x

6 Ay Sonra Aynı Soru: Sosyal Medya Bir Devrim mi?

Bundan yaklaşık 6 ay önce yayınlanan Fırat Demirel‘in yazısının başlığı şuydu: “Sosyal Medya Bir Devrim mi?”. Erik Qualman’ın Socialnomics kitabından uyarlanan video eşliğinde paylaştığı verilerle bu soruya yanıt arıyordu.

Aradan 6 geçti ve söz konusu sosyal medya olunca bu çok uzun bir süre. Bu uzun süre boyunca çok şey değişti ve 2010’da yayınlanan videodaki bazı veriler de eskidi. Bu nedenle yayınlanan ve güncel rakamlarla yenilenen videoya bir göz atalım ve en sonunda yine aynı soruyu soralım…

Dünya nüfusunun yarısı 30 yaşın altında. Bugün 35 yaşın altında olanların internetin yerlisi olarak kabul ediliyorlar. Yani dünya nüfusunun yarısından fazlası bu yeni dijital dünyanın yerlisi.

Geçen yıl yayınlanan istatistikte her 8 çiftten birinin internetten tanıştığı bilgisi yer alıyordu. Yeni videoya göre artık her 5 çiftten biri internetten tanışıyor. Eşcinseller için ise oran çok daha yüksek; her 5 eşcinsel çiftten 3’ü internet üzerinden tanışıyorlar. Fakat online tanışmanın bir de diğer yüzü var. Artık her 5 boşanmadan birinin sebebi Facebook olarak gösteriliyor.

İnternet ve sosyal medya eğitim dünyasını da şekillendiriyor. Bir yandan bazı üniversitelerin e-posta hesabı dağıtmayı bırakıp tablet ve e-kitap okuyucuları dağıttığı bilgisi yer alırken, diğer yandan artık ana okullarındaki öğrencilerin kara tahtaları bırakıp tablet’lere geçtiğini görüyoruz.

VW’nin ünlü Darth Vader reklamını YouTube üzerinden tam 37 milyon kişinin izlemiş olması da reklamların algısı açısından değişen trendleri ortaya koyuyor. Ford Explorer’ın ABD’nin en önemli TV reklam kuşağı olan Amerikan futbolu final maçı Super Bowl’da yayınladığı reklamından daha çok trafiği Facebook kampanyasından elde etmiş olması da bunun diğer bir göstergesi.

Sinema tutkunları salonlarda satın aldıkları ürünlere toplamda 2,5 milyar dolarlık harcarken, sosyal oyuncuların 2013 yılında 6 milyar dolarlık bir sanal ürün ekonomisi yaratacak olması, dijital içeriğin ekonomik değerini çarpıcı bir şekilde ortaya koyan bir örnek.

Tüketicilerin giderek sosyal medya çevresinde gerçekleşen iletişime güvenin arttığını da iki videoyu karşılaştığımızda açık bir şekilde görebiliyoruz. 2010 rakamlarına göre tüketicilerin %78’i tanıdığı veya takip ettiği kişilerin internet üzerindeki tavsiyelerine güvenirken, 2011’de bu oran %90’a yükselmiş.

Tüm bu verileri gözden kaçırmayan pazarlamacıların %93’ü ise sosyal medyayı profesyonel amaçlarla kullanıyorlar.

Bundan 6 ay önce sorduğumuz soru şuydu: “Sizce sosyal medya bir devrim mi?”. Peki 6 ay sonra bugün aynı konuda ne düşünüyorsunuz?

Yorumlar (4)

  1. 2000’lerde aşırı şişen web site değerleri bir anda balon gibi patlamış, pek çok site iflas etmiş. facebokda oyle, max 2 yıl içinde bunu göreceğiz. Vakit nakittir!

    Cevapla
    • Ben oyle dusunmuyorum. Tam 3 yildir buna benzer kehanetler yapan insanlar taniyorum. Ama hala Facebook buyumeye devam ediyor.

      Ve kanimca daha da fazla buyuyecek. Neden mi?

      1. Facebook Credit geliyor. Dunyanin online yeni para birmi.

      2. Facebook Business sirketlere inanilmaz firsatlar sunuyor.

      3. Facebook connect ile social e- trading konsepti almis basini gidiyor.

      Dostum,

      Insanlarin fikirlerine saygi duyuyorum tabiiki ama fikirlerin de temellendirilerek ifade edilmesi inandiriciligini artiriyor.

      Neye dayandirarak Facebook balonu patlayacak diyorsun?

      Cevapla
    • 2000 ler patlamasının nedeni firmaların internet reklamcılığına olan inançlarının az olması idi ama şimdi insanların ilgi alanlarına kadar direk hedefe ölçülebilir ve daha ucuza reklam verebiliyorlar ve internet popülasyonuda inanılmaz derecede artmış facebook batmayacak aksine google yi bile batırabilecek potansiyeli var çok yakında reklam ağını dışardan sitelere adsense gibi eklerse şaşırma googlenin analistic ile topladığı verileri facebook un sosyla eklentiler ile sitelerden çektiği bariz bir gerçek zamanı gelince de kullanacaktır emin ol.

      Cevapla
  2. Sosyal medya nın bir devrim olup olmadığını tartışmak çok anlamlı değil bence. İster kabul edelim ister etmeyelim, sosyal medya tüm ağırlığıyla hayatın tam ortasında artık. Çoğumuz için dünya da ne olup bitiyor, anlamak ve yorumlamak için artık sosyayl medya araçları kullanılıyor, facebook gibi platformlara google dan bile daha fazla giriliyor, eskisinden çok daha açık biçimde hayatımızı bu platformlarda paylaşıyor, adeta yaşıyoruz. Ve biz bu havayı pek çok gelişmeye çok daha muhafazakar yaklaşan ülkemizde soluyoruz, kuzey amerika da -herşey- sosyal medya güdümlü şu günlerde.

    Servisler gelir ve geçer. Bugün biri var, yarın diğeri olacak, ama artık insanların internet, kurumlar, ve kişiler ile olan ilişkileri sosyal medya araçları etrafında çoktan şekillendi, değişmeyecek olan işte bu paylaşım kültürü.

    Cevapla

Bir Cevap Yazın