklerle sunumunu zenginleştiren Alen, genel olarak kullanıcıların ihtiyaçlarını anlayıp çözüm üretecek girişimlerde bulunmamız gerektiğine dikkat çekti. Mcdonalds’ın milkshake satışında başarılı olmadan önce kullanıcılara “bir milkshakeden beklentiniz nelerdir?” anketi uyguladığını ve kullanıcıların sağlıklı olması, lezzetli olması vs yanıtlarını baz alarak milkshake ürünlerini geliştirdiklerini ancak yine de satışlarını arttıramadıklarını belirtti. Daha sonradan halihazırda milkshake alan kullanıcılara neden milkshake aldıklarını soran bir çalışma uyguladıktan sonra kullanıcıları ve ihtiyaçlarını daha iyi anladıklarını belirtti. Çünkü kullanıcıların verdiği cevap, milkshake ürününün içimi kolay, arabaya bulaşmayan ve bir yerlerde beklemek zorunda olunan durumlarda işe yaradığını gösterdi.

Alen’a göre, insanlar daha sağlıklı bir şey aramıyorlardı aslında, sadece taşınması kolay ve tüketilebilecek bir şey arıyorlardı ve Mcdonald’s hedef kitlesini anlayarak milkshake satışlarını arttırmayı başarmıştı.

Dolayısıyla ürünümüz ya da hizmetimizin müşteriye kattığı değeri ve onun hangi sorununa çözüm ürettiğini anlamamızın, ürün ve hizmetlerimizi geliştirmemizi ve satışlarımızın artmasını sağlayacağını belirtti.

SEO KPI’leri için İşe Yarar İçerik Stratejisinde Makine Öğrenimi

Using Machine Learning for Content Strategy That Works for SEO KPIs konusuyla bizlerle buluşan Yiğit Konur, konuşmasına makine öğreniminin matematiksel çıkarım yapmak olduğunu vurgulayarak giriş yaptı. Hepimizi heyecanlandıran bir konu olan makine öğrenimi ile yaratıcılık içermeyen her mesleğin tarihe karışacağından bahseden Konur, makinelerin yaratıcılık dışındaki Extracon, Clasification ve Predtion aşamalarını insanlardan daha etkili bir şekilde gerçekleştirdiğini söyledi.  Kendilerinin de teknik konuda sürekli çalıştıklarını belirterek etkili bir keyword research aracı olan https://keyword.do/ ve mobil first indexing yapısını test eden https://zeo.org/seo-tools/mfi/ gibi araçları geliştirdiklerini ekledi.

Google’ın Hummingbird güncellemesinden sonra kelimelerin arkasındaki mantığı anlamaya odaklandığını belirten Konur, CTR gibi basit bir metriğin Google tarafından önemli bir sıralama faktörü olarak değerlendirilmeyeceğine değindi.  Ayrıca Google’ın sıralama faktörleri arasında kişiselleştirilmiş sonuç sunma faktörünü de göz önünde bulundurduğuna değinerek, kullanıcı deneyimine bağlı algoritma üreten Rank Brain güncellmesinden bahsetti.

Okuduğu içeriği anlayan makinelerin, insanların yaptığı şeyleri yapacağının altını çizerek özellikle seo da kalıcı olmak isteyen kişilerin kelime araştırması ve title, description yazmanın ötesinde bir şeyler yapmaya başlaması gerektiğini vurguladı. Technical marketer olan analitik araçlarına hakim olan, istatistikten anlayan, büyük dataları yorumlayabilen, basit uygulamalrı kurcalayacak kadar kod bilen kişilerin dijitalde tutunabileceğinin altını çizerek sunumunu tamamladı.

İçeriklerinizi Düzenli Analiz Ederek SEO Trafiğinizi Nasıl Artırırsınız?

Dakikada 4.800, günde 7 milyondan fazla blog içeriği üretildiği bilgisiyle sahneye çarpıcı bir giriş yapan İlyas Teker, bu kadar blog içeriği arasından bizim içeriğimizin neden listelenmesi gerektiğini düşünmemizi istedi.

