x

Bloglar, Basın Kanunu’nun kapsam değişikliğinden nasıl etkilenecek?

blogsVarsayalım moda yazarısınız ve blogunuzda Mercedes Benz defilelerinden, New York Fashion Week’e kadar dünyanın önemli moda gündemlerine dair haberleri paylaşıyorsunuz, içinizden geldiği gibi de yorumluyorsunuz. İçeriğinizi günlük, haftalık, aylık periyotlarda güncelliyorsunuz.

Size bir haberimiz var: Siz de artık Basın Kanunu kapsamında olabilirsiniz.

Kaçırdıysanız hatırlatalım, geçtiğimiz hafta TBMM’ye sunulan ve Basın Kanunu’nda değişiklik ön gören kanun tasarısı internet haber sitelerini kanun kapsamına alıyor. Kanunda internet haber sitesi şöyle tarif ediliyor: “İnternet ortamında haber ya da yorum niteliğinde yazılı, görsel veya işitsel içeriklerin sunumunu yapan süreli yayın”. 

Tanımı okuyunca aydınlandığımız pek söylenemez. İnternet haber sitesinin ne olduğu ya da ne olmadığını yasaya sorduğumuzda net bir cevap alamıyoruz. Bilişim Avukatı Şebnem Ahi, kanundaki tanımın hangi yayının haber sitesi olduğunu hangisinin olmadığını anlamak için yeterli olmadığını söylüyor ve ekliyor: “Sorunun net bir cevabı yok“.

Böyle esnek bir tanımdan yola çıkarak, girişte değindiğimiz gibi blogların da internet haber siteleri olarak nitelenmesinin önünde bir engel olmadığını anlıyoruz. İnternet haber sitesi olarak tanımlanan bloglara kanunla getirilen yeni yükümlülükler ise şunlar:

Künye: İnternet haber sitesinin sahibinin, temsilcisinin, sorumlu müdürün adları adresleri, yer sağlayıcının adı, haber sitesinin iş yeri adresi gibi bilgiler yer alacak.

Tekzip: Belki bu tabirle hiç tanışmamış olan blog yazarları için yeni bir dönem başlıyor. Sitelerin düzeltme ve cevap yazılarını tekzip başlığı altında bir hafta süresince ana sayfadan ulaşıılabilecek şekilde yayınlaması zorunlu hale gelecek.

İçeriklerin temin ve muhafaza edilmesi: Yasa kapsamındaki bloglar, içeriklerini eksiksiz bir biçimde altı ay boyunca muhafaza etmek zorunda olacaklar. Talep edilmesi durumunda, ilgili mercilere teslim etmek zorundalar.

İnternet Yasası‘nın hemen ardından gelen düzenlemeyle ilgili Avukat Şebnem Ahi’nin yorumlarıysa şöyle:

Bloglar süreli olarak yayın yapıyorsa, yasa kapsamında olacak. Peki ne yasa kapsamında değil? Blog, bir kerelik içerik yayımlıyorsa, periyodik bir içerik yayınlamıyorsa internet haber sitesi tanımına dahil edilmez.

Kanun, yeni İnternet Yasası olarak bilinen 5651 no.lu yasa ile bazı noktalarda çatışıyor.  5651’de trafik kaydı zorunluluğu, en az bir en fazla iki yıl olarak belirtildi. Basın Kanunu’nda bu süre 6 ay olarak belirlenmiş. Bu durum internet haber sitelerinin sürekli veri ve içerik kaydı tutmak için para ve işgücü harcaması demek. 

Bir diğer sorun, tekzip hakkı ile ilgili; bu hak 5651 no.lu yasadaki son değişiklikle kaldırıldı. Basın Kanunu ile uygulamaya gitmek kanunda boşluk yaratacaktır. Bu demek oluyor ki Basin Kanunu kapsamnda olmayan ve haber sitesi olarak tanımlanmayan siteler için cevap ve düzeltme hakkı olmayacak.

Konuyla ilgili güncellemeleri takip ediyor olacağız, siz de soru ve yorumlarınızı buradan bizimle paylaşabilirsiniz.

Yorumlar (9)

  1. Bence gelecekte şu olabilir, devlet bize bir kod verir ve o kod ile belirli sayıda ziyaretçi sayısından fazla olanlar bu kanun kapsamında değerlendirilir.

    Günde 1 ziyaretçisi olan blog ile günde 5.000 ziyaretçisi olan blogu aynı kapsama sokmak yanlış.

    Zaten devletin nasıl belirli kazançları istisna sayıyorsa buna ilişkin belirli bir hitin altında kalan blogları da kapsam dışına alması gerekir. Bunun da yolu google analytics gibi kod değil, devletin kendi takibini yapacağı kod olabilir.

    Cevapla
  2. Yeni Türkiye’nin tüm yeni yasalarında olduğuna benzer bir şekilde bir sürü açık noktası bulunan, anlaşılması güç ve istenildiği yönde yorumlanabilecek bir yasa bu. Biz blogger’ları direkt etkilemeyecektir ilk başta, ancak siyaset, düşünce gibi ‘fikir’ yazıları yazan arkadaşlarımıza karşı bir koz olduğu gerçek.

