x

2015 yılı için Etohum girişimleri belli oldu

etohum-logoTürkiye’nin önde gelen girişim hızlandırma programlarından Etohum, 2015 yılı için bünyesine katılan girişimleri açıkladı. Geçtiğimiz Cumartesi günü düzenlenen ve Hasan Aslanoba, Fırat İşbecer, Selçuk Saraç, Erdil Yaşaroğlu gibi isimlerin konuşmacı olarak yer aldıkları Girişimcilik Zirvesi 2015 etkinliğinde Etohum’un 2015 yılı girişimleri de duyuruldu.

Etohum 15’te daha önce sektörde adı geçen çok sayıda girişime rastlamak mümkün. Diğer yandan girişimler arasında yalnızca bir tane e-ticaret projesi yer alıyor, 2 girişim de ‘sosyal ağ’ kategorisinde değerlendirilebilir. Geriye kalan 13 girişimin tamamının online bir servis ya da hizmet olduklarını söyleyebiliriz.

Etohum 15 girişimlerini haberimizin devamında bulabilirsiniz, bunun dışında Etohum 40‘a giren girişimlerse 2015.etohum.com adresinde listeleniyor. Etohum’un yatırım ekosistemine girmeye hak kazanan girişimler, aynı zamanda Startup Turkey etkinliğinde de yer alacaklar. Hem Etohum 15, hem de Etohum 40 girişimleriyle ilgili sizleri bilgilendirmeye devam edeceğiz.

Etohum 15 girişimleri

Bi’kutu Mutluluk: Diğer 14 girişimden farklı olarak bir e-ticaret projesi şeklinde değerlendirebileceğimiz Bi’kutu Mutluluk, müşterilerine kutu içinde ‘yeni yıl’ ya da ‘sevgililer günü’ gibi konseptlerde çeşitli ürünler satıyor.

Buradan Oraya: 100 binin üzerinde kullanıcıya sahip olan Buradan Oraya, adından da anlayabileceğiniz gibi İstanbul için şehir için ulaşım bilgileri sunuyor. Cambridge’den mezun olup 2009’a İstanbul’a yerleşen Mark Zealey tarafından kurulan girişim, çoklu dil desteğiyle beraber iOS ve Android üzerinden kullanıcılarına ulaşıyor.

CepYol: Sizlere Mayıs 2012’de tanıttığımız CepYol, seyahat şirketlerini tek bir platformda toplayarak kullanıcılarına uçak, otobüs ve İDO bileti satın almayla araç kiralama ve otel rezervayonu gibi geniş bir yelpazede hizmet veriyor.

Chain: Sizlere geçen sene tanıttığımız Chain, seminer, fuar ve konferanslar için yerli bir ‘networking’ uygulaması. iOS ve Android uygulamaları bulunan platform, etkinliklerde karşı tarafın iş geçmişini görüntüleyebilmenize, yetenek ve ilgi alanlarını öğrenebilmenize olanak sağlıyor.

Chall: Bir mobil uygulama (şu an için iPhone uygulaması geliştirme aşamasında) üzerinden kullanıcılarına meydan okumalar tanımlayabilme ve hali hazırdaki meydan okumalara yanıt verebilme şansı tanıyan Chall için meydan okumalar üzerine bir sosyal ağ benzetmesi yapabiliriz.

Cubic.fm: Sizlere daha önce tanıttığımız Cubic.fm, Spotify ve Deezer gibi farklı müzik servisleriyle entegre olarak kullanıcılarına daha iyi bir müzik dinleme deneyimi sunmaya çalışıyor. Bugüne kadar uluslararası anlamda çeşitli ödüller kazanan girişimin hatırı sayılır bir kullanıcı tabanı bulunuyor.

İşte Manikür: Moda tabiriyle ‘plaza kadınlarının’ iş yerinde manikür yaptırabilmelerine olanak tanıyan İşte Manikür, şirketlerin çalışan bağlılığını arttırmasına, kullanıcılarının da zamandan tasarruf ederek iş yerlerinde manikür yaptırabilmelerine yarıyor.

LastOda: Kasım 2012’de sizlere tanıttığımız LastOda; kullanıcılarına otellerdeki son dakika fırsatlarını takip etme ve mobil platformlardan kısa sürede rezervasyon yapma şansı tanıyor. Yalnızca mobilden hizmet veren LastOda’nın hem iOS hem de Android uygulaması bulunuyor.

etohum-40-2015-girisimleri

MINIQ: Web tabanlı bir servis olan MINIQ; kreşler ve etüd merkezlerine hizmet veriyor. MINIQ kullanan işletmeler ödeme takibi ve benzer işlerini uygulama üzerinden takip edebiliyorken öğrenci velileri de uygulama üzerinden çocuklarının devamlılık durumlarını görebiliyor. Kısacası MINIQ yalnızca etüd merkezi, kreş ve yuvalar için değil, öğrenci velileri ve öğretmenler için de bir arayüz sunuyor.

ÖDE.AL: Webrazzi Mobil’14 etkinliğimizde lansmanını yapan ÖDE.AL, KOBİ’ler için yalnızca mobil telefon ya da tablet üzerinden, başka bir cihaza gerek duymadan, kredi kartı ile ödeme kabul edebilecekleri bir servis sunuyor. Aynı zamanda zengin CRM ve raporlama modülleriyle de dikkat çeken ÖDE.AL, geçtiğimiz aylarda 26 milyon euro’ya Wirecard’ın satın aldığı 3pay | Mikro Ödeme’nin kurucu ortaklarından Fevzi Güngör‘ün projesi.

Pandora: Arttırılmış gerçeklik teknolojisini kullanan Pandora, inşaat ve mimarlık sektörleri için sahip olduğu etkileyici kullanıcı deneyimiyle beraber taşınabilir bir pazarlama kabiliyeti sunuyor. Girişimin sloganı ise sanırım her şeyi daha net anlatıyor: ‘Mimari Maketten Çok Daha Fazlası’.

Positive Energy: Enerji tüketimi analizi, tahmini ve raporlaması konularında hizmet veren Positive Energy; ticari zincilere, cihaz markası bağımsız olarak sunduğu hizmetle enerji tüketimlerini analiz etme imkanı tanıyor.

Richiepic: Akıllı telefonların fotoğraf makinalarının yerini aldığı şu dönemde fotoğraf yarışmalarını da online’a taşıma fikri üzerine geliştirilen Richiepic, kullanıcıların anonim olarak yükledikleri fotoğrafları haftalık olarak bir çeşit oylamaya dahil ediyor. Platformun şimdilik yalnızca iOS uygulaması bulunuyor.

Rent’n Connect: Rent’n Connect, en basit tanımıyla ülkemizi yurtdışından ziyarete gelenlerin internete bağlı kalmaları için cihaz kiralama ve data paketi satma işini yapıyor. Çeşitli ülkeler için Rent’n Connect’e benzer hizmetler sunan şirketlere rastlamak mümkün. Şirket, Türkiye pazarında akla ilk gelen isim olmayı başarırsa hem çeşitli iş ortaklıklara hem de satın almalara açık bir modele sahip diyebiliriz.

Sensmarine: Ülkemizde henüz online yansımalarına çok fazla rastlamadığımız bir pazarda hizmet veren Sensmarine, tekne sahiplerinin teknelerinden uzak olduklarında lokasyon, rota, hız ve yakıt tükeimi gibi verileri online olarak takip edebilmelerine olanacak tanıyor. Turkcell’le de bir iş ortaklığına giden Sensmarine, tekne sahiplerine iki farklı paket sunuyor.

(Etohum 15 girişimleri alfabetik olarak sıralanmıştır. Etohum 40’a 2015.etohum.com adresinden ulaşabilirsiniz.)

Yorumlar (83)

  1. MINIQ: : hiç anlamadım ne hizmeti veriyor. üstelik hazır tema kullanılmış …bir girişimden çok sanki bir kreşe ücretle yapılmış paketlenip etohuma gelmiş bir projeye benziyor.

    Cevapla
  2. Ferdi Gökdemir |

    Görüşmeye dahi çağrılmadım . E-tohum kendi çalıp kendi oynuyor . Halbuki projem sıfır reklam ile 1 ayda 1000 kullanıcıya ulaştı .
    Adamlara projemin adını değiştirdim , kayıt formunda değişiklik yapabilirmisiniz dedim 2 dklık veritabanı işlemini yapamadılar .
    Türkiyede yatırım falan sorun değil, iş adamlarında fazlasıyla para var . Sorun kültür meselesi . Avrupadaki yatırımcı kültürü ile,Türkiyedeki arasında uçurum var .

    Size inat projemi kendi olanaklarımla büyüteceğim . Ve projem büyüdüğünde bu saçmalıklarınızı anlatacağım herkese .

    Cevapla
    • Tohum bi şirket kardeş, CV yollamak gibi gör başvurunu. 🙂 Her başvuruyu neden görüşmeye çağırsın etohum. ”FAKİR ama ONURLU” Türk girişimcisi triplerinden kurtulmakla başlayacak herşey.

      Cevapla
      • Ferdi Gökdemir |

        Başvurum “her” başvuru değildir . Herkesin projesi kendine güzeldir ama ben bu farkı anlayacak kapasitedeyim . Projeme biraz benzeyen projeler milyon dolarlık yatrımlar alıo . Zaten seçilen girişimlere bakarsan seçen editörlerdeki kapasiteyi anlayabilirsin .

        Aslanoba Capital ve Earlybird ‘e projemi sundum . Dating projesine yatırım yapmıyoruz deyip 10 dk içinde bir mail attılar . Halbuki projem dating projesi değildir . Bunu anlayacak kapasitelerininde olduğunu zannetmiyorum . Öyle olsa 10 dk içinde mail atmazlar .

