BiTaksi güvenlik skandalından kim sorumlu?

BiTaksi güvenlik skandalından kim sorumlu?

İstanbul'da BiTaksi kullanıcılarının bir BiTaksi sürücüsü tarafından ağır şekilde darp edilmesiyle sonuçlanan skandalın ardından tepkiler büyüyor. Kullanıcılar BiTaksi'yi suçlayanlar ve suçlamayanlar olarak bölünürken, vaka, BiTaksi'nin onlarla kurduğu güven ilişkisini yeniden sorgulatıyor.

Türkiye'de ya da daha spesifik olarak İstanbul'da yaşayıp taksi hizmetinden şikayet etmeyen kimse tahminimce yoktur... Bu, 2013'te taksi endüstrisinde verilen hizmeti standartlaştırma vaadiyle gelen BiTaksi'nin bugüne kadar kullanıcı tarafından ilgiyle karşılanmasını sağlayan en önemli faktörlerden biriydi aynı zamanda... Zira sektörde ne araçların temizliği ne de konforu, güven kadar önemli bir boşluk oluşturmuyordu. BiTaksi'nin Türkiye'nin en büyük sanal taksi durağı haline gelip, kullanıcıyla doğrudan güven odaklı bir bağ kurması taksi endüstrisinde benzeri görülmemiş bir vakaydı. İnternet ve güvenlik konseptlerini bir arada düşünemeyen birçok kullanıcı için tamamen yeni bu ilişki, şu günlerde, en önemli sınavını veriyor.

19 Mart'ta gerçekleştiği iddia edilen vakadaki en korkunç noktalardan biri, ilgili sürücünün "kafayı taktığı" yolculardan intikam almak için pusuda beklerken BiTaksi'yi kullanması... Aşina olmayanlar için BiTaksi, kullanıcılar istemediği sürece telefon numaralarını sürücülerle paylaşmıyor. Sürücüler istedikleri zaman istedikleri yolcuyu uygulama üzerinden takip edemiyor. Ancak, bir BiTaksi sürücüsünün evinden aldığı bir yolcunun adresiyle ismini eşleştirmesi zor değil. Vakaya karışan sürücü bu sayede tetikte bekliyor ve kullanıcılar yeniden BiTaksi çağırdığında intikam planını hayata geçiriyor. İntikam planına koca bir taksi durağı da dahil oluyor.

Vakayı, duraklara, BiTaksi'ye hatta diğer tüm internet servislerine olan inancınızı bitirecek bir tür trajedi olarak yorumlamak mümkün ancak tahmin edebileceğiniz gibi bunun kimseye faydası yok. Her şeyden önce BiTaksi'nin bu tip bir intikam planına dahil edilebilmesinin uygulamayı çöpe atmak için yeterli gerekçe oluşturup oluşturmadığını sormak gerekiyor. Zira size "kafayı takan" biri elindeki bütün imkanları kötü amacına hizmet için kullanabilir. Bunun için imkanlardan ziyade kişiyi ele almak daha sağlıklı olabilir.

İmkanın kötüye kullanılması korkunç olsa da BiTaksi'nin kullanıcıyla kurduğu güven ilişkisini zedeleyen en önemli nokta, kullanıcıdan gelen şikayete duyarsız kalmış görünmesi. Şikayetlerini ilk fırsatta BiTaksi'ye ilettiklerini söyleyen kullanıcın beklentisi, BiTaksi'nin standartlarını korumasından başka bir şey değil. Sektörde dördüncü yılını geride bırakan BiTaksi'nin konuya yeterince hassas yaklaşmamış olması ise bir tür rehaveti, en kötü ihtimalle İstanbul trafiğinin BiTaksi'yi de "taksileştirmesini" işaret ediyor olabilir. Zira, Ekşi Sözlük'te bugün 63 sayfaya ulaşan vaka entry'sinde onlarca kullanıcı benzer şikayetleri dile getiriyor.

BiTaksi'nin hatayı kabul edip, ilgili önlemleri aldığı yönündeki açıklaması bu nedenle önemli. Şirketin İstanbul trafiğinin kaos etkisine kapılmadan, güven tazelemesi gerekiyor