Fast Food zinclerinde yükselen trend: "Etsiz et"

Gıda devleri, son yıllarda popüler olan bitkisel bazlı et ürünleri ürün portföyüne aldı ve satmaya başladı. Bu zincire son halka olarak McDonald's katıldı.
Fast Food zinclerinde yükselen trend:

Bitkisel bazlı et üreticisi olan “Beyond Meat” ile iş birliği yapan gıda devleri arasına McDonald's da katıldı. Şirketin yaptığı açıklamaya göre, 2021'de bitkisel bazlı et alternatifi McPlant Burger'i piyasaya sürecek, çeşitli pazarlarda tek tek denemeye başlayacak. Gelecekte bu menüyü genişletmeyi hedefliyor. McDonald's daha önce Beyond Meat şirketiyle işbirliği yapmış, Kanada'da ürün satmaya başlamıştı. 

Ürünlere talep var, çünkü...

Bu, aslında çok da şaşırtıcı olmasa da geç yapılmış bir hamle sayılabilir. Çünkü rakibi Burger King, 2019 itibariyle ABD’deki tüm şubelerinde yapay etle hazırlanmış Impossible Whopper satmaya başlayacağını duyurmuştu. 5.59 dolara satılan ürün, piyasada oldukça ilgi görmüştü. Bu iki şirketin yanı sıra KFC, Subway, Carl’s Jr. ve Hardee’s gibi pek çok gıda devi, çeşitli ülkelerde ürün portföyünde bitki bazlı etlere yer veriyor. Buradan da anlaşıldığı gibi tüketicilerin beslenme alışkanlıkları ve tutumlarındaki farkında olan birçok firma, hayvansal gıdaların yerine geçecek alternatif ürünleri geliştirmeye başladı.

Bilim ve teknolojinin ürünü...

Buna paralel olarak 1944'te ilk defa The Vegan Society'nin kurucularından Donald Watson tarafından ortaya atılan bitkisel bazlı beslenme biçimi olarak tanımlanan veganlık, ABD ve Avrupa'da yaşam tarzına uygun restoranların, marketlerin ve yemek kitaplarının çoğalmasıyla yayıldı. Dünyada ortalama 30 milyon vegan bulunuyor. Fast food ve hayvansal gıda biçiminin en yaygın olduğu ABD'deki veganlığa geçiş rakamları oldukça çarpıcı. 2014-2017 yılları arasında oradaki vegan sayısı yüzde 600 arttı.

Laboratuvarlarda geliştirilen bitki bazlı etler, bilim ve teknolojinin ortak bir ürünü olarak görülüyor. Science dergisinde yayınlanan makaleye göre, gıda sistemlerinde hızlı ve iddialı değişiklikler, “elektrikli araç, yenilenebilir enerji" gibi alternatif kaynaklara geçiş yapmakla başlayan sürecin bir sonucu... Bitki temelli beslenen tüketiciler, kendi pazarını da yaratıyor olsa da food-tech şirketlerin asıl hedef kitlesi vegan ya da vejeteryanlar değil.

Hatta yönetim danışmanlık şirketi AT Kearney tarafından yayınlanan bir rapor, çok da uzak olmayan bir gelecekte sofralarımızda bildiğimiz etin yerini alacak yeni ürünlere işaret ediyor. Buna göre 2040 itibarıyla bitkisel bazlı alternatiflerin payı yüzde 60 yükselecek. MarketsandMarkets tarafından yapılan bir çalışmaya göre pazarın büyüklüğü ise 2023'te 6,4 milyar dolara çıkacak..

Pazar oldukça iddialı...

Dolayısıyla dünya pazarındaki bu değişimler de girişimcileri bu alana yönlendiriyor. 2009'da Ethan Brown tarafından kurulan Los Angeles merkezli bitki bazlı et ikamesi üreticisi Beyond Meat'in ABD'deki arzından kısa bir süre sonra piyasa değerinin 3 milyar doları geçmesi pazarın potansiyelini ortaya koyuyor. 2019'da şirkete Obvious Ventures, Kleiner Perkins, Cleveland Aveneu, DNS Capital, Tyson Ventures, Bill Gates ve S2G Ventures toplamda 122 milyon dolar yatırım yapmıştı.

Sektörün bir diğer iddialı şirketi ise ABD'li Impossible Foods... 2011'de Stanford'da biyokimya profesörü olan ve bitkisel kaynaklı ürünler satan Kite Hill şirketinin de kurucu ortağı olan Patrick O. Brown tarafından kuruldu. Amacı etin tamamen bitkisel kaynaklı bir muadilini geliştirmekti. Geçen aylarda Coatue Management'ın liderliği üstlendiği yeni yatırım turunda 200 milyon dolar yatırım aldı. (Yabancı vegan et ikamesi üreten şirketleri detaylı olarak anlattığımız habere buradan ulaşabilirsiniz.)

Türkiye'de ise durum farklı değil. Özellikle son beş senede hem bitkisel bazlı beslenme tarzını benimseyenler çoğaldı. 2016'nın mayıs ayında Esra Serbes tarafından kurulan Naturansa bu işin öncülerinden... Şirket gıda atıklarının ayrıştırılması yoluyla yetiştirilen, yenilebilir böceklerden yüksek kalitede protein üreten bir girişim olarak faaliyet gösteriyor. Çünkü böceklerin içerdiği protein, kalsiyum ve potasyum oranının et, süt, yumurtaya oranla çok daha yüksek olması sebebiyle gelecek neslin besininin yenilebilir böcekler olabileceği düşünülüyor.