        Steve Jobs’un şu sözüne kesinlikle katılıyorum .

        Uzmanlar cahildir .Uzmanların görüşlerine dayanarak yenilikleri kovalayamayız. IBM’in kişisel bilgisayar pazarını erken farkedememesi veya Western Union’ın telefon yerine telgrafta ısrar etmesi buna en güzel örneklerden. Yenilik kovalayacakslar gelenekselin dışında düşünmek zorundadır.

        Fakirim ve Onurluyum evet .

    • Nasıl balık avında trol zararlıysa etohum’un yaptığıda benzer şekilde zararlı bence arkadaşlar. Girişim trolü yapıp hızla tüketip arkada zedelenmiş bir ekosistem yaratıyor. Burak abinin havası her ne kadar özgürlükçü ve yaratıcılığı destekleyen biri olarak da gözükse son derece diktatör buluyorum tavırlarını. O beğenmezse takımında kimsenin söz hakkı bile yok. Sadece kendi dediği ve direttikleri yapılıyor. Mentörlüğe verecek zamanı yok ortada sersem balık gibi gezenler var. Çok başarılı bir pazarlama ve iş adamı daha çok, çoğu işini bedava yaptırıyor vaatlerle. Ama burada haklı millet bu ekosisteme girmek üzere bedava yapıyor. Takımına aldığı son ekip onu çok erken havaya sokup bence zarar verdi. Kendini y combinator sanıyor. Etohum kendini inkar etti artık trol sonrası gelenlerden bir istanbul bir antalya çıkarmak için savaşıyor ve o noktada biletleri binlerce euroya satıp organizasyon adamı oldu Burak abi. Kendine gel abi. bence..

      Cevapla
  3. favorim easyguitar’di ama 15 proje arasina girememesi ilginc bence cok iyi bir projeydi. neyse her turlu onu acik zaten. ode.al ve cubic.fm’de diger favorilerim. bu seneki projeler biraz daha iyi gibi. basarilar dilerim.

    Cevapla
    • Kemal Ünsal |

      @EmreAcar gayet doğal. ilk 15 projeyi gerçek ilk 15 olarak seçmiyorlar çünkü. ilk 15e girmek için hiç bir ücret ödemeden %10 hisse istiyorlar. eğer verirsen seninle ilgileniyorlar. Eğer vermezsen listeye giremiyorsun.

      Cevapla
      • Etohum erken aşama proje /şirketlere bir YATIRIM ŞİRKETİ. İstediği projeyi seçer, istediği projeye istediği kadar para yatırır. 500 Startups veya Y Combinator gibi bir şirket. Elbette yatırım yapacağı firmaları canı nasıl istiyorsa öyle seçer. Etohum yatırımcısı, vergi levhası ve 2006 yılından beri girişimcilik iklimine inkar edilemez katkısı olan bir ŞİRKET. Hatırlamak ve hatırlatmak lazım.

  4. bizde daha önce katıldık hatta derece de aldık ama girişimcilerin dengelere dikkat etmesi lazım sadece kendi işinize odaklanın bişey beklemek saçmalık olur çok uzun süre bu işlerin içindeyim sadece kendi cebini düşünen insanlara dikkat herşey tozpembe değil zaten yürüyen projeniz olunca bırakın size gelsinler.

    Cevapla
  5. Fatih Yılmaz |

    Başarılı girişimler kadar komik girişimler de var. Daha doğrusu, 3500 başvuru incelendiği söyleniyor.. Bu kadar başvurunun arasına Miniq, Chain, Richiepic, İşte Manikür, bikutumutluluk, ve chall girebiliyorsa daha da bir şey söylemeye gerek yok sanırım. İşte manikür açıklandığında kahkahayı patlatacaktım. Yeni Ekonomi ile alakası bir tek ödemeyi elden değil siteden alması.. gerisi güzellik bakımı.

    Ayrıca, geçen yıllarda ilk önce e40 açıklanmıştı.. bu sene e15’ten sonra e40 açıklandı. bu da garip.

    Yaa, Arda Kutsal! arkadaş sen de yap böyle bi organizasyon da, millet “doğru girişimci nasıl seçiliyormuş” görsün. 🙂 Şaka değil.. gerçekten webrazziden de etohum benzeri bir organizasyon bekliyorum. Saygılar..

    Cevapla
  6. Emrah Yılmaz |

    Madem konusu açılmış bende seçilen bir girişim olarak yorumumu yazayım. Ben DesignApp kurucu ortağı Emrah.
    Etohum 40 a başvurdum, ardından 30 kasımda bir mail aldım. DesignApp etohum40 a seçilmişti. “Eğitim”ler başladı, bi kısmına gittim geldim derken bi mail daha geldi. Ortaklık teklif ediyorlardı. Tabi başta mutlu oldum. Bu demekti ki ilk 15 e seçildik, girişimcilik zirvesi, startupturkey, etohum SF gibi etkinliklerde sunum yapabilecektik. Hatta birisi ortak olduğuna göre proje için harcayabileceğimiz ek nakitimiz olcaktı.

    Ama sonra ampül söndü. %5+%5 hisse istiyorlardı. ilk %5 karşılığında hiç para vermeyecekler (nominal değer üzerinden sermaye koyacaklar, yani biz 95bin koyarsak etohum sağolsun 5bin koyacak – ironiktir ki bu tekliften bikaç gün önce “eğitim”ler sırasında avukat sunumlarında “size ortak olmak isteyenler zaten nominal değer üzerinden değil piyasa değeri üzerinden ortak olacaklar vs diyordu”) ikinci %5 için ise 2 yıl içerisinde diledikleri zaman sadece 20bin TL karşılığında alma hakları olacak. Yani şirket 2 yıl sonra isterse 10 milyon$ değerlemesi olsun. etohum 20k TL ye %5 alma hakkı olacak)

    Buraya kadar girişimin değerini arttıracak hiç bir şey yok, sunum yapmak değer arttırmaz. Dilediğiniz kadar sağda solda sunum yapın, girişimi ileri götüren çok çalışmaktır sonuçta. Antalya’da startupturkeyde (etkinlik 3 gün sürüyor) sunum yapacaksınız, Amerika da sunum yapacaksınız, ve etohum size ortak olacak ama
    3 gün antalyaya yol+konaklama sağlayacak mı -Hayır.
    Amerikada sunum yapmak için yol+konaklama? -Hayır,
    Bizden sadece bu proje üzerinde mi çalışmamızı istiyorsunuz? -Evet.
    E biz günlük hayatta ne yiyip içicez? -Senin problemin.
    E biz büyümeye devam ediyoruz, bütün paramızı zaten projeye harcıyoruz? -Senin problemin, etkinliklere gelmelisin

    Yatırım yapmak zorunda değiller ama kendilerini A gösterip B hareket etmeleri etik değil (http://www.etohum.com/girisimcilere-etohum-aslanoba-ortakligindan-6-milyon-dolar-yatirim). Herşeyi zaten ben yapacaksam, Bizden neden hisse istiyorsun ki? Ortaklık teklifini kabul etmedik yine, değil ilk 15, adımız listede bile yok.

    Şunu çok net gördüm ki Türkiye’de malesef yatırımcı yok, girişimin değerini bilen yok (Bunu DesignApp için söylemiyorum genel olarak bu böyle). Bi tane yeni Aslanoba çıktı. Kendiside girişimcilik zirvesinde söyledi “Yatırım yaparken düşünüyordum ‘tek akıllı ben miyim?’ diye. Tek akıllı benmişim.” diye. Etohumdan öğrenilebilecek çok şey var. Etkinliklerine katılın dinleyin ama gözünüz yurtdışında olsun.

    Yani bu liste en gözde girişimler seçilerek oluşturulmuyor.

    Cevapla
    • Sen durumunda olan başkaları da var. Katılıyorum

      Cevapla
    • Fatih Yılmaz |

      Allah razı olsun kardeşim.. 2 senedir bende başvuru yapıyorum. “Geçen sene seçilmedik ama projem daha iyi durumda, bu sene kesin e40’a kalırım” diye düşünüyordum ama havamızı aldık. Senin yazını okuduktan sonra ise, “aslında paçayı ucuz kurtarmışız” dedim.
      Bana da imaları işi bırakmam şeklinde. Peki ben ne yiyeceğim, çoluk çocuk ne yiyecek? proje dediğin sabahtan akşama olacak bir şey mi?
      Bir de, seçimlerin önceden yapıldığını bilseydim, beni aramadıkları için projeme kendimi daha çok verir yoluma devam ederdim.. e40 3 ay önce seçilmiş, eğitim almış. biz de aranacağız diye bekliyoruz…

      Bu vesile ile pilott’u, hisse almadıkları için takdir etmek gerek.

      Arda Kutsal göster kendini. .. Her yorumu okuyorsun ama yazmıyorsun biliyorum 🙂 .. Ekosistemi masanın her iki tarafıyla senden daha iyi bilen mi var. “Webrazzi School” mu olur, başka bir şey mi bilmem?

      Cevapla
    • Haklısın hocam , bizim buralarda yatırımcılar esnaf kafasında. e tohum gibi birkaç tane daha platform olmalı ki bu soylediklerin bi nebze azalsın. Tekelinde gibi rahat davranmasına biraz da biz müsade ediyoruz boylece, yani sıkı bir rakip platform oluşturmayarak. Arda Kutsal topla ekibini abi yap bişiler ilk destekleyen bizler olacağız emin ol. Bu kez yatırımcılar segmentinin de genişletilmesi faydalı olucaktır. Misal direkt yabancı yatırımcılar ile teması sağlayan bi kanal oluşturulsa. gibi gibi..
      Ülkem insanında fikir çok, onumuzu açmanız yeterli.
      Teşekkürler

      Cevapla
    • Bende bu sene katıldım, bana da seni yılın projesi seçelim dediler ama aynı %10 hisse ön şartını sundular. Tabiki bende kabul etmedim. eTohum sanırım projesine güvenenlerin değil, projesinden emin olmayıp %10 hissesini hemen teslim edebileceklerin kazandığı bir yer. Ben projeme güveniyorsam yatırımcıya zaten kendim giderim, sana niye %10 hisse vereyim ki sen hiçbişey yapmayı garanti etmeden.