Web sitemizde yer alan içerikleri iyileştirmemiz gerektiği konusuna vurgu Yapan Teker, ise düşük performans gösteren sayfalarımızı eleyerek başlamamız gerektiğine dikkat çekti. İçerik analizlerimizi düzenli olarak yapıp buna göre aksiyon almamız durumunda kazanımlarımızı daha fazla trafik, daha iyi pozisyon, daha etkili bir tarama bütçesi ve dolayısıyla daha fazla gelir olarak sıraladı.

Peki Nasıl Yapmalıyız?

İçeriğimizle ilgili performans datalarını elde ettikten sonra öncelikle sayfa tipi gruplaması yapmamızın altını çizerek, blog, kategori veya ürün sayfalarımızdan hangisi düşük performans gösteriyor onu belirlemeliyiz dedi.

Anlattığı yöntemler için bir template oluşturduğunu ve bu link üzerinden indirilebileceğini söyledi: bit.ly/icerik-analiz-ilyas

Daha sonra düşük performans gösteren sayfalara ne olacağıyla ilgili karar vereceğimizi belirlememizi istedi. Bu sayfalar birleştirilecek ya da yönlendirilecekse bu işleri yaparken trafiklerini göz önüne almamız gerektiğini vurguladı.

İçerik Stratejisi

İçerik pazarlaması konusunda güçlü insightlar çıkarmamızı sağlayan Uğur Eskici, başarılı bir içerikle ilgili kriterleri sıraladı. Öncelikle blog okuyucularının bir yazıya ayırdığı zamanın 15 saniye olduğunu ve eğer bu 15 saniyede okuyucunun ilgisini çekemiyorsak içeriğimizin başarı göstermeyeceğini söyledi.

İçerikte en önemli şeyin duygu, motivasyon ve ruh olduğundan bahsederek insanlara ilham olmayacak, değer katmayacak ve onları motive etmeyecek içeriklerden başarı beklemememiz gerektiğine değindi.

İçeriklerimizde hikayeleştirme tekniğini kullanmamızı öneren Eskici, seo uyumlu yazmak için ekstra çabalamamızın başarılı içerik üretme konusundaki en büyük engelimiz olduğunu söyledi.

Digitalzone’nun ikinci günü, oldukça enerjik bir atmosfer eşliğinde Larry Kim ile başladı.

Geleceğin Başarılı Pazarlama Stratejileri: Unicorns VS Donkeys

Larry pazarlama kampanyalarını unicorn ve donkey benzetmeleriyle açıkladı. Pazarda unicorn olmuş yani başarılı bir pazarlama kampanyası yürütmüş olan kampanyaları inceleyerek işe başlamamızı söyleyen Larry, geleceğin pazarlama stratejilerinin  “kazanan hepsini alır” noktasına evrildiğinin altını çizdi. Unicorn içeriklerimizi donkey içeriklerimizden ayırmak için CTR yani tıklanma oranlarını göz önünde bulundurabileceğimizi söyleyen Larry, yüksek CTR’ların yüksek dönüşüm oranı getireceğini ekledi.

Larry, kampanyalarımızda ya da içeriklerimizdeki performansı incelerken bunlardan hangisinin donkey, hangisinin unicorn olduğunu etkileşim oranlarına göre belirleyip, donkeyleri öldürmemizi tavsiye etti. İçerik ve kampanyaların sadece %3’ünün unicorn olduğunu belirterek unicornu bulduklarında bunu kaybetmemeyi ve en iyi şekilde değerlendirmeyi bilmeleri konusunda tüm dijitalcileri uyardı.

Unicorn baby kavramıyla yepyeni bir bakış açısı kazanmamızı sağlayan Larry, bu kavramı bir dönemde işe yarayan içeriğin başka bir durumda da değerlendirilebileceğine vurgu yaptı. Bu, herhangi bir formatta işe yarayan içeriğimizin muhtemelen başka bir formatta da iyi sonuçlar sağlaması anlamına gelir. Burada popüler konular öne çıkıyor.

