Webrazzi AI 2026, "Yapay Zekayı Kim Yönetecek? Düzenleme, Etik ve Güven" oturumuyla devam ediyor. Ussal Danışmanlık Yönetici Ortağı Ussal Şahbaz'ın moderatörlüğünü yaptığı bu oturuma Connectmind AI Co-Founder'ı Burcu Ağma ile TC Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Milli Teknoloji ve Yapay Zeka Genel Müdürü Sadullah Uzun katıldı.
Ussal Şahbaz, dünyada yapay zekanın devlet müdahalesi olmadan iş süreçlerine aktarılmasının ve ilkelerin benimsenmesinin önemli bir değişim olduğunu söyledi. Şahbaz, Türkiye’de Millî Teknoloji ve Yapay Zeka Genel Müdürlüğü’nün kurulmasının, eylem önerileri ve planlarının geliştirilmesine katkı sağladığını belirtti.
Sadullah Uzun, Türkiye’nin yapay zeka stratejisinin yayımlandığını ve eylem planlarının peşi sıra açıklanmaya başladığını duyurdu. Uzun, farklı ülkelerin kendi önceliklerine ve küresel rekabete göre planlar geliştirdiğini, ABD ve Çin’in yaklaşımlarının örnek teşkil ettiğini söyledi.
Türkiye’de sivil toplum kuruluşları ve sektör temsilcilerinin eylem planına katkıda bulunabileceğini belirten Uzun, Kanada’da geçen yıl yapılan benzer süreci örnek gösterdi.
Uzun, yapay zekanın ilaç keşfi, genom araştırmaları ve diğer bilimsel alanlarda büyük önem taşıdığını vurguladı. Medikal makalelerin taranması, verilerin analiz edilmesi ve mühendislik eğitimlerinin optimize edilmesi gibi katkıların yapay zeka sayesinde sağlandığını söyledi. Ayrıca hayal ürünü yaratmanın ve bunu ekonomik değere dönüştürmenin mümkün olduğunu belirten Uzun, farkındalık ve doğru araçlara erişimin kritik olduğunu vurguladı.
İnsan yatırımı ve milli yapay zeka modellerinin geliştirilmesinin hem rekabet avantajı hem de sürdürülebilirlik açısından önemli olduğunu belirtti. Bu kapsamda Türkiye’nin Milli Teknoloji ve Yapay Zeka Genel Müdürlüğü'nün ülkenin yapay zeka vizyonunu belirlemek için bir anket başlattığını anlattı. Anket kapsamında görüşlerin 10 Nisan 2026’ya kadar alınacağını ve kamunun, sektör temsilcilerinin ve paydaşların katkılarıyla stratejik eylem planının oluşturulmasına destek sağlanacağını söyledi.
Burcu Ağma, Türkiye’nin yapay zeka dönüşümünde önemli bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayarak, bu potansiyelin doğru şekilde değerlendirildiğinde güçlü bir rekabet avantajına dönüşebileceğini belirtti. Şirketlerin yeni teknolojilere hızla uyum sağladığını, ancak asıl değerin bu teknolojiyi gerçek iş problemlerine uygulayabilmekte ortaya çıktığını vurguladı.
Türkiye’nin en güçlü kaslarının hız, pratik çözüm üretme refleksi ve sektörel derinlik olduğunu belirten Ağma, bu özelliklerin özellikle yapay zekanın “uygulama katmanı”nda önemli bir avantaj sağladığını ifade etti. Ağma’ya göre, sektörü gerçekten anlayan ve yapay zekayı doğrudan karar süreçlerine bağlayan çözümler, önümüzdeki dönemde en büyük farkı yaratacak.
Ağma, yapay zekanın yaygınlaşmasıyla birlikte etik ve yönetişim konularının da kritik hale geldiğini belirterek, artık meselenin sadece teknolojiyi kullanmak değil, bu teknolojinin hangi kararları etkilediğini ve bu kararların sorumluluğunu nasıl yönettiğimizi anlamak olduğunu söyledi. Yapay zekânın giderek öneri veren bir araçtan, aksiyon alabilen sistemlere evrildiğini vurgulayan Ağma, bu dönüşümün şirketler için yeni bir sorumluluk alanı yarattığını ifade etti.
Bu nedenle kurumların yapay zekayı yalnızca hız ve verimlilik aracı olarak değil, aynı zamanda kontrollü ve bilinçli şekilde yönetilmesi gereken bir karar sistemi olarak ele alması gerektiğini belirten Ağma, önümüzdeki dönemde farkı yaratan şirketlerin yalnızca teknolojiyi kullananlar değil, onu doğru sınırlar içinde yönetenler olacağını söyledi.
Ussal Şahbaz ise egemen yapay zekayla ilgili görüşlerini aktararak bu alanda stratejik ve etik çerçevenin önemine dikkat çekti.
İlk Yorumu yazmak ister misiniz?
Yorum Yazmak için Giriş Yap