x

Perakendenin Patronlarına E-ticaret Taktikleri

Açıklama: Nurettin Özdoğan, eyabi ventures’ın Yönetici ortağıdır ve bu yazısı Webrazzi’de konuk yazar olarak yayınlanmıştır.

Son 6 aydır perakende patronlarının ajandasında ‘e-ticaret’ var. Hem içeriden hem de dışarıdan bununla ilgili farklı sesler haliyle kafaları karıştırıyor. Bütün bunları bir tarafa bırakıp onlara işin başında yardımcı olabilecek bir öneri-taktik paketi hazırladım. Hemen başlıyorum.

1) E-ticaret sitesi yönetmek en az mağaza yönetmek kadar zordur

E-ticaret sitesi açmaktan çok onu işletmek mühim olandır. Sitenin kuruluşundan operasyonuna, müşteri hizmetlerinden ürün teslimatına kadar herşey kusursuz çalışmalıdır. Zira fiziksel mağazaya göre e-ticaret sitesi tüketiciye güven noktasında dezavantajlıdır. Bundan dolayı e-ticaret sitesi tüketiciye güven verme noktasında daha çok efor harcamak zorundadır. Dolayısıyla perakende patronlarının eticaret işinin zor olduğunu kabul etmesi ve bu işe yeni bir mağaza ciddiyetinde gündemine alması gerekmektedir.

2) E-ticaret, e-ticareti bilenlerle yapılmalıdır

E-ticaret işini ciddiye almayan işadamları, en tecrübesiz ve en boşta adamını işin başına koyuyor. Bazen e-ticaret sitelerini stajyerlerine emanet ediyorlar. E-ticaret ve dijital alanda tecrübesi olmayan kişilerin e-ticaret yapması beraberinde birçok hatayı ve başarısız girişimleri getiriyor. E-ticaret sitesi kulaktan dolma bilgiler ile yönetilemez. Öyleki dijitalde olabilecek bir başarısızlık fiziksel mağazalara bile zarar verebilir. Herşeyden önce bu alanda deneyimli insanlarla yola çıkmak şart.

3) E-ticaret, mağazalarınıza tehdit değil

Birçok perakende şirketinin e-ticarette agresif olmamasının en büyük nedenlerinden biri bayileriyle papaz olmak istememesidir. Hatta şirketin kendine ait mağaza müdürleri bile e-ticareti rakip olarak görebiliyor. (Bknz, Prim sistemi). Herşeyden önce bütün şirket e-ticareti tehdit değil, bir fırsat olarak görmeli. Bugün JC PenneyMacy’s,Blooming Dales gibi perakende devleri internet mağazası ile fiziksel mağazalarını entegre ederek satışlarını daha da büyütüyorlar. Bu şirketler “internetten seç, mağazadan teslim al” yaklaşımıyla büyük bir satış kanalı yaratıyorlar.

4) Kurum egosu e-ticarette işe yaramaz

Yüzlerce mağaza, şirketin kasasında milyonlarca nakit, bilinen bir marka olmak… Bütün bunlar e-ticarette başarılı olmak için yeterli olmuyor.  Bütün başarılı e-ticaret sitelerinin arka planına baktığımızda neredeyse hepsinin startup kültüründen beslendiğini gözlemliyoruz. Buna karşılık kurumsallığıyla övünen birçok perakende şirketi e-ticaret alanında başarısızlığa (kimine göre hezeyana) uğradı. Yurtdışında birçok perakende şirketi bunu çözdüğü için satın alma ve birleşme (M&A) ile e-ticarete giriyor. Örneğin Japonya’nın dev perakende şirketi Rakuten’in Brezilya’lı ikeda.com.br’yi satın alması gibi.  Darısı Türkiye’deki perakende şirketlerine…

E-ticaret ve mağazacılık diye bir ayrımın olmayacağı bir dünyaya doğru gidiyoruz. E-ticareti görmezden gelmek rekabetin kızgın bir top gibi olduğu perakende sektöründe intihardır. Bu işi ciddiye alan ve hakkıyla yapan grupların rekabette arayı açacaktır. Bizden söylemesi…

Yorumlar (8)

  1. E-Ticaret gerçekten de hakkıyla yapılması gereken bir iştir. Türkiye’deki pazar boşluğu nedeniyle birçok e-ticaret yatırımı, işi hakkıyla yapmamasına rağmen geçtiğimiz senelerde iyi noktalara gelebildi.