İçerik pazarlamasında erken davranmanın önemine dikkat çeken Larry, sosyal medyayı takip edip viral olan konular hakkında erkenden içerik ve kampanya planlaması yapmamızın iyi sonuçlar getireceğini söyledi.

İçerik her zaman ürününüzü sattırmaz ama bilinirliğinizi arttırır!

İçeriğimizin harcayacağımız zaman ve kaynağa değer olup olmadığını analiz ettikten sonra yayınlamamızı ve sosyal medyada gerekli tanıtımları yaparak paylaşmamızı tavsiye etti. Kendisinin Google Analytics üzerinde yer alan demografi metriklerinden faydalandığını ve hedef kitlesinin %70’inin girişimcilikle ilgilendiğini görerek buna uygun bir içerik planlaması yaptığını söyledi. Buradaki esas amacının hedef kitlesi ile iletişim kurmak ve farkındalık yaratmak olduğunu belirtti.

Facebook Messenger Chatbot pazarlaması

Larry, chatbot marketingi yeni nesil pazarlama alanları olarak görmemizi önerdi. Çünkü mesajlaşma platformlarının sosyal medyayı geçtiğini söyledi. Şuanda mesajlaşmanın e-maile alternatif daha verimli bir alan yarattığına vurgu yaparak bildirim göndermek, başvuru almak, form doldurtmak veya soru cevap anketleri gibi alanlarda e-mailden daha yüksek başarı gösterdiğinden bahsetti.

Önümüzdeki birkaç yıl içinde chatbotların önemli bir pazarlama kanalı oluşturacağını söyleyerek hepimizi şaşırtan Larry, chatbotların daha fazla kişisel deneyim sunmasındaki avantajı iyi kullanmamız gerektiğini önerdi.

E-maillerin açılma oranının %5, chat blast ile chatbotlardaki mesajların açılma oranının ise %85 olduğunu söyleyerek zihnimizi açtı.

Peki Chat Blast Contact Sayısını Nasıl Arttırırsınz?

Yorum yapan kullanıcıları hedefleyerek onlara yönelik içerik oluşturabileceğimizi söyleyen Larry,

İnsanlara blog postlarımız altında messenger maillerimize eklenmek isteyip istemediklerini sormanın da etkili bir yöntem olduğunun altını çizdi.

2018’de Teknik SEO

Hulu’nun yaşadığı indekslenme sorunu ile konuşmasına başlayan Bartosz Góralewicz, JS kullanımının olumsuz yönleri üzerinde durdu. Hulu’nun kullandığı JS Framework nedeniyle içeriklerinin botlara gösterilmediğine değinen Bartosz, JS’lerin hatalı kurgulanmasından dolayı web sitelerinin başarısız bir performans gösterdiğini belirtti.

Ayrıca 2018’in önemli teknik konularını

Mobil first, Js indexing ve web performansı olarak değerlendirdi.

Bartosz Görseli

-Mobil First İndexing konusu için her şeyin temelinde mobil fist indexlemenin olduğunu belirterek, artık mobil düşünerek işe başlamamızın ve mobilde her şeyin doğru ve eksiksiz çalıştığına emin olmamız gerektiğinin altını çizdi.

-JS İndexing konusunda Google’ın js indexlemesi için çok çalıştığını ama hala tam anlamıyla bir geliştirme yapamadığını söyledi. JS indexinin HTML’e göre daha maliyetli olduğunu ve daha fazla zaman ve CPU gerektirdiğini söyledi.