    Cevapla
  3. Yasanın iyi yanlarından biri de sarı basın kartı alınabilecek kadar ileri olması, o zaman her blog sahibi belirli süre ve şartlar sonunda basın üyesi de olur.

    Cevapla
  4. Bu kanun bir çok blog yazarını kapsamayacaktır.
    “Haber tanımı” bir çoğumuzu devre dışı bırakıyor.

    Günlük politik olayları ve düzenli şekilde memlekette şu oldu, bu oldu şeklinde yazdığımız an haber tanımı içine giriyoruz.

    Kitap okumuş tanıtmışım, gitmiş gezmişim, şunu yemişim, bunu içmişim, şu filmi izlemişim bu programı tanıtmışım şu cep telefonunu anlatmışım. Bunları haber kapsamına almak kişisel yaşamın haber değeri olmasını getirir.

    Ben Justin Bieber olmadığıma göre 🙂 pek de bu kapsama girmem.

    Ne zamanki siyasi bir içerik veya gündelik olayı anlatırım o anda kanun koyucuların anladığı anlamda haber tanımı oluşur.

    Çünkü çoğumuzun tahmin ettiği gibi bu çeşit kanunların nedeni politikadır.

    Kimse sizin “A sitesine 100 milyon dolarlık yatırım yapıldı melek yatırımcılar harika!” haberinize kafayı takmaz. Dert farklıdır.

    Teknik kısıma gelince trafik takibini Google Analytics ile yapıyoruz.

    Yorum yapanların IPleri zaten WordPress üzerinde duruyor.

    Tekzip gerekirse ana sayfada sabitlenen bir kategori açmak gerekir. Sayfanın en altında yeni bir listeleme komutu ile tekzip konuları yayınlanabilir.

    Asıl zorluk biz blog yazarlarını boğacak olan adres ve isim kısmı.

    Anonim blog yazarları kadar bizler de bundan memnun olamayız.

    Ben evime önüne gelenin gelmesini istemem. Gazete/ asın kurumu olmadığım için kapıya güvenlik de koyamam.

    Bizim durumumuzda adresi sitemize yazmak, kendini hedef göstermek demektir.

    Moda yazan blog yazarı bile “sevgiyle tanışmak isteyen” ilk on okurundan sonra nefes alamaz hale gelecektir.

    Biraz düşünürseniz bunun blog yazarlığının son kalan cengaverlerini de yazmaktan soğutacağını görürsünüz.

    Bizim yeni bir tanıma ihtiyacımız var.

    Sanırım çözüm şu:
    “Biz süresiz yazıyoruz. Her yazımız ötekinden farklı.
    Biz süreli yayın yapmıyoruz. Haber üretmiyoruz.
    Yazdıklarımız bir Facebook / twitter iletisinde olduğu gibi kişisel düşüncelerdir ve haber değeri taşımaz”
    demek.

    Öteki türlü, buyrun cenaze namazına ve Sarı Basın Kartını ilk kez gündeme getirdiğimizde (Bkz. http://www.gunesintamicinde.com/sari-basin-kartli-blog-yazarlari/) saçma bu talep denmiş olmasına karşın bugün birçok blog yazarı buna tutunmak istiyor. Bu da ayrı bir eğlence

    Cevapla
    • Uzun zamandır blogları takip ederim, neredeyse hiç bu kadar kaliteli analiz ile detaylı yorum yapan birine denk gelmedim diyebilirim. Ayrı bir yorum yapmak yerine tespitlerinizin altına ekleme yapmak istedim umarım sakınca yoktur. Öncelikle size teşekkür etmek istiyorum.

      Bahsi geçen konu ile ilgili olarak bir kişinin birden fazla internet sitesi, bloğu ve kişisel sitesi olduğunu düşünürsek ki nüfusa oranla Türkiye’deki internet siteleri incelendiğinde hiçte azımsanmayacak bir oranda blog ve site karşımıza çıkıyor. Bunların her birinin tek tek kontrolü mümkün değildir. Siyasi anlama değinmek istemiyorum ancak bunun altında yatan esas sebep tamamen siyasi düşüncedir.

      Dikkat ederseniz Webrazzi üzerinde yapılan bir inceleme vardı Suriye’de İnternet Sansürü araştırması ile ilgili olarak, yapılan algoritmalar ve sansürlemenin aslında sadece engelleme olmadığı ile ilgili bu konuyu dikkatle inceleyip bu kanun ile örtüştürmeye çalıştığınızda düşünmek dahi istemeyeceğimiz konular ortaya çıkıyor ki bu da yasalarda bir çok kişilik hakları ile ters düşüyor. Bu yüzden bu konulara derinlemesine girileceğini düşünmüyorum.

