Libronet yeni nesil bir kitap ekosistemi ve Türkiye’de standartları yükseltmek istiyor
Arama
Girişim

Libronet yeni nesil bir kitap ekosistemi ve Türkiye’de standartları yükseltmek istiyor

LibronetLibronet, Mayıs 2013’te yeni nesil bir kitap ekosistemi olma vizyonuyla, okumayı seven, yayıncılık dünyasını takip eden iki kişi tarafından kuruldu. Bu süre içinde geliştirilen ürünlerinden ilk yayına giren Babil.com bir online kitap mağazası olarak 2 Nisan’da açıldı.

Libronet’in kurucuları Mehmed Ali Çalışkan yazılım, Erhan Koraltan uluslararası ticaret kökenli. Türkiye’de e-kitap okumak isteyen ama yayıncılığının yeterince güçlü olmamasından yola çıkan ikili, şikayet etmek yerine yatırım yapmaya karar vermişler. Kurdukları Libronet’le Türkiye’yi “başta e-kitap olmak üzere yayıncılık alanındaki bazı noktalarda dünya ile eşitlemeyi” hedefliyorlar.

Babil.com dahil beş farklı ürünü var ve bunların 2014 yılında hayata geçmesi planlanıyor. Türkiye’de geliştirilen ve kısmen burada üretilen e-mürekkep okuyucusu Calibro, e-kitap ve baskıya odaklanan yayınevi papersense, edebiyat dergisi Arka Kapak ve yazar, okuyucu ve yayınevlerini bir araya getirmeyi hedefleyen SosyoLogos.

Libronet’in kitap ekosisteminin yüzü diyebileceğimiz, İngilizce dışında Fransızca, Arapça ve Almanca dillerinde kitapların da satıldığı Babil.com’un online kitap alışverişinin dışında satış sonrası hizmeti ve zengin bir içerikle farklılaştığını söylüyor Libronet Planlama Koordinatörü Özgür Topyıldız. Bunu Arka Kapak dergisiyle destekleyen Babil.com’da kapak görselinden video tanıtımlarına, editöryal açıklamalardan röportajlara kadar farklı içerikler sunuluyor ziyaretçilere. Arka Kapak, editöryal açıdan bağımsız bir kitap eleştirisi ve kültür dünyası dergisi. Bu açılardan Idefix’in popüler e-dergisi Sabit Fikri’ne benziyor.

babil.com

Arka Kapak’ın kısa süre sonra basılı versiyonunun da aylık olarak piyasaya sunulması planlanıyor. İlk sayıda Tuna Kiremitçi’nin kendisi için de bir ilk olan, çocuk kitaplarıyla ilgili bir denemesi yer alacağını da öğrendik.

Libronet’in yazarlar, okurlar ve yayınevlerini  bir araya getirdiği SosyoLogos’un amacı, okurların birbirlerine kitap önerebildiği, aynı kitabı okuyanların tartışabileceği bir ortam yaratmak. Yazar, okur ve yayınevlerini buluşturan Goodreads benzeri bir tartışma ortamı.

SosyoLogos.com

Türkiye’deki belki en geniş e-kitap arşivlerinden birine sahip olmanın yanında Libronet, kendi Kindle’ını da piyasaya sunmak için hazırlıklara başlamış. E-mürekkep teknolojisiyle geliştirilen Calibro’nun yazılımı ve tasarımı Türkiye’de geliştirilmiş. İlk etapta,Ukrayna ve Çin’de üretilen cihazların ikinci neslinin tamamen yerli üretim olması planlanıyor. Özgür,  Calibro’nun büyük bir yatırımın sonucunda, dünyadaki iyi örneklerle rekabete girebilecek düzeyde olduğunu söylüyor.Cihazın bu sonbaharda piyasaya sunulması planlanıyor.

Libronet’in mutfağında ise yayınevi papersense var.  1-9 Mart’ta düzenlenen CNR Kitap Fuarı’nda lansmanı yapılan papersense’in lansman etkinliği Libronet’in yayıncı kimliğiyle ilgili iyi bir örnek. Papersense, Nobel ödüllü Polonyalı yazar Henryk Sienkiewicz’in bundan yaklaşık yüz yıl önce Türkçe’ye Ahmet Rasim tarafından çevrilen ve zaman içinde unutulan Muzıkacı Yanko ve Kamyonka eserini tekrar gün yüzüne çıkardı. Tercümenin 10 bin adet kopyasını fuarda okurlara dağıtan papersense bunun ‘İlk Tercümeler’ adlı dizisinin ilk örneği. Bizi ilgilendirense, birçoğunun telifi düşmesine rağmen e-kopyalarını bulmamızın mümkün olmadığı bu ilk tercümeler gibi klasikleri erişilebilir hale getirmesi.

papersense

Bununla birlikte Print On Demand (POD) servisiyle, daha nadir eserlerin (örneğin bir akademisyene ait bir makale) talep edene elektronik veya basılı formatta ulaştırılması da projeler arasında.