-Web Performansını etkileyen iki noktaya değinen Bartosz, network ve CPU konularına vurgu yaptı. Ayrıca ufuk açan bir konuya derinlemesine dalan Bartosz, web performansını ölçerken mobil uyumlu tasarım, TFP (time to first paint) ve TTI (time to interactive) metriklerine dikkat etmemizi ve tüm bunlardan bağımsız olarak hedef kitlemizin telefon cihaz durumlarını da göz önünde bulundurmamız gerektiğinden bahsetti. Örneğin aynı web sayfası için, Iphone 8 ve Motorola G4 arasında 9 saniyelik bir yüklenme farkı olduğunu söyledi. Dolayısıyla performans ölçümlemesi için GT Metrix ve diğer performans ölçüm araçlarının yeterli olmayacağını, bunlara ek olarak Google Dev Tools’dan faydalanmamızı önerdi.

Türkiye’de Google Sıralama Temelleri: Makine Öğrenme Temelli Çalışmalar

How to rank on Google Turkey? A machine learning-based ranking factor study ile zihin açan Kevin Richard veriyi nasıl elde ettiklerini ve nasıl işlediklerini anlatarak söze başladı.

Linking metrikler tek başına sıralamayı etkiler mi?

Link Juice’ın ana sayfa bazlı bir akış izlediğinden bahsederek farklı linking metrikleri olduğunun altını çizdi. Makine öğreniminin temellerinden bahseden Kevin iki tip link akışından bahsetti; trust flow ve citation flow. Bunlardan trust flow’un kalite akışını, citation flow’un ise alıntılarla ilişkili metrikleri gösterdiğini söyledi. Linking değerlerini anlamamız için Majestic üzerinden bu iki metriği elde edip kendi puanlama sistemimizi geliştirmemizi öneren Kevin, bu şekilde başarılı bir link analizi yapabileceğimizi belirtti.

Ne Yapmalıyız?

İç link kurgunuzu iyi yapılandırmamızı öğütleyen Kevin, link juice akışının sağlıklı olması için belli bir sistemde kurgulamamız gerektiğini anlattı.

Hem internal hem de external bağlantılarımızın güçlü olmasını önerdi.

Rakiplerimizden daha fazla sayıda refering domain sayısına sahip olmanın bir avantaj olduğunu söyledi. Ve son olarak backlink inşa etmek yerine backlink kazanmaya odaklanmamızı önerdi.

Google News İçin Seo

SEO for Google News: Get Rank at the Top konusuyla bizlerle buluşan Barry Adams, haberlerimizi ön planda tutmak istiyorsak Google News ile tanışmamızı hatta kaynaşmamızı önerdi.

Google sonuçlarının %11.5’ini Google News üzerinden çekilen sonuçlar olduğunu belirterek organikten gelebilecek trafik potansiyelinin az olduğunu ama sonuç olarak görünürlüğü destekleyeceği için eğer haber sektöründeysek AMP kullanmaya başlayıp bu platformu kullanmaya başlamamızı önerdi.

Ne Yapmalı?

Barry, haber sektöründe olanlar için Google News Optimizasyonu için aşağıdakileri önerdi;

1.Ediyorual kısım en önemli çünkü Google buna dikkat ediyor yayınlanmaya değer içerikler yaratmak önemli. Örneğin, seo ile ilgli konular yazılıyorsa bunlar top storylere çıkabilir

Manşetlerde kulanılan keywordler önemli. Başlıklar 110 karakter olmalı.
Güncel haberler yayınlamalısınız.
4 İçerik faktörleri kusursuz olmalı. Yani title uzunluğu 80 keliemeden fazla olmalı vs.

Ayrıca backlink ve iç linkleme sayılarının yüksek olmasının önemine dikkat çeken Barry bunu yaparken agresif ve abartılı link akışından kaçınmamızı önerdi. Ayrıca Google’ın uzmanlar tarafından yazılan içeriklere önem verdiğini ekleyen Barry, henüz Türkiye’de kullanılmasa da yapısal veri işaretlemesi olan speakable mark up’ı eklemenin öneminden bahsetti. Bu mark up ile yükselen voice search avantajlarından yararlanabileceğimizi ekledi.

Google’ın Gözünden: Arama Dünyasındaki Son Gelişmeler

Konuşmasına Google’ın 3 temel vizyonuyla başlayan Fatih Özkösemen, bu 3 vizyonu; User Journey, Discovery ve Visual olarak açıkladı.

