2017’de uzay sektörü için 4 tahmin
Arama
Dijital Sanayi

2017’de uzay sektörü için 4 tahmin

NASA‘nın uzay araştırmaları yaptığı, roketler fırlattığı dönemler artık geride kaldı. Uzay çalışmaları yapmak ve roket geliştirmek için özel izin alan şirketler çoğalmaya başladı ve her birinin başında da kendini kanıtlamış başarılı girişimciler var. SpaceX, Virgin Galactic, Blue Origin… Hepsi de çok iddialı bir şekilde çalışmalarını yürütüyor.

Söz konusu uzay olunca işi sadece bir kaç dev kuruluş yapacak anlamına gelmiyor tabi. Son 5 yılda irili ufaklı bir çok farklı alana hizmet eden yüzlerce uzay odaklı girişim hayata geçti.

Örneğin Astrobotic isimli girişim ay yüzeyinde araştırmalar yapan robotlar geliştiriyor fakat diğer bir yandan da ay yüzeyinde göndermeniz gereken veya oradan almanız gereken şeyleri size kilo bazında maliyetlendirerek taşıma hizmeti sunuyor. Her kilo için 1.2 milyon dolar.

World View isimli şirket ise atmosferin dışına çıkmanızı sağlayan balonlar geliştiriyor. “Belki de dünyadaki yerinizi anlamanın en iyi yolu budur” diyorlar. Bunun gibi daha yüzlerce uzay odaklı girişim uzay çalışmaları yapıyor ve bu sayede hem uzay hakkında daha fazla bilgi sahibi oluyoruz hem de uzayda yapılan çalışmalar hızlanan teknolojik gelişmeler sonucu hız kazanıyor.

Chad Anderson, bu yükselişi ilk görenlerden. 2009’da henüz bu tür şirketlerin sayısı 50 bile değilken yaptığı yatırımlarla Space Angels Network’ü kuruyor ve öngörüleri çok doğru olmalı ki şu anda bu tür şirketlerin sayısı 200’den fazla.

Fastcompany Chad Anderson ile uzay sektörü ve geleceği hakkında yaptığı bir söyleşide Anderson 4 önemli konuya değiniyor.

Hükümetler uzay sektöründe en önemli role sahip

Uzay araştırma ve geliştirmeleri yapan şirketler hala NASA’nın sağladığı verilerden faydalanıyorlar. Buna rağmen henüz Amerikan hükümetinin NASA’nın 2017 yılı ile ilgili çok fazla bilgi paylaşmamış olması ve Trump’ın uzay ile ilgili yorumlarını paylaşmamış olması tedirginlik yaratıyor. Hükümetler, uzay girişimcilerinin en büyük hedefinin “bir ‘devlet’ müşterisi kapmak” olduğunu unutmamalı.

Lüksemburg hükümeti iki Amerikalı uzay araştırması yapan şirkete 227 milyon dolar yatırım yaptı. Bu sayede asteroid madenciliği yönünde büyük adımlar atabilecekler.

Japon Uzay Araştırma Ajansı Venüs’ün yörüngesinde araştırmalar yapabilmek için 290 milyon dolar yatırım yaptı. Çin ise 2036 yılına kadar Ay yüzeyine kendi astronotlarını (Taikonauts) yerleştirmeyi ve sonrasında aynı şeyi Mars için yapmaya hazırlanıyor.

“Devletler uzay girişimleri için “müşteri” olarak büyük bir role sahip” diyor Anderson. Bir çok devletin uzay araştırma merkezleri ile bu alana ilgi duyması oldukça güzel bir gelişme. “Özel şirketler ve kurumlar bazında ortaklıklar önümüzdeki yıllarda artacak” diyor Anderson.

Galaksiler arası mülkiyet hakları çözülecek 

1967’de imzalanmış bir Uluslararası Dış Uzay Anlaşması bulunuyor. Üstelik bu anlaşma Amerika’nın Ay yüzeyine inmesinden önce yapılmış. Hala uzay hukukunun temelini bu anlaşma oluşturuyor ve bu anlaşmaya göre hiç bir gezegen yörüngesine hiç bir devlet kitle imha silahı konumlandıramaz ve göksel bir kaynaktan hak iddia edemez.

Chad Anderson, bir çok şirketin bu anlaşmayı değiştirmeye çalıştığını ve bunun için lobicilik faliyetleri yürüttüğünü belirtiyor. Çünkü uzay çalışmaları yapıp, çok büyük riskler alıp bir keşif yapmaya gidiyorsunuz ve orada keşfedeceğiniz şeylerden herhangi bir hak iddia edemeyeceğinizi biliyorsunuz. Bunu bilerek araştırmalara devam etmek pek de teşvik edici değil.

Hükümetlerin bazı yerleşim yerlerinde halkın yoğunluğunu artırmak için toprakları neredeyse ücretsiz verdiği bir modelin uzayda mülkiyet hakkı için uygulanmasını talep ediyor şu anda uzay şirketleri. Bu sayede yapılacak olan yatırımlar ve araştırmalar da çok büyük hız kazanır.

Uzay turizmi

Blue Origin firması önümüzdeki yıl eğitimli astronotlarını göndermeye başlıyor ve bir sonraki yıl da ticari yolcu taşımacılığına başlamayı hedefliyor. Rocket Lab ise daha küçük roketlerini test ediyor ve tüm bunlar uzay turizmine insanları çekmeye yarayacak.

Eskiden NASA’nın yaptığı dev roket göndermeleri hem maliyet hem de zaman olarak çok fazla sürüyordu. Rocket Lab‘ın yaptığı gibi daha küçük cihazların denenmeye başlanması bir çok kişinin ilgisini çekecektir.

NASA ve SpaceX Mars üzerine isanlı yolculuklar yapmayı hedefleyerek çok dikkat çekiyor olsa da bir çok şirket için Ay öncelikli olacak. Şirketler Ay’a turistik yolculukları ciddi oranda başlatacak bir kaç yıl içerisinde. Daha önemlisi ise bir çok farklı şirket de Ay’ı bir rampa olarak belirleyip güneş sistemimizin dışına çıkmak için kullanmayı planlıyor.

Önümüzdeki yıllar uzay sektörü açısından gerçekten çok heyecanlı geçecek diyebiliriz.

Yorumları GösterYorumlar Gizle (1)
  1. Mart dedi ki:

    İnsan nüfusunun olması gereken orana nazaran daha fazla olduğu günümüzde kaynak arayışına girmek kaçınılmaz olmuştur. Uzay dan elde edilen bir kaynağa ihtiyaç varken bir diğer açıdan böyle bir kaynağa ulaşmak da tedirginlik verici.

Bir Yorum Yazın