Uber isyanı Avrupa’yı sardı

Uber protesto Uber‘in Amerika’da başlayan ve dünya geneline yayılan devriminin bir resmi varsa, bu o olabilir. Londra’da toplanan binlerce taksi şoförü dün Uber’in şehre gelişini protesto etmek için sokaklardaydı. Transport for London‘a göre yaklaşık 4 bin taksinin katıldığı eylemi, Avrupa genelinde daha küçük çaplı protestolar izledi.

İtalya’da taksi şoförleri Milan, Napoli ve Roma’da gösteriler düzenlerken, Almanya’da olayların merkezi Berlin ve Hamburg oldu. Aynı güne denk gelen Paris’te tren eylemiyle birlikte trafiğin yavaşlaması tren ve hava alanında yolcululukların aksamasıyla sonuçlandı.

İspanya ise radikal bir kararla Uber’i yasakladı. İspanya hükümeti iki gün önce hizmet kullanıcılarına 600 euro, sürücülerine ise 6 bin euro, suçun tekrarlanması halinde 18 bin euroya varan cezalar verileceğine dair resmi bir açıklama yayımladı.

Taksiciler kızgın, hükümetler temkinli, peki Uber’in daha önce benzer şekilde Amerika’da ve şu günlerde Avrupa’da yarattığı rahatsızlığın nedeni ne? Dün Trafalgar Meydanı’nda toplanan binlerce taksi şoförünün ilk itirazı “haksız rekabet”: Uber’in kendileriyle aynı düzenleme ve lisans gerekliliklerine tabi olmaması, bu nedenle illegal olduğu yönündeydi. Şimdiye kadar Goldman Sachs ve Google gibi devlerin milyar dolarlık desteğini alan Uber’in gücü şüphesiz taksicileri korkutuyor.

Uber ise yarattığı kaos karşısında oldukça kararlı tutumuyla dikkat çekiyor. Londra’da protestolar devam ederken yayınlanan Uber TAXI uygulaması da bunu doğruluyor. Zira yenilikçi ve oyunu bozmak isteyen bir girişimseniz bu protestoları bir iltifat olarak görmeniz bile mümkün, tabi yasal düzenlemelerle başınız derde girinceye kadar. Uber ile ilgili farklı itirazlar bugüne kadar Avrupa genelinde 7 farklı mahkemeye ulaştı.

Geçtiğimiz hafta 1,2 milyar dolar yatırımla “tüm zamanların en yüksek değerlemesine sahip startup’ı” ünvanına kavuşan Uber’in bu kadar edip etmeyeceği yönünde tartışmalar sürerken gerçekleşen bu gösteriler, girişimin ciddiye alınması konusunda da önemli bir işaret.

En ciddi tepki şimdiye kadar taksilerden gelse de Uber aslında bir taksi uygulaması değil. Uber, alıcı ve satıcıları bir araya getiren, tıpkı eBay  gibi bir ağ. Hatta CEO Travis Kalanick’e göre, Uber taşıma ve lojistik alanında kapsamlı bir yazılım sağlayıcısı. Uber, arabası olan herkesin, belirli koşullarla bir taksi sürücüsü gibi çalışmasına imkan veriyor. Belki hiç taksi veya limuzine binmemiş insanları bile cezbedebiliyor, bu sayede pazarı büyütüyor. Uber, taksiler gibi büyük ölçüde düzenlenmemiş bir piyasada kendi fiyatlamasını geliştirmek için yeni yöntemler test ediyor.

Uber aynı zamanda uzun vadede sürücüsüz araçlarla belki daha anlamsız hale gelecek araba mülkiyetinin şimdiden gereksiz olabileceğini söylüyor. Uber yatırımcı ve kullanıcıları bu fikre ikna etmiş gibi görünüyor. Zira eylemler sürerken dün Avrupa genelinde Uber uygulamasının indirilme sayısının yüzde 800 oranında arttığı belirtiliyor.