Kullanıcılarımızın user Journey aşamasını iyi anlamamız gerektiği üzerinde duran Özkösemen, Discovery için Google’a illa bir arama terimi ya da anahtar kelime vermemiz gerekmediğini belirtti. Visual aşamasının da hem görsel arama hem de web sitesindeki sayfalarımızdaki görsellerin iyileştirilmesi süreçlerini kapsadığını belirtti.

Konuyla alakalı derinlemesine bilgi almamız için https://www.blog.google/products/search/improving-search-next-20-years/ makalesini okumamızı önerdi.

Farklılaştırılmak istenen içerik önceden diyez işaretiyle verilirdi ama simdi bunu tavsiye etmediklerini söyledi. Çünkü Google #’den sonrasını görmüyor. İçeriğimizi farklılaştırmak istiyorsak, # yerine farklı güncel bir url ile bunu Google’a sunmamızı istedi.

Görsel içeriklerin önemine değinen Özkösemen, görsellerde alt text kullanmanın önemli olduğuna değinerek görselin etrafındaki metinlerin önemini vurguladı.  

Görsel yüklenmesi optimizasyonu için lazy loading tekniğini mutlaka öneren Özkösemen, bunu yaparken noscript etiketi kullanmamız gerektiğini belirtti.

Google’ın bir web sitesini değerlendirirken dikkate aldığı üç kriteri kalite, alaka ve hız olarak açıkladı. Hız analizi için Google Light House Tool’unu (https://developers.google.com/web/tools/lighthouse/) kullanmamızı önerdi.

Google’ın web sitelerini tararken Chrome 41 kullandığını, dolayısıyla sayfalarınızı analiz ederken Chrome 41 kullanıp Dev Tools’dan faydalanmamızı önerdi.

JS yerine HTML’in daha düşük maliyetli ve daha ideal olduğunu vurgu yapan Özkösemen, JS kullanıyorsak bile dinamik render kullanmamız gerektiğini söyledi.

Dijital Medya için Yeni Dönem Stratejisi

Otomatik optimizasyon yapan toollar ile söze başlayan Berk Kuşaksız, Burger’in makine öğrenimi çalışmasından bahsetti. Kuşaksız’a göre insana makineler ne kadar gelişse de insana her zaman ihtiyaç olacaktır.

Ayrıca kategorizasyonun veri analizinde önemli olduğunu vurgulayarak doğru veriler ile doğru hedefleme ve dolayısıyla yüksek dönüşüm elde edebileceğimizi söyledi.

Performans Pazarlamada Başarının Ölçümlenmesi

Performans pazarlamasındaki önemli metriklerin roas, cost per click değerleri olduğunu söyleyerek konuşmasına başlayan Utku Demirhan, Google Ads, üzerinden rakip analizi gerçekleştirebileceğimizi belirtti.

Basit ve Derin Düşün

İş hayatındaki toplantıları zaman kaybı ve verimsiz bir süreç olarak ele alan Şahin Seçil, iş hayatında neden bu kadar çok konuştuğumuzu sorgulamamızı istedi.

Hayatımızdaki pratikleri gözden geçirmemizi isteyen Seçil, best pratikler olarak tabir edilen en iyi pratiklerin bize uyamayabileceğini söyledi. Örneğin erken kalkmak herkesi için bir best pratik olarak değerlendirilir ancak belki de sizi 12:00’de kalkmak motive ediyordur. Bunlara dikkat etmemizi istedi.

