Bir sosyal medya yasasına ihtiyacımız var mı?

Bir sosyal medya yasasına ihtiyacımız var mı?

Son günlerde yaşanan olaylar toplumun her kesimini bir şekilde etkiledi. İşin toplumsal, politik, ekonomik pek çok farklı yönü var ama sosyal medya için ayrı bir paragraf açmanın ötesinde en azından birkaç ciltlik bir ansiklopedi hazırlanabilir.

Aslında tüm bu olaylar ilk başladığı sırada sosyal medya şu andaki kadar öne çıkmış değildi. 2011’den beri devam eden ve Gezi Parkı’nın yıkılması ile ilgili tartışmalar, 27 Mayıs’ta iş makinelerinin parka girmesinin ardından parkı korumak isteyenler ile parkla ilgili çalışmaları sürdürmek isteyenlerin arasındaki gerginlik ve ilk biber gazının sıkılmasına kadar sosyal medya açısından özellikle bahsedilmeyi gerektiren bir durum yoktu.

Fakat o günden sonra akış değişti. Olayla ilgili görüntüleri ve sosyal medya üzerindeki paylaşımları görenler, yaşananlara tepkilerini göstermeye başladılar. O andan itibaren sosyal medya Gezi Parkı ile başlayan tüm olayların odağına yerleşti.

Sosyal medyanın belki de en aktif şekilde kullanıldığı büyük çaplı olay olan Gezi Parkı olayları devam ederken sosyal medya da bir mecra olarak tartışılmaya başlandı. Son zamanlarda da sosyal medya ile ilgili düzenlemeleri kapsayacak bir yasanın hazırlanmasından bahsediliyor.

Peki acaba gerçekten bir sosyal medya yasasına ihtiyacımız var mı?

Bu konuyu tartışmaya başlamadan önce bir iki ufak açıklama yapmakta fayda var. Olası bir yasadan bahsediyoruz fakat ben bir hukukçu değilim. O yüzden hukuk anlamında beni aşacak konulara girmemeye, olası bir yasa ile ilgili olarak konuya kullanıcılar açısından bakmaya çalışacağım.

Kaldı ki hukukçu bile olsam henüz ortada üzerine konuşulabilecek bir taslak yok. Tasarıyı kimin hazırlayacağı bile belli değil. Daha önce İçişleri Bakanı Muammer Güler’in konuyla ilgili olarak “Adalet Bakanlığı ve ilgili bakanlıkların çalışmaları olacak” demişti ama burada da henüz bilinen kesinleşmiş bir gelişme bulunmuyor.

Diğer bir konu ise olası bir sosyal medya yasasının özellikle aktif olarak sosyal medya kullananlar arasında “sosyal medya yasağı” olarak algılanıyor olması. Devletin farklı mevkilerinde yer alan siyasilerin olaylar ekseninde sosyal medya konusunda ki bazı açıklamaları, sosyal medyaya hükümet açısından olumsuz bir yargı oluştuğu izleniminin ortaya çıkmasına neden olduğu bir gerçek (1, 2, 3).

Herhangi bir ülkedeki herhangi bir hükümetin sosyal medyayı bırakın yasaklamayı, işlevini kısıtlayacak bir uygulamaya gitmesinin bile ne doğru, ne de tam olarak mümkün olduğuna inanıyorum. O yüzden bu yazıda bahsedilecek olan olası bir sosyal medya yasasını, örneğin medya kuruluşları ile ilgili düzenlemelerde olduğu gibi halkı olası suç ve sakıncalı durumlardan korumaya yönelik bir yaklaşım çabası olarak kabul edip, bu çerçevede ele almaya çalışacağım.

Peki o zaman gerçekten bir sosyal medya yasasına ihtiyacımız var mı ve eğer varsa nasıl düzenlemeler içeriyor olmalı?

Hangi sosyal medya?

Bu düzenleme için çalışacak olan herhangi birinin bu yazıyı okuyacağından pek emin değilim. Bu konuyla ilgili yapılacak araştırmalarda daha çok hukuk kitapları karıştırılacaktır diye tahmin ediyorum. Yani büyük oranda biz bizeyiz ama bir şekilde bu yasayı hazırlayacak olanların biz aktif kullanıcıları ile “sosyal medya” kavramından aynı şeyi anladığımızdan pek emin değilim.