      Cevapla
  7. Merak etme Arda Kutsal da onlarin ortagi :))

    Cevapla
  8. burak büyükdemir etohum ile güzel tezgah kurmuş.
    webrazzi’nin yazdığı pilott’un seçtiği şirketleri topla sonra onlara 10% sözleşmesi imzalat etohum şirketi diye duyur.

    Cevapla
  9. Etohum , objektif olmaktan ve güvenirliginden giderek uzaklasiyor.Büyüme potansiyeli olan projelerden , pastadan ilk payi kapmak ister gibi bir imaj olusturdu bende. Gecenlerde David Mclure ‘in kendisine %7 hisse veren girisime , bunun fazla oldugunu ve girisimin daha iyi yerde oldugu icin 5% in yeterli oldugunu okumustum . Umarim yakinda biz de de böyle yatirimci , kulucka merkezleri ve business angel lar olur . Aslinda fazla ve haketmedikleri hisseleri alarak , girisimcilerin motivasyonlarini düsürdüklerini farketmiyorlar.

    Cevapla
  10. Benim yıllardır etohum ile ilgili söylediklerimin yeni yeni genel kabul gördüğünü görmek benim açımdan sevindirici ama sektör açısından üzücü oldu. Girişimcilik de bir sektör bana göre ve sektörde bu şekilde güven algısını bozacak yapılanmaların olması moral bozmuyor değil.

    Cevapla
  11. Asıl önemli olanda ,

    Bu girişimler yani son 40 / 30 / 20 ne ise , seçilenler , mis gibi süzgeçlerden geçenler yollarına nasıl devam ediyorlar ? Durumları , akibetleri ne oluyor ? Asıl önemli olanda bu ya zaten . Bunu test etmenin yolu DÜN seçilenlere bakmak değil ; 2-3 sene önce bu desteği alan girişimlerin şimdi ne olduğu .

    E-Tohum 2015 girişimlerini bu hafta sonu seçti ama bu haberde 2015 de yeni seçilen girişimciler yerine geçmişte seçilenlerin durumlarına yer verdim.

    http://www.hakanyalcin.net/e-tohum-2012-40-girisim-ve-2015-durum-degerlendirme/

    Cevapla
    • Hakan bey,

      Uğraşarak bir rapor hazırlamışsınız, elinize sağlık. Velhasıl yapıcı eleştiri olarak şunları bakarsanız, raporunuzdan daha da çok kişi yararlanacaktır diye düşünüyorum

      1) Sonucu direk buraya koysaydınız, çok iyi olurdu, aşağıda insanlar bu cevabı bulmak için soru sormazlardı. Bu arada sonuç şöyle, 2012 yılındaki girişimlerin sadece 2 tanesi google trends’de çıkıyor ama sitesi açık olanlar 18 tane. Yani 2012 girişimlerinin en az 2 tanesi, en fazla 18 tanesi başarılı (başarı kriterine göre)

      2) Sonuçları yazının en başında açık bir şekilde yazarsanız (2012 E-tohum girişimleri ve durumları) diye anlaşılması daha kolay olur (bir kaç defa bakmak durumunda kaldım da)

      Diğer sitelere çağrı yapmışsınız, çok iyi olmuş böylece bir hata varsa bildirirler.

      Tekrar elinize sağlık

      Cevapla
  12. Emrah Yılmaz arkadaşımız çamur atıyor gibi görünmesin, dediklerinin hepsi a’dan z’ye doğru, yaşayan bilir ..

    Cevapla
  13. sözleşmeyi imzalamayını almıyorlar, sonra sözleşme göndermedikleri aralarından seçiyorlar

    Cevapla
  14. Hayalleri olan girişimcilerin gözlerini süslü etkinliklerle ve havalarda uçuşan milyon dolarlı rakamlarla boyayan. Bu sayede girişimlere yatırım bulma vaadiyle bedavaya ortak olmaya çalışan bir topluluk. Ama bedava ortak olunmaz dediğinizde “biz yatırımcı değiliz” cevabını verirler, sitelerine ise Aslanoba’dan milyon dolarlarla para aldık, “girişimlere Etohum A.Ş. tarafından ilk yatırım yapılır.” derler (http://www.etohum.com/girisimcilere-etohum-aslanoba-ortakligindan-6-milyon-dolar-yatirim). Üstüne bir de ünvanları “Etohum Bilişim Teknolojileri Yatırım ve Ticaret A.Ş.”dır.

    Organizasyonlarıda herşeyi süper ve olması gerektiği gibi anlatırlar ama iş kendilerine gelince bildiğimiz mantık devreye girer. Konuşmalarında “Girişimcileri X yere götürüyoruz” derler ama aslında girişimcilere “biz gidiyoruz, sizde gelin” derler.

    Kendilerini sanki bi y combinator sanarlar ama seçtikleri girişimcilere anca bi sandviç bi bardak kola vermekten başka yararları dokunmaz. Sürekli organizasyon düzenlerler belli başlı 5-10 konuşmacı çağırırlar hep aynı şeyler konuşulur. Sonuç olarak girişimcilerin hayalleriyle oynarlar ve zaman kaybettirirler. Herşeye rağmen girişimci kendi imkanlarıyla projesini büyütüp bir yere getirebilirse etohum da bundan nasiplenir.

    Yazık günah.

    Cevapla
  15. Aralarında 1-2 girişim dışında hiçbirinin tanıtım sitesi bile olmamış. Bu girişimlerin potansiyelini de düşündükçe ya Etohum’da girişim seçen ekibe gerçekten işi bilen birilerinin katılması lazım, ya da gerçekten Türkiye’den başarılı girişimler Etohum’a başvurmaya yeltenmiyor bile. Burak Büyükdemir Türkiye’de 50 sene lazım diyordu girişim ortamının oluşması için, 2065’te iyi birşeyler bekliyorum.

    Cevapla
  16. Burası etohum şikayet yerine dönmüş ama böyle olacağını tahmin ediyordum. Gelelim bizim hikayemize. Tam 9 yıllık bilgi ve birikimimiz ile, iki yıldır gece gündüz üzerinde çalıştığımız ve bir yıldır yayında olan, şuan aylık tekil 120.000 kişinin ziyaret ettiği, 20 kişinin çalıştığı, iki yüzden fazla fatura kestiğimiz ve bu zamana kadar sadece kendi kaynaklarımızdan 1 milyon liraya yakın para harcadığımız şirketimiz için e-tohum başvurusu yaptık. Tabi şuan ki listenin çok üstünde bir iş ortaya koyduğumuz için ilk 15’e gireceğimize garanti gözüyle bakıyorduk. E tabi öyle de oldu önce ilk 40’a seçildik. Eğitimler toplantılar derken o meşhur sözleşme geldi karşımıza şaka gibi ama 20 bin lira (BİLDİĞİMİZ YİRMİBİN LİRA) karşılığında şirketimizin %10’unu istiyorlardı. Üstelik sözleşmede sanki şirketin eşit ortağı gibi şunu şunu benim onayım olmadan yapamazsın şunu yapmazsın gibi maddelerde vardı. Bizi 15’e seçecekleri için bir yandan seviniyorduk. Tamam dedik bizim ihtiyacım olan yatırım gelirse size %5 hisseyi karşılıksız olarak verelim ayrıca %5’i de piyasa değeri üzerinden satın alma hakkı verelim. Ama ne mümkün o kadar büyük(!) ve kurumsal(!) bir yapıları var ki esneklik neredeyse sıfır. Emin olun emlakçının bile daha mantıklı bir sistemi var. En azından vereceğiniz komisyonun karşılığında ev ihtiyacını karşılıyorsunuz. Neyse çok detaya girmeye gerek yok. Millete de bir şey demiyorum çünkü bunların rakipleri yok. Yani proje sahiplerinin pek seçeneği yok. Artık bu ülkede hiç bir şeye şaşırmıyorum. Allah tüm proje sahiplerinin ve internet emekçilerinin yardımcısı olsun. Umarım ileride daha adaletli ve daha kurumsal bir yapı oluşur ve gerçekten proje sahiplerine gerçekten katkı sağlar.

    Cevapla
  17. etohum bitmiş okeye dönüyor arkadaşlar. En son elde de bitmeden önce çift okey atmanın derdinde. Ama burayı takip eden herkesin aynı gözü açıklıkta olması sevindirici. Girişmeye işimize odaklanmaya devam..

    Cevapla
  18. Webrazzi’de bir kez daha yorumum silindi. Küstüm sana Webrazzi. Artık konuşmıyalım. İlişkimiz bitsin. Bu ne olm kimliğini gösteren herkesin yorumu siliniyor mu anlamadım.

    Cevapla
    • Ahmet Yılmaz |

      Hiç yayınlamazlar dediğim yorumlarımı yayınladılar Allah için haklarını yememek lazım. Bu yazı altındaki yorumları – eger sildikleri varsa bilemiyorum – bu şekilde yayınlamaları bile güzel hareket. Neticede Aslanoba Etohum’da ve aynı zamanda Webrazzi’de ortak . Tabi digital dünyada gizli bir şey kalmaz. Biri yorumunu ve post edişini record eder, yayınlanmazsa youtube koyar vs.- belki de ben yapmışımdır:)-

      Cevapla
      • Yok ben kefallik yapmışım bu sefer, yayınlamışlar. Sözümü geri aldım. Onun yanında daha bi sürü yorumu daha onaylamışlar. Bu yazıda gerçekten ben yorumları daha çok sevdim çok heyecan verici.