    Artık Türk İnternet girişimcilerininde, İnternet kullanıcılarınında bu konuda bilinçlendiği düşünmekteyiz.

    Saygılarımızla,

    Cevapla
  2. Nurettin Özdoğan klasik patronlara tavsiyeler yazmış :).Nurettincim bir ara toparla Amazon.com ve Barnes And Nobels hikayesini de yaz da artık şu bilinç yayılsın.

    Çağın işini biz yapıyoruz. Şimdilik çok göz önünde değil ama yakın zamanın yıldızları bizim bu girişimlerimiz olacak.

    fatih pakdamar
    HediyeDenizi.com
    kurucu

    Cevapla
  3. 2) E-ticaret, e-ticareti bilenlerle yapılmalıdır

    Bu madde zaten her sektör için standarttır. E-Ticaret değilde iş işi bilenle yapılmalıdır dersek daha doğru olur ki ülkemizde çoğunluk bu şekilde çalışan aramaz.

    Örnek olarak bir yazılım firmasına PHP bilen yazılımcı yeterli olacakken olmuşken PHP, ASP, JAVA, AJAX, Flash Action Script vs. vs. vs. de uzman birisini almak ister. Böyle bir çalışan yoktur. 🙂 Yarısı olan vardır belki ve normal olarak istedikleri ücret piyasa fiyatından fazladır. Ama firma sahibi bu parayı vermek istemez ve her şeyi bildiğini sanan ama aslında hiçbirşeyi tam olarak bilmeyen ücret talebide makul olan birini işe alır ve sonrada yarım yamalak projeler ve işler ortaya çıkar.

    Aslında bu mantık bize çocukluktan aşılanır. Örnek olarak lgs’ye giren bi öğrenci özellikle bir okulu istemektedir ve o okulun puanı 450 dir. Yalnız bu öğrenci sınavlarda çok daha başarılı olur ve aldığı puan 475 olursa öğrenci o okulu seçmezde 475 puanlık bir okulu seçer. Neden çünkü güzide rehber öğretmenlerimiz ve gösteriş meraklısı ailelerimiz sayesinde çocuklar istedikleri okula değilde yönlendirildikleri okula giderler. Bu üniversite sınavında da devam eder. Sonrasında iş veren kısımda iş arayan kısımda aynı mantıkla devam eder.

    Konuyu yine e-ticarete bağlarsak şu anda yayında olan en az 50.000 e-ticaret sitesi var ülkemizde. Webrazzi’yi takip eden kitle genelde sektörü takip eden kitledir. Bu kitleden birisine bildiğin e-ticaret sitelerini say desek kaç tane sayabilir ? 10? 25? 50? 100? 250? 500? hadi imkansız ama 1000 diyelim. geri kalan 49.000 site nerede ? Tabiki sektörü ne kadar takip edersen et hepsini bilemezsin ama zaten bu geri kalan siteleri bilmemize gerek yoktur çünkü ölü sitelerdir.

    Bu 49.000 sitenin kuruluş aşaması standart senaryoları büyük ihtimal şu şekildedir:
    a) Abi adamlar internetten yıldız satıyorlar sen cep telefonumu satamayacaksın. Üstelik yapacağın birşeyde yok açacan siteyi koyacan resimleri sonra sipariş gelecek verecen kargoya bitti.
    b) A kişisi B kişisine derki abi C varya internette cayır cayır ürün satıyor. B vay anasını bizde yapalım.
    c) Mağazası olan biri derki ürün depoda var mı var. E açalım bi site koyalım başına bilgisayar bilen bi genç verelim asgari maaş çocuğun maaşı çıksın yeter.
    d) E-ticaret sitesinde kategori sorumlusu biri ulan patronun birşey yaptığı yok her işi biz yapıyoruz masrafta yok zaten bi yer tutucan bide açacan siteyi tamamdır der ve bi sanal mağaza açar.