En iyi ihtimalle konu büyük oranda Twitter, biraz da Facebook üzerine odaklanacak gibi geliyor bana ve bu durumda bu iki sosyal ağ sitesinin kendi dinamikleri baz alınarak bir düzenleme hazırlanması söz konusu olabilir. Çift yönlü etkileşim, kullanıcı tarafından oluşturulan içerik, içeriğin üretmemiş olanlar tarafından paylaşılması, açık akış – özel mesaj gibi kavramların olası bir sosyal medya yasasında gözden kaçabilir. Ayrıca teorik olarak sınırsız sayıdaki sosyal ağ sitesinin ne kadarını kapsayacağı, yapısal benzerlikleri ve farklılıkları olan benzer sosyal özelliklere sahip sitelerin bu kapsama ne oranda dahil olacağı gibi netleştirilmesi gereken kavramlarda bazı karışıklıklar olması muhtemel.

Var olanlar dışında hangi suç tanımlarına ihtiyaç var?

Klasik suçlara bakıldığında hakaret, tehdit, suça tahrik, aşağılayıcı veya nefret söylemleri, dolandırıcılık vb Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına göre hali hazırda suç. Bu suçların işlendiği mecra da fark etmiyor. Sokakta da suç, telefonda da suç, internette de suç.

Medyayı ilgilendiren yasalara bakıldığında orada da nefret suçları, provokasyon hali hazırda suç. Sosyal olsun olmasın medyayı düzenleyen yasaların önemli bir kısmı sosyal medya için de geçerli.

Bilişim suçlarına zaten girmeye gerek yok, onlar da var olan halleri ile zaten sosyal medyayı da kapsıyorlar.

Eğer bir sosyal medya yasası hazırlanacaksa tüm bunların dışında sosyal medyaya özel, daha önce tanımı yapılmamış ne gibi suçların tanımlanması gerektiğini netleştirmekte fayda var.

sosyal medya yasası

Kullanıcısı kim?

Sosyal medyayı düzenlemekten bahsediyorsak, sosyal medyayı ağırlıklı olarak kullanan kitleyi tanımak şart. Ancak bu sayede hem onlara uygun, hem de onları gerçek anlamda olası tehlikelerden koruyacak bir düzenleme hazırlanabilir.

Sosyal medyayı ağırlıklı olarak kullananlar Y kuşağı dediğimiz bugün yaklaşık 12 ile 30 yaş aralığında kabul edilen (farklı görüşler var) bir grup. Üstelik bu geçtiğimiz 20 gün içerisinde onlarla ilgili yapılmış araştırmaların ötesinde çok daha fazla veri oluştu.

Eğer bu kullanıcıların günlük hayatlarını etkileyecek bir konuda bir yasal düzenleme yapılacaksa, bunu gerçekleştirecek kişilerin ciddi ölçüde sosyoloji ve psikoloji referansına sahip olmaları da bana göre bir zorunluluk. Aksi taktirde bu yasanın yanlış anlaşılması veya işleri düzeltmek yerine daha içinden çıkılmaz bir noktaya sürüklemesi işten bile değil…

İfade ve haber alma özgürlüğü, haberleşmenin gizliliği

Başlıktaki üç konu da var olan yasalarla hali hazırda korunuyor. Sizin herhangi bir sosyal ağ üzerinden diğer bir kullanıcıya özel mesaj göndermeniz haberleşmenin gizliliği açısından ihlal edilemez. İçeriğinde bir suç unsuru olmadığı sürece sizin ifade veya haber alma özgürlüğünüz de yasalara göre engellenemez. Eğer hazırlanacaksa olası bir sosyal medya yasasının bu üç konu ile de çelişmemesi gerekiyor.

Bu aslında çok standart bir konu ama var olan ön yargılara dair endişelerin olduğu bir ortamda bu konular bana göze özellikle hassasiyet gösterilmesi gereken konular arasında yer alıyor.

Tepki yasası olmamalı

Eğer böyle bir sosyal medya düzenlemesi hazırlanacaksa öncelikle bugün içinde bulunduğumuz duruma bir tepki olarak hazırlanmadığına kullanıcıların ikna edilebiliyor olması önemli. Eğer hazırlanacak olursa bu hassasiyetin eksik olması, belki de faydalı olabilecek bir yasanın kabul görmesini engelleyebilir.

İnternetin doğası

Sadece sosyal medyayı değil, daha geniş bir açıdan bakıldığında internet özelinde bir yasadan bahsediyorsak, internetin doğasının yasalarla düzenlenmeye pek de uygun olmadığını kabul etmek gerekiyor. İnternette yüzde 100 güvenlikten bahsetmek mümkün değil. Hiçbir yasa da interneti yüzde 100 güvenli hale getiremeyecektir.

