Girişimcilerin Yunanistan'daki krizden çıkaracağı dersler

Girişimcilerin Yunanistan'daki krizden çıkaracağı dersler

Konuk yazarımız Özgür Bayraktar, Bayraktar & Partners isimli özel yatırım kulübünün kurucusu ve MÜSİAD Gençlik Kurulu Girişimcilik Birimi Başkanıdır.

shutterstock_249473845Bundan yıllar sonra girişimcilik üzerine yazılacak kitapların önemli kısmı, içinde bulunduğumuz yılların girişimcilik adına ne denli önemli dersler içerdiğinden bahsedecek. Geride bıraktığımız 10-20 yıl içerisinde girişimcilik, altı çok daha dolu ve bununla birlikte sınırları, engelleri ve kazanımları çok daha belli bir kavram haline geldi. Siyasi ve ekonomik boyutları bir an için kenara bırakıldığında, Yunanistan meselesi de girişimciliğin sınandığı önemli bir örnek teşkil ediyor.

Girişimcilik yalnızca iyi bir fikir, iyi bir ekip ve iyi bir yapılanmadan ibaret olarak görülmemelidir. Bir fikir, ekip ve yapılanma elbette ortaya çıkacak girişimin başarısıyla doğrudan ilişkilidir fakat tüm bunların yanında, girişimin hizmet vereceği çevre ve ekonomi de muhakkak göz önünde tutulmak zorundadır.

Yunanistan’daki krize bir girişimci gözüyle bakmak gerekirse, öncelikle sorulması gereken soru şudur; Yunanistan neden böyle bir krizle karşı karşıya kaldı? Bugün bütün dünyada yankı bulan Yunanistan Krizi, ilk patlağını 2009 yılında dört ülkede birden vermişti. İspanya, Portekiz ve İtalya. Bu üç ülkenin meşhur ‘rahat’ çalışma saatleri ülkelerdeki zayıf üretim ekonomisini tetiklemiş ve krize yol açmıştı.

İtalya, Portekiz ve İspanya ‘Dolce Vita’lardan ‘Siesta’lardan vazgeçerek ekonomik reformlar yapmış ve Avrupa’daki büyük ağabeylerinin de desteğiyle Yunanistan’a kıyasla büyük ilerleme kat etmişlerdi. Bu süre zarfında Avrupa’dan ve IMF’den çok daha fazla destek almasına rağmen Yunanistan ise, ekonomik reformlarını ‘rahat’ını bozmayacak seviyede tutarak bugünkü krize zemin oluşturdu.

shutterstock_117329836

Düne kadar girişimcilik festivalleri düzenleyen Yunanistan, bugün itibariyle bırakın herhangi bir girişimi ortaya çıkarmayı, var olan girişimlerin dahi ayakta kalması için çok zor bir ortam teşkil ediyor. Ve biraz daha detaylı incelendiğinde Yunanistanlı yatırımcıların da bugünlerde yurtdışına yönelerek, yatırımlarını dışarıya kaydırdığını görüyoruz.

Yunanistan ekonomisinin düze çıkıp çıkmayacağı ve eğer durum düzelecekse nasıl düzeleceği hala karamsar bir biçimde belirsizliğini koruyor. Yatırımcı veya girişimci, bu ekosistemde yer alan bizler bu krizden nasıl bir ders çıkarmalıyız? Krizler elbette beraberinde fırsatlarla gelir, fakat buna rağmen üretmeyen ve çalışmayan bir ekonomi hiçbir iş alanı için sağlıklı bir ortam teşkil edemez.

Bugün dünyadaki yükselen değerlere baktığımızda, somut olarak gördüğümüz tek şey, üretmenin ve çalışmanın başarı için esas olduğudur. Amerika da, Çin de, Almanya da bu düşünce yapısının en bariz örnekleridir. Bu yüzden girişimciler olarak asla unutmamamız gereken şey, akıllı bir biçimde üretmek, üretmek ve yine üretmek olmalı.

Görsel Kaynak: mavkate / Shutterstock.com