        Etohum’u nasıl bilirdiniz ey cemaat? 😀

  19. Hasan Cumalı |

    bu tarz şirketler ingilizlerin türkiye gibi ülkeleri yönetmek için kurduğu şirketlerdir. Türkiye’deki gelişimi, girişimi durdurmak için satın alımlar yaparlar. Dilerseniz reklam ajanslarını inceleyin. Neredeyse tüm reklam ajanslarını bir ingiliz grubu satın almıştır Türkiye’de. Ve aldıktan sonra ne şirketi büyütmüştür. Ne de elemanına değer veya maaş vermiştir. Birçok çalışan ajansta uluslararası olduk maaşları dolarla alacaz diye sevinirken, zam zamanı geldiğinde ingiltere merkez şirketten onay gelmediğinden bu sene zam yok cevabını alıp yere oturmuşlardır.

    İşin gerçeği budur.

    Evet bazı lobiler Türkiye’de nasıl montaj sanayini kurarak, kurdurarak gelişime, mühendisliğe, argeye engel olduysa, internet camiasında da bu lobiler yarışma düzenleyip, fiikir çalıp, sözleşme imzalatıp sektörün büyümesini ve ülkenin ilerlemesini engellemektedir.

    O sebeple ey millet aklınızı başınıza alın!. Amerikan rüyası görmeyin. Her projeniz tutar diye yıllarınızı vermeyin. O amerikan filmlerinde olur. Dünya çapında bir reklam ağınız yoksa, dünya çapında bir internet projenizin olması çok zor.

    Facebook vb. şeylerin hikayelerine de inanmayın! Standford üniversitesinde bu iş için yetiştirilen insanlar onlar. Onlar yapılmış bir sitenin başına getirilen insanlar sadece. Ne için? Database için tabiki… Database herşeydir bu piyasada. MIT kaydınızdan daha fazla veri vardır orada..

    mashable sitesinin en son neden bu kadar yatırım aldığını daha iyi anlamışsınızdır. Teknoloji sitesinden çok, anti-türkiye, kobani destekçisi bir hale gelmiştir. İşid haberleri bu mecradan yayınlanmıştır. Düşünün bir teknoloji sitesiydi bu. Ama bir siyon aldıktan sonra bu hale geldi…

    Sözün kısası, kimseye sunacak bir proje geliştirmeyin. Çünkü kimse sizin sunduğunuzu beğenmeyecek. Belirli derneklere, teşkilatlara, localara üye olmadıkça vaktinizi boşa harcamış olacaksınız. Çünkü bu lobiler ve onun bu uşak tohumları heryeri ele geçirmiş. Ve büyümesini istemiyorlar.

    Reklam piyasasına bakın dilerseniz tekrar. Herkese uzaktan hoş gelir. ART DIRECTOR, ZART DIRECTOR….
    Halbuki reklam pastası bütçe olarak 30 senedir aynıdır. Hİçbir zaman büyümedi. Sadece el değiştiriyor para. Şirketin satın al, batır, yeni şirket kur. Taktik budur reklam ajanslarında.. Siz de zannedersiniz zart director bi halt yapıyor orada….

    Hee nerede bu lobiler, localar gidelim biz de üye olalım diyeceksiniz. Siz onları bulamazsınız, onlar sizi bulur ve seçer.

    Olay budur

    Cevapla
    • Neredeyse bire bir aynı düşün eşiğimiz, bana mevlana ile şems havası yaşattı 🙂

      Üstadım devamına “yine de yola devam” “başarı kimsenin tekelinde değil”i eklemek gerek.

      Nitekim bu seneki girişim sunum konferansının bizzat öğleden öncesindeki bulunduğum kısmında başarıyı yakalamış insanların varlığı da buna delalet. Kaldı ki bunlardan ayrı daha niceleri de var…

      Özetle:

      Metod olarak girişimin başarılı olması için tohumcuların, hızlandırıcıların, melek ağlarının tek geçer akçe olmadığıdır.

      Ancak “doğru”ya giden yolda “doğru’nun tescili” yanlışın ne olduğunu zihinde sabitleme ile başlar.
      O ekibin kendisi de, üyeleri de zamanla değişecektir.
      Unutmamak gerekir ki 5 yıl önce bu ülkede “iş girişim”den ibaretti.
      Haksızlıklarına rağmen varlıkları doğruyu elde etmek için kendilerini revize ederek devam edecektir.
      Aksi halde başarılı olup fon yaratanların alternatif tohum, hızlandırıcı vs yapması gerekir.

      Burada da zaman zaman hayal krıklığı yaşanmıyor değil.

      En son selçuk-sadece hosting de satıştan elde ettiğine rağmen “etohum ağı”na takılanlardan ….
      Aslanoba keza….

      Ama olsun, dün hiç bir şey yokken bugün eleştirel, değerlendirmeye esas organizasyonlar var.

      Hataları eksikleri gidereceklerdir ümidiyle … pozitif kalın…

      syg

      Cevapla
    • Ahmet Yılmaz |

      Kurtlar vadisi pardon silikon vadisi yakinda ekranlarda:)

      Cevapla
      • Hasan Cumalı |

        Ahmet dostum. İşin içinde bir reklam ajansı çalışanı olarak bunları anlattım. TOP10 reklam ajanslarına bakın istersseniz. Hepsi güneydeki ülke vatandaşıdır. Hatta isimleri Türkçe değildir zaten bu ajansların. 4 harfli kısaltmalardan oluşur.

        Çalışırsanız onlarla tüm bunları görürsünüz. Konkur diye birşey vardır. Zannederseniz en iyi tasarımı yapınca kazanacağız. Halbuki işi yapacak olanla, yaptıracak olan müdürler bir locadan zaten arkadaştırlar. Birbirlerini desteklerler.

        Hiçbir gayrimenkul almazlar. Evet kirada otururlar. Parasını hep nakit tutarlar. Hatta lüx araçları dahi kiralıktır hepsinin. Çünkü herhangi bir ters durumdra parayı alıp kaçırmayı düşünürler.

        Fazla mesai üceri vermezler. SGK’ya duyurulur. Hiçbir reklam ajansı fazla mesai ücreti ödemez. Köle gibi çalıştırırlar. “ART DIRECTOR”sun sen çalış köle derler…

  20. internet girişimciliği ar-ge kapsamına giriyor, devletin bu konuda ciddi finansal destekleri var. milletin ağız kokusuyla uğraşmayın gidin kosgeb ve tubitak’a başvurun, projenizi sunun, yavaş olsun ama sağlam olsun kimsenin oyununa gelmeyin derim.

    Cevapla
    • Fatih Yılmaz |

      Ben KOSGEB girişimcilik sertifikamdan yararlanmak için projemin kabul edilip edilmeyeceğini sordum. Yetkili Bölge müdürüne yönlendirdi. Bana “projeniz destek kapsamında ama yazılım hizmeti için aldığınız hizmetleri veya yaptığınız masrafları gider gösteremezsiniz” dedi. Yani, sırf destek almak için bilgisayar mı alayım? masa mı alayım? Tübitak’ı bilmiyorum.. Projesi için KOSGEB girişimcilik / arge desteği alanlar varsa tecrübelerini paylaşmalarını isterim. Webrazzi bu konuda bir rehber çalışması yaparsa sevinirim.

      Cevapla
    • KOSGEB ve TUBITAK gibi kuruluşlardan projeniz için destek almanın ne kadar çetrefilli olduğunu belli ki bilmiyorsunuz.

      Cevapla
      • KOSGEB ‘ten (30bin hibe) Yararlanırsın ama al sana 30Bin istediğini yap diye bir olay yok.O parayı ofis mazemelerine,masa,sandalye,bilgisayar vs alarak değerlendirirsin. Bu hizmetten yararlanmak için bile elinde para olması gerekiyor. Kosgeb hepsini karşılamıyorum. Bİr kaç sene önce katıldım ama kullanmadığım için tam hatırlamıyorum . Örneğin bir bilgisayar alacaksın bedeli 3 bin Al bu 30bin hibenin 3 bini harca diye bir şey olmuyor. %80i (tam emin değilim) benden %20 de senden yani onu kullanman için cebinden 600tl çıkacak bu üründe. Tubitak olayıda aynı

  21. Burak lı etohumun ne vizyonu var, nede misyonu. bir iş yapıyorlar onuda yüzlerine bulaştırıyorlar. sitelerinde eleştiri yazıyorsunuz yayınlanmıyor. e yayınlamassan böyle webrazzi’de eleştirilirsin rezil olursun. öyle bir sektöre girmişsin ki eleştiriyi kabullenmek istemiyorsun çok komiksin burak senden girişimci olmaz kusura bakma git pazarda patates sat.

    Cevapla
  22. Merhabalar,

    Öncelikle e-Tohum ile ilgili bu kadar şikayet duyduğuma ilk başta gerçekten şaşırdım. Ancak düşününce alanında tek olan yapıların bu derece eleştirilmesini de normal buluyorum.