Devletler yapıları gereği doğal olarak, halklarını korumak için her alanda gerçekleşebilecek suçları engellemekle yükümlü fakat eğer bunu son derece hassas bir şekilde gerçekleştiremeyeceklerse ortaya yararından daha fazla zararı olan sonuçların çıkması kaçınılmaz.

Örneğin bu ülkede bir dönem YouTube yasaklanmıştı. O dönemde ortalama internet kullanıcıları bile DNS ayarlarının ne olduğunu öğrenmekte hiç zorlanmadılar. Şu anda pek çok kullanıcı hala DNS ayarlarını standardın dışında kullanıyor ve girdiği sitenin Türkiye’de yasaklı olup olmadığının farkında bile varmıyor.

Sosyal medya ile ilgili hazırlanacak olası bir yasa eğer çok hassas bir çalışma ürünü olmayıp, zamanında YouTube gibi sitelere erişimi engelleyen yaklaşımı benimseyecek olursa bu sefer 10 yaşındaki gençler, ağabeylerine nasıl VPN kullanılacağını öğretir hale gelecekler.

sosyal medya yasası

Yasaların yapamayacağı

Yasalar nelerin suç olduğunu açıklayabilir ama insanları suçtan uzaklaştırmak için tek bir çözümü vardır; ceza. Çoğu zaman etkili bir yöntem olsa da, suçtan uzaklaştırmak için cezadan daha etkili bir yöntem daha var; eğitim.

Sosyal medya sadece Türkiye için değil, tüm dünya için yeni. Son 20 günde bile Türkiye’de Twitter’la ilk kez tanışan ciddi bir yeni kullanıcı kitlesi oluştu.

Bu kadar yeni bir kavramla ilgili olarak insanları ceza ile suçtan uzak tutmak bir çözüm olabilir ama uzun vadeli fayda sağlayabilecek yöntem farklı olmalı. Yeni yasanın yanı sıra yeni bir sosyal medya eğitimi hazırlanmaması, bu konudaki düzenlemelerin her zaman aksak kalmasına neden olma riskini de beraberinde taşıyor.

Eğer insanların sosyal medyada her gördükleri içeriğin gerçek olup olmadığını paylaşmadan önce kontrol etme alışkanlığına sahip değillerse, bu alışkanlık ceza ile değil ancak eğitim ile kazandırılabilir. Eğer kullanıcılar sosyal medyada her söylenene sorgulamadan inanıyorlarsa bunun önünü ceza ile değil, ancak yanlışın ne olduğunu anlatarak kesebilirsiniz.

Sonuç

Sosyal medyaya özel bir yasa hazırlanabilir mi? Neden olmasın. Eğer kullanıcıların internetin en faydalı araçlarından biri olan sosyal medyayı daha güvenle, daha etkili ve verimli bir şekilde kullanmalarını sağlayabilecek bir yasa hazırlanırsa kimsenin buna itirazı olacağını sanmıyorum.

Fakat yapısı gereği internetin yasalarla sağlıklı bir şekilde düzenlemesi pek mümkün görünmüyor. Bunun yerine sosyal medya kullanımı ile ilgili var olan sorunların giderilmesine yönelik bilgilendirme ve bilinçlendirme çalışmalarının daha gerçekçi bir etki yaratabileceğine inanıyorum.

Diğer yandan son günlerde sosyal medyanın doğası gereği viral olarak yayılan manipülatif içeriklerin yanı sıra yine bunları paylaşan insanların hızlı bir şekilde otokontrol örneği sergileyerek yayılan yanlış bilgilerle ilgili düzeltmeler yayınladıklarına sıklıkla şahit oldum, sanıyorum pek çoğunuz da denk gelmişsinizdir.

Bu tarz paylaşımlara yönelik son dönemlerde diğer kullanıcılardan sıklıkla fotoğraf veya ilgili bağlantının sorulduğunu ve gerçek olmayan paylaşımlarla ilgili uyarılar paylaşıldığına şahit oldum. Bu bana göre sosyal medyanın daha bilinçli kullanımının yaygınlaştığına canlı bir örnek.

Umuyorum yasa ile veya yasa olmadan sosyal medya kullanımı bu içerisinde bulunduğumuz dönemin de etkisiyle kısa sürede her anlamda çok daha gelişecek…

Fakat bu konu çok farklı açılardan değerlendirilebilecek bir konu. O yüzden siz de görüşlerinizi aşağıdaki yorumlarda paylaşırsanız konuyu daha geniş bir açıdan hep beraber değerlendirebiliriz...