Müzik üretimi ve stüdyoların internetle birlikte değişimi
Arama
Teknoloji

Müzik üretimi ve stüdyoların internetle birlikte değişimi

music21 Ekim 2001. Bu tarihin müzik piyasası ve dinleyicileri için çok kritik ve önemli olduğu yadsınamaz bir gerçek. Bu tarih, Apple‘ın iPod‘un ilk jenerasyonu kullanıcılara sunduğu tarih.

O döneme kadar ve sonrasında yüzlerce farklı müzik dinleyici donanım üretildi ve geliştirildi. Hatta donanım ve teknik özellik olarak iPod serisinden daha iyi olan ürünler de piyasaya sunuldu ancak iPod serisinin çok büyük bir avantajı vardı: iTunes.

iTunes ile birlikte dijital müzik ve film sektörünün bir devrim yaşandı. Youtube’un 2006 yılında Google tarafından satın alınmasıyla birlikte online video ve müzik aktarım teknolojisinin ve kullanıcıların gelişen internet bağlantı hızlarıyla birlikte online müzik dinleme ve film seyretme oranları arttı.

Bu yazımızda ise sizlere müzik üretiminin ve klasik müzik stüdyolarının gelişen bulut ve yazılım teknolojileriyle birlikte nasıl bir değişim göstereceğini aktarmaya çalışacağım.

Online müzik ve video aktarım servisleri, parça ve albüm satışlarını geçiyor!

Nielsen‘in ABD’de yaptığı ve yayınladığı araştırma online müzik, video aktarımı ve müzik indirmeleri konusunda önemli bilgiler içeriyor. 2013’ün ilk yarısı ve 2014’ün ilk yarısının kıyaslandığı araştırmada görülen ilk sonuç online video ve müzik aktarımının2013’ün ilk yarısına göre 2014 yılında %42’lik bir artış göstererek 70 milyara ulaşmış. ABD’de 2013 yılının ilk yarısında bu sayı ise 50 milyar. 2014’ün ilk yarısındaki 70 milyarlık online aktarımının 34 milyarı müzik, 36 milyarını video oluşturuyor.

nielsen-us

Bunun yanında dijital parça satışları 2014’ün ilk yarısında 593 milyon olarak gerçekleşmiş, geçen yılın ilk yarısıyla karşılaştırıldığında %13’lük bir düşüş olduğu gözlemleniyor. Dijital albüm satışlarının da yayıncılar ve prodüktörler için pek iç açıcı olduğunu söyleyemeyiz, 2014’ün ilk yarısında 53,8 Milyon dijital albüm satışı gerçekleşmiş geçen yılın aynı dönemine göre %11,6’lık bir düşüş gerçekleşmiş.

Araştırmaya baktığımızda online video ve müzik aktarımının %42’lik artışı oldukça dikkat çekici, bunun yanında online parça ve albüm indirmenin ortalama %12 düşüş göstermiş olması gelecek hakkında ipucu veriyor. Telif konusu önemli olmakla birlikte online ücretsiz dinlemeyle birlikte telif için farklı çözümler üretilmesi en önemlisi yeni gelir modellerinin oluşturulmasına ihtiyaç olacak.

Klasik müzik stüdyolarını neler bekliyor?

Müzik hiç şüphesiz çok kişisel bir olgu. Bir parçanın oluşturulması ve dinleyicilerle buluşturulması çok uzun bir yolculuk ve bu yolun belirli bölümlerinde ayrı ayrı profesyoneller görev alıyor. Bilgisayar donanımlarının (işlemci ve ses kartı özellikle) gelişmesiyle birlikte Logic, Ableton, Pro tools, FL Studio ve Reason gibi müzik endüstrisinde standart haline gelmiş dijital müzik çalışma istasyonları (DAW) ortaya çıktı ve her yeni versiyonunda aslında stüdyolarda kullanılan donanımlardan bir tanesini tamamiyle yazılıma aktararak stüdyolarda yeni boş alanlar açtılar. Üstelik geliştirilen yazılımlar yalnızca donanımların işlevini sonlandırmakla kalmadı aynı zamanda iş gücünü azaltmaya yönelik çalışmalar da yapıldı bunların yeni örneklerinden bir tanesi ise LANDR.

Melodi ve ritim dışındaki aşamaların akıllı algoritmalar tarafından otomatik olarak yapılması mümkün olacak mı?

LANDRLANDR, müzisyenlerin “mastering” olarak adlandırkları aşama için çözümler sunuyor. Günümüzdeki mevcut haliyle “mastering” gerçekten adına yakışır bir biçimde gerçek bir uzmanlık alanı ve müzik kulağı gerektiren bir işlem. LANDR ise kullanıcıların parçalarını online olarak yüklemelerini sağlayarak geliştirdiği özel işlem sayesinde mastering işleminin otomatik olarak bulut tabanlı bir yazılım tarafından yapılmasını sağlıyor.

LANDR’yi aslında  bir big data projesi olarak tanımlamak da mümkün. Bir parçanın oluşum sırasına baktığımızda vokalin kaydedilmesi (ilk veya son kısım olabiliyor), melodi ve ritmin oluşturulması, parçanın mixlenmesi ve son olarak mastering işlemi. LANDR  son halka olan masteringde kullanıcılara yardım ediyor. Servisin bugünki algoritmasının oluşturulması ve doğru işlemlerin yapılabilmesi için binlerce parça analiz edilmiş ve analiz sonuçları ses mühendisleri tarafından tekrar elden geçirilerek bir algoritma geliştirilmiş. Tabi ki algoritmanın geliştirilmesi sürüyor, servisin parçaları analiz ederken Shazam ve Pandora’nın kullandığı temel teknikleri kullandığı Ürünlerden sorumlu başkan yardımcısı Justin Evans tarafından açıklanmış.