Ayrıca pazarlama çalışmalarında ciromuzu arttırmak önemli bir hedeftir. Ancak sadece ciroyu arttırmak yetmez ciromuzu hangi kanaldan arttırdığımızın farkında olmamızın gerekliliğinden bahsetti. Sunum Linki: https://www.slideshare.net/sahinsecil/think-really-small-and-very-big 

Sonuç olarak dolu dolu geçen ve kafamızda çok değerli insight ışıkları patlatan bir Digitalzone 18 konferansıydı. Bu senenin öne çıkan konularını, içerik pazarlamasının önemi, makine öğrenimi temelleri ve kampanyalarımızda etkili yapay zeka kullanımı, Seo açısından teknik çalışmaların önemi ve mobil dünyayla daha fazla haşir neşir olmanın gerekliliği gibi başlıklar olarak değerlendirebiliriz. Ama her işin başı müşteriyi doğru anlamak ve hedef kitleye yönelik kişiselleştirilmiş deneyimler sunmaktan geçiyor. Önümüzdeki yıllarda bu kişiselleştirilmiş deneyim unsurunun maksimum düzeyde önem kazanacağını anlamış bulunuyoruz.

Google’ın bir web sitesini değerlendirirken dikkate aldığı üç kriteri kalite, alaka ve hız olarak açıkladı. Hız analizi için Google Light House Tool’unu (https://developers.google.com/web/tools/lighthouse/) kullanmamızı önerdi.

Görsel içeriklerin önemine değinen Özkösemen, görsellerde alt text kullanmanın önemli olduğuna değinerek görselin etrafındaki metinlerin önemini vurguladı.
Görsel yüklenmesi optimizasyonu için lazy loading tekniğini mutlaka öneren Özkösemen, bunu yaparken

Dijital Medya için Yeni Dönem Stratejisi

Otomatik optimizasyon yapan toollar ile söze başlayan Berk Kuşaksız, Burger’in makine öğrenimi çalışmasından bahsetti. Kuşaksız’a göre insana makineler ne kadar gelişse de insana her zaman ihtiyaç olacaktır.
Ayrıca kategorizasyonun veri analizinde önemli olduğunu vurgulayarak doğru veriler ile doğru hedefleme ve dolayısıyla yüksek dönüşüm elde edebileceğimizi söyledi.

Performans Pazarlamada Başarının Ölçümlenmesi

Performans pazarlamasındaki önemli metriklerin roas, cost per click değerleri olduğunu söyleyerek konuşmasına başlayan Utku Demirhan, Google Ads, üzerinden rakip analizi gerçekleştirebileceğimizi belirtti.

Basit ve Derin Düşün

İş hayatındaki toplantıları zaman kaybı ve verimsiz bir süreç olarak ele alan Şahin Seçil, iş hayatında neden bu kadar çok konuştuğumuzu sorgulamamızı istedi.
Hayatımızdaki pratikleri gözden geçirmemizi isteyen Seçil, best pratikler olarak tabir edilen en iyi pratiklerin bize uyamayabileceğini söyledi. Örneğin erken kalkmak herkesi için bir best pratik olarak değerlendirilir ancak belki de sizi 12:00’de kalkmak motive ediyordur. Bunlara dikkat etmemizi istedi.
Ayrıca pazarlama çalışmalarında ciromuzu arttırmak önemli bir hedeftir. Ancak sadece ciroyu arttırmak yetmez ciromuzu hangi kanaldan arttırdığımızın farkında olmamızın gerekliliğinden bahsetti.

Sonuç olarak dolu dolu geçen ve kafamızda çok değerli insight ışıkları patlatan bir Digitalzone 18 konferansıydı. Bu senenin öne çıkan konularını, içerik pazarlamasının önemi, makine öğrenimi temelleri ve kampanyalarımızda etkili yapay zeka kullanımı, Seo açısından teknik çalışmaların önemi ve mobil dünyayla daha fazla haşir neşir olmanın gerekliliği gibi başlıklar olarak değerlendirebiliriz. Ama her işin başı müşteriyi doğru anlamak ve hedef kitleye yönelik kişiselleştirilmiş deneyimler sunmaktan geçiyor. Önümüzdeki yıllarda bu kişiselleştirilmiş deneyim unsurunun maksimum düzeyde önem kazanacağını anlamış bulunuyoruz.

Yorumları GösterYorumlar Gizle (0)

Bir Yorum Yazın