Yunus Güvenen: Eticarette alternatif kanalları iyi ölçümleyin [Eticaret12]
Arama
E-Ticaret

Yunus Güvenen: Eticarette alternatif kanalları iyi ölçümleyin [Eticaret12]

Eticaret12’de Gelir Ortakları Kurucusu Yunus Güvenen de konuşmacılar arasındaydı ve e-ticaret  müşteri kazanımı üzerine bir konuşma yaptı.

Yunus Güvenen, konuşmasına Gelirortaklarından ve Amazon’un dijital pazarlamadaki etkisinden ve değerinden bahsederek başladı. Kendi platformlarından reklamverenlere 12 milyon TL’nin üzerinde bir satış cirosu sunduğunu söyleyen Güvenen, işlem başına ücretin önemli olduğunu ama bunu herkesin yapamayacağını da söyledi.

Güvenen’e göre; CPM-CPA dinamiklerini düzenlemek için ulaşılan kişi sayısını ve geri dönüşleri iyi hesaplamak gerekiyor. Gezilen içeriğe ve frekansa göre, tıklama geçmişine göre, site kategorisine göre ve veri entegrasyonuna göre hedefleme yapmak başarı sağlıyor.

Türkiye’de henüz 3. parti veri entegrasyonunun sağlanamadığını söyleyen Güvenen, kişiselleştirilmiş yeniden hedefleme sürecini dinamik reklam gösterimleriyle şekillendirmek gerektiğini açıkladı.

E-ticaret sitelerinin geri dönüşümünde başarıya ulaşması için de şu noktaların altını çizdi;

  • Kaliteli, stabil, hızlı yüklenen, kullanışlı ve güven uyandıran bir site
  • Sürecin online olarak takip edilebilmesi
  • Talep gören bir ürün/hizmet
  • Marka bilinirliği
  • Dedike bir ekip/personel
  • İstikrar
  • Etkin ve avantajlı kampanyaların düzenlenmesi
  • Kupon modülü
  • Sık güncellenen, detaylı ve doğru bilgiler veren XML
  • Satın almaya yönlendiren reklamlar
  • Reklam kanal bazında ölçümleme
  • Site analizi ve iyileştirme

Güvenen, dinamik reklamların kaliteli olması gerektiğini ve ‘co-registration’ pazarının büyüyeceğini, ‘cashback’ izinli pazarlamanın artacağını söyledi.  Alternatif reklam modellerinin de maliyetinin hesaplanması tavsiyesinde bunulan Yunus Güvenen, kullanıcı deneyiminin satın almayı tetiklediğini iPad örneği ile açıkladı.

Yorumları GösterYorumlar Gizle (1)
  1. Volkan dedi ki:

    Bence Türkiye’de affiliate marketing’in bu tutum ve yaklaşımlar ile hiçbir zaman hedefini bulamayacağı su götürmez bir gerçektir. Neden diye soracak ve bu iş ile ilgilenen kişilere bir de reklamveren tarafından görüşlerimi paylaşmak isterim.
    6 yılı aşkın süredir sadece internet üzerinden satış yapmaktayız ve kendi ürettiğimiz ürünün satışını gerçekleştirmekteyiz. Tabii bunun için bir çok reklam çalışmalarımız ve giderlerimiz olmaktadır.
    Bir süre affiliate marketing ile çalışmalarda düşündük ve size affiliate marketing firmalarının reklamveren tarafına yaklaşımından ve bu yaklaşımları sebebiyle neden hiçbir zaman etkili netice alınamayacağından bahsedeceğim.
    Hangi affiliate marketing kurumu ile görüşürseniz görüşün sizin satışlarınızı ne şekilde arttıracağını anlatan klasik ve genel bir sunum, satışlarda %200’lere varabilecek artış vaadleri üstelik satış yaptığınızda ödeme yapacağınız ile ilgili bir çok artı yönünden bahseden mükemmel sunumlar. v.s.
    Peki çalışalım dediğinizde önünüze ne çıkıyor?
    firmasına göre değişmekle birlikte en az 5000 lira sisteme giriş ücreti, aylık 1000-2500 tl arasında değişen aidat ücretleri ve satış başına belli bir komisyon veya sabit ücret belirliyorsunuz.
    Bu taleplerin tek mantıklı olanı satış başına belirlediğiniz komisyon veya ücrettir, diğer talepler ise zaten satış başına ödediğiniz için karlı ve satış odaklı bir reklam şeklinde lanse edilen mantığa tamamen terstir. Hangi sisteme giriş ücreti? Neyin aidatı? Senin bir sistemin var ise zaten buna müşterini adapte etmek zorundasın aidat ise tam trajedi, senin gelirin zaten alacağın komisyon veya sabit ücrettir ki zaten bunun tamamı yayıncılar ile paylaşılmamaktadır.
    Peki bunun karşılığında bana garanti edebileceğiniz veya en %50 tutturabileceğiniz satış hedefiniz nedir böyle somut bir ücret talep ediliyorsa ortaya somut bir hedef de koyulmalı dediğinizde ise hık mık, öyle bir şey söylememiz mümkün değil v.s. gibi cümleler duyuyorsunuz.
    Bugün Türkiye’nin devi sayılabilecek bir satış sitesi değilseniz zaten aylık 1000-1500 TL’lık click reklamlar ile alacağınız satışı az çok bilir ve tahmin edersiniz. Ya da en kötü ihtimalle Türkiye’de dev sayılacak alışveriş sitelerinin tedarikçisi olursunuz belli bir potansiyeli garanti altına alırsınız.
    Dolayısıyla bu tutumları sebebiyle affiliate marketing firmaları Türkiye’de 10-15 firma haricindeki siteler ile çalışma yapabilmeyi imkansız hale sokmaktadır.
    Hatta bu firmaların tamamına prensiplerimiz gereği 5 TL dahi talep etseniz biz bir ödeme yapmayız madem sisteminize bu rakamları isteyecek kadar güveniyorsunuz, bize 1 aylık deneme yaptırın, bu süreçte bizden yine komisyonunuzu alın dediğimizde işte 1 ayda olmaz en az 3 aylık bir süre gerekir.
    Peki öyleyse 3 aylık süre için bize bunu kullandırın, yine komisyonunuzu alın, sonuçta bahsettiğiniz potansiyeli sağladğınızı görelim, kusura bakmayın biz yanılmış ve önyargılı davranmışız, buyrun ücretiniz diyelim ve belirlediğiniz ücretlerle devam edelim teklifimize ise hiçbir affiliate marketing firması yanaşmadı. Sebebi tarafımızca malum 🙂
    Bu tutum ile ancak aylık 50-60 bin dolar üzerinde internet üzerinden sırf tıklama reklamı bütçesi ayıran site veya kurumların performanstan bihaber satın alma firmaları ile çalışma imkanı bulabilirler.
    Bu bütçeleri ayıran firmaların da zaten satış rakamları bellidir ve bunun performansını çok fazla takip edemezsiniz.

    Firma olarak aylık 2000-8000 TL arasında reklam yapmaktayız ancak karşılığında ne alacağımızı bilmekteyiz. Ne sunabileceğini belirtemeyen, ortaya reel bir hedef koyamayan, ballandıra ballandıra anlattığı sistemini kullandırtamaya bile cesaret edemeyen bir affiliate marketing sistemine ise ben bir reklam veren firma olarak 1 krş dahi ekstra ücret ödeme yapılmasını etik olarak doğru bulmuyorum. Zira sistem kazanç ortaklığı ise kazanç ortaklığı olarak hareket etmelidir.
    Mevcut tutum ve yaklaşımda Türkiye’de yapılan ise Adwors, Adnet veya Adclik gibi oluşumların kopyası olmaya çalışmaktan öte bir şey değil maalesef.
    Öncelikle Türkiye’de gerçekten kalıcı olmak isteniyorsa affiliate marketing firmalarının reklamveren açısından kendine bir çeki düzen vermesi ve ayaklarının yere basmasını şiddetle tavsiye ederim.

Bir Yorum Yazın