Instagram hikayesinden ilginç noktalar ve çıkarılacak dersler
Arama
Mobil

Instagram hikayesinden ilginç noktalar ve çıkarılacak dersler

Facebook tarafından 1 milyar dolara satın alınan Instagram dün en çok konuşulan ve deyim yerindeyse dünya internet gündemini sallayan gelişmeydi. Zaten bu satın almaya gelene kadar Instagram yakaladığı büyüme, yatırım süreçleri ve satın alınma dedikoduları her daim gündemde kendisine yer bulmuştu. Ama gördüğüm şu ki aslında Instagram’ın 1 milyar dolarlık bir şirket olma noktasına gelene kadar aldığı yol pek fazla bilinmiyor.

Size Instagram’ın hikayesini anlatmayacağım. Hepimiz için bünyesinde temel 5 ders barındıran bu hikayenin ilginç olduğunu düşündüğüm noktalarının altını çizeceğim.

Kevin Systrom Instagram’dan önce ne yapıyordu?

Kevin Systrom’un ilk iş deneyimi stajyer olarak çalıştığı Odeo’ydu. Günün birinde Twitter’ın doğuşuna sebep olan şirketin kurucusu ise Evan Williams‘dı. Daha sonra şirkete Biz Stone dahil oldu ve şirketin ilk çalışanı olarak da Jack Dorsey işe alındı. Söylememe gerek yok herhalde, söz konusu isimler Twitter’ın kurucularıydı… – Jack Dorsey ismini bu noktada aklınızda tutun.

Kevin Systrom daha sonra Google’a girdi ve 2 yıl boyunca Gmail ve Google Reader ile ilgili projelerde çalıştı. Son olarak da Google’da Kurumsal Gelişim departmanında çalışıyordu.

Burbn diye birşey duymuş muydunuz?

2010 yılının başlarında henüz daha instagram diye birşey yokken, Kevin Systrom Burbn isimli lokasyon tabanlı bir HTML5 mobil uygulama hayata geçirmişti. Foursquare‘ın yükselişe geçtiği dönemlerde haliyle Burbn’ın “check-in” özelliği yeterli ilgi görmemişti. Ama entresan bir şekilde kullanıcılar fotoğraf paylaşıyorlardı.

Zaten fotoğrafa ilgisi oldukça yüksek olan Kevin Systrom ortağı Mike Krieger ile birlikte aldığı karar ile Burbn rafa kaldırıldı ve şirket instagram’a dönüştü. Bugün bildiğimiz ve Burbn’dan dönüştürülen instagram Eylül 2010’da piyasaya sunuldu. Techcrunch’da Burbn’la ilgili haberlere bakacak olursanız altlarındaki Crunchbase bilgilerinin bile Burbn’dan instagram’a dönüştüğünü, yani Crunchbase’deki Burbn profilinin bile instagram olduğunu görebilirsiniz.

Hatta Kevin Systrom’un geçmişinde Burbn’dan eser olmadığını da farkedeceksinizdir. Çünkü onlar için Burbn bu şirketin bir ürünüydü, denendi başarılı olmadı olmadı ve yeni ürün olan instagram hayata geçirildi.

Şirketin ilk yatırımcıları ne kadar önemli olabilir?

Instagram’ın ilk yatırımı daha servis instagram bile değilken yani Burbn’ken, Andreessen Horowitz ve Baseline Ventures ortaklığından Mart 2010’da gelmişti. Bu yatırım sadece 500 bin dolardı. Ardından Şubat 2011’de aralarında Jack Dorsey’nin de bulunduğu bir yatırımcı grubu tarafından şirkete 7 milyon dolar yatırım yapıldı. – Jack Dorsey ismini aklınızda tutun demiştim 🙂

Bu turda şirketin yönetim kuruluna yatırıma da dahil olmuş olan Benchmark Capital’den Facebook’un bir dönem ürün yönetiminden sorumlu başkan yardımcısı olan Matt Cohler dahil oldu. Matt Cohler Facebook’un 7 numaralı çalışanıydı ve daha önce daha önce LinkedIn’de başkan yardımcısı ve genel müdür olarak görev almıştı.