Protestolar, yakın zamanda Türkiye’ye giriş yapacak olan Uber’in, burada nasıl karşılanacağı konusunda da merak uyandırıyor.

Yorumlar (3)

  1. Uber’ın haksız rekabet yarattığı ortada esasen. Normal şartlar altında özel araçla taşıma hizmeti vermek istiyorsanız, taksi lisansı almanız gerekiyor ama Uber altında buna ihtiyacınız yok. O zaman taksiciler neden bu lisanslara tabi? Mesela ben Uber’in verdiği hizmeti bireysel olarak, tek başıma verebilir, özel aracımla Londra sokaklarında müşteri kovalayabilir miyim? Avrupa’da hukuken buna da izin olur muydu? Pek sanmıyorum… Çünkü böyle bir durumda tüm taşımacılık pazarında, hizmet veren sayısında inanılmaz bir artış olurdu ve pazarı dengelemeye çalışan devletlerin amaçları karşılıksız kalırdı. Şu anda olan da budur.
    Taksicilerin mağdur edildiği açık; Hukuki olarak regüle edilmiş bir pazara, kanunlara tabi olmadan giriyor Uber.
    Bu duruma kesinlikle bir çözüm üretilmeli ve bunu yalnızca devletler yapabilir zira taksicileri hukuken kısıtlayan devlet. Çözüm Uber’in iş modelini değiştirmek üzerine kurulu değil, taksicilerin mağduriyetini gidermek üzerine kurulu olmalı.

    Cevapla
    • Deniz Bey, siz Londra’ya yada herhangi bir Avrupa ulkesine hayatinizda gittiniz mi? gittiyseniz devletin legal olarak verdigi Minicab lisansi nedir bilir misiniz? Yorum yapmadan bence bunlari biraz arastirin derim. Avrupa’da iki cesit lisans vardir, biri taksi, diger de taksi gibi kullanilan Minicab lisansi (bunun adi UK’de minicab baska ulkerlerde farklidir). Saygilar

      Cevapla
  2. otomobil mülkiyeti vahşi kapitalizmin insanlığa attığı en büyük kazıktır; adı üstünde “araç” otomobil bir araçtır sadece ve birgün sedan, bir gün station bir gün ticari bir gün 4×4 veya sadece motora ihtiyacınız olabilir… siz bütün sermayenizi gider sadece bir türe yatırırsınız ve onla özle bir bağ falan kurarsınız… oysa şehirde yaşam bu değildir kırsalda bile bu değildir bir tür araçla asla optimum bir yaşam olmaz ya en az 4 tür olacak ya da olmayacak… ben 3-4 yıl önce öngörerek bunu bir arkadaşa anlatmıştım sistem araç kiralama dönmelidir mesela benim yıllık araba giderim 10000 tl ve ben gidip bir markadan 4000 tl lik araç alıp onu eskitip ona mahkum olacağıma çeşitli araçları farklı zamanlarda bana verecek bir firmaya yıllık 10000 tl öderim taksitle ve en az 4-5 tane farklı aracı ihtiyacıma göre değiştirerek kullanırım. olması gereken budur otomobil üreticileri sadece üreticisi ve serviscisi olmalı bu işin pazarlayıcısı ve kiralayıcısı firmalar ise asıl sektörü onlar oluşturmalı… otomobil mülkiyeti aptallıktır bu sistemle bir yere varılamaz istanbul gibi bir şehirde mesele 3-4 metrelik şehirlerarası bir araca parayı bağlayıp onla sürünmektense hem 2 metrelim mini hemde 3-4 metrelik hem 3 tekerlekli hemdee 2 tekerlekli araçları kolayca kiralayıp kullanabilecek bir sistem olmalı… taksicilerin “canı …… ” onları korumak için sırf insanlığı ve hayatımızı mahvedemeyiz…

    Cevapla

Bir Cevap Yazın