Libronet, henüz yalnızca web’de ancak mobili de olmazsa olmazı görüyor. Libronet’in tüm markalarının mobilde de yer alması planlanıyor.

E-kitap, Türkiye’de defalarca denenmesine rağmen bir türlü istenileni verememişti ve üstelik Libronet’in önünde Idefix gibi finansal açıdan da güçlü rakipleri var. Libronet’e bunu sorudğumuzda, kişiye özel kitaplar, yayınevlerini yormayacak indirimler, geliştirilmiş bir POD sistemi gibi birçok yaratıcı proje cevabı aldık. Libronet, projelerini hayata geçirebilirse, Türkiye’de e-kitap konusunda umulan kırılımın yaşanması için önemli bir gelişme kaydetmiş olacak. Bekleyip göreceğiz.

Yorumları GösterYorumlar Gizle (5)
  1. Salih Murat dedi ki:

    Diğital yayıncılık alanı gittikçe gelişiyor. Fakat bu konuda bir Amazon olmaya çalışmanın (e-reader üretmeye çalışmak) doğru bir yol olduğunu düşünmüyorum. Burada yapılması gereken etkileşimli kitaplara yönelmek olmalı. Dijital yayıncılığın bu kısmında çok büyük gelecek olduğunu düşünüyorum. Bence, kullanıcıya kod yamaya gerek kalmadan bir arayüz aracılığıyla etkileşimli kitaplar ürettirebilen ve bu kitapları kendi kuracağı mağazası üzerinden diğer kullanıcılarla buluşturabilen bu yarışı kazanacaktır. Bu konuda benim dikkatimi çeken bir girişimi sizlerle paylaşayım son olarak: http://linden-tech.com

  2. Erkin Tek dedi ki:

    böyle girişimlerin kar/para odaklı olmasından ziyade, prestij odaklı olması gerektiğini düşünüyorum.
    Elbette para kazanılır/kazanılması gerekir, ama kar etmediği için sonlanmaması, iş planının kar üzerine kurulmaması gerekir. Sanat galerileri veya “butik” işletmeler gibi.

  3. huseyin dedi ki:

    İlk emri oku olan ama okumaktan uzak olan bir ümmette en azından okuyanlara kolaylık ve maddi açıdan rahatlık sağlayan bu tür servisler son derece iyi ve faydalı buluyorum. Belki bu sayede insanımız biraz daha fazla okur ve ellerinden alınan anayasal haklar, internet sansürleri konusunda daha bilinçli olur.

    Yapılan çalışmalar birbirini tamamlayan, destekleyici hizmetler ama bence bu kadar dağılmak hiç ama hiç iyi değil. Bir konuya odaklanıp öncelikle orada başarılı olmaları lazım. Okuma konusu her zaman ilgimi çektiği için biraz araştırdım, ne yazık ki istatistikleri iç açıcı göremedim belkide yanılıyorum. Bence odak noktalarını kaybetmeden bir noktaya odaklanmalı ekibi orada istihdam etmeleri gerekir. Bütçe olarak imkanlarının olduğu belli olsa da internet girişimleri bir heyecanla kuruluyor daha ilk yılında geliştirme için çok fazla harcama yapılıyor, ikinci yıl yatırımları geri kazanırız emeklerin toplanma yılı diye daha çok yatırım yapılıyor ve üçüncü yıl geri dönüş bekleniyor. Bu iki yıllık çok heyecanlı geçse de zamanla geri dönüşün gecikmesi yada beklentinin altında gelmesi sebebiyle moraller düşüyor. Libronet ekbi sürekli yeni yatırımlar yaparak bu süreci daha geniş bir çevreye yayıyorlar.

    Biraz eleştirel bir yorum oldu ama bu tür okumaya yönelik sitelerin daha yaygınlaşması ayakta durması için fikrimi beyan etmeye çalıştım, umarım doğru anlatabilmişimdir.

  4. cem dedi ki:

    Her şey iyi güzel hoş tamam da;Online olan bir kitabı basılı kitaplarla aynı fiyata verince böyle projelerin tutmasını nasıl beklenir anlamış değilim.Ha evet yerden tasarruf sağlar ,her yere yüzlerce kitap taşınabilir her yerde rahat rahat okunur. Ama basılı kitap kadar maliyeti olmayıp ama basılı kitap fiyatına e-kitap satmak kitap okurlanı pekte cezbedebilecek bir konu değildir.Artı basılı bir kitabı bir dafa alınca onlarca kişiye dağıtabilir ondan sonra kütüphaneye bağışlayabilirsin.E-kitap ta öyle bir seçenek yok .Yıllardır ülkemizde yayınevlerinden dert yanardık ama meğerse problem yayınevi değil sistemin insanlara kitap okutmamak üzerine kurulu.

Bir Yorum Yazın