    Ancak şöyle de bir gerçek var ki e-Tohum adı üstünde daha çok yeni girişim ve girişimciler için uygun bir akademi. Zaten girişimi 200 fatura kesmiş ve 20 kişi çalıştıran bir girişimcinin yatırım için gitmesi gereken yer bir kuluçka merkezi değil, BIC ya da Galata Business Angels gibi melek yatırımcılar ve hatta risk sermayedarlarıdır. e-Tohum (kendisi pek öyle lanse etmese de) bir kuluçka merkezidir. Yani fikir aşamasında olan, ya da henüz hayata geçmiş girişimleri desteklemek üzere kurgulanmış bir yapıdır ve bu yapılar için $200k değerleme zaten çok fazladır. (%10 için $20k). Açıkçası ben daha $20k’yı vermek için 2 yıl beklediğini ve o yatırımın da $10M değerlemeye ulaştığını hiç duymadım. Zaten öyle bir girişim de 1 yılda ulaşmaz o değerlemeye, büyümeye başlarsa finansmana ihtiyaç duyar ve her aklı başında yatırımcı o ihtiyacı anında karşılar.

    Tüm bunların yanında her firma ve yapı kar etmek ister. e-Tohum bir kamu kuruluşu değildir ve ana amacı da para kazanmaktır. Melek yatırımcının adı melektir yoksa size ve girişiminize sadece iyilik olsun, Türkiye ekonomisi büyüsün diye katkı sağlamaz. Asıl amaç para kazanmaktır. Girişimcinin mantığı eğer “Bu pis yatırımcılar benim yoksulluğumdan faydalanıp beni köle gibi çalıştırarak üstümden para kazanıyorlar” olursa, biz ülke olarak girişim falan yapamayız, zaten böyle bir mantığa yatırımcı da bulamayız. Sürekli olarak başarılı girişimlerin çıkamamasının yürekli yatırımcıların olmadığına bağlayan bizler de ağlamaya devam ederiz.

    e-Tohum’u eleştirmeye devam edebilirsiniz ama dünyanın her yerinde mantık budur, kimse kimseye babasının hayrı için yatırım yapmaz, yardım etmez (Devlet destekli kuruluşlar hariç).

    Bırakın e-Tohum da sizin işinizle beraber büyüsün, onlar da sizin iş ortağınız olsun. En azından kazandıkları bu parayı ekosisteme geri yatıracak vizyonları var.

    Cevapla
    • Burak bey sizin gibi bir duayenin bu şikayetlere şaşırmasına ben de şaşırdım. Yapıdaki bazı aksaklıkları görmemeniz imkansız. Ben şahsen başvuru yaparken sözleşme görmedim. Görsem başvuruda yağmazdım. İlk 40’a seçilirken sözleşmenin gönderilmesi zaten başlı başlına bir hata. Sadece bu küçük detay bile çoğu şikayetlerin önünü keserdi. Asıl garip olan yurt dışındaki örneklemelere göre kıyaslama yapmanız. Yurt dışındaki yatırımcı yaklaşımı ve tutarlar ile ülkemizdeki durum çok farklı bunu en iyi siz biliyorsunuz. GG bile ebay’i taklit ederken ülkemize göre sistem geliştirdiler. Bizim ihtiyacımız olan yatırımcı kitlesini biz iyi biliyoruz (melek, kuluşka, bic vb)ancak hepsi sizin çevrenizde olduğu için sizinle işimizin daha kolay olacağını düşünüyoruz. Emin olun çoğuda bu yüzden e-tohum’a başvuru yapıyor. Bu arada insanların ilk algısı gerçekten para kazanma üzerine kurulu bir yapıda olduğunuz üzerine değil. Sizin para kazanmanız doğal ama yukarıdaki açıklamada sanki sadece para kazanmak üzerine kurulmuş gibi bir algı oluşmuş (bence) Madem biz yatırımcılar risk alıp onca emek ve para harcıyoruz o zaman siz de risk alıp yatırım alan girişimden ortaklık veya benzeri bir gelir sağlayabilirsiniz. Ben yatırım alamayacağım yani işletmeme girdiği sağlayamayacağım bir durumda neden ortaklık vereceim bunu tam olarak anlamıyorum. Zaten şikayetlerin temelinde de bu var. Burada bizleri lanse ettiğinizde yatırım alınmadığı sürece işletmeler ihtiyaçlarını karşılayamıyor. Öyle olsa sizin seçtiklerinizin şuan %90’ı kepenk kapatmazdı. Ben bu açıklamanızdan ve yaklaşımdan ilerleyen süreçte pek bir şey değişmeyeceğini ve tekel olan her şey gibi bu şekilde devam edeceğini tahmin ediyorum. Umarım ben yanılırım. Sizin kişisel olarak sektördeki isminizi ve düşüncelerinizi biliyorum ve çok taktir ediyorum. Ancak isimden kurumsal bir yapı oluşturma kısmındaki eksiklikleride lütfen görmezden gelmeyin.

      Cevapla
      • Merhabalar,

        Öncelikle beni sanırım Burak Büyükdemir Bey ile karıştırdınız. Benim e-Tohum hakkındaki kişisel görüşlerim hiçbir şekilde kendisini bağlamadığı gibi onun görüşleri de beni bağlamaz.

        Buradaki birçok eleştiriniz kendisine yönelik olmasına rağmen birkaç noktanın benim yorumumla alakalı olduğunu düşünerek cevap vermek isterim.

        Öncelikle yalnızca e-Tohum’a seçilen girişimler değil, genel olarak girişimcilik yoluna atılan herkesin başarısızlık yüzdesi %90’larda. Yani bunun e-Tohum’un sisteminin bir sorunu gibi düşünmek bence doğru bir yaklaşım değil.

        “Madem biz yatırımcılar risk alıp onca emek ve para harcıyoruz o zaman siz de risk alıp yatırım alan girişimden ortaklık veya benzeri bir gelir sağlayabilirsiniz.” cümlenizi yanlış anlıyorum sanırım çünkü bu cümleden benim anladığım kadarıyla e-Tohum’un çalışma şeklini izah etmişsiniz. Bu zaten e-Tohum’un çalışma şekli bildiğim kadarıyla.

        Benim bakış açıma göre e-Tohum, aynı Webrazzi gibi bu ekosisteme, erken dönemlerden beri çok katkı sağlamış bir yapı. Emeklemeye bile başlamayan bu ekosisteme destek vermek için çabayalan bu tarz yapıların, ekosistemin oyuncuları tarafından korunması gerektiğine inanıyorum.

        e-Tohum’un yanlışları yok demiyorum, bu yanlışları doğru üslupla doğru kişilere ulaştırmak gerektiğini ve gerekirse elimizi taşın altına sokmamız gerektiğini düşünüyorum.

    • Emrah Yılmaz |

      Henüz hayata geçmiş başarılı bir girişim için 200k$ değerleme hiçte çok fazla değildir.
      Madem Volkan gibilerin başvurmaması gereken bir yer o halde neden adamdan %10 istiyorlar?
      Oradaki çoğu girişimcinin mantığı “Bu pis yatırımcılar benim yoksulluğumdan faydalanıp beni köle gibi çalıştırarak üstümden para kazanıyorlar” değil zaten öyle bir sıkıntı yok. İşin özü yoksulluğundan faydalanarak bile yapmıyorlar. bundan faydalanması için hisse karşılığında yatırım önermesi gerek. ilk %5 hisse karşılığında tohum yatırımı vs önermiyor ki.

      Şimdi başlıklara bakın “en iyi 15 girişim” seçildi deniyor. E peki ortaklık tekliflerini kabul etmeyen diğer girişimler nedir? Bazılarının ilk 40ta adı bile yok. Kaldı ki benim gibi bazıları seçilip bu “eğitim”lere gitti, tepedeki “e40” görselinin içinde fotoğrafım var, ortaklık teklifi aldığımıza göre ilk 15e girdik ama girişimizin adı hiç biryerde geçmiyor. Sebep? ortaklık teklifi kabul etmedik. Şimdi hangi en iyi 15 girişimden bahsediyoruz?

      Cevapla
      • Fatih Yılmaz |

        Emrah bey, içiniz rahat olsun.. En çok yararlandığım yorumlar sizin yazdıklarınız diyebilirim.. Varsa ekleyeceğiniz bir şey, konuyu takip etmekteyim, bilginize..

  23. Mehmet Buldan |

    Etohum aracılığı ile yatırımcılarla buluşmuş, bu yatırımcılardan milyon dolarlar yatırımlar almış, işlerini dev hale getirmiş girişimcilerde var arkadaşlar. Bunlardan bir kaç tanesi bu yıl girişimcilik zirvesinde konuşma yaptı. Olaya tek açıdan bakmayın. Verirsin %10 u, seni yüzlerce yatırımcıya ulaştırma, sunum yapma imkanı verirler. Değerlendirirsen, işin ve takımında iyiyse bu yıl konuşma yapanlar gibi bir gün başarılı olur çıkar ve konuşma yaparsın. Vermezsin şirketinden hisse, kendin yatırımcı bulursun ya da başka hızlandırıcı programlara gidersin. Bu kadar basit bir tercih, tatava yapmanın alemi ne anlamadım.

    Cevapla
  24. M. Ö. Aydın |

    Etohum şu hataya düşüyor. TR’de ki herkesi aynı kefeye koyup, zekasıyla dalga geçiyor. Etohum 40’ı yayınlıyoruz deyip 38 kişinin başvurduğunu söylemiyorsun, dünya kadar yatırım/hisse satışı neyse para alıp insan gibi içerik üretmiyorsun, organizasyonu berbat işler yapıp, insanların mesajlarına cevap atmıyorsun, maillere bakmıyorsun.

    Yarın bir gün rakiplerin çıktığında ne yapacağını bile bilmiyorsundur. Sahte gülümsemelerini kimse yemiyor, girişimciliği aslında baltalıyorsunuz. Baltalayan adamların başında da sen geliyorsun. Neden mi?

    Sen olmasan da girişimcilik yükselecekti, girişimciler sen olmadan önce de vardı, senden sonrada var olacak. İnsanların hayallerini yönetmeye, zekalarıyla oynamaya kalktığın anda işin biter.