      Ancak siyasi bağlamda hiç bir siyasi görüşü savunmayan biri olarak kesinlikle tüm samimiyetim ile söyleyebilirim ki yakın bir geçmişte Umut Oran ismini hepimiz haberlerde duyduk 🙂 şahsen o güne kadar öyle bir milletvekili varlığından habersizdim. Kişisel bloğunda yayınladığın yazılar ve soru önergeleri çok tartışılmış ve BTK tarafından kaldırılması engellenmesi konuşulmuştu. Milletvekilinin sayfası incelendiğinde Webrazzi dahil olmak üzere dünya üzerinde en çok kullanılan blog sistemi ile aynı alt yapı olan WordPress yani blog yazılımı ile hazırlanmış kişisel bir blog sitesi olduğunu görmekteyiz. Bu olayların ardından böyle bir yasa ile belli durumlarda “Blog Yazarları”‘nı da müdahale kapsamına alınması için kesinlikle bir ön hazırlık olarak görmekteyim.

      Bu kadar yeter sanki haber yazdım epey uzun oldu 🙂

      Saygılarımla.

      Cevapla
  5. Ben sitemzde “Bağımsız ve Şahsi Siyasi Analiz”ler yapıyorum ve herhangi bir sorun olacağını sanmıyorum çünkü benim yaptığım “fikir ve düşünce özgürlüğü” ile “fikirlerini-düşüncelerini yayma” potansiyeli taşıyor.”haber sitesi” tanımına pek uymamaktadır.

    Cevapla
  6. “yorum niteliğinde yazılı, görsel” demesi olayı biraz daha genişletiyor olsa gerek.

    Cevapla
  7. Kişisel bloglar, ifade özgürlüğü kapsamında basın kanununa dahil edilemez, edilmemeli (Rusya’da belli bir sayıda takipçisi olan blogların kayıt yaptırması zorunlu hale getirildi) Blogger’ın anonim olma hakkı var. Blogun kayıt altına alınması tarzı uygulamalar Malezya ve Rusya gibi paranoyak ülkelerde var.

    Twitter da bir çeşit blog, sadece 140 harflik kısıtlaması var ama neticede o da “post”. Eğer bu kanuna itiraz edilmezse bütün Twitter kullanıcılarının da basın kanununa dahil olması gerekir…(sayısını hesaplayın)

    Haber yayınlamanın kuralları var, çeviriyse yabancı kaynağını gösterirsin, ajansının/haberin linkini verirsin vs. “Hürriyet gazetesinin haberine göre adam köpeği ısırdı” benzeri bir cümleyle haberi ilk yayımlayan mecranın veya görüntüleyen fotomuhabirin ismini veriyorsan, haberin içeriğinin sorumluluğu gösterdiğin kaynağa aittir. Haberin ardından blog yazarının kendi yaptığı yorumlar onun kişisel görüşüdür.

    Blogger’ların yorum yazan köşe yazarı olarak algılanması gerekir, haber yayınlayan basın çalışanı olarak değil.

    Ayrıca haber sitelerinin çoğu, çalışanlarına maaş ödeyen vergi mükellefleri ama blogger’lar veya twitter kullanıcıları yazdıkları içerikler için vergi mükellefi değil (bu işten gelir sağlıyorlarsa bu Maliye’nin sorunu, hanlar hamamlar elde ettiyse gelir vergisini talep eder vs.)!

    Blogun “süreli yayın yapması” ne demek? “Günde 5 kere yazıyor, süreli yayın” mı diyecekler?

    İnternette tekzip hakkı nedir ayrıca? Birisi sana laf ettiyse linkini verip ona cevap yazarsın istediğin bir siteden/blogdan. Tekzip olur işte! Kişisel hakaret varsa davasını açarsın. Kimse blogunda tekzip yayınlamak zorunda değil, buna kimse zorlanamaz. Blogger görüşünü ifade ettiyse etmiştir. Ona cevap vermek isteyen istediği siteden cevabını verir.

    Haber siteleri, ticari kimlikleri bulunduğu için basın kanununa dahil edilebilir ama blog türleri edilemez, edilmemeli.

    Blog, belli bir gündem, olay, deneyim veya haber üzerinden yorum yazma değil midir? Twitter da aynı mantıkla bireylerin haberlere veya olaylara yorum yazdığı bir alan değil midir? İfade özgürlüğü kapsamında her çeşit blog türünün (tumblr, pinterest, stumbleupon, flickr vb dahil) bu kanunun dışında tutulması gerekir.

    Aksi halde yakında Facebook’a ve Twitter’a girmek için muhtara kayıt yaptırmaya kadar vardırabilirler işi!

    Bu kanun internette yorum yazmayı tamamen kısıtlamaya yönelik. Bilgi çağında bu tip uygulamalar ancak diktatörlüklere yakışır!

    Cevapla
  8. “Sitelerin düzeltme ve cevap yazılarını tekzip başlığı altında bir hafta süresince ana sayfadan ulaşılabilecek” bu pek sitelere ve bloglara uygulanabilecek bir şey değil.

    Cevapla

Yorum Yazın

Your email address will not be published. Required fields are marked *