Sosyal medya ve platformlar ancak bu kadar kullanılabilir!

Sosyal medya ve platformlar ancak bu kadar kullanılabilir!

Alemşah Öztürk'ün ortağı olduğu 41-29 isimli yeni medya ajansının Ülker'in Coco Star ürünü için hazırladığı reklam kampanyası ülkemizde şirketlerin sosyal mecralara gösterdiği ilginin artışı açısından büyük önem teşkil etmektedir.

Konu sadece ilgi artışının da ötesinde sosyal medyanın gücüne olan inancın da göstergesi olarak dikkat çekmektedir.

41-29'un imza attığı "Yaman Gezgin Kayboldu" projesinden bir süre önce şirketime gelen bir paketi açınca haberdar oldum. İçinde hindistan cevizi, pusula gibi entresan parçaların olduğu bu kutunun söz konusu kampanyanın ana unsuru olan gerçeklik oyunun yardımcı araçları olduğunu ise bu vesile ile öğrendim.

Yaman Gezgin Kayboldu

Projenin detaylarını zaten "Yaman Gezgin Kayboldu" web sitesinden öğrenebilirsiniz, benim bu yazıda değinmek istediğim konu projenin internetteki tüm sosyal mecraları hedef alan yayılımı ve sosyal medyanın en büyük oyuncuları olan blogları hedefleyen gönderimleriydi.Proje hakkında Alemşah'la görüştüğümde aldığım bilgiler kampanyanın boyutunu anlamama yardımcı oldu. "Yaman Gezgin Kayboldu" kampanyası için 11 site, 6 oyun, MSN botu, IVR hattı, E-store, KitapYurdu, Weblebi gibi alışveriş sitelerinde satılan ürünler, Facebook'ta yer alan karakterler, gruplar, fotoğraflar, videolar ve bana da gönderilmiş olan kutular ile kullanılabilecek neredeyse tüm mecralar hedeflenmiş. Elbette bu geniş uygulama projenin ilk 5 gününde 20.000 üyeye ulaşmalarını da sağlamış.

Eminim Ülker bu kampanyadan oldukça menun kalmıştır ve 41-29 için değerli bir hizmet oluşmuştur diye düşünürken, Alemşah'ın sohbetimiz esnasında kısaca değindiği bir konuyu da özetle geçmek istiyorum. Şu an için detayları gizli tutsalar da bu yazının kapsamında özetle paylaşmazsam rahat edemem.

Konu ana hatları ile şu oluyor:

41-29 yeni bir pazarlama ajansı kurmak üzere çalışmaktaymış. Bu ajans şirketlere "Yaman Gezgin Kayboldu" projesinde olduğu gibi çok farklı mecraları kullanarak hedeflerine ulaşmakta yardım edecek ve hedef üzerinden ücretlendirme yapıyor olacakmış. Cümlemin ne kadar anlamlı olduğunu bilmiyorum ancak örnekleme yapacak olursam; bir şirket kampanyasının web sitesi için şirket 50.000 üye istiyorsa ve üye başına 1 kuruş ödemeyi planlıyorsa, ajans sosyal ağlardan, reklam ağlarına, fotoğraf paylaşım sitelerinden, bloglara kadar geniş bir alanda bu kampanyayı çalışıp sadece başarı üzerinden ödeme alıyor olacakmış. Yani şirkete sadece başarı üzerinden faturlandırma yapılmış olacakmış.

41-29'un sahip olduğu Facebook uygulamalarını da düşündüğümde, mecra olarak nerelere gidebileceklerini tahmin edebiliyorum.

Aslında 41-29'un üzerinde çalıştığı yeni şirket dünyada şu dönemlerde trend olan bir model ve birçok pazarlama ajansı tarafından da aktif olarak kullanılıyor. Türkiye'de bunun ilk örnek olacak olması bana kalırsa hem internet pazarı hem de reklam pazarı açısından son derece önemli.

Kendilerine hem yeni şirketleri için başarılar diliyorum hem de sosyalliği tavana vurdurmuş projeleri için tebrik ediyorum. Yeni ajansları ile ilgili yeni bilgileri bu yazımdan sonra benimle detaylı olarak paylaşmak zorunda kalacaklarını tahmin ederek, gelişmeleri yazmaya devam edeceğime emin olabilirsiniz. ;)