    Çıkışın olduğu gibi, Hasan Aslanobayı kandırdığınız gibi insanlar, girişimciler seni ilgisizlikle hizaya getirir.

    Cevapla
  25. Her şey bir yana bu seneki girişimlerin tümü birbirinden zayıf ve tekrar şeklinde olmuş.

    Cevapla
  26. Mesut Darendeli |

    Oncelikle etohum ile ilgili yorumlarin cogunun negatif olusu bir girisimci olarak beni gercekten uzdu. Cunku etohum Turkiye’de girisimcilik kulturunun olusmasi icin birkac umuttan birisi belki de en buyugu.

    ReklamPazar’i kurduktan kisa bir sure sonra, biraz meraktan birazda bu degerin icinde bulunma istegimden dolayi etohum’a basvurdum. Ilk 40’a secildik, ve c.tesi ve pazar gerceklesen 2 haftalik bir egitime katildim. Katilirken %5+%5 konusunu biliyordum. Bu hisse karsiliginda maddi olarak ne onerdiklerini de biliyordum. Bunlarin hepsini bilerek katildim.

    Kisa egitimde sunu gordum ki; Burak Buyukdemir basta olmak uzere, etohum ekibi bitmek bilmeyen enerjisi ve gayreti ile bircogu cicegi burnunda bu girisimci adaylarina belki de ailesinden ve ozel hayatindan daha fazla konsantre olarak onlarin basarisi icin zaman harciyor. Sirf bu gayreti bile gormek aslinda burada ki olumsuz elestirilerin hicbirini haketmediklerinin cok acik kaniti.

    etohum bir ozel sirket ve is modeli bu girisimci adaylarinin basarisina paralel. Dogal olarak bu sirketten non-profit bir yaklasim beklemek ve sirf bu nedenle acimasiz olarak elestirmek etik degil.

    Konunun birde yatirim kismi var ve yorumlarda bircok kisi buna takilmis. Cicegi burnunda bu girisimci adaylarinin cok buyuk bir yanilgisi var; “Yatirim almak bir is modeli degil”, yatirim almis olmak “We made it” demekte degil. Bu sadece “Size inanan birilerinin kendi is planlari cercevesinde sizle birlikte para kazanacaklarina inandiklari icin sizi finansal olarak desteklemeleri” demek. Dolayisiyla yatirimin buyuk ya da kucuk olusundan cok, sizinle bu yolda birlikte yurumeye karar vermis birilerinin oldugunu hissetmek aslinda en buyuk motivasyon olmali. Cunku yatirim tek seferlik bir surec degil. Belki begenmediginiz 20K size 6 ay sonra 200K’lik yeni bir network saglayacak. 200K daha sonra 2M lead edecek. Bunlarin hepsi zincirleme bir reaksiyon olarak gorulmeli. Girisimci bunlari yasarken, “eger bana kimse inanmazsa, ben kendime inanmaya devam edecek miyim?” sorusuna EVET diyebiliyorsa girisimcidir. Yukarida ki yorumlara gore bircok kisi 20K ile aslinda kendi inancini test etmis.

    Girisimcilik surekli devam eden bir psikolojik savas. Ve bu savas aslinda ne yatirimci ile, ne musteri ile, ne de gelistirdiginiz product ile ilgili. Bu savas sadece kendinizle. Cicegi burnunda bu girisimci adaylari X degerlemeler ile Y yatirimlari alip, Z exit’leri yapmanin hayalleri pesinde elbette kosmali fakat bundan daha onemlisi girisimcilik meselesini bir yasam stili olarak benimseyip bundan mutlu olarak yasamak. Diger turlu $1B degerleme ile yatirim alan SV tabiri ile Unicorn Entrepreneur” bile olsaniz asla ve asla mutlu olamazsiniz.

    ReklamPazar hikayesine tekrar donmek gerekirse, ilk 15 karsiliginda sunulan teklifi bende kabul etmedim fakat bu egitimlerin bir parcasi olmaktan ve etohum ekibinin samimi gayretlerinden dolayi cok buyuk hayranlik duygusu ile ayrildim.

    Cevapla
    • Emrah Yılmaz |

      Merhaba Mesut, sunumunu izlemiş birisi olarak seni takdir ediyor ve başarılarının devam etmesini diliyorum.
      Etohumun bunun dışında yaptığı tüm etkinlikleri bende beğeniyor ve girişimcilere katkısını görüyorum. Bir şirket birine ortak olmak istiyorsa zaten bu “Size inanan birilerinin kendi is planlari cercevesinde sizle birlikte para kazanacaklarina inandiklari icin sizi finansal olarak desteklemeleri” demek değil mi?

      Konuyla ilgili bir eleştiri maili attıktan sonra “yatırımcı sunumlarına neden gelmediniz anlamakta zorluk çekiyorum” diye cevap yazıyorlar, haklılar ama durum ortada. Gidemedim çünkü işler büyüyor ve 2. bi ekip arkadaşı aldık ve ya onun maaşını ödeyecektik ya da uçak bileti alacaktım. Ben “eğitim”lere fransadan kalktım geldim, bir çok arkadaşta vardı şehir dışından gelen. Nereden geldiğimiz tamamen bizim problemimiz olsada, ben cumartesi akşam istanbulda konaklamak yerine 50tl’ye ido bileti aldım bursada tanıdıklarımda konakladım. Sebebi cebimde para olmaması değil, o parayı otele vereceğime girişimime harcamak istememdi.

      Biz gece gündüz demeden çalışacağız, varımızı yoğumuzu ortaya koyacağız, etohum bize 0 risk alarak ortak olmak isteyecek. Doğru bir yaklaşım mı bu? Hiç kimseyi seçmek zorunda değiller ama 2500 girişim arasından 15 girişim seçiyorsan onlarada hakkını vermelisin.

      Belli bir ivmeyle büyümeye başlamış bir çok yeni girişim için çok küçük tohum yatırımları bile çok yüksek geri dönüşümler sağlayabiliyor. Ama etohum ne diyor? Şimdi bi %5i ver, bi %5i daha ayır bana. Benimle bütün organizasyonlara kendi cebinden ödeyerek gel, baktık işler güzel gidiyo ayırdığın ikinci %5 için 20k TL veririm sana.

      Mesele seçilip seçilmeme meselesi değil, sunum yapma karşılığında hisse isteme meselesi. Yurtdışında zaten bi dünya organizasyona başvurma imkanı var. Başvurursun seçilirsen sunumunu orda yaparsın. Kimsede hisse istemez. Ama birisi gelip sana ben sana ortak olmak istiyorum diyorsa beklenti değişiyor doğal olarak.

      Bu kadar yazıdan sonra ve zincirleme reaksiyonu belirttikten sonra teklifi kabul etmiş olmanı beklerdim ki daha bi anlamlı hale gelsin. Yinede karar elbette senindir ve saygı duyarız.

      Cevapla
  27. Ben rakipsiz olarak görmüyorum, ituçekirdek, pilott gibi güzel örnekler olduğunu ancak bu sayının çok az olduğunu düşünüyorum ve şunu merak ediyorum: daha önceki yıllar 1500-2000 başvuru arasından etohum40 için 40 girişim seçilebilirken ne oldu da 3500 başvuru arasından 40 girişim çıkarılamadı? 33 firma var. Sözleşme etkisi mi bu? Bir başka nokta ise burası akedemi ise, neden aylık toplantılar yapılıp mentörlük verilmiyor.. Herşey startupturkey bitene kadarmış, bunu etohuma seçilenlerden duydum.. Bir diğer konu da; bu girişimlerden hem %10 alıyorsunuz hem startupturkey yada startupistanbul vitrinini düzeltip üstünden bilet kesiyorsunuz hemde uçak paralarına kadar ödetiyorsunuz startuplara. Webrazzi keser bilet anlarım çünkü işi bu ama kuluçka merkezi mantığı bu mu?

    Bu olay kaçak göçmenlerin umuda yolculuk için zorunluluktan o derme çatma gemiye binmeleriyle aynı. Çoğu boğuluyor, tacirler kazanıyor ..

    Cevapla
  28. Fatih Yılmaz |

    Yorum sayısı konunun önemini ortaya koyuyor. Girişimciler 20bin lirayı doğal olarak az buluyor. Sen binlerce proje arasından yılın girişimcisi seçileceksin dalga geçer gibi 20000 tl verecekler. Hem de hibe değil, hisse karşılığı. Bizlerin bozulduğu nokta bu.
    Etohumu savunan, millete “tatava yapmayın” diyen arkadaşlar, insanların düşüncelerini duymaktan niye rahatsız oluyorlar ki? Etohum gereksiz, lanet bir kurum diyen mi var? Hayır. Kendi kurdukları düzende emek veriyorlar. Ama destek/yatırım bulmak niyetiyle etohuma başvurmuş, e15’e girmiş kişiler silikon vadisine kendi imkanıyla nasıl gider, nasıl konaklar? Verdikleri para ancak organizasyonlara katılmaya yeter. Google’a reklam bile veremezsin. Madem 2-3bin girişim arasından ilk 15’e kalacak kadar beni beğendiniz, peki neden daha fazla destek olmuyorsunuz?

    Cevapla
    • Yorumlar çok tetikleyici. Bizim taraftaki gerçeği aktarmam gerektiğini hissettim.

      ODE.AL a bedelsiz hisse için bir teklif gelmedi.
      Ufak bir hisse alımı için bir teklif geldi. İskontolu bir değerleme olduğunu söylemeliyim ama komik veya bilabedel değildi.
      Yatırım sürecinde olduğumuzdan yatırımcı ile birlikte değerlendirmemiz gerekiyor. Henüz bitmedi, dolayısıyla imzaladığımız birşey veya verdiğimiz bir hisse yok.