    Bu şekilde örnekler çoğaltılabilir ama çok yazdım. 🙂

    Sonuç olarak ben işi bilmeyenlerle yola çıkan e-ticaret girişimlerini destekliyorum. Neden derseniz dışardan ne yapıyorlarki siteye koyuyorlar ürünü satıyor diyenlerin site açıp satış yapamayıp zor duruma düşmeleri sonucunda işi bilenler değerli oluyor.

    Çünkü ülkemizde başkasının işi her zaman kolaydır ama kişinin kendi işi her zaman zordur. 🙂

    Son olarak bilenle bilmeyen bir değildir ve bilenin hakettiği değeri alabilmesi için bilmeyenlerin bilmediklerini anlamaları için başarısız olmaları gereklidir. Bu sebeple aynen devam. 🙂

    Özay ÇOĞAY
    SilkCashmere.com

    Cevapla
    • Kesinlikle güzel tespitler olmuş.
      Zaten bu gibi kolaycı yaklaşımlar ve kısa yoldan ve yorulmadan çok ama çok para kazanacağını sanan ve kendini girişimci sanan o kadar çok kişi var ki ülkemizde saymakla bitmez.

      Ben yazınızı genel anlamda çok faydalı bulmamla birlikte bir noktada farklı düşünüyorum ve onu da belirtmek istedim. Evet işi bilmeden E-Ticarete girişenler hatta bırakın E-Ticareti bilmemeyi hiçbir iş bilmeden bu işe soyunanlar genel anlamda iş bilenlerin değerini arttırıyor olsalar da.

      Internet üzerinden alışveriş yapacak olan insanların biraz şüpheli ve önyargılı yaklaşmalarına sebep veriyorlar diye düşünüyorum.
      Bu da handikapı bence.

      Özellikle bizim gibi E-Ticareti kendi uzman olduğu alanda ve kendi ürettiği ürünün pazarlamasını yapan
      kişiler için daha da büyük handikap oluyor.

      Örneğin 6 Yıldır sektörümüzü karlı görerek bu işe girişen ve 1 sene içerisinde vazgeçen firma ve site sayısını ben artık sayamıyorum, ama halen yenileri çıkıyor, bu 1 senelik süreçte de bizlere zarar veriyorlar. Neden zarar veriyorlar çünkü aklı başında bir firma 1. kalite ürününü satarken bu kolaycı girişimciler 5. kalite bile olamayacak ürünü 1. kalite adı altında (alenen yalan konuşarak) 5/1 fiyatına satıyor. Tabii kullanıcı en geç 1 yıl içerisinde vazgeçiyor bu kişilerden alışveriş yapmayı ancak bu süre içinde potansiyel tüketicinin gözünde kaliteli ürün satan firmalar “bunlar fahiş fiyat uyguluyor” izlenimi veriyor.

      Bu gibi hususların da bence denetim altına alınması Türkiye’de E-Ticaretin daha güvenli ve güvenilir olmasını dolayısıyla da karlılığını arttıracak önemli
      bir nokta olabilir.

      Yazı için kısa bir teşekkür yazı yazacaktım ancak kantarın topuzu kaçtı biraz kusura bakmayın gevezeliğim için.

      Herkese Sevgiler.

      Cevapla
  4. Internet üzerinde çoğu yapılan yatırıma her zaman sıcak bakmama rağmen bu tip büyük patronların yaptıkları yatırımlarda birazcık daha mesafeli yaklaşıyorum. Çünkü internette gelen başarının para verip yazılım yaptırmakta değil daha çok yaratıcılıktan geçtiğini düşünüyorum. Ben bu patron yatırımcı arkadaşların Sosyal Ağlar filmini seyretmelerini tavsiye ederim.

    Cevapla
  5. Çok faydalı bir yazı olmuş ellerinize sağlık

    Cevapla
  6. Mükemmel bir yazı olmuş. Ellerinize sağlık.

    Cevapla

Bir Cevap Yazın