Röportaj: Mevlüt Dinç İle Türkiye Oyun Pazarını Konuştuk

Röportaj: Mevlüt Dinç İle Türkiye Oyun Pazarını Konuştuk

Yurtdışında oyun dünyasına adım atan ve önemli başarılar elde ettikten sonra Türk oyun sektörüne yön veren Mevlüt Dinç ile son projeleri ve sektör üzerine konuştuk.

Fırat Demirel - Mevlüt Bey, kendinizden ve oyun dünyasındaki geçmişinizden bahseder misiniz?

Mevlüt Dinç - Ankara iktisadi ve ticari ilimler akademisi mezunuyum. Oyun endüstrisi ile 1983 yılında yüksek lisans için gittiğim İngiltere’de ilgilenmeye başladım. Oldukça maceralı geçen bir sürecin ardından bu alanda birikim yaparak ilk şirketim olan Vivid Image'i kurdum ve çeşitli ödüller kazandım. 15 sene İngiltere’de oyun sektöründe çalıştıktan sonra Türkiye’ye döndüm. 2000 yılında bugünki adıyla Sobee’yi kurdum. 2009 yılı başından bu yana Türk Telekom grubu ile yolumuza devam ediyoruz.

F.D. - Şu anda devam eden projeleriniz hakkında bilgi verebilir misiniz?

M. D. - Şu anda İstanbul Kıyamet Vakti (Türkiye’nin ilk MMORPG oyunu), iCanFootball ve Süper Can ile ilgileniyoruz. İstanbul oyunumuzda 600.000'i aşkın üyemiz var ve çok yakında bir ek paket yayınlayacağız. Online futbol oyunumuz iCanFootball'a mobil cep numaralasıyla kayıtlı 170.000'i aşkın aktif kullanıcı var ve her gün bu sayıya binlerce kişi ekleniyor. Tek kişilik oyunumuz ve Türkiye'nin ilk çocuk kahramanı olarak gördüğümüz Süper Can'ı Mayıs ya da Haziran ayında sunmayı planlıyoruz. Süper Can için Marvel ile özel bir anlaşmamız var ve çizgi karakterleri Süper Can'a entegre ederek çocuklar için oldukça eğlenceli bir dünya sunacağız.

F.D. - iCanFootball önemli bir noktada, bunu biraz açar mısınız?

M. D. -  iCanFootball gerçek kişilerin yönetimiyle 11'e 11 oynanabilen 3 boyutlu futbol oyunumuz. Şu anda ücretsiz olarak oynanabiliyor ve mobil ödeme ile ek özellikler satın alınabiliyor. Çok ciddi yeniliklerin yanısıra üniversitelerarası, şirketlerarası vb. turnuvalarla gerçek hayata dönük online bir futbol dünyası da iCanFootball'un bir parçası olacak. İlerleyen zamanda İngilizce versiyon ile dünya piyasasına adım atacağız ve futbol takımlarını resmi olarak iCanFootball içine alacağız. Marvel kahramanlarını iCanFootball'a da entegre ederek eğlenceli bir konsept oluşturacağız. Eminim ekibimizde iCanFootball'u oynayan ücretli çalışanlarımız da olacak ve gerçek oyun deneyimini en üst seviyelere çıkaracağız.

F.D. - Türkiye'de oyun piyasasını nasıl görüyorsunuz? San Francisco'da düzenlenen Oyun Geliştiricileri Konferansı'nın bir benzeri ülkemizde düzenlenebilir mi?

M. D. - Türkiye'de oyuncu sayısını tahmin etmek kolay olmasa da 10 - 15 milyon arası oyuncu olduğunu düşünüyoruz. Sosyal oyunlarla bu sayı katlanıyor. Diğer yandan bizim oyuncularımız oldukça iyi. Kendi oyuncularımızın kabul ettiği oyunların global pazardaki başarısını da yüksek görüyoruz. Şu anda projelerimiz için yoğun bir şekilde çalışmaktayız ama ülke çapında bir etkinlik ilerleyen dönemde elbette düşündüğümüz bir konu. Üniversitelerle de işbirliklerimiz olacak. İlgili kişileri de bu potansiyeli görmeye davet edeceğiz. Yabancılar Türkiye'deki potansiyeli tam olarak anlamış değil, biz bunu göstermek istiyoruz.

F.D. - Oyun piyasasının dinamikleri nasıl değişiyor, sosyal oyunlara adım atmayı düşünüyor musunuz?

M. D. - Oyun piyasası kendini 4-5 yıl gibi sürelerle yeniliyor. Kore ve Çin'in online oyun tarafındaki başarısını batı yakalamaya çalışıyor. Sobee olarak biz bu gelişimi daha önceden farkedebildik. Sosyal oyunlara önem veriyoruz ve çeşitli düşüncelerimiz var ancak öncelikle önümüzdeki projeleri tamamlamak niyetindeyiz. Türkiye'de konsol oyunu yapmayı da şimdilik lüks olarak görüyorum.

F.D. - Türk oyun piyasasının gelişmesi için nelere ihtiyaç var?

M. D. - Ülkemizde yetenek ve heves anlamında bir sıkıntı yok ancak beni üzen teknoloji alanında geri kalmamız. Ben şuna inanıyorum, oyun sektöründe bir yerlere gelebilmek için öncelikle devletin bu potansiyeli görmesi lazım. Diğer yandan bu alanda hevesli arkadaşların harekete geçerek kendilerini geliştirmeleri lazım. Ürün çıkarmak önem arzettiği için ilk adımı kendilerinin atması ve küçük adımlar ile kendilerini ortaya çıkarması lazım. Böylece bizim onlara destek olmamız da daha kolay olur. Sobee olarak her ne kadar bu sektörün önünü açsak da sınırlı olacaktır. Biz sabırla bu sektörde yeni oyuncuların çıkmasına destek olmaya çalışıyoruz ve bu desteği bizim büyümemize paralel olarak arttıracağız.

F.D. - Oyun sektorünün ekonomik boyutu ne durumda?

M. D. -  Oyun sektörü dünyada 50 milyar dolar'ın üzerinde bir pazara sahip. Sinema ve müzik sektörünü aşmış durumda ve ek kaynaklarıyla (filmler, oyuncaklar vb.) oldukça büyük bir potansiyel taşıyor. Mobil mecraların gelişimiyle bu potansiyel giderek artıyor.

F.D. - Oyunlar giderek hayatımızın içine giriyor, bu durum sosyal yaşamı etkiliyor mu?

M. D. - Önceleri bu soruya cevap vermekte zorlanıyordum ama şimdi cevap verebiliyorum. Çok oyunculu oyunlar artık sosyalliği geliştiriyor. Sinema izlerken onlarca kişi birbiri ile etkileşim kurmuyor ancak online oyunlar ile insanlar bir ilişki kurabiliyor ve gerçek hayatta etkinlikler vs ile sosyalleşebiliyor. Oyun mecrası aynı zamanda dil, din, ırk gibi sınırları ortadan kaldırıyor ve insanları aynı paydada buluşturuyor.

F.D. - Oyun alanına adım atmak isteyenler nasıl bir ekibe sahip olmalı?

M. D. - Sobee olarak biz farklı yetenekleri olan 18 kişilik bir ekibiz. Oyun üretimi ekip olarak farklı disiplinlere hakim olmayı gerektiriyor. Senaristler, tasarımcılar, modelleme uzmanları, programcıları ile oldukça önemli bir birliktelik gerektiriyor, bunları bir arada bulundurabilmek lazım.

F.D. - Vakit ayırdığınız için teşekkürler Mevlüt Bey.

M. D. - Rica ederim.