      Ancak ode.al eTohum 15 e seçildi. Diğer şirketlerin durumunu bilmiyorum, dolayısıyla bir istisna olabilir.

      Bu gündem dışında da girişimcinin atladığı birşey var. eTohum un eksik veya yanlışları var(dır) elbette. Fakat, girişimcilik, hayatımızda karşımıza çıkan herkesin sizin hayalinizdekini veya sorununuzun çözümünü teklif edeceği kadar toz pembe değil. Size yapılan bir teklif var. Bunu kimse ticaret dışı kurallarla zorlamıyor. Yani başınıza silah dayamıyor. Kabul etmezsiniz olur biter. Bu kadar tartışacak bişey olduğunu düşünmüyorum.

      Cevapla
      • Fatih Coşkun |

        Listeye baktığımda girişiminizi görünce o sözleşmeyi nasıl imzaladığınıza bir türlü akıl sır erdirememiştim.Bunu açıklamanız gayet iyi oldu.

      • Fatih Yılmaz |

        Fevzi bey, öncelikle tebrik ederim. İnşallah dünya çapında başarılı olursunuz. Bu %5+%5 hisse karşılığı 20000TL verileceğini teklif ettiklerini, kabul etmezseniz listeye giremeyeceğinizi buradaki yorumlardan öğrendi bir çok kişi. E40’a seçilenler haricinde bu teklif kimlere yapıldı bilmem… İnsanlar şok oldu. öde.al, positiveenergy, sense marine vs. gibi projeleri e15’te görmeye kimsenin itirazı olduğunu sanmıyorum ama bazı girişimler var ki, bırakın 15’i, e40’a nasıl girdi? diye soruyorum kendi kendime.. Ayrıca bu sene 40 tane e40 çıkmayışı da bir garip. Demek ki bir çok girişimci bu hisse olayına tavır aldı. Demek ki burada ki eleştiriler genel görüşü yansıtıyor.

  29. Etohum, niyeti itibariyle başarılı bir girişim olarak görülüyor olabilir. Benim merak ettiğim şu; Bugüne kadar etohum’ un bir performans raporu yayınlandı mı? Etohum’ a katılan girişimciler, sunulan 20k nın yanında bunu da soruyorlar mı? Bunca yıldır yapılan, ve “başarılı” olarak yaşamını sürdüren girişimler kaç adettir. Katılımcılara oranı nedir?

    Ben olsam bunları sorardım.

    Cevapla
  30. Arda Kutsal bana göre Türkiye ‘ye değer katan çok önemli işler yapıyor, kendisine burdan teşekkürlerimi iletiyorum. Türkiye ‘nin silikon vadisi webrazzi bence 😀 Kaliteli organizasyonlar, kaliteli işler webrazzi ekibinin işidir, başka herhangi bir orgnizasyonla kıyaslanmaz. Bu tarz webrazzi gibi ülkemize değer katan rüştünü ispatlamış organizasyonları desteklemeliyiz.

    Cevapla
  31. Sadece kendi menfaatine çalışan yapılar eninde sonunda biter, çünkü önemli olan katılımcının yaptığı reklamdır, yorumudur. Sen iyi bir ekipsen bu senin kadrondaki en alt elemana kadar yansır. Bu nedenle E tohum ‘un katılımcılara verdiği güven sorunu var. Sadece kendi menfaatine çalışmak olmaz ki daha vermeden katkıda bulunmadan almak istiyorsun bu senin katılımcını kaçırır, soğutur ve imaj kaybına sebep olur. Daha çok yol alması lazım e tohum ‘un

    Cevapla
  32. Bence Türkiye’deki her girişimin kafadan Y Combinator’e nasıl gireriz diye düşünmesi lazım. Niye mi?

    1) Dünyadaki bütün ivmelendirme, kuluçka, vs… programlarının hepsinin toplam değerinden daha fazla değeri var http://www.appsbi.com/wp-content/uploads/2014/10/startup_accelerators_treemap.jpg

    2) How to start a startup’ın 9. dersinde Ron Conway tohum yatırımcısı olarak diyor ki, biz sadece kendi tanıdıklarımızdan başvuru kabul ediyoruz ve daha sonraki turlarda (A, B vs…) yatırımcı olan Marc Andreessen diyor ki biz sadece Ron Conway’den ve Y combinator’den adam alıyoruz (istisnai durumlarda eski tanıdıklarımızda oluyor). Yani sermayecilerin babalarına ulaşmak için Y combinator’e girmek iyi yol

    3) Oradayken hem sınıf arkadaşlarınız hem de oradaki partnerlar çok sağlam kişiler. Partnerlar milyar dolarlık firma kurmuş adamlar, gmail’in kurucuları, twitch’in kurucuları, vs.. Amenna zaten iyiler giriyor, iyiler çıkıyor ama adamlar da muhakkak iyi birşeyler katıyor.

    Y combinator’e girseniz de girmeseniz de orayı hedeflemek bir çok gereksiz şeyi ortadan kaldırıyor çünkü orada önemli olan fikrinizin ve icraatınızın iyiliği (yok efendim sunum iyiymiş, şuymuş, buymuş yok, ürün iyi mi değil mi kardeşim?) ve bir kere red alsanız da gene uğraşmanızda zarar yok çünkü bazıları 2-3 kez red yedikten sonra giriyorlar.

    Y combinator %7 hissenize $120,000 veriyor ama kabul oranı %3-%5 arasında ama bunu yapan bir çok Türk ve en azından bir Türk şirketi var.

    Bu arada merak edenler için yclist.com şimdiye kadar olan şirketleri gösteriyor

    Cevapla
    • Fatih Yılmaz |

      Peki, Y Combinator yerel bir projeyi destekler mi? illa ki uluslararası bir proje mi olmalı?

      Cevapla
      • Bence projeleri yerel ve uluslararası olarak değil de çok iyi ve eh olan olarak bakıyorlar. Bir çok proje sırf San Francisco’da başladı ama çok başarılı olduğu için ölçeklendi. Yani proje çok iyiyse zaten ölçeklenebilir. Yalnız biraz İngilizce gerekli

  33. Burada asıl bir diğer konu, yatırımcıların bu konuya nasıl yaklaşacağı.

    Ben kişisel olarak bir kaç yatırımcıdan, “etohum şirketlerine yatırım yapamıyoruz, finansal olarak mantıklı değil. Şirkete yanlış bir değer biçiliyor ve havadan hisse alınıyor” dediğini duydum.

    Aynı şekilde günün birinde yurt dışından yatırım almaya kalkarsanız, çoğu amerika’lı yatırımcı böyle bir ortaklık yapısına girmez.

    Cevapla
  34. Kazanırsanız size öyle bir sözleşme gönderiyorlar ki projesine güvenen bir insan asla kabul etmez. Onların vereceği tüm hizmetler opsiyonel, verebilir ama isterse vermeyebilir, size sunumda yardımcı olabilir ama isterse olmayadabilir. Ama senin onca emek verdiğim projenin %10 hissesini neredeyse bedavaya almak istersen kurallar gayet sert. Böyle saçma sapan tek taraflı sözleşmeyi dediğim gibi ancak projesine güvenmeyen insan kabul eder.

    Cevapla
  35. 2008 yıllarındaki etohum oluşumundan eser kalmadı. Zaten gemiyi o zamanlarda katılan kadrodan çoğu terketti. 2009 yılından beri etohum oluşumunda finale kalan projelerden kaç tanesi bugüne kadar reel bir yatırım aldı? Kaç tanesi kendi çabası ile ayakta kaldı? Kaç tanesi silindi gitti? Esas önemli olan bu dataların kontrolü bence. Zira etohum ile iletişime geçmeye çalışıp fikrimi etohuma sokmadan önce almaya çalıştığım çeşitli bilgilere kesinlikle ulaşamadım. Ancak bir gerçek var ki %5+%5 olayı zaten katılım anında bilinen bir şey. Sektörde iyi konumda emek veren biriyim. Burak Büyükdemir hakkında gerçekten çok iyi şeyler duyduğum gibi maalesef çok kötü şeylerde duydum. Projesi fikri olan arkadaşların eğer tutturabilecekleri bişeyse globalde yapmalarını ve global çapta yatırımcı bulmaya çalışmalarını tavsiye ediyorum. Zira projeniz gerçekten iyiyse ve haybeye %10 a varacak bir hisseyi vermektense şirketin finansmanı için harcayabilirsiniz. Birde yatırım süreçlerini bilmeyenlere uyarıda bulunmak istiyorum. Yatırımcılar parayı sizin cebinize vermezler. Yatırımcı eğer hisse satın alırsa yönetim kuruluna girer ve anlaşmanın şartlarına bağlı olarak sizi köle konumuna bile getirebilir. 1milyon tl yatırım alırsınız ancak bunu belli şartlarda harcamanıza izin verirler vs. vs. Ayrıca yatırımcılara verdiğiniz vaadleri yerine getirmeniz de gerekiyor. Buda apayrı bir stres yükü demek oluyor. Enerjinizi kendi gelir modeli olan bir projeye ayırmanızı tavsiye ediyorum. Çok yatırım arıyorsanız gidin teyzenizden amcanızdan dayınızdan belki bankadan borç alın daha iyi.

    Cevapla
  36. %10’un tılsımı zaten verirken sorun yaratmaz.

    Ancak global çapta 2-3 round yatırım almış-başarılı olmuş herhangi bir girişimin kurucusunda, finalde zaten max. %10-20 civarında hissesi kalmaktadır.

    Dolayısıyla bu roundlara girildiğinde hisse satma-alma opsiyonları-zorunlulukları asıl önemli olandır.