Çalışırken eşzamanlı olarak kayıtların bulutta saklanması, paylaşılması  ve 7/24 heryeden erişebilmek

gobblerGünümüzde bilgisayar-internet odağındaki gelişmeleri az çok takip eden ve ilgi duyan herkes sanırım Dropbox‘a bir köşesinden bulaşmıştır. Online bir dosya yedekleme ve paylaşım servisi olan Dropbox kurulduğu günden bu yana çok gelişti ve mobil versiyonlarıyla birlikte tüm platformlarda yer aldı.

Dropbox benzeri bir model de çalışan Gobbler müzisyenlere benzer bir hizmet sunuyor. Dijital müzik çalışma istasyonlarına (DAW) entegre edilen yazılımla Gobbler birbirine bağlanıyor. Bu sayede müzisyenler çalışmalarına yaparken dosyaları otomatik olarak yedekleniyor ve herhangi bir kayıp durumunun önüne geçmiş oluyor. Bununla birlikte kullanıcılar dosyalarını diğer kişilerle paylaşabiliyor.

spliceBir müziğin oluşturulmasının ve dinleyicilere sunulmasının çok fazla aşaması olduğuna yukarıda değinmiştik. Bir parça üzerinde birden fazla müzisyen çalışıyor ve hepsinin görev aldığı kısımlar belli ancak hangisnin parçada ne gibi değişikler yaptığı ve bunların kayıt altına alınmasa ihtiyaç duyulabiliniyor. İşte tam bu noktada Splice devreye giriyor.

Yazılımcıların aşina olduğu GitHub benzeri bir sistemle çalışan Splice, bir parça üzerinde yapılan değişiklikleri kullancı bazlı olarak tutuyor ve gösteriyor. Aynı zamanda yapılan değişiklerin altına yorum yazılarak daha sonrası için veya projede bir sonraki aşamada çalışacak kişi için notlar bırakmaya yardımcı oluyor. Splice’ın bir çok DAW ve eklentiyle sorunsuz çalıştığını ekleyelim.

wavestackBulut tabanlı müzik çalışmalarını yedekleme ve paylaşma alanındaki en güzel örneklerden bir tanesi ise Wavestack. Wavestack yine piyasadaki DAW’ların birçoğu ile sorunsuz entegre olarak çalışabiliyor. Wavestack’ın diğer rakiplerinden sıyrılarak öne çıkmasını sağlayan özellikle ise “player” özelliği.

Yaptığınız çalışmayı bulutta kaydedip, senkronize çalışabilmenize olanak sağlıyor ancak kritik özelliği ise çalışmanızı “export” almamış dahi olsanız bunu online player üzerinde yayınlayarak paylaştığınız diğer kullanıcıların dinleyebilmesine olanak sağlıyor. Üstelik bu player’da parçanın detaylı bir analizini ve her platformda sıkıntısız oynatılabilmesine olanak sağlıyor.

Yazılımlar ile duvarlar kalkarak müzisyenlerin işbirlikleri artıyor ve akıllı algoritmalar ile üretim kolaylaşıyor

En sonda söyleyeceğim cümleyi ilk başta söylemek istiyorum: Müziği tamamen ya da çok büyük bir kısmının akıllı algoritma ve robotların yapacağını düşünmüyorum. Müzik çok kişisel bir olgu ve her kişinin yorumu farklı olmakla birlikte hergün binlerce yeni melodiler üretiliyor ve çok fazla dikey ve alt başlıklarlar da müzik türleri ortaya çıkıyor. Müzik üretim aşamasındaki bazı bölümleri yazılımlar sayesinde insan gücüne ihtiyaç kalmadan halledileceğini düşünüyorum ve bu zaten günümüze belirli noktada mümkün, gelişmeye de devam ediyor. Teknolojinin müziğe asıl etkileyeceği konum ise klasik stüdyolar.

Dijital müzik iş istasyonları (DAW) ile uyumlu bir şekilde  çalışan online depolama ve paylaşma araçları sayesinde üretimin 7/24 her yerden yapılabilmesi çok daha fazla kolaylaşıyor. Buna bağlı olarak New York’ta bulunan bir prodüktör ile Hong Kong’ta bulunan bir müzisyenin işbirliği yapabilmesinin önü daha fazla açılıyor. Böylece belirli bir konumda tek bir stüdyodan çalışabilme koşulu ve zorunluluğu ortadan kalkıyor.

Gelişen teknoloji ve yazılımlarla birlikte müzisyenlerin iş birlikleri yapabilmeleri kolaylaşıcak, müzik üretimi daha kolay ve pratik bir hale gelecek. Müzisyenler önceden saatlerce belki de günlerce uğraştıkları bir şeyi yapmak için çok daha kısa süre harcayacaklar ancak yine de fark yaratılan husus yaratıcılık olacak.

 

Yorumları GösterYorumlar Gizle (3)
  1. Umut Yılmaz dedi ki:

    Cok güzel bir yazi tebrikler. Artik bilgisayar, mikrofon, ses karti, midi klavye ve bir DAW program ile birlikte istediginiz muzigi olustirmaniz mumkun oluyor. Orta halli bir studioyu cok dusuk fiyatlara kurabiliyoruz. Özellikle bilgisayar ve programlar konusunda kisa surede gelişen süreç acaba daha nereye kadar gidecek dedirtiyor.

  2. rockstarorhan dedi ki:

    çok başarılı bir yazı. öğretici oldu bayaa. teşekkürler.

  3. hali hazırda amerikadan bas gitar türkiyeden gitar romanyadan keman isviçreden piyano ile birbirlerinin notalarını tamamlayan yüzlerce müzisyen var.

Bir Yorum Yazın