Instagram 1 milyar dolara satın alınana kadar toplam 57,5 milyon dolar yatırım almıştı. İlginç olabilir belki ama 1 milyar dolara Facebook tarafından satın alınmadan birkaç gün önce Sequoia Capital, Benchmark Capital, Greylock Capital gibi şirketlerin sağladığı bir fonla 50 milyon dolarlık bir tur daha tamamlamıştı. Şirketin bu yatırım turundaki değerlemesi 500 milyon dolardı. Şanslı yatırımcılar birkaç günde yatırımlarını ikiye katladılar dersek yanlış olmaz herhalde…

Instagram’da kaç kişi çalışıyordu?

1 milyar dolara satın alınan bir şirket sizce kaç kişidir?

Siz tahminlerinizi yaparken ben cevap vereyim, Instagram’ın tüm ekibi 13 kişiydi. Yani binlerce kişi değil, 1 milyar dolarlık değeri yaratan ekip sadece 13 kişiydi.

Instagram’ın kaç kullanıcısı vardı?

Kevin Systrom instagram’ın 27 milyon kullanıcısı olduğunu geçen ay gerçekleşen SXSW konferansında dile getirdi. Şu an 30 milyonun üzerinde kullanıcısı olduğu biliniyor. Android uygulamasının hayata geçirilmesi ve bu satın almadan dolayı oluşan popülariteyi takiben kısa süre içinde 50 milyon kullanıcıya ulaşılacağı konuşuluyor. Facebook’un 845 milyon aktif kullanıcısı olduğu ve bunların zaten 425 milyonunun Facebook’un mobil ürünlerini kullandığı düşünülürse, şirketin aslında Instagram’ın taş çatlasın 50 milyon kullanıcısına ihtiyacı yoktu – (mu dersiniz)?

Mark Zuckerberg iş teklif etti, Kevin Systrom geri çevirdi, ama şimdi…

Kevin Systrom ve Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg aslında uzun süredir tanışıyorlardı. Hatta ZDNet’in haberine göre daha Kevin Systrom 2004 yılında öğrenciyken ve henüz Facebook’un fotoğraf paylaşım özelliği yokken Mark Zuckerberg Kevin Systrom’a Facebook’ta çalışması için bir teklifte bulunmuş. Bildiğiniz üzere Kevin Systrom teklifi kabul etmemiş.

Özetle…

  1. Sadece 12 kişilik bir ekiple milyar dolarlık şirket olunabiliyormuş.
  2. Zararın neresinden dönülse kardır.
  3. Ne kadar büyük olduğunuz değil, ne kadar değer yarattığınız önemli.
  4. Sahip olunan çevre ve kontaklar en az girişimin kendisi kadar önemli.
  5. Girişimin kurucuları ve onların yetkinlikleri “herşeyden” önemli.
  6. (Bonus) Milyar dolarlık değerleme yakalamak için hala birçok alan mevcut.

Umarım daha önce bilmediğiniz birkaç noktaya dikkatinizi çekebilmişimdir. Sizin de bu hikayede bizim atladığımızı düşündüğünüz noktalar varsa lütfen yorumlarda paylaşın.

Yorumları GösterYorumlar Gizle (34)
  1. Mustafa dedi ki:

    Cok guzel bir yazi olmus, tesekkurler.

    Yalniz ozetler arasinda ‘Zararın neresinden dönülse kardır’ demissiniz. Bu hikayenin neresinden alinmis bir ozettir acaba o? 🙂 Gordugum kadariyla herkes icin karli bir yatirim olmus..

    Saygilar, tekrar tesekkurler.

    1. Dinçer dedi ki:

      Burbn’ in tutmaması.

    2. Arda Kutsal dedi ki:

      Burbn’dan hızlıca vazgeçip instagram’a yönelmiş olmaları. 😉

      1. ahmet dedi ki:

        peki bir sosyal sitenin yatırımcı alması neden gereklidir

  2. Ant Eksiler dedi ki:

    Arda bey elinize saglik, ama birseyi atlamissiniz. Gecen hafta, instagram 500 milyon dolar daha yatirim aldi. Hemen sonrasinda FB’ un alimi gerceklesti. Yatirimcilar, bir gunde paralarini ikiye katladilar.

    1. Arda Kutsal dedi ki:

      Yazının içinde bahsettim aslında, gözünüzden kaçmış olabilir.

      “İlginç olabilir belki ama 1 milyar dolara Facebook tarafından satın alınmadan birkaç gün önce Sequoia Capital, Benchmark Capital, Greylock Capital gibi şirketlerin sağladığı bir fonla 50 milyon dolarlık bir tur daha tamamlamıştı. Şirketin bu yatırım turundaki değerlemesi 500 milyon dolardı. Şanslı yatırımcılar birkaç günde yatırımlarını ikiye katladılar dersek yanlış olmaz herhalde…”

      1. Saim Gaim dedi ki:

        şu şans kelimesii artık çıkarsak lügatlardan?

  3. Özcan YAZICI dedi ki:

    Çok güzel bir yazı, elinize sağlık. Bir gün Türk girişimcilerinin de benzer bir hikayesini okumayı çok isterim. Ne dersiniz, bu ihtimal çok zor mu?

    1. Olcay Fidan dedi ki:

      Çok zor değil. Kesinlikle imkansız.

  4. mehmet dedi ki:

    birsey daha eklemek istiyorum. Bir sirkete yatirim yapmak icin is modeli olmasina gerek yokmus. Bizde kendisini internet yatirimcisi zannedenlere iyi bir ders cikmistir umarim.

    1. Özgün Genç dedi ki:

      Evet, el parasıyla yapılan ürünü popüler olduktan sonra Facebook’a veya Türkiye için Turkcell’e falan gazlamak geçerli bir iş modeli değil.

      Bizim ülkemizin ihtiyacı olan şey teknoloji ve inovasyon sayesinde ekonomik değer yaratacak yeni iş modellerinin hayata geçirilmesi.

      1. Orçun Açık dedi ki:

        Teknoloji ve inovasyon yapabilmek için çağı yakalayabilmiş iyi üniversitelere sahip olmak lazım.

        Bunun da ilk şartı iyi akademisyenler yani bir başka deyişle uzman olduğu alanda piyasaya iş üretmiş/üreten ustalaşmış yerli yabancı nitelikli insanlardır. Ancak onlar iyi ve nitelikli öğrenciler yetiştirebilir.

        Üniversitelerimiz dünyada ilk 500’e bile giremezken, bilim ve teknolojiyi geçtik hiçbir alanda kaliteli iş gücüne katkısı olamaz. Ki bu ülkede nitelikli iş gücü bulmak da ciddi bir sorun.

  5. Oguz ARSLAN dedi ki:

    “Ne kadar büyük olduğunuz değil, ne kadar değer yarattığınız önemli”

    Bu maddenin üzerinde özellikle durmak gerekiyor. Çünkü Türkiye’de bu maddenin göz ardı edildiğine defalarca şahit oluyorum. Önemli olan kaç kişi çalıştırdığınız değil, ekibinizle neler üretebildiğinizdir. Değer yaratan şey nicelik değil, niteliktir.

  6. Olcay Fidan dedi ki:

    Bu alım işleminin doğru olduğu konusunda aklileştirme yapılması bana doğru gelmiyor. Zira:

    1. Girişimin başındaki kişinin eski facebook CTO’su olması,
    2. Bu uygulamayı kullananların zaten çok büyük bir miktarının facebook üyesi olması (dolayısı ile facebook’a 50 milyon yeni kullanıcı kazandırmıyor!),
    3. Milyar dolarlık satıştan neredeyse 2 hafta önce 40 milyon dolarlık bir yatırımı bir şirket neden kabul eder? (ki böylece şirket fiyatlaması birden bire 500 milyon dolara ulaştırıldı!)
    4. Bu alım, Instagramın bu miktarda para ettiği anlamına kesinlikle gelmiyor kanımca. Zira bu alımla birlikte borsaya açılma aşamasında olan facebook potansiyel yatırımcılara “ben artık maddi yatırım alan değil, tek kuruş kazanmayan bir ürüne bile milyar dolar verebilen bir firmayım” mesajı vermekte ve olası değerini mümkün olduğunca artırmaya çalışmaktadır (ki, firmanın geçen sene toplam reklam geliri sadece 4 milyar kadardı! 1’ini ise tabiri caizse tek kuruşluk faturası olmayan bir uygulamaya gömdüler),
    5. İki gündür bu konuda tüm dünya basınında çıkan haberlerin parasal karşılığının ne olduğunun cevabını bilsek iyi olurdu,

    Sonuç olarak bu satın alma çok ince ve iyi kurgulanmış, uzun vadeli düşünülmüş bir operasyondur. Proje içindeki kimse şans eseri dolar milyoneri olmadı! Yukarıda dikkat çekmek istediğim unsurların hiçbiri şans eseri bir araya gelmedi bence.

    Bahsedilen rakam milyar dolar. Global ölçekte oyun artık böyle oynanıyor. İnsanlar da bunu bir başarı hikayesi sanıyor 🙂

    1. Özgün Genç dedi ki:

      Çok çok güzel bir analiz.

      100 milyar dolarlık Facebook balonuna halka arz öncesi basılan ekstra hava gibi geliyor bana da. Ne Instagram 1 milyar dolar ne de FB 100 milyar eder. Ama düzen öyle bir düzen ki bu adamların uzun vadede nasıl gelir elde edeceklerini düşünmeleri gerekmiyor bile. Yoksa FB’da kimsenin gece rahat uyuyamıyor olması lazımdı. Instagrama yatırım yapanlar kazandı, FB’a yatırım yapanlar kazandı ve kazanacak. Balon patladığında olan küçük yatırımcıya olacak.

    2. Aydınlandım dedi ki:

      haklı tespitler.

      1. isa akpınar dedi ki:

        Bu aslında balonun ne zaman patlayacağına bağlı diyebilirim. Şahsım adına konuşuyorum bana göre fb pinterest gibi bir sosyal mecranın yükseldiğini hepimizden önce biliyordu.
        Pinterest gibi sosyal mecranın ileride neler yapabileceğini de gördü.

        Fotoğraf uygulamasını bu yüzden satın aldı ve bahse varım uygulamada ileride çok büyük bir patlama yaşanacak ve facebook üyeleri inanılmaz derecede fotoğraf bağımlısı olacak. Sonuçta 800M üyesi olan bir sosyal paylaşım sitesi bunun en azından 100M üyesi fotoğraf paylaşımına olan ilgisini artırsa olacakları görebiliyorum. Bana göre balon uzun bir süre patlamaz… 🙂

    3. Sedat Deniz dedi ki:

      Kesinlikle haklısınız! Bu satış işlemi Facebook’un, değerini arttırmak için yaptığı bir operasyondur.

  7. Boğaç Erel dedi ki:

    Arda bey bilgilendirici ve dikkat çekici bir yazı olmuş, teşekkürler.

    Instagram konusunda alınması gereken bir çok ders olduğunu düşünüyorum. Örneğin kalıcılık, hızlı ve mantıklı yön değiştirme, çok orjinal bir fikre ihtiyacınızın olmaması gibi… Bir çok cep telefonunda bu tarz uygulamaların öntanımlı olarak geldiğini düşünürsek, fotoğraf çekip, efekt ekleyip paylaşmak orjinal bir fikir değil belki, fakat bunu iyi yapabilmek bir fark yaratıyor diye düşünüyorum. Ayrıca 2 yıldır herhangi bir şekilde gelir getirmeyen bir şirketin böyle yüksek rakamla satılması, teknoloji dünyasında şaşırtıcı ve görülmeyen bir şey olmasa da dikkat çekici tabi.

  8. Ersin Cakar dedi ki:

    Instagram şüphesiz mükemmel bir başarı hikayesi. 13 kişilik ekibe bravo..

    Ama 1 milyar dolar değerleme ile satın alınma ise bambaşka bir boyut.

    Inc durumu güzel özetlemiş “Instagram has never made a single penny of revenue.”.

    FB mükemmel bir tool satın alacak ve parayı Long Term Liability kısmına yazacak, zaten şirketin 2 turda topladığı fon halihazırda var(ki bu likit&credit). IPO sonrası gelecek likit için süper bir event&PR oldu. Unutmamak lazım ki NASDAQ yatırımcısı dotCom macerasını 12 yılda unutmaz, FB gerçek değerine bir süre sonra gelecektir.

  9. Okan Erdem dedi ki:

    Yazinin son kismi girisimciler icin cok onemli ip uclari iceriyor bence.. Facebook bu parayi instagram a degil mobile yatirdi demek daha dogru. Gelecek mobilde, mobil para kazandiriyor.. Bana kalirsa sirada foursquare var, bakalim ona ne kadar yatirim gelecek..

  10. Cavid dedi ki:

    Harika bir yazı, harika bir özet.

  11. Cem Yıldız dedi ki:

    Olmayan paralarla insanların ağzına bir tutam bal çalmaktan öte gitmez bu başarı hikayeleri. Ondan sonra neden yurdumdan başarı hikayeleri çıkmıyor diye debelenip dururuz. Çıkmaz tabiiki de, çünkü ülkede para yok, reklam yok, sizin de Doğan gibi medya imparatorluğunuz olsun hepsiburada gibi binlerce site varken neden hepsiburada bu kadar büyüdü sorusunun cevabını bulursunuz. Hali hazırdaki facebook kullanıcılarına bir site önerse, milyon kullanıcısının yüzbini siteye yönelir, önemli olan işte bu gücü elde etmek. Peki bu güç başta nasıl başlıyor, kendimizi kandırmayalım, crunchbase lerle, yada startup eventlerle bunlar oluşmuyor, devlet elinden tutacak önce. bknz: Microsoft, Facebook… Delicious süper girişimdi, ne oldu adı anılmıyor, Digg hakeza, daha sayamadığım birçoğu? Demem o ki, devir kullanıcı bilgisi toplama devri, kullanıcı bilgileri toplamayan çöp içerik hiçbiryere ulaşamayacaktır, bunun adı fotoğraf olur, video olur, kişisel bilgi olur, sistem artık bunun üzerine çalışıyor…

    Selamlar… (Lütfen yayınlayın)

  12. İbrahim dedi ki:

    1. Şirketinizi gerektiğinde satmayı bilin. Onu asla çocuğunuz olarak görmeyin.
    2. Google gibi büyük şirketler bile bazı yetenkleri tatmin etmeyebilir. Google da bunun farkında ve çalışanlarına kendi projesini zamanının belli oranında geliştirebilsi için izin veriyor. Girişimcilik büyük şirketlerde kolay olmuyor. facebook da bunun dışında değil. Onun da zorlanacağı vakitler olacaktır.

    3. a.”Network is everywhere”. b. Sizi siz yapan arkadaşlarınız tanıdıklarınız, kattığı değeri hesaplamak hiç kolay değil. Ama bu network e girmek için önce sinyal gönderip kendinizde bir cevher olduğunun izlerini vermelisizni karşınızdakine. aksi takdirde o network e girmek mümkün değil.

    4. Bu sektörün kendine has çok özelliği var ama bunları söylemek bana düşmez.

  13. İstanbulgram dedi ki:

    Bu yatırımın fazlaca abartılmış ve yanlış bir yatırım olduğunu Facebook’un bir kaç başarısız ve kazanç getirmeyen girişiminden biri olacağını dusunuyorum Ayrıca instagram sadece fotograf üzerine ve sınırlı bunun yerine resmen marka ürün resim ve profili konum bilgileriyle de biraraya getiren pinterest cok daha uygun bir yatırım olurdu Facebook icin hemde daha piyasada degeri düşükken .ha İnstagram zaten perde arkasında Facebook un paravan sirketiyse bilemem Vergi operasyonu kokusu alırım sadece…

  14. Mehmet dedi ki:

    Zuck you know what’s cool, a billion dollars!!!

  15. NR dedi ki:

    Kapitalizm’de kral çıplak anına doğru ilerlediğimizin resmidir. Anlayana…

  16. Semih dedi ki:

    Amerika’da Bir şirketin çalışanı ileride yatırımcı olabiliyor Jack Dorsey gibi ama Türkiye’de patronlar maalesef ben bu personeli daha çok çalıştırıp maliyetini nasıl azaltırım ar-ge sini yapıyor.. Evet değer yaratmak önemli de hak edene hakkı verilmeyen bir ülkede bu nasıl yapılabilir Arda Bey? (girişim sonuçta küçükte olsa sermaye istiyor bizler ki ay sonunu zor getiriyoruz? bu acı dan cevaplar sanız sevinirim)
    Bencence bu yüzden Türkiye de dünya capında başarı çok çok nadir çıkıyor. Çünkü çalışanda bir yerden sonra ya susturuluyor/susmak zorunda kalıyor yada sürüye uymak zorunda bırakılıyor…

    1. webkolik dedi ki:

      Yorumunuza aynen katılıyorum. Türkiyedeki özel sektör ki özellikle yazılım sektörü tamamen denetimsiz. İnsanlar yaratıcılıklarını geliştirmek onlara ar-ge imkanı vermek yerine,iki kuruş maaşa program yazar oldular

  17. Bcn dedi ki:

    Bu yatırım sadece 500 bin dolardı.

    sadece 500 bin dolardi 🙂 bizde sadece 500 bin dolari disaridan bakinca “foto uygulamasi” olan bir uygulamaya verecek comertlikte yatirimci var mi? Hani biri verse, adama “abii naaptin oyle seye o kadar para verilirmi” derler. bizde surec ve kafa farkli, oyle ki kisi kendinin yatirimcisi olmak zorunda kaliyor..

    1. Cem dedi ki:

      Yorumunuza aynen katılıyorum.

  18. Cem dedi ki:

    Arda Bey’in yaptığı çıkarımlar doğru olabilir fakat burada da bir durumsallık yaklaşımı sözkonusu. Türkiyede 500 k$ az bir para değil (50 k$ almak bile zor) ve bu rakama 100 kişinin çalışabileceği bir şirket kurabilirsiniz (13 kişi değil). Diğer taraftan toplumun gelir seviyesi ve özellikle genç girişimcinin sağlaya-maya-cağı referanslar düşünüldüğünde hiçbir yatırım kuruluşu da kimseye bu rakamlarda bir yatırım imkanı sunmayacaktır. Bu durumda evinizde oturursunuz, bir fikir için uğraşır didinirsiniz, bu süreçte de şanslıysanız size aileniz destek olur, günün sonunda 300 tl ye web tasarımı diyerek bir foruma reklam verecek hale gelirsiniz, sonra da bari cebime üç kuruş girsin sigortam olsun deyip maaşlı bir işe kapak atarsınız. Amerikadaki durumun bundan çok çok farklı olduğunu düşünmüyorum. Ama günün birinde bir teknoloji şirketim olursa bu önerileri göz önüne alacağım 🙂

  19. Mehmet dedi ki:

    Silikon Vadisi yatirimcilarinin bizans oyunlari da var isin icinde.. bir gun once 500 milyon bir gun sonra 1 milyar..

    bu hikayeden en cok ders cikartmasi gerekenler yatirimcilardir girisimciler degil.. girisimciler bildigin zavalli, bakmayin siz Zuck’a Steve’e .. onlar milyonlarin icinde parlatilmaya calisilan Amerikan ruyasindan baska bir sey degil.. ruya yaratacaksin ki baska ruyacilara satabilesin..

    insanin alin teriyle kazandigi bes kurus bu adamlarin milyarlarindan daha tatlidir bence..

    silikon vadisinin nasil yozlastigini ogrenmek istiyorsaniz oradan bir tanidik bulun, inanin bana kulaklariniza inanamyacaksiniz..

  20. Fuat dedi ki:

    Facebook’un yükselen twitter tehlikesine önlem alması gerekiyordu ve bunu biraz da parasını fazlasıyla bastırıp yaptı. Bence üzerinde durulması gereken en önemli bir başka konu da twitter’in tweetdeck gibi uygulamaları satın alırken instagrami atlamış olmasıdır, belki de almak istedi alamadı bilemeyiz…

    Neticede Facebook’un friendfeed’i alıp icini boşaltip terk etmesine benzer bir satın alma. Tek farkı instagramin iyi kötü hayatını baska bir sosyal agi kullanarak devam ettirecek olması

Bir Yorum Yazın