    %10’un verilmesine tepkinin 2 sebebi vardır;

    (1.)

    %10 verdiğin için “ilk 15″e girersin. Sırlama ölçeğinin temelinde bu vardır.Dolayısıyla projenin ölçek-getiri-inovasyonu subjetif kalacaktır. Nitekim burada da imzalamadığı için ilk 15’e giremediğini iddia eden-ler vardır. Benim de çevremde var..

    (2.)

    başarılı olmuş -yatırımcı kifayetinde olanların her gün her yerde olmasına rağmen, girişimcinin faaliyet konusu için bu “ekosistem” hiç bir şekilde basın gücünü-akademi gücünü-yabancı yatırımcı vs gücünü göstermemektedir. Belki de böyledir ama gözden kaçmaktadır, ancak tesaduf etmediğinden olumsuz değerlendirilmektedir.

    Durumun anlaşılması için sağlaması şöyle de yapılabilir. Sunulan %10 hisse devri sözleşmesinde devir alacak olan kısım founder olsun, hiç bir şey yapmasın. %90’ı devir alan organizasyon ise emek, masraf vs’yi yapsın. Emin olun binlerce ifade edilecek girişimci çıkar. Sebebi de enyukarıda bahsetttiğim “işin tılsımı”dır.

    Başarılı olurssa zaten %90’ın sahibi iş bittiğinde, başarı-para geldiğinde max %10 lar civarında kalma çabası gösterecektir.

    syg

    Cevapla
  37. Webrazzi yazmasaydı e-tohum’dan haberim olmayacaktı.

    Cevapla
  38. Şimdi Aslanoba Capitalin e tohum yatırımcısı olarak oturup bu adamlara sorması gerekiyor. sen bu e15i neye göre seçtin? Ortaklık teklifini önce hangi girişimlere gönderdin? Bunlar kabul etmedikten sonra diğerlerine gönderdiğin ortaklık tekliflerini kabul edenlerden seçtiysen bu kime göre en başarılı 15 girişim? Biz yatırım yapacak parlak girişim ve girişimciler ararken sen bunları neden bana göstermiyorsun?

    Sen diş takamadığın parlak girişim ve girişimcileri ele sonra Türkiye’den neden global girişim çıkmıyor…

    Cevapla
  39. Dünya’daki her 1000 girişimden yalnızca 1 veya 2’sinin devam edebildiği yine her 10.000 girişimden ancak 1-2’sinin konuşulacak(kâr) kadar başarılı olduğu gerçeğini göz ardı etmemek gerekiyor. E-tohum, itü çekirdek, odtü kuluçka gibi güzel yapılanmalar var ancak girişimciler haberleri okuyup, TR’de yaşadığını unutup ABD standartlarında yatırım ve imkan arıyor. Sadece fikirle olmaz, sadece start-up kurarakta olmaz, her 5 senede ekonomik kriz yaşayan bir ülkede yatırımcı elbette risklerini minimize etmek ister. TR’deki yatırımcı ile ABD’deki yatırımcı veya fon şirketleri arasında da imkan olarak dağlar kadar fark vardır. Kaldı ki erken dönem yatırımcı destekli girişimci bazı kimselerin melek yatırımcıların iyi niyeti ve fonlarını kendi zevki sefaları için kullandığı, suistimal ettiği onlarca örnek var ülkemizde. Bu kadar risk ve şüphe yatırımcıyı melekte olsa soğutur.

    Yatırımcıların hataları yok değil mi? Elbette var. Bir kere Türk mantığı ile illa elle tutulur, hızlı geri dönüşü olur garanti gözüken işlere yoğunlaşıyorlar donanım ve e-ticaret, çok hızlı ve kesin geri dönüş arıyorlar. Yatırım kriterleri de anlayışları gibi ABD’den ithal ama Türk mantığı, (adı bende saklı adı duyulmuş bir yatırımcı ile görüşmemde kriterleriniz nedir diye sorduğumda kimin daha önce yatırım yaptığına bakarım demişti). Diploma yatırımcı için son derece önemli, eğer ivy league veya Boğaziçi, İTÜ, ODTÜ, Sabancı diplomasına sahipseniz veya ekibinizde böyle insanlar varsa size olan güvenleri tavan yapıyor. ÖSS/YGS sınavlarının bir zeka veya girişimcilik testi olduğunu sanıyorlar. Fakat son dönemlerde yüksek yatırım alıp hızlıca batan girişimlerin pek çoğu da yine aynı diplomalara sahip insanlardan oluşuyor.
    Ayrıca bir yazılım girişimi için ekibinizin tamamen mühendis olup olmadığınıza bakmaları hem avantaj hem dezavantaj. Bir ekip silme mühendis olursa, pazarlamayı ve satışı kim yapacak, iş geliştirme kime ait, pazar araştırması yapan, rakipleri takip eden kimse var mı, Tübitak, Teydeb, Kosgeb, AB, yurtdışı fonlarını araştırabilecek kapasitede insanlar var mı, yarışma, etkinlik, vb. işlerin peşinden kim koşturacak, iş ağını(network’ü) kim kuracak? Bu işler çoğunlukla sözel, basit işler gibi göründüğü için buna bakılmıyor, işi gereği asosyal karaktere bürünmüş ama iyi fikri olan bir yazılım mühendisinden dahi minimum 3 kişinin işini yapmasını bekleyip süperman olmasını istiyorlar. İtiraz ederseniz girişimci kimliğinizle alay edebiliyorlar.

    Yine bazı kuluçka-girişim organizasyonlarının yapılan etkinliklere, lansmanlara, duyurulara, reklam çalışmalarına bazı kuluçka merkezleri dağıttığı ödüllerden verdiği desteklerden kat be kat fazla para harcıyor. Bu havaya giden finansmanın bir kısmı işinin peşine düşen, işini yapmaya çalışan gerçekten samimi girişimcilere dağıtılsa ortaya çok daha güçlü girişimler çıkacağına eminim. Ödüller dağıtılırken hemşehricilikten, okul kökenciliğe kadar lobi faaliyetlerinin türlüsünü görmekte mümkün.

    Türkiye’de melek yatırımcılık şu anda yalnızca kendini ispatlamış girişimlerin kârına ortak olurlar(KPI), Avrupa’da yüzyıllardır süregelen bankerlik anlayışını benimsemiş durumdalar. Melek yatırımcılar tıpkı at yarışı, iddia oynayan işsiz bir gencin kolay yoldan para kazanma hayallerini kuruyorlar. 100 bin lira karşılığında bir sene sonra 5 milyon liraya çıkış yapılacak iş varsa kredi çekip hepimiz girelim, böyle bir girişim tahayyül dahi edilemez. Kimileri ise kendi PR(public relations)ını yapmak için yatırımcı kisvesi adı altında reklamını yaptırıyor. Her ne kadar randevu bile alamamış bir girişimci olsam da, Aslanoba haricinde (ki o da Türkiye’de yatırım yapmaktan soğumuştur zannedersem) bu işin riskine girip elini taşın altına sokan kimse yok.

    Girişimcilerin “Connected2me” örneğini incelemeniz başarılı olacaktır, 1 milyon küresel kullanıcıya sahip bir ağ ABD’de olsa en az 10 milyon $ yatırım alacakken, Türkiye’den 12 babayiğit birleşip ancak 1,2 milyon Lira yatırım yapabildiler. Bu ekosistemde KPSS birincisini mecburen işe almak gibi birşey…

    Özetle girişimciyseniz önce işinizin başarısı için uğraşın, bu coğrafyada kimse size fikriniz güzel diye para vermez, tavsiyem sermayeniz yoksa girişimci olmayın nafile kürek çekersiniz. İşiniz başarılı olduktan sonra eğer yatırım alma imkanınız varsa da firmanıza Türk yatırımcı aramayın, melek yatırımcıya hiç gerek yok Dünya’da çok daha geniş spektrumlu Venture Capital adı altında devasa fonlar var. Önemli olan işinizde başarılı olmak ve bana göre Türkiye’de oluşturulan ekosistemin olabildiğince dışına çıkmaktır.

    Cevapla
  40. Bu işi Arda Kutsal’ın etohumdan daha başarılı yapacağını düşünmüyorum. Etohum kendisine ekosistem diyorsa biraz community taraflı yürümesi lazım. Hepimiz duymuşuzdur değil mi silikon vadisi elle kurulmadı kendi kendine community olarak orada bir ekosistem oluştu. Türkiyede community’e önem veren hangi ekosistem var? Webrazzi mi? Kaç işinde takipçilerine sormuş? Konferanslarında bi kere bu sene içeriği nasıl istersiniz diye sordular mı? Tamamen topluluk ne derse onu yapın demiyorum ama en azından bir fikir alın. Etohumda aynı bu sözleşmeler/konferanslar/girişimler nasıl seçilmeli… bu konuların kaçı için fikir istendi topluluklardan?

    Daha da merak ettiğim etohum bu şikayetlere karşı bir cevap verecek mi yoksa ciddiye almayacak mı? 🙂

    Webrazzinin Türkiye deki teknoloji ekosistemi içinde yeri büyük ama onlardan da çok şikayet eden var bi konu geçse eminim çok şey dökülür hakkında, umarım bu şirketler daha topluluğu önemseyen yapılara kavuşurlar…

    Cevapla
  41. 2012 girişimlerinin şu anda ne durumda olduklarını çıkardıktan sonra bir raporda 2013 girişimleri için hazırladım ;

    2013′de Girişimleri ile öne çıkan 40 girişimcinin, girişimleri şu anda ne durumda ?
    http://www.hakanyalcin.net/2013de-girisimleri-ile-one-cikan-40-girisimcinin-girisimleri-su-anda-ne-durumda/

    Cevapla

Bir